Tc hükümeti ile bosna hersek arasındaki serbest ticaret anlaşmasının onaylanmasına dair. ss.34
Şanlıurfa Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 37. Birleşim · 1. yasama yılı · 26 Şubat 2003 · 1.050 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Abdurrahman Müfit Yetkin (AK Parti), 26 Şubat 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 37. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TC HÜKÜMETİ İLE BOSNA HERSEK ARASINDAKİ SERBEST TİCARET ANLAŞMASININ ONAYLANMASINA DAİR. SS.34); konuşma 1.050 kelime.
Abdurrahman Müfit Yetkin (AK Parti, Şanlıurfa). “Tc hükümeti ile bosna hersek arasındaki serbest ticaret anlaşmasının onaylanmasına dair. ss.34”. TBMM Genel Kurulu, 37. Birleşim tutanağı, 26 Şubat 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/abdurrahman-mufit-yetkin-22-2003-02-26-tc-hukumeti-ile-bosna-hersek-arasindaki-serbest-ticaret-anlasmasinin-o (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA ABDURRAHMAN MÜFİT YETKİN (Şanlıurfa)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Türkiye Cumhuriyeti ile Bosna-Hersek Arasındaki Serbest Ticaret Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı hakkında, AK Parti Grubu adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
3 Temmuz 2002 tarihinde imzalanan ve bugün Yüce Meclisin onayına sunulan, Türkiye ile Bosna-Hersek arasında serbest ticaret alanı oluşturulmasına ilişkin bu anlaşmanın, ikili ekonomik işbirliğimizin geliştirilmesine yönelik hukuksal altyapının tamamlanmasına önemli katkı sağlayacağını özellikle belirterek, sözlerime başlamak istiyorum.
Hepinizin bildiği gibi, Türkiye ile Bosna-Hersek arasında mevcut karşılıklı takdir, saygı ve kardeşlik, beşyüz yıllık ortak geçmişimizden güç almaktadır. İki ülke arasındaki dostluk, tarihin derinliklerine uzanmaktadır.
Türkiye, her zaman olduğu gibi, son dönemde, Balkan ülkelerinde yüzyıllarca birlikte yaşamış insanların, etnik milliyetçilik rüzgârları nedeniyle birbirlerine karşı nefret duyguları beslemelerinin körüklenmesi sonucu ortaya çıkan içsavaş sırasında ve sonrasında Bosna-Hersek'in yanında yer almış ve bölgede istikrarın ve barışın yerleşmesi için, siyasî, ekonomik ve askerî alanda elinden gelen tüm gayreti göstermiştir.
Türkiye, Bosna - Hersek'e desteğini bundan böyle de aynı kararlılıkla sürdürerek, bu ülkeyle olan dostluğunu ve manevi ortaklığını birlikte geleceğe taşımaya kararlıdır. Türkiye, Bosna - Hersek'in bağımsız ve egemen bir devlet olarak tarih sahnesindeki yerini almasını büyük bir sevinç ve coşkuyla karşılamıştır. Arzumuz, bu güzel ülkenin, çeşitli etnik grupları kültürel bünyesinde barındıran yapısıyla, uluslararası tanınmış sınırları içerisinde, toprak bütünlüğünü ve bağımsızlığını barış ve huzur ortamı içerisinde muhafaza etmesidir.
Türkiye, Bosna - Hersek'le arasındaki tarihten gelen dostluk ve kardeşlik ilişkilerinin her alanda daha da güçlendirilmesine, ilişkilerimize ekonomik, kültürel ve insanî alanlarda içerik kazandırılmasına büyük önem vermektedir. Aslında, her iki ülke de, bu anlamda karşılıklı istek ve kararlılığa sahiptir. Nitekim, bugüne kadar taraflar arasında imzalanan dostluk ve işbirliği anlaşması, kültür alanında işbirliği protokolü, sağlık alanında işbirliği anlaşması, Uluslararası Karayolu Taşımacılığı Anlaşması, Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşması, enerji konularında işbirliğine ilişkin mutabakat zaptı, gümrük idareleri arasında karşılıklı yardımlaşma ve bugün burada görüşmekte olduğumuz Serbest Ticaret Anlaşması, bu anlayışın somut göstergeleridir.
Türkiye, ayrıca, içsavaş sonrasında üretim imkânlarının yüzde 80'ini kaybeden ve işsizlik oranı yüzde 40'a ulaşan Bosna - Hersek'in ekonomisinin canlandırılmasına destek amacıyla, Türkiye - Avrupa Birliği gümrük birliği kapsamındaki mükellefiyetlerimizi de dikkate alarak, Avrupa Birliğinin uygulaması paralelinde, Bakanlar Kurulu kararıyla, 30 Haziran 1999 tarihinden itibaren, bu ülkeye karşı, tek taraflı olarak, tavizli rejim uygulamaya başlamıştır. Bu bağlamda, ithalat rejimi kararında yapılan değişiklikle, taviz tanınmayan ya da tarife kontenjanı açılması öngörülen sınırlı sayıdaki ürün hariç, Bosna-Hersek menşeli tüm sanayi ürünleri ithalatında uygulanan gümrük vergileri sıfırlanmıştır. Türkiye tarafından sağlanan bu tavizli rejim uygulamasına, 2000, 2001 ve 2002 yıllarında da devam edilmiştir; ancak, sağlanan bu tavize rağmen, Bosna-Hersek'le olan ticaretimiz, maalesef, beklenen düzeyde gerçekleşmemiştir. 1999 yılında 16 000 000 milyon dolar olan Bosna-Hersek'ten ithalatımız, 2000 yılında 7 500 000 dolara, 2001 yılında ise 4 000 000 dolara gerilemiştir. 2002 yılının ilk on ayında ithalatımız, bir önceki yıla kıyasla yüzde 37 oranında artarak, 5 300 000 dolara ulaşmıştır. Aynı şekilde, Bosna-Hersek'e olan ihracatımız da 1999 yılında 40 000 000 dolar iken, 2000 yılında 27 000 000 dolara, 2001 yılında ise 22 500 000 dolara gerilemiştir. 2002 yılının ilk on ayında ihracatımız, bir önceki yıla kıyasla yüzde 48 oranında artarak 33 200 000 dolar olarak gerçekleşmiştir.
Diğer taraftan, Avrupa Birliği, Arnavutluk, Bosna-Hersek, Hırvatistan, Makedonya ve Yugoslavya Federal Cumhuriyetine uyguladığı tek yanlı tavizli rejimi, istikrar ve ortaklık anlaşmalarıyla karşılıklı hale dönüştürmeyi öngörmektedir. Nitekim, Makedonya ile söz konusu anlaşmayı 9 Nisan 2001 tarihinde imzalamış, Hırvatistan ile ise 29 Ekim 2001 tarihinde imzalanan anlaşmanın ticarî hükümleri, 2002 itibariyle uygulanmaya başlanmıştır. Bu çerçevede, Avrupa Birliğinin, bölge ülkeleriyle akdettiği ya da müzakere sürecinde olduğu anlaşmalar sonrasında, bu ülke pazarlarındaki payının kayda değer bir oranda artması beklenmektedir.
Diğer taraftan, Arnavutluk, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Hırvatistan, Yugoslavya Federal Cumhuriyeti, Makedonya ve Romanya istikrar paktının öncülüğünde hazırlanan ve 27 Haziran 2001 tarihinde Brüksel'de yapılan bakanlar toplantısında imzalanan bir mutabakat zaptıyla, 2002 yılı sonuna kadar, serbest ticaret anlaşmaları ağı tesis etmeyi ve en geç 2008 yılı itibariyle bir serbest ticaret alanı oluşturmayı taahhüt etmişlerdir.
Tüm bu gelişmeler ışığında, Bosna-Hersek ile gerçekleştirilecek bir serbest ticaret anlaşmasının mevcut ticarî ilişkilerin geliştirilmesine hizmet edeceği düşüncesiyle, bu ülkeye karşı uyguladığımız tek yanlı, tavizli rejimin bir serbest ticaret anlaşması temelinde karşılıklı hale getirilebilmesi teklif edilmiştir. Taraflar arasında akdedilecek bir serbest ticaret anlaşmasının, beklenen şekilde, ikili ticareti olumlu şekilde etkileyeceği ve Bosna-Hersek'in benzer anlaşmalar çerçevesinde diğer ülkelere sağlayacağı tavizlerin gerisinde kalmamızın önleneceği açıktır. Aksi halde, ekonomik bağlamda zor durumda olan bu ülkenin ticaretinin, daha avantajlı koşullar sunacak diğer ülkelere kayması kaçınılmaz olacaktır.
Tüm bu tespitler gözönünde bulundurularak, Türkiye ile Bosna-Hersek arasında bir serbest ticaret anlaşması akdedilmesine yönelik ilk müzakere 23-24 Mayıs 2002 tarihleri arasında Saraybosna'da gerçekleştirilmiş ve Bosna-Hersek tarafının sergilediği olumlu ve yapıcı yaklaşım sonucunda, anlaşma, 24 Mayıs 2002 tarihinde parafe edilmiştir. Müteakiben, söz konusu anlaşma 3 Temmuz 2002 tarihinde Ankara'da imzalanmıştır.
Anılan anlaşma çerçevesinde, ülkemiz, canlı hayvan ve etler kapsam dışında kalmak üzere, tüm sanayi ve tarım ürünlerinde Bosna-Hersek'e uyguladığı gümrük vergilerini anlaşmanın yürürlüğe girişiyle birlikte kaldıracaktır. Bosna-Hersek ise, gümrük vergilerini, ürün istisnası bulunmaksızın, tüm sanayi ve tarım ürünlerinde, 31 Aralık 2006 tarihine kadar sürecek bir geçiş dönemi dahilinde, 1 Ocak 2003 itibariyle gümrük vergisinin yüzde 65'ine, 1 Ocak 2004 itibariyle gümrük vergisinin yüzde 50'sine, 1 Ocak 2005 itibariyle gümrük vergisinin yüzde 35'ine, 1 Ocak 2006 itibariyle gümrük vergisinin yüzde 15'ine indirecek ve 1 Ocak 2007 tarihi itibariyle kalan vergileri sıfırlayacaktır.
Değerli milletvekilleri, Bosna-Hersek ile ekonomik işbirliği alanındaki ilişkilerimiz de arzu edilen düzeyin çok gerisinde kalmıştır. 2001 yılı sonu itibariyle, Türkiye'de faaliyet gösteren Bosna-Hersek sermayeli firma sayısı sadece 7'dir; Bosna-Hersek'te ise 48 Türk firması faaliyet göstermekte olup, söz konusu firmaların büyük bir kısmını küçük ve orta ölçekli işletmeler oluşturmaktadır. Bunların toplam yatırım miktarı, yaklaşık 18 000 000 euro civarındadır.
Ben, Yüce Meclisin onayına sunulan bu serbest ticaret anlaşmasının, sadece iki ülke arasındaki ticarî ilişkilerin değil, aynı zamanda, karşılıklı yatırım faaliyetlerinin ve müteahhitlik hizmetlerinin artmasına vesile olacağına inanıyorum. Şunu da ifade etmek isterim ki, Bosna-Hersek'in, iç ekonomik dönüşümünü bir an önce tamamlaması, gerek Türk gerek Bosna-Hersek'li ihracatçılar ve yatırımcılar açısından özendirici bir unsur olan bu anlaşmadan beklenen faydanın sağlanması sürecini hızlandıracaktır.
Değerli milletvekilleri, Bulgaristan, Romanya, Slovenya ve Makedonya ile mevcut serbest ticaret anlaşmalarına Hırvatistan'ın yanı sıra Bosna-Hersek'te imzalanan serbest ticaret anlaşmasının da eklenmesiyle, ülkemizin bölge ülkeleriyle olan entegrasyonu büyük ölçüde tamamlanmış olacaktır.
Bu nedenle, sözlerimin başında da belirttiğim gibi, Bosna-Hersek ile olan ticarî ilişkilerimizin hukukî altyapısının tamamlanmasına önemli katkı sağlayacak olan bu anlaşmanın onaylanmasına vereceğiniz destek ve sağlayacağınız katkılar için şimdiden teşekkür ediyor, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
14 konuşma daha · 26 Şubat 2003