Sağlık hizmetleri temel kan.,sağlık personelinin tazminat ve çalışma esaslarına dair kan.tas.( s.sayısı : 934 ) (doktorlara mecburi hizmet hk.)
Muğla Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 114. Birleşim · 3. yasama yılı · 21 Haziran 2005 · 553 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ali Arslan (CHP), 21 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SAĞLIK HİZMETLERİ TEMEL KAN.,SAĞLIK PERSONELİNİN TAZMİNAT VE ÇALIŞMA ESASLARINA DAİR KAN.TAS.( S.SAYISI : 934 ) (DOKTORLARA MECBURİ HİZMET HK.)); konuşma 553 kelime.
Ali Arslan (CHP, Muğla). “Sağlık hizmetleri temel kan.,sağlık personelinin tazminat ve çalışma esaslarına dair kan.tas.( s.sayısı : 934 ) (doktorlara mecburi hizmet hk.)”. TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim tutanağı, 21 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-arslan-22-2005-06-21-saglik-hizmetleri-temel-kan-saglik-personelinin-tazminat-ve-calisma-e-2 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ALİ ARSLAN (Muğla)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Değerli arkadaşlarım, konuşmama kaldığım yerden devam edeceğim.
Şimdi, değerli arkadaşlarım, Türkiye, gerçekten, sağlıkta büyük sıkıntı içinde. Sağlık göstergelerine baktığımızda yüz kızartıcı boyutlarda bebek ölüm hızları, anne ölüm hızları inanılmaz; OECD ülkelerini bırakın, dünyadaki diğer ülkelerle, bizden çok daha geride gibi görünen ülkelerle karşılaştırdığınızda son derece kötü. Sayın Bakanın, bazı platformlarda söylediği gibi, gerçekten, mesela, hekim sayısında -yanılmıyorsam- 1 000 nüfusa düşen hekim sayısında, OECD ülkeleri içinde, 1,3'le -1 000 kişiye 1,3 hekim düşüyor Türkiye'de- 33 üncü sıradayız; bizim altımızda Kıbrıs Rum Kesimi ile Yugoslavya Federasyonu var. Hastane yatağı sayısında… Hekim yetiştirmek belki bir süreç -işte üniversiteler açacaksınız, yeterince hocanız olacak- gerektirebilir, yani, kolay bir iş değil yeterli hekim sayısına ulaşmak. Gerçi, Türk Halkının hekime başvurma yüzdesi diğer halkların alışkanlığı gibi değil. Bizim biraz daha hekime az başvurma alışkanlığımız var; ancak, halkımız, bu konuda gerekli alışkanlığı kazanması için eğitilebilir, teşvik edilebilir, yeterli sağlık muayenelerinin yapılması için bir program başlatılabilir.
Ancak, bakın, 1 000 nüfusa düşen hastane yatağı sayısında da OECD ülkeleri içinde 26 ncı sıradayız; 2,6 değeri; 1 000 kişiye 2,6 hastane yatağı düşüyor. Bu, birazcık da para işi. Eğer, siz, bütçenizden sağlığa yeterince pay ayıramazsanız, hastane yatağınız da elbette az olacak, düşük olacak.
Değerli arkadaşlarım, biraz önce konuşmamı bitirirken, aklı karışık demiştim. Bakın, Sayın Bakan, Mustafa Özyurt Hocamıza hiddetlenerek buraya çıktı ve "bizim çıkardığımız mecburî hizmet yasası, 12 Eylül paşalarının çıkardığı yasayla aynı yasa değil" dedi. Şimdi, o dönemki yasa şu, bilmeyen arkadaşlarım için söylüyorum: Bir pratisyen hekim okulu bitirince bir yıl, ihtisas yapınca da bir yıl; ama, Türkiye'nin neresinde görev yaparsa yapsın mecburî hizmet yapıyor değil mi?! Sayın meslektaşlarım bilir, bir yıl, bir yıl…
MEHMET ÇERÇİ (Manisa)İkişer yıl; unutmuşsun.
ALİ ARSLAN (Devamla)Şimdi, bakın, bu yasa buraya geldiğinde, gelişmişlik sırasına göre 200 gün ile 500 gün arasındaydı. Yani, en az gelişmiş yerde 200 gün, en gelişmiş yerde de 500 gün zorunlu hizmet yapacaktı hekim arkadaşlarımız; gene pratisyen hekimken, bir de ayrıca uzmanken.
Şimdi, Sayın Bakan da bu sunuş konuşmasında bunu bu şekilde söyledi. Sayın Bakan konuştuktan sonra, bizim Ordu Milletvekili arkadaşımız Sayın Sami Tandoğdu konuştu ve bunu eleştirdi. Arkasından çok geçmedi, 10-15 dakika sonra bir önergeyle 200 gün, 300 güne… Sayın Bakan da kızdı "kardeşim aynı değil. Bizim burada süreleme var; süre 200 gün ve 500 gün; yani, en az gelişmiş yerde 200 gün, çok gelişmiş yerde de 500 gün" dedi. Çok geçmedi, 10 dakika sonra, 200 gün, 300 güne çıktı, ki, aşağı yukarı bir yıla tekabül eder çalışma yılı olarak, 500 gün de 600 güne çıktı; iki yıla tekabül eder; aynı yere geldi. Sizin biraz önce iddiayla söylediğiniz, yani, kardeşim bu yasa, Kenan Evren Paşaların çıkardığı yasayla aynı değil diye iddia ettiniz; yasa, on dakika sonra aynı yasa haline geldi. Şimdi, bakın, Sayın Bakan "biz, çakılı eleman yasasıyla zaten geri kalmış yöredeki ihtiyacı çözdük; yani, oraya gitmekte bir sorun yok" dedi değil mi, sunuş konuşmasında; yanlış anlamadıysam. "Eleman temininde güçlük çektiğimiz yerlere, biz, sözleşmeli personel yasasıyla eleman gönderdik; zaten en çok da oraya gitmişlerdi" diyor; ama, bakıyorsunuz, o zaman, eleman temininde güçlük çekildiğini düşündüğünüz yerlerdeki insanları ödüllendiriyorsunuz bir yerde. Ödüllendirmeniz gerekir oraya insan çekmek için, orayı daha cazip hale getirmeniz gerekiyor; tam tersine...
Değerli arkadaşlarım, sorun büyük, sağlıkta sorun büyük; el ele vermeliyiz. Biz, elimizden geldiğince katkı koymaya çalışıyoruz. Güzel yaptığınız şeylere destek olmaya çalışıyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
30 konuşma daha · 21 Haziran 2005