İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
KANUN TEKLİFİ · 2/3247 KOMİSYONDA

İcra ve İflas Kanunu ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi

1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 4 madde

Kaynak göster

2/3247 esas numaralı kanun teklifi 30 Temmuz 2025 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Adnan Beker (CHP); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.

Adnan Beker (CHP, Ankara). “İcra ve İflas Kanunu ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/3247, 30 Temmuz 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-3247-icra-ve-iflas-kanunu-ile-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanununda-degisiklik (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/57beb595-52dc-4616-9e16-01985b7dc3fc

Sade metin (Markdown) →

SÜREÇ

Teklifin yolculuğu

Tarihler TBMM kaydından
  1. TBMM Başkanlığına sunuldu
    1 imza
  2. tarih kaydı yok
    Esas komisyona havale
    Adalet Komisyonu
  3. tarih kaydı yok
    Komisyon görüşmesi (şu anki aşama)
    Komisyonda bekliyor
  4. tarih kaydı yok
    Genel Kurul
    Henüz gelmedi
  5. tarih kaydı yok
    Kabul edildi
    Henüz yok
  6. tarih kaydı yok
    Resmî Gazete
    Henüz yok

TEKLİFİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

1 İMZA

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

İLK İMZA

İlk imza sahibi

MADDELER

Neler düzenleniyor? — 4 madde

Tam metin (PDF) ↗ (yeni sekmede açılır)
MADDE 19/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 83/a maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 83/a maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

"Haczedilmesi kısıtlanmış gelirler arasında yer alan emekli aylığı, tahsisat ve sair ödemeler, kişinin açık rızasına veya herhangi bir sözleşmeye dayalı olarak dahi tamamen veya kısmen haczedilemez, bloke edilemez ya da mahsup konusu yapılamaz."

Gerekçe: Madde ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun $3/a maddesine yapılan ekleme sayesinde, haczedilmesi kısıtlanmış gelirler arasında yer alan emekli aylıklarının, borçlunun açık rızası veya sözleşmeye dayalı olarak dahi haczedilemeyeceği, bloke edilemeyeceği ve mahsup edilemeyeceği açıkça düzenlenmektedir. Böylece, cebri icra dışı tahsil yollarıyla emeklinin yaşam hakkına yönelen dolaylı müdahalelerin önüne geçilmektedir.

MADDE 231/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 93 üncü maddesinin…

31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 93 üncü maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.

"Bu gelir, aylık ve ödeneklerin ödenmesine aracılık eden banka veya diğer finansal kuruluşlar nezdindeki hesaplara, herhangi bir borç ilişkisinden kaynaklı olarak açık muvafakat, temlik, rehin, sözleşme hükmü veya sair suretle blokaj veya sınırlama konulamaz."

Gerekçe: Madde ile 5510 sayılı Kanun'un 93'üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle ile emekli aylıkları ve benzeri sosyal güvenlik ödemelerinin, bankalar veya finansal kuruluşlarca herhangi bir borç ilişkisinden doğan sözleşme, muvafakatname, rehin veya temlik gibi gerekçelerle bloke edilmesinin veya bu ödemelere sınırlama getirilmesinin açıkça önüne geçilmektedir. Bu düzenleme ile sosyal güvenlik hakkının dokunulmazlığı ve bireyin temel geçim kaynağının korunması güvence altına alınmaktadır.

MADDE 3Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Gerekçe: Yürürlük maddesidir.

MADDE 4Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Gerekçe: Yürütme maddesidir.

Genel gerekçeyi oku (7 paragraf)Genel gerekçeyi kapat

Sosyal güvenlik hukukunun en temel işlevlerinden biri, bireyin çalışma gücünü yitirdiği dönemlerde, insan onuruna yaraşır bir hayat sürdürebilmesini temin edecek düzeyde gelir güvencesi sağlamaktır. Bu bağlamda emekli aylığı, yalnızca bir geçmiş hizmet karşılığı değil; bireyin sosyo-ekonomik varlığını sürdürebilmesinin ön koşulu olan bir kamu hakkıdır. Hukuki mahiyeti itibarıyla emekli aylığı, mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilmekle birlikte özü itibarıyla yaşamsal nitelikteki sosyal güvenlik hakkının taşıyıcısıdır.

Bu nedenle, emekli aylıklarının cebri icra tehdidinden korunması, sosyal hukuk devletinin gereği olarak bireyin ekonomik güvenliğine yönelen müdahalelere karşı kurulan anayasal bir bariyerdir. Bu durum, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 93 üncü maddesinde açıkça ifadesini bulmuştur. İlgili maddede açıkça gelir, aylık ve ödeneklerin devir ve temlik olunamayacağı düzenlenmiştir. Emekli aylığı alacağına haczedilemezlik tanınması yanında devri de kanunen yasaklanmıştır. Türk Medeni Kanunu'nun 954 ve devamı maddelerinde alacak ve hakların rehni düzenlenmiş olup, bu maddeler hükümlerine göre ancak başkasına devredilebilen alacaklar ve diğer haklar rehnedilebilir. 5510 sayılı Kanun'un 93 üncü maddesinin emredici hükmü ile emekli aylıklarının ve gelirlerinin devredilemeyeceği belirtildiğine göre emekli aylıkları, gelir ve ödeneklerinin üzerinde alacak rehni tesisi de geçerli değildir. Bu durumda tüketici kredi sözleşmelerinde emekli aylıklarının, sosyal güvenlik alacaklarının rehnine ilişkin hükümler kesin hükümsüzdür.

Uygulamada, bu yasağın banka sözleşmelerine konulan açık muvafakat beyanları, temlik şartları veya kredilendirme süreçlerine yerleştirilen dolaylı mekanizmalar vasıtasıyla dolanıldığı görülmektedir. Ancak sözleşme özgürlüğü, irade serbestisi gerekçe gösterilerek yasak olan temlik, rehin, hapis ve takas işlemleri dışında bloke yetkisi, kesinti yapma yetkisi gibi bazı nitelendirmelerle farklı yetkilerin verilmesi yoluyla emredici nitelikteki yasakların aşılması mümkün değildir. Nitekim Anayasanın 48 inci maddesiyle güvence altına alınan sözleşme özgürlüğü mutlak olmayıp, kanunda öngörülen sınırlar içinde geçerlidir. Bankacılık Düzenleme Denetleme Kurumu tarafından yayınlanan 04.04.2011 tarihi 2011/2 sayılı Genelge'de de maaş ve ücret hesaplarına bankalarca haksız uygulanan blokaj işlemleri bakımından uyarılara yer verilmiştir.

Özel hukuktan kaynaklanan borçların borçlu tarafından rızasıyla ifa edilmemesi halinde, alacaklının alacağını tahsil için devletin cebri icra organlarına başvurması kuraldır. İcra organları varken alacaklının alacağını, emredici kanun hükümlerine rağmen, geçersiz sözleşme hükmüne dayanarak kendiliğinden tahsil etmesi ihkakı haktır. Cebri icrada dahi, alacaklı borçlu arasında denge kurulması, hatta takiple ilgili üçüncü kişiler ve kamunun da menfaatlerinin korunması için kurallar getirilmiş olup söz konusu denge ve menfaatlerin kurulması, ülkede hukuki barışa ve istikrarın sağlanmasına katkıda bulunacaktır.

Anayasanın 2 nci maddesi ile Türkiye Cumhuriyeti'nin; toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devleti olduğu açıkça şekilde düzenlenmiştir. Anayasanın 5 inci maddesi ile de kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak ve kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik; ve Biğ5Y. engelleri kaldırmaya çalışmanın Devletin temel amaç ve görevlerinden olduğu ekiş, Yine Anayasanın 41 inci maddesiyle ailenin korunması; 17/1 inci maddesi il ere In maddi ve manevi varlığını koruma geliştirme hakkına sahip olduğu teminat altına alınmıştır. Anayasanın bu hükümleri kapsamında bakıldığında, tüketici kredi sözleşmesinin kurulduğu sırada güçlü konumda olan banka tarafından, sözleşmenin zayıf konumunda olan tüketici niteliğindeki emekliden alınan hapis, takas, mahsup ve benzeri onay ve rıza ile banka tarafından emekli maaşı üzerine bloke konulması mümkün değildir. Emekli maaşı henüz muaccel olmadan daha sözleşmenin kurulduğu sırada söz konusu işlemler yönünden muvafakat alınması, emekli ve ailesini ileride dara sokacağı kesin olduğundan, kişinin maddi ve manevi varlığı, yaşama hakkı, toplumun huzur ve mutluluğu vs ilgili Anayasa hükümleriyle doğrudan ilgilidir ve dolayısıyla kamu düzenine aykırılık oluşturur.

İşbu teklif ile; 5510 sayılı Kanun'un 93 üncü maddesinin birinci fıkrasına ve 2004 sayılı

İcra ve İflas Kanunu'nun 83/a maddesine yapılacak ekleme ile emekli aylıklarına açık muvafakat, sözleşmesel yükümlülük veya borç ilişkisine dayalı olarak blokaj uygulanamayacağı, bu tür işlemlerin geçersiz ve hükümsüz olduğu açıkça düzenlenmektedir. MADDE GEREKÇELERİ

Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.

İLGİLİ KAYITLAR

Bağlam