Tarım sigortaları kanun tasarısı (s.s.879)
Hatay Milletvekili ·
Genel Kurul, 106. Birleşim · 3. yasama yılı · 1 Haziran 2005 · 372 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Eraslan, 1 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TARIM SİGORTALARI KANUN TASARISI (S.S.879)); konuşma 372 kelime.
Mehmet Eraslan (Hatay). “Tarım sigortaları kanun tasarısı (s.s.879)”. TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim tutanağı, 1 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-eraslan-22-2005-06-01-tarim-sigortalari-kanun-tasarisi-s-s-879 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
MEHMET ERASLAN (Hatay)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; öncelikle, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Tabiî ki, gerçekten, Türk çiftçisini yakından ilgilendiren bir kanun tasarısını görüşüyoruz. Aslında, geç kalınmış bir çalışma, bir hazırlık olmakla beraber, Türk çiftçisinin yarasını sarma noktasında, onun çektiği sıkıntı ve ıstırapları az da olsa telafi etme noktasında, olumlu bir çalışma olmuştur, yararlı bir çalışma olmuştur; öncelikle bunu ifade etmek istiyorum.
Değerli arkadaşlar, son üç yılda, Türkiye'nin çeşitli yerlerinde, benim seçim bölgem olan Hatay dahil olmak üzere, sel afetleri, don afetleri ve çeşitli doğal afetlerden dolayı, gerçekten, çiftçi, büyük sıkıntılar çekti.
Bir keresinde, Hatay'da oluşan sel afetinden dolayı, su baskınından dolayı, Bayındırlık ve İskân Bakanımız Sayın Zeki Ergezen'le beraber ve birtakım milletvekili arkadaşlarımızla beraber, seçim bölgemize gitmiştik; Hatay'a gitmiştik. Türkiye'de meşhur olan ve bilinen bir Amik Ovamız var -Amik Ovası, çiftçiliğin ve tarım sektörünün yoğun bulunduğu bir alan- komple su altında, sel altında kalmıştı. Oraları, gittik, gezdik, gördük. Bakanlığın talimatıyla, orada bir çalışma yapıldı; tarım il müdürlüğü zarar ve ziyan tespiti yaptı. Bu afet her yıl tekrarlandı, aradan üç yıl geçti; ama, bir tek kuruş dahi o çiftçiye ödenmedi; hiçbir ödeme yapılmadı. Sadece gezildi, sadece görüldü, sadece tespit edildi.
Tabiî ki, çiftçimiz, zaten, binbir güçlükle, binbir zorlukla, binbir sıkıntıyla ve binbir fedakârlıkla ürününü yetiştirirken, yüksek girdi maliyetleriyle, yüksek harcamalarla, yüksek masraflarla ürününü yetiştirmeye çalışırken, afetler de onun cefası oluyordu; ama, afetlerin zarar ve ziyanlarının tazmini noktasında, maalesef, bugüne kadar, hiçbir çalışma, hiçbir ödeme yapılamadı.
Ben, Türk çiftçisini buradan minnetle anıyorum. Alınterini toprağa karmak suretiyle, büyük bir özveriyle, Türkiye'yi besleyen, Türkiye'yi yediren, Türkiye'ye rızk veren, rızkın temin edilmesi noktasında gayretler sarf eden Türk çiftçisini, buradan, minnetle, saygıyla anıyorum ve Sayın Bakanın da, kırsal kesimde yaşayan ve -kırsal kesimde yaşayan nüfusun yüzde 66'sı oranındaki- çiftçilikle iştigal eden bu kesimin sıkıntılarına, bu yasa tasarısının dışında, ehemmiyet vermesini ve o sorunlara değinmesini talep ediyorum. Sulama sorunu, enerji borçları ve yüksek enerji maliyetleriyle üretim yapan, yüksek girdi maliyetleriyle -2 000 000 liraya mazot, 550 000 liraya taban gübresi almak suretiyle- üretim yapan; ama, maalesef, enflasyon oranının da çok çok altında ürününü satmaya mahkûm edilen çiftçiye bir yardım, bir destek, el uzatma ve yaralarını sarma noktasında, Sayın Bakanımızın, ciddî bir gayret sarf etmesini ve o sorunlara, gerçekten samimî bir şekilde değinmesini temenni ediyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
35 konuşma daha · 1 Haziran 2005