İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 65. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Vakiflar kanunun 9.11.2006 tarihli ve 5555 sayılı kanunda bazı maddelerinde değişiklik yapılması hakkında (s.s.98)

Ahmet Öksüzkaya

Kayseri Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 65. Birleşim · 2. yasama yılı · 14 Şubat 2008 · 287 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ahmet Öksüzkaya (AK Parti), 14 Şubat 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 65. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: VAKİFLAR KANUNUN 9.11.2006 TARİHLİ VE 5555 SAYILI KANUNDA BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.98)); konuşma 287 kelime.

Ahmet Öksüzkaya (AK Parti, Kayseri). “Vakiflar kanunun 9.11.2006 tarihli ve 5555 sayılı kanunda bazı maddelerinde değişiklik yapılması hakkında (s.s.98)”. TBMM Genel Kurulu, 65. Birleşim tutanağı, 14 Şubat 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-oksuzkaya-23-2008-02-14-vakiflar-kanunun-9-11-2006-tarihli-ve-5555-sayili-kanunda-bazi-maddele (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AHMET ÖKSÜZKAYA (Kayseri)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 98 sıra sayılı Vakıflar Kanunu’nun 26’ncı maddesiyle ilgili söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Toplumsal bir ortamda yaşamanın bazı sorumlulukları vardır. İnsanlık âlemi bu sorumluluklarını çeşitli yöntemlerle yerine getirmektedir. Farklı toplumlarda farklı isimlerle ortaya çıkan bu dayanışma ve yardımlaşma bizim kültürümüzde “vakıf” adıyla kendini göstermiştir. Tarih boyunca bütün Türk devletlerinde vakıflar önemli içtimai müesseseler olarak hizmet görmüşlerdir. Bilhassa, Selçuklular ve Osmanlılar zamanında artan sosyal refaha ve halkın zenginleştirilmesine paralel olarak çok zengin vakıflar tesisleri kurulmuştur.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 26’ncı maddede “Vakıflar; amacını gerçekleştirmeye yardımcı olmak ve vakfa gelir temin etmek amacıyla, Genel Müdürlüğe bilgi vermek şartıyla iktisadi işletme ve şirket kurabilir, kurulmuş şirketlere ortak olabilirler” denilmektedir.

Günümüz koşullarında bir tüzel kişinin gelir elde edebilmesi amacıyla şirket veya iktisadi işletme kurması son derece doğaldır. Vakıf şirket ve işletmeleri, vakıfta hedeflenen amacın gerçekleştirilmesi araçlarıdır. Hâlen yeni vakıflar tarafından izin alınmaksızın şirket veya iktisadi işletme kurma hakkının özel hukuk tüzel kişisi olan diğer tür vakıflara da verilmesi Anayasa’nın eşitlik ilkesi gereğidir.

Sürekli değişen ve gelişen dünya şartları karşısında insanlığın saadeti için konulan kanunlar da çağın gereklerine ve yeniden oluşan millî ve insanlığın ortak değerlerine uyumlu bir gelişme sürecinde olmalıdır. Mimari ve tarihî değerlere sahip vakıf abide ve eserlerin muhafazası, onarımı ve vakıflara ait taşınmazların ekonomik bir şekilde işletilmesi gibi pek çok önemli düzenlemeyi içeren bu Kanun bir ihtiyaç hâline gelmiştir. Kanun’daki bu çok önemli düzenlemeler ülkemizin birlik ve beraberlik ve bütünlüğüne ait hiçbir tehdit de içermemektedir. Bin yıldan fazla, vakıf geleneği ve kültürü olan milletimizin mevcut birikimlerine yenilerinin eklenmesi ile gelecek nesillerimize önemli bir eser bıraktığımız kanaatindeyim.

Bu duygu ve düşüncelerle konuşmama son verirken, çıkacak olan yeni kanunun hayırlar getirmesini temenni ediyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

49 konuşma daha · 14 Şubat 2008

49 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook