İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 16. BİRLEŞİM · SALI

10 kasım münasebetiyle yüce atatürk ün tarihi kişiliği hk

Ahmet Işık

Konya Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 16. Birleşim · 2. yasama yılı · 11 Kasım 2003 · 663 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ahmet Işık (AK Parti), 11 Kasım 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 10 KASIM MÜNASEBETİYLE YÜCE ATATÜRK ÜN TARİHİ KİŞİLİĞİ HK); konuşma 663 kelime.

Ahmet Işık (AK Parti, Konya). “10 kasım münasebetiyle yüce atatürk ün tarihi kişiliği hk”. TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim tutanağı, 11 Kasım 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-isik-22-2003-11-11-10-kasim-munasebetiyle-yuce-ataturk-un-tarihi-kisiligi-hk (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AHMET IŞIK (Konya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 10 Kasım 2003 Atatürk'ün Ölüm Yıldönümü nedeniyle, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün düşüncelerinin ve fikirlerinin, dünden bugüne olduğu gibi, bugünden de ebediyete kadar yaşayacağını teyit etmek amacıyla Yüce Önderin tarihî kişiliği ve dünya görüşüne yönelik, gündemdışı söz almış bulunmaktayım; bu vesileyle, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yaşadığı dönem ve konjonktürde, beyan, fikir ve eylemleriyle, yalnızca onlarca yıl sonraki bugünümüze değil, yüzyıllar sonraki zamana çığır açan Atatürk ismini ve düşüncelerini bu kürsüden zikretmenin onurunu yaşıyor, heyecanını hissediyorum.

Mustafa Kemal Atatürk'ün Türk Milletine bırakmış olduğu en büyük eseri, çağdaş ve modern Türkiye Cumhuriyetini sağlam temeller üzerine kurması ve geliştirmesidir. Çok yönlü kişiliği, üstün zekâsı, olaylar karşısındaki soğukkanlılığını asla kaybetmeden, devlet-millet heyecanını en üst düzeyde tutarak, hızlı ve sağlıklı karar alma özelliği, O'nu Atatürk yapan en büyük vasıflardır. O, ne yalnızca bir başkomutan ne yalnızca bir lider ne yalnızca bir devlet adamı ne de yalnızca bir özgürlük ve bağımsızlık savaşçısıdır. O, bu sıfatlarının yanı sıra, aynı zamanda, bir başöğretmen, bir vatan ve millet sevdalısı ve kendini, yurduna, insanlığa adamış sevgi ve barış elçisidir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Atatürk için, gerçek ve gerçekçilik ancak akıl ve mantığın sınırları ölçüsünde vardır. Bu nedenle de, gerçekleştirmek istediği tüm atılımlarında ve yeniliklerde, sürekli olarak, akıl ve mantığı kendisine şiar edinmiştir. Onun ileri görüşlü bir komutan olması ve dünya ölçeğinde lider olma vasfı, O'nda mevcut olan insan sevgisinden ve akla önem vermesinden kaynaklanmaktadır.

Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyetinin temelini kültür olarak görmektedir. Ulu Önder, beyanında, medeniyet yolunda başarıyı yenileşmeye bağlamakta ve devamla "sosyal hayatta, ekonomik hayatta, ilim ve fen sahasında başarılı olmak için, tek gelişme ve ilerleme yolu budur" demektedir. Atatürk, memleketlerin çeşitli, fakat, medeniyetlerin bir olduğunu ifade ederek, Batı'yla olan bağların hayatî önemine dikkat çekmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Atatürk'e göre en iyi kişi, kendinden çok, ait olduğu sosyal toplumu düşünen, onun varlığının ve mutluluğunun korunmasına kendisini adayan insandır. Yine, Atatürk "gerçek şudur ki, her kişisel şeref, saygınlık ve kahramanlık, hiçbir kişinin değildir; bütün bu kişilerden oluşan milletindir" demektedir. Atatürk'e göre, temel hak ve hürriyetler, olmazsa olmazlardandı. Kişisel hürriyete bakış açısını o büyük insan şöyle ifade etmiştir: "Çağdaş demokraside kişisel hürriyetler özel bir değer ve önem kazanmıştır. Artık, kişisel hürriyetlere, devletin ve hiç kimsenin müdahalesi söz konusu değildir. Ancak, bu kadar yüksek ve kıymetli olan kişisel hürriyetin medenî ve demokrat bir millete neyi ifade ettiği 'hürriyet' kelimesinin 'mutlak şekilde düşünülebilen' manasıyla anlaşılamaz; söz konusu olan hürriyet, sosyal ve medenî hürriyettir. Bu sebeple, kişisel hürriyeti düşünürken, her kişinin ve nihayet bütün milletin ortak çıkarını ve devletin varlığını gözönünde bulundurmak lazımdır. Anlaşılıyor ki, kişisel hürriyet mutlak olmaz; bir başkasının hak ve hürriyeti ve milletin ortak çıkarı, kişisel hürriyeti sınırlar."

Mustafa Kemal Atatürk, bağımsızlık anlayışını ise şu şekilde ifade etmektedir: "Bir millette şerefin, onurun, namusun ve insanlığın doğup yaşayabilmesi, mutlaka o milletin hürriyet ve bağımsızlığına sahip olmasına bağlıdır. Ben, yaşayabilmek için mutlaka bağımsız bir milletin evladı olmalıyım."

Değerli milletvekilleri, Atatürk, eğitimde, planlı ve akılcı bir çalışmadan yanadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun, sözlerinizi tamamlar mısınız.

AHMET IŞIK (Devamla)O'nun hedefi, memleketinde okuma yazma bilmeyen tek kişinin dahi kalmamasıdır.

Eğitim politikasına yönelik ise "çocuklarımızı aynı eğitim derecesinden geçirerek yetiştireceğiz. Kesinlikle bilmeliyiz ki, iki parça halinde yaşayan milletler zayıftır, hastadır. Çocuklarımıza esaslı olarak şu ilkeleri benimseteceğiz: Türk Milletine, Türk Devletine, Türkiye Büyük Millet Meclisine saygı ve bağlılık. Millî eğitimin gayesi, yalnızca hükümete memur yetiştirmek değil; daha çok, memlekete ahlaklı, karakterli, cumhuriyetçi, inkılapçı, atılgan, becerikli, dürüst, akıllı, iradeli, hayatta karşılaşacağı engelleri aşacak güçte genç yetiştirmektir. Eğitim programları ve sistemleri bu görüşe uygun olarak düzenlenmelidir" demektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri "benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır; fakat, Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır" diyen Atatürk, cumhuriyete ve devamına yönelik sürece de, tarihî ifadeyle, anlamlı ve kararlı bir şekilde vurgu yapmıştır.

Değerli milletvekilleri, Atatürk ve düşünceleri, her dönem ve durumda zengin bir yoruma, derin bir algılamaya yönelik ince hassasiyete, nesillere kalıcı aktarılmaya yönelik yüksek ideallere gereksinim göstermektedir. Büyük lider ve büyük insanı rahmet ve özlemle anarken, Yüce Meclisi, tekrar, saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

9 konuşma daha · 11 Kasım 2003

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook