İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 39. BİRLEŞİM · CUMA

2005 mali yılı bütçe kan tas.(8 inci tur görüşmelerinde) içişleri bak.,emniyet gen.müd.,jandarma gen.kom.,sahil güvenlik kom.,dışişleri bak.

Abdülkadir Aksu

İstanbul Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 39. Birleşim · 3. yasama yılı · 24 Aralık 2004 · 1.983 kelime · yaklaşık 10 dakikalık okuma

Kaynak göster

Abdülkadir Aksu (AK Parti), 24 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2005 MALİ YILI BÜTÇE KAN TAS.(8 İNCİ TUR GÖRÜŞMELERİNDE) İÇİŞLERİ BAK.,EMNİYET GEN.MÜD.,JANDARMA GEN.KOM.,SAHİL GÜVENLİK KOM.,DIŞİŞLERİ BAK.); konuşma 1.983 kelime.

Abdülkadir Aksu (AK Parti, İstanbul). “2005 mali yılı bütçe kan tas.(8 inci tur görüşmelerinde) içişleri bak.,emniyet gen.müd.,jandarma gen.kom.,sahil güvenlik kom.,dışişleri bak”. TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim tutanağı, 24 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/abdulkadir-aksu-22-2004-12-24-2005-mali-yili-butce-kan-tas-8-inci-tur-gorusmelerinde-icisleri-bak (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

İÇİŞLERİ BAKANI ABDÜLKADİR AKSU (İstanbul)- Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; İçişleri Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarının 2005 yılı bütçe tasarıları hakkında bilgi sunmak ve bu fırsattan yararlanarak, bakanlığımda yürütmekte olduğumuz çalışmalar hakkında Yüce Meclisimizi, siz değerli üyeleri bilgilendirmek üzere huzurlarınızda bulunmaktayım; bu vesileyle, hepinizi en derin sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.

Gerek Plan ve Bütçe Komisyonunda ve gerekse bugün Genel Kurulda değerli milletvekili arkadaşlarımın Bakanlığımızın icraatlarıyla ilgili olarak ortaya koydukları kıymetli görüşler için teşekkür ediyor; bu vesileyle tekrar, Yüce Meclisin siz değerli üyelerini saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; biz, ülkenin kıt kaynaklarını azamî tasarruf ilkesi ve yüksek performans anlayışı içinde kullanmaya özen göstereceğiz. Öte yandan, yüksek performansın sağlanması için ön şartın, dünyadaki gelişmelerin yakından takip edilerek, etkin bir yönetim tesis edilmesi olduğunu biliyoruz. Bu amaçla, çok iyi işleyen bir hizmet içi eğitim ve bilimsel çalışmalarla desteklenmiş projelere dayalı bir değişim modeli geliştiriyoruz.

Bakanlık ve bağlı kuruluşlarda, 2004 yılı içinde, 1 508 ayrı hizmetiçi eğitim programında 102 137 personelin eğitimden geçirilmiş olmasını, bu durumun açık bir kanıtı olarak takdim etmek istiyorum. Hizmetiçi eğitim çalışmalarımızı, Türkiye'nin dönüşüm istikametiyle ilgili konulara öncelik ve ağırlık vermek suretiyle yürütmekteyiz. Bu bağlamda, mülkî amirlerimize ve özellikle güvenlik birimlerimizin personeline, Avrupa Birliği müktesebatına uyum konusunda gerçekleştirdiğimiz devrim mahiyetindeki değişikliklerin ruhunu anlatma imkânı buluyoruz. Üzerinde ısrarla durduğumuz konu başlıklarından birisinin insan hak ve özgürlüklerine bakış açımız olduğundan da kuşku yoktur.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, 17 Aralık toplantısının da gösterdiği gibi, ülkemizin, insan hak ve özgürlükleri konusundaki standardının Yüce Meclisin iktidarı ve muhalefetiyle birlikte gösterdiği gayretlerle Avrupa Birliği seviyesine geldiği çok açıktır. Hükümetimizin gösterdiği siyasî kararlılıkla, iki yılı aşan bu süre zarfında, bir yandan yasal altyapı Avrupa Birliği müktesebatına uyumlaştırılırken, öte yandan da kamu hizmet anlayışını Batılı standarda ulaştırmaya özen gösterdik.

Hükümetimizin görev dönemine ilişkin olarak, işkence ve kötü muamele iddialarında çok ciddî azalmalar sağladık. Ortaya atılan iddiaların takipçisi olduk, ısrarla üzerine gittik. "Sıfır hoşgörü" yaklaşımımızı desteklemek üzere, önce, 26 Nisan 2003 tarihinde, Jandarma Genel Komutanlığımızın bünyesinde, Jandarma İnsan Hakları İhlallerini İnceleme ve Değerlendirme Merkezini kurduk. Burada aldığımız olumlu neticeler üzerine, 27 Şubat 2004 tarihinde de, Bakanlık Teftiş Kurulu Başkanlığı bünyesinde, İnsan Hakları İhlal İddialarını İnceleme Bürosunu faaliyete geçirdik. Her iki ünitemizi de, 24 saat esasına göre ve internet ortamında hizmet verecek şekilde teçhiz ettik.

Eğitim, denetim ve siyasal kararlılık sonucunda, başta Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi ve Avrupa Birliği Komisyonu olmak üzere, pek çok Batılı kuruluş, Türkiye'de sistematik işkencenin bulunmadığını dünya kamuoyuna açıklamışlardır. Tabiatıyla, insan hak ve özgürlükleri konusunda yapılanlar, yalnızca işkence ve kötü muamelenin önlenmesiyle sınırlı değildir.

Aynı zamanda, kimi kurumsal düzenlemelerle, sivil toplum kuruluşlarının önünü açtık. Düşünce, ifade ve örgütlenme özgürlüğü hakkının kullanılmasını sağlayıcı tedbirler aldık. Duruma bu açıdan bakıldığında, Yüce Meclisin kabul ettiği 5253 sayılı Dernekler Kanunuyla, en geniş anlamda örgütlenme özgürlüğü sağlamak için, önemli bir hukukî altyapı oluşturduk. Bununla beraber, yakın geçmişte, kitlesel eylemlere zemin hazırlayan basın açıklamalarını ifade özgürlüğü bağlamında yeniden ele alarak, basın açıklamalarının yapılmasına kolaylıklar getirdik. Bütün bu çalışmalar, huzurlu bir toplumsal yapının kurulması ve demokratik devletin tesisi için son derece gerekli adımlardı.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, Hükümetimiz, devlet-vatandaş ilişkilerini yeni ve daha demokratik bir düzlem içerisinde ele almaktadır. Üstelik, bunu, yalnızca, yukarıda arz ettiğim güvenlik alanıyla da sınırlı görmüyoruz. Tesis etmeye çalıştığımız yeni anlayışta, kamu hizmetinin odağına vatandaşı yerleştirmeye niyetliyiz. Devlet aygıtını yetki, görev ve sorumluluklar açısından belirli ölçüde yeniden dizayn ederken; vatandaşın, kamu hizmetinden en az masrafla ve en kolay biçimde nasıl yararlanabileceği sorununu çözümlemeye gayret ediyoruz. İşte, bunun için, yerelleşmeyi temin için, yerel yönetim reform paketini hazırladık.

Meclise sevk ettiğimiz yasalardan, sizin de hatırlayacağınız gibi, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu Sayın Cumhurbaşkanımızca onaylanarak yürürlüğe girmiş, 5272 sayılı Belediye Kanunu ise Meclisten geçmişti dün de Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından onaylanarak yürürlüğe girdi.

Tabiî, bu Belediye Kanunuyla birlikte, Özel İdare Kanununun bazı maddeleri de, bir kere daha görüşülmek üzere, Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından Meclise iade edilmişti; önümüzdeki günlerde, bu kanun da, komisyon ve Genel Kurulumuza, sizlerin huzuruna getirilecektir.

Tabiî, bu reform paketinin devamında, Mahallî İdareler Birlikleri Kanunu, İl Özel İdaresi ve Belediyesi Gelirler Kanunu ve Köy Kanunu Tasarıları da bulunmaktadır. Bu reform paketinin ikinci ayağını da, öncelikle, bu tasarılar oluşturmaktadır.

Bunlardan Mahallî İdareler Birlikleri Kanunu Tasarısı İçişleri Komisyonumuzun altkomisyonunda görüşülmekteydi; dün, zannedersem, altkomisyondaki görüşmesi de tamamlandı.

Değerli arkadaşlarım, böylece, geleceğin mahallî yönetimlerini oluşturacağımızı düşünüyoruz. Doğal olarak, geleceğin yerel yönetimleri, çağdaş teknolojileri de çok etkili biçimde kullanmalıdırlar. İşte, bu bakımdan, Bakanlığım olarak, adına "Yerel Bilgi Tabanı Projesi" dediğimiz çalışmayla, yerel yönetimler hakkında karşılaştırılabilir, ölçülebilir, yorumlanabilir, güvenilir, şeffaf, güncellenebilir ve standartlara uygun verilerin elde edilmesi için gerekli çalışmalar da yapılmaktadır. Yine, uygulanan projelerle, değişime açık, yurttaşa saygılı, hesap verebilen, şeffaflığı temin eden, ulusal ve uluslararası standartlara uyum sağlayan, yerel ve ulusal demokrasinin gelişmesine katkıda bulunan, verimli, uyumlu ve planlayıcı bir yerel yönetim yapısının ortaya çıkması da sağlanmış olacaktır.

Bu denli önemli yetki ve kaynak verilen belediyelerin, takdir edersiniz ki, performanslarının ölçülmesi işi, bir parça öne çıkmaktadır. İşte bu ihtiyacı gidermek amacıyla da, Belediyelerde Performans Ölçümü ve Denetimi Projesi (BEPER) hazırlanmış, deneme için pilot belediyeler seçilerek, kamuoyunun ve belediyelerimizin kullanımına açılmıştır.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; yukarıda arz ettiğim gibi, çağdaş bir yönetim altyapısının bir gereği de, teknolojiden azamî derecede yararlanmaktır. Bu bakımdan, ülkemizin en önemli e-dönüşüm projelerini birer birer gerçekleştirme gayreti içerisindeyiz.

Bütçe görüşmelerinin zaman kayıtlaması içerisinde, Bakanlığımda yürütülen ve fakat bütün toplumu yakından ilgilendiren temel projelerimize -müsaade ederseniz- anabaşlıklarıyla temas ederek, Yüce Meclisimizi ve Meclis Televizyonu vasıtasıyla da değerli vatandaşlarımızı bilgilendirmek istiyorum.

Hiç kuşkusuz, Bakanlığımızda hazırlanarak uygulamaya konulan e-devlet projelerinin başında MERNİS Projesi gelmektedir. Bilindiği gibi, MERNİS Projesi, altında çalışacak başka projeleri de barındıran bir üst projedir. MERNİS Projesiyle, nüfus kayıtlarımızın kütükler üzerinde tutulmaya başlandığı ilk tarih olan 1904 yılından itibaren kayda alınan 130 000 000 künye dijital ortama aktarılmış ve sistem, iki yıldır, sorunsuz bir şekilde çalışmaktadır.

MERNİS anabilgi bankasından yararlanmak suretiyle, eldeki verileri diğer kamu kuruluşlarıyla birlikte kurallar içerisinde paylaşmak üzere, yeni geliştirdiğimiz, geçtiğimiz yıl ihalesini yaptığımız ve bugünlerde de kullanıma hazır hale getirdiğimiz Kimlik Paylaşım Sistemi Projesiyle, Türkiye'nin e-devlet dönüşümünü hızlandıracak önemli bir araca da kavuşmuş oluyoruz. Bu proje sayesinde, bilgilerin farklı kurumlarda tekrar edilmesi önlenecek, kurumların vatandaşlık bilgilerine erişim için çeşitli yollara harcadıkları mesai, teknik araç gereç ve iletişim giderlerinden tasarruf edilecek, kamu kurum ve kuruluşlarının entegre bir e-devlet yapısına ulaşmaları da kolaylaşacaktır. Ayrıca, ileriki bir aşamada, bu yapıya, kamu hizmeti sunan bankalar, noterler, meslek örgütleri gibi kurumlar da dahil edilecektir.

Değerli arkadaşlarım, e-devlet uygulamalarını, Bakanlığımızın bütün hizmetleri için ve özellikle de güvenlik sektöründe yoğun biçimde kullanıyoruz. Örneğin, Jandarma Genel Komutanlığının emniyet ve asayiş hizmetleri için gerekli bilgileri en alttaki devriye seviyesine kadar ulaştırabileceği jandarma entegre muhabere ve bilgi sistemi 2004 yılında faaliyete geçirilmiştir.

Öte yandan, 2003 yılında e-Türkiye büyük ödülüne layık görülen ve ülke düzeyinde işlemlerin bilgisayar desteğiyle yapıldığı, hızlı, güvenilir ve bütünleşmiş bir polis bilgi sistemi olan POLNET Projemiz bulunmaktadır. Esas itibariyle, POLNET Projemiz, MERNİS Projesinde olduğu gibi, bir şemsiye projedir ve 30 ayrı e-devlet altprojesi, bu POLNET'in içerisinde bulunmaktadır. Bu veri tabanını kullanarak çalışan ekiplerimiz, bugün, artık, suç analizinin yapılabilmesi ve ülke genelinde meydana gelen tüm asayiş olaylarının ortak bir bilgi havuzunda birleştirilmesi açısından önemli mesafeler kaydetmiş oluyor.

Elektronik güvenlik hizmet uygulamalarının bir örneği de Trafik Bilgi Sistem Projesi olup, şu anda, bu sistem, 204 trafik birimimizde, ana merkezle irtibatlı olarak çalışmaktadır. Trafik kazalarının azaltılması açısından çok önemli bir hizmet olan bu projenin, önümüzdeki yıllarda ülke geneline yaygınlaşması da sağlanacaktır.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; bize tanınan kısa sürede, ancak bir bölümünden söz edebildiğim güvenlik projeleriyle, Bakanlığımız, ülkemizin içgüvenliğinin korunması ve toplumsal huzurun sağlanmasıyla alakalı görev ve sorumluluğunu aksaksız yerine getirme gayreti içerisindedir.

Bu amaçla, polis, jandarma ve sahil güvenlik birimleri 24 saat esasına göre hizmetlerine devam etmektedirler. Bakanlığımız, şimdiye kadar olduğu gibi, bundan sonra da, bu misyonu, yeni güvenlik politikaları doğrultusunda, bilim ve teknolojideki gelişmelere uygun olarak devam ettirecektir.

Değerli arkadaşlarım, toplumun huzur ve güveni ile ülkemizin uluslararası itibarı açısından şu dört konu üzerinde de önemle durmaktayız: Birincisi, yasadışı göç ve insan ticareti; ikincisi, terörizmle mücadele; üçüncüsü, organize suçlarla mücadele; dördüncüsü, uyuşturucu madde kaçakçılığı ile mücadeledir.

Ülkemizin coğrafî konumu nedeniyle karşı karşıya kaldığı insan hareketleri büyük rakamlara ulaşmıştır. Son yedi yılda yakalanan yasadışı göçmen sayısı 500 000'i aşmıştır. Ayrıca, yakalanan göçmenlerin 166 ayrı ülke uyrukluğuna sahip olması, sorunun büyüklüğü konusunda en önemli ipuçu olarak değerlendirilmektedir. Yine, bu süre zarfında, 5 000'e yakın, insan kaçakçılığını, insan ticaretini organize eden organizatörler yakalanmıştır. Bunlar da 34 ayrı ülke uyrukluğuna sahiptirler.

Ülkemizin coğrafî konumundan etkilenen bir başka suç türü de uyuşturucu madde kaçakçılığıdır. Bu suç türü, iki yönlü çalışan mahiyet arz etmektedir. Doğudan batıya afyon ve türevlerinin yasadışı ticareti; batıdan doğuya ise, yüksek teknoloji altında üretilen sentetik uyuşturucuların yasadışı ticareti.

Hemen ifade etmeliyim ki, güvenlik birimlerimizin etkili mücadelesiyle gerek yasadışı göç ve gerekse uyuşturucu ticaretinde ülkemizin kullanıldığı rota değişmiştir. Artık, kaçakçılar, ülkemizin dışındaki rotaları kullanmak zorunda kalmaktadırlar. Esasen, bu, yalnızca bizim iddiamız da değil. Yalnız, bir örnek olsun diye ifade ediyorum; 17 Aralık 2003 tarihinde Avrupa Parlamentosunun Strasburg'ta yapılan Genel Kurul toplantısında, İngiliz liberal Bill Newton Dunn tarafından, Afganistan menşeli uyuşturucu madde kaçakçılığı konusunda Türkiye'nin neler yaptığının sorulması üzerine, o zamanki Avrupa Birliği Komiseri Verheugen tarafından, Türkiye'nin, Afganistan'da üretilen uyuşturucu maddelerin Türkiye üzerinden Avrupa'ya getirilmesinin önlenmesi yönünde önemli adımlar attığı, etkin mücadelesi neticesinde uyuşturucu trafiği güzergâhının Türkiye üzerinden başka ülkelere kaydığı; Türk makamlarının, uyuşturucuyla mücadelede son teknoloji ürünü araç ve teçhizatları kullandığı, bunda etkin mücadeleye önemli katkı yaptığı; uyuşturucu irtibat görevlilerinin, Türk yetkililerle düzenli olarak bir araya geldiği şeklinde ifade edilmiştir.

Üzerinde ısrarla durduğumuz bir başka suç türü de, organize suç örgütleriyle mücadeledir. Malumunuz, Acil Eylem Planımızda 58 ve 59 uncu hükümetlerimizin programlarında, yolsuzlukla mücadele, önceliklerimiz arasında yer almış bulunmaktadır. Bizim inancımıza göre, organize suç örgütleriyle mücadele, yolsuzlukla mücadelenin bir aracıdır. İşte bu nedenlerle de, 58 ve 59 uncu hükümetlerimiz dönemlerinde sessiz sedasız, hiç gürültü koparmadan çetelerle mücadele ediyoruz, çete mensuplarını teker teker yakalayarak adalete teslim ediyoruz.

Tabiatıyla, organize suç örgütleriyle mücadelede güvenlik güçlerinin elindeki hukukî imkânların da biraz daha geliştirilmesine ihtiyaç vardı. Son çıkan Ceza Muhakemeleri Kanunuyla bu konuda bazı düzeltmeler yapıldı.

İzninizle, bir hususun da altını çizerek, bu bahse de bir nokta koymak istiyorum: Hükümetimiz döneminde, organize suç şebekelerine yönelik operasyonlar, yurdun 7 ayrı bölgesinde 37 ilimizde gerçekleştirilmiş, yapılan 472 operasyonla organize suç örgütlerine büyük ölçüde darbe vurulmuştur.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, Türkiye, neredeyse, son otuzbeş yılını terörle mücadeleyle geçirmiştir. Bu uğurda onbinlerce insanını kaybetmiştir. Milyarlarca dolar kaynak kullanmıştır. Bugün gelinen noktada, çok şükür, terörün önemli ölçüde kontrol altına alındığını söylemek imkânına sahibiz. Şimdi, meselelerimizi daha soğukkanlı olarak tezekkür etme şansımız bulunmaktadır.

Türkiye'de demokratik nizamın yerleşmesini ve özgürlüklerin gerçek anlamda kullanıldığı güvenli bir ortamın oluşmasını önemsiyoruz. Bizim inancımıza göre, demokratik yönetimlerde şiddet içermeyen farklı anlayış, düşünce ve inanışlar toplumun ortak paydasını oluşturmaktadır. Farklı kültür, inanç ve değerler bakımından zengin toplumlarda uzlaşma kültürünün ve tecrübesinin yerleştirilmesi ve geliştirilmesi büyük önem kazanmaktadır.

Bu bağlamda, ülkemizde huzur ve güvenin devamı için, demokratik yapı içerisinde, yasalardan ve aziz milletimizden aldığımız güçle terörle etkin mücadeleye devam edeceğiz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Bakanım.

İÇİŞLERİ BAKANI ABDÜLKADİR AKSU (Devamla)Değerli arkadaşlarım, bize ayrılan sınırlı sürede, sizlere, Bakanlığım ve bağlı kuruluşların yürütmekte olduğu bazı faaliyetler hakkında genel bir bilgi vermeye, önceliklerimizi sizlerle paylaşmaya gayret ettim.

Bizim ana hedefimizin, ülkemizin asayişini korumak olduğunda hiç kuşku yoktur. Bu bağlamda, biz, bu güzel ülkenin her karış toprağında huzur, birlik ve beraberlik ile kardeşlik istiyoruz. İnsan haklarına saygılı olmayı içselleştirmiş, vatandaşı kamu hizmetinin odağı haline getiren bir kamu yönetimi mekanizmasını kurmaya gayret ediyoruz. Üstelik, bu sorumluluklarımızı yerine getirirken iyide tatmin olmuyor, en iyiyi arıyoruz.

Tabiatıyla, ülkede huzur ve güvenin sağlanması, vatan toprağının eşkiyaya karşı korunması fedakârlık ister. Bizim kahraman güvenlik güçlerimiz, jandarmamız, polisimiz ve Sahil Güvenlik personelimiz bu fedakârlıkları canları pahasına yapmıştır, yapmaya da devam etmektedirler.

Bu vesileyle, vatan ve görev uğruna hayatlarını kaybeden aziz şehitlerimize, bu necip millete hizmet edip ebediyete giden herkese Allah'tan rahmet diliyor, gazilerimize şükranlarımızı sunuyorum.

Bu arada, vatan müdafaası için yakınlarını şehit olarak toprağa veren anaların, babaların, evlatların, eşlerin de hukukunu korumak için çalıştığımızı, çalışmaya devam edeceğimizi ifade etmek istiyorum.

Bu analar, babalar, evlatlar ve eşler, bize, şehitlerimizin birer emanetidir. Emanete bu millet adına sahip çıkmak, hükümetlerin görevidir, bu görevi eksiksiz yerine getirmeye kararlı olduğumuzu da huzurlarınızda açıkça dile getirmek istiyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

49 konuşma daha · 24 Aralık 2004

49 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook