İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 106. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Tarım sigortaları kanun tasarısı (s.s.879)

Abdullah Çetinkaya

Konya Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 106. Birleşim · 3. yasama yılı · 1 Haziran 2005 · 706 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Abdullah Çetinkaya (AK Parti), 1 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TARIM SİGORTALARI KANUN TASARISI (S.S.879)); konuşma 706 kelime.

Abdullah Çetinkaya (AK Parti, Konya). “Tarım sigortaları kanun tasarısı (s.s.879)”. TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim tutanağı, 1 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/abdullah-cetinkaya-22-2005-06-01-tarim-sigortalari-kanun-tasarisi-s-s-879 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ABDULLAH ÇETİNKAYA (Konya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemiz tarım sektörünün gelişmesi ve sürdürülebilir bir üretimin gerçekleştirilmesi yolunda önemli katkılar sağlayacak ve kamuoyunun uzun yıllar süren beklentisine cevap verecek olan Tarım Sigortaları Kanunu Tasarısı hakkında şahsım adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Tarım, insan ve hayvan beslenmesindeki öneminin yanı sıra, diğer sektörler içerisinde doğal, ekonomik, sosyal, siyasal, teknolojik ve kişisel risklerden çok fazla etkilenmektedir. Bu nedenle, gelişmiş ülkeler, tarımda risk yönetim programlarını uygulamaya koyarak, tarım sektörünü sayılan riskler karşısında sürekli ve çok yönlü desteklemektedirler. Bir diğer ifadeyle, tarımda kuraklık, don, sel, dolu gibi risklerin doğal afete dönüşmemesi için, gelişmiş ülkeler, bu riskleri, devletin, tarımın ve çiftçinin üzerinden alacak şekilde risk transfer sistemlerini kurmuşlardır. Kısaca tarım sigortası olarak tanımlanan bu risk transfer sistemleri, tarımdaki malların güvence altına alınmasını hedeflemektedir.

Yıllardır her türlü toplantı sonuç belgesinde ve programlarında yer alan tarım sigortası hep sözde kalmış, AK Parti İktidarına kadar havanda su dövmekten öteye gidememiştir. Hükümetimiz tarafından hazırlanan acil eylem planında da yer alan Tarım Sigortaları Kanun Tasarısının Genel Kurula getirilmiş olması, bizlere haklı bir gurur yaşatmaktadır. Parlamentomuzun ortak iradesiyle, tarımımızın önemli sorunlarından biri daha, bu tasarının kanunlaşmasıyla çözüme kavuşacaktır.

Ülkemizde, devletin, tarımda risk yönetiminde görev alması ve çiftçi sigorta primlerini desteklemesi hiçbir zaman ele alınmamış, doğal afetler sonucunda karşılıksız devlet yardımları tercih edilmiş; bu da sorunları çözemediği gibi, afetler sonucu ertelenen çiftçi borçları her yıl devlete büyük görev zararları olarak dönmüştür. Oysa, diğer ülkelerdeki risk yönetim sistemleri sayesinde, devlet, aynı parayla çiftçinin ürünün sigorta primine yüzde 50'ye varan oranlarda destek vererek, bunun karşılığında çiftçilerinin ürünlerinin güvence altına alınmasına destek olmakta, ekonominin üzerindeki risk yükünü de transfer etmektedir.

Dünya genelinde birden çok riske karşı ürün sigortalarının en yaygını Amerika Birleşik Devletlerinde olmasına rağmen, İspanya bu sistemde en başarılı ülkedir; çünkü, Amerika Birleşik Devletlerinde uygulanan sigorta sisteminde, devlet, bir taraftan çiftçinin primlerine destek verirken, diğer taraftan sigorta yaptırmayan çiftçilere de, devlet bütçesinden, afet yardımı yapmaya devam etmektedir. Bu da sigortanın başarı oranını düşürmektedir. İspanya'da ise devlet, sigorta primine destek verirken, sigorta yaptırmayan çiftçilere hiçbir şekilde doğal afet yardımı yapılmasına izin vermemektedir; bu sayede sistemde, başarıyla birlikte işlevsellik sağlanmıştır.

Ülkemize uygun tarım sigortaları sisteminin kurulması yönündeki çalışmalarda, dünya ve Avrupa Birliği uygulamalarına yönelik araştırmalar sonucunda geleneksel ürün sigortaları ve Avrupa Birliğinde en başarılı uygulama olan havuz modeli örnek alınarak görüşmekte olduğumuz tasarı hazırlanmıştır. Ülkemizde, devlet, çiftçi birlikleri ve sigorta şirketlerinin ortak katılımıyla, önce dolu sigortaları altyapısının sağlanması daha sonra da tarım sigortaları havuzunu kurarak devlet desteğinin sağlanmasıyla bitkisel ürünler, çiftlik hayvanları, kuraklık, dolu, don, sel, fırtına, deprem, heyelan, yangın ve kaza ile zararlıların ve hastalıkların neden olacağı kayıpların teminat altına alınması hedeflenmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; devlet, üretici ve sigorta şirketlerinin birlikte hareket etmesi esasına dayanan bu tasarı yasalaşması halinde, çiftçilerimizi içinde bulundukları güvensiz ortamdan kurtaracaktır. Doğal afetlerin meydana geldiği yıllarda bile çiftçimiz emek ve sermayesinin karşılığını sigortadan alacağı için gelir dengesi bozulmayacaktır. Artık, çiftçilerimiz ürününü ekerken, bir yıl boyunca vereceği emeğinin karşılığını alıp alamayacağı endişesi içinde olmayacak; ertesi gün uyandığında acaba ürünüm hâlâ yerinde olacak mı sıkıntısıyla uykusuz, kâbus dolu geceler geçirmeyecektir.

Yine, yatırımcılarımız, tarım kesiminde riskleri paylaşabileceği güvenli bir ortam bulamamaları nedeniyle birçok yatırımdan vazgeçtiklerini belirtmektedirler. Çıkarılacak kanunla böyle bir güven ortamının sağlanması onları hızla tarım sektörümüze çekecektir. Artan yatırımlar ve üretim sonrasında tarım sektörümüz giderek artan bir ivme kazanarak, özlediği istikrar ve refaha kavuşacaktır. Ayrıca, yasayla oluşturulacak yeni sistemde katılım ve sigortanın yaygınlaşmasıyla yüzlerce ziraat mühendisi ve veteriner hekime yeni istihdam alanı açılmış olacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemizde günlük politik çıkarlardan uzak, ülke menfaatlarını uzun vadeli koruyan politikalara ihtiyaç vardır. Tarım sigortasının öncelikle bu bilinçle ele alınması, üreticimizin olduğu kadar ülkemizin gıda güvenliği için de şarttır.

Desteklemenin boyut değiştirdiği günümüzde Türk tarımında sigorta sistemlerinin geliştirilmesi ve desteklenmesi bir zorunluluk haline gelmiştir. Bugün, inşallah, çiftçi kesimimizin dört gözle beklediği bu yasa tasarısının kanunlaşmasıyla çiftçilerimizin önemli bir sorunu çözülmüş olacaktır. Bunun yanı sıra, hükümetimizin sorunları kökten çözme konusundaki irade ve kararlılığının sonucu olarak tarım kesiminde çözülmesi gereken diğer iki önemli konu olan, tarım kanunu ve tohumculuk kanunu da yakında gündeme gelecek ve bu yasaların da çıkmasıyla çiftçimiz kendi ayakları üzerinde durabilecek güce kavuşacaktır; üretim artışı ve ürün kalitesiyle dünyayla rekabet edecek koşulları yakalayacaktır.

Bu dileklerle, görüşmekte olduğumuz bu yasa tasarısının, şimdiden, ülkemize ve çiftçilerimize hayırlı olmasını temenni eder, Yüce Meclisi saygıyla selamlarım. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

35 konuşma daha · 1 Haziran 2005

35 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook