Sağlık hizmetleri temel kan.,sağlık personelinin tazminat ve çalışma esaslarına dair kan.tas.( s.sayısı : 934 ) (doktorlara mecburi hizmet hk.)
Denizli Milletvekili ·
Genel Kurul, 114. Birleşim · 3. yasama yılı · 21 Haziran 2005 · 535 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ümmet Kandoğan, 21 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SAĞLIK HİZMETLERİ TEMEL KAN.,SAĞLIK PERSONELİNİN TAZMİNAT VE ÇALIŞMA ESASLARINA DAİR KAN.TAS.( S.SAYISI : 934 ) (DOKTORLARA MECBURİ HİZMET HK.)); konuşma 535 kelime.
Ümmet Kandoğan (Denizli). “Sağlık hizmetleri temel kan.,sağlık personelinin tazminat ve çalışma esaslarına dair kan.tas.( s.sayısı : 934 ) (doktorlara mecburi hizmet hk.)”. TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim tutanağı, 21 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2005-06-21-saglik-hizmetleri-temel-kan-saglik-personelinin-tazminat-ve-calisma-e (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ÜMMET KANDOĞAN (Denizli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Bu kanun teklifinin tümü üzerinde de söz almış ve görüşlerimi açıklama imkânı bulmuştum; bu akşamki, bu maddeyle ilgili konuşmamda ise, sadece, bu kanun teklifi görüşülürken Sağlık Bakanımızın yapmış olduğu konuşmalardan alıntılar yapmak istiyorum.
Sayın Bakanımız şunları söylüyor: "Ülkemizin özellikle eleman temininde güçlük çektiğimiz yörelerinde, mahrumiyet bölgelerinde hekim açığının kapatılmasını bekleyen vatandaşlarımızın yaralarına derman olmak üzere bir kanun yapmaya çalışıyoruz." Yani, getirilen bu kanun teklifiyle mahrumiyet bölgelerindeki vatandaşların dertlerine derman olmaya çalıştıklarını ifade ediyor.
Yine, konuşmasının devamında diyor ki: "Biz, yaklaşık olarak iki sene önce sizlerle birlikte bir kanun yaptık. Bu kanunun asıl mantığında, özellikle eleman temininde güçlük çektiğimiz yörelere, gönüllülük esasına dayanan, teşvik esasına dayanan bir biçimde sağlık personeli sevk etmek vardır." Yani, Sayın Bakanımız, iki yıl önceki kanun teklifinde bu hususları dile getiriyor ve şimdi, bu kanun teklifinin görüşmelerinde yapmış olduğu konuşmada da, yeniden, o bölgelerdeki hekim açığıyla ilgili olarak mahrumiyet bölgelerindeki sıkıntının giderilmesine çalışıldığını ifade ediyor.
Bakınız, aradan iki yıl geçiyor, iki yıl içerisinde bu konuyla ilgili, mahrumiyet bölgelerindeki doktor sayımızla ilgili bir gelişmenin tam olmadığını ifade ederek bu kanun teklifinin getirildiğini söylüyor.
Bunu, rakamlar da gösteriyor; iki yıl içerisinde 136 uzman, 1 565 pratisyen hekim; ama, 2002 yılında, bu kanun değişmeden önceki yılda 1 425 uzman ve 2 735 pratisyen hekim görev alıyor. Bakınız, 136 uzman, bunun karşılığında, 2002'de 1 425 uzman. Pratisyen sayısında da 2 kat oranında bir artış var.
Şimdi, değerli milletvekilleri, Sayın Bakanımızın bir konuşmasındaki, şu ifadeler de, ibareler de beni son derece rahatsız etti. Bakınız, Sayın Bakan ne diyor bu kanun teklifi üzerinde: "Şansınız eğer iyiyse ülkenin sosyoekonomik açıdan daha rahat bir bölgesinde bu hizmeti yapıyordunuz, eğer şansınız yaver gitmemişse, çok zor bir bölgede, zor şartlar altında bu görevi yapıyordunuz." Yani, bir sağlık bakanının, bir görev yerine gidecek bir doktorun, bir hekimin görev yaptığı yerle ilgili olarak, şansının iyi olduğu veya şansının yaver gitmediği şeklindeki bir ifadeyi şiddetle reddediyorum; çünkü, Sayın Bakanımızın benim bir soru önergeme verdiği bir cevap elimde. Bakınız, burada, bir grafikle, Türkiye'nin değişik bölgelerindeki kişi başına düşen doktor sayısını gösteriyor, Şırnak, Hakkâri, Ağrı, Muş diye sıralanıp gidiyor. Şimdi, torbadan, şansınız iyiyse -bunu şans olarak nasıl yorumluyorsunuz Sayın Bakanım, merak ediyorum- batıda, Egede, Marmarada, şansınız yaver gitmemişse Şırnak'ta, Hakkâri'de, Van'da… Bunu bir Sağlık Bakanı olarak sizin söylemeye hakkınız yok Sayın Bakanım. Lütfen, bu ibarelerinizi, burada, bir açıklamayla, ben sizin düzeltmenizi özellikle sizden istirham ediyorum.
Yine, Sayın Bakan, bakınız -konuşması elimde- şunu söylüyor: "Biz, artık, değerli meslektaşlarım ve hekimler ile hastaları arasında âdeta zorlanmış bir para ilişkisinin devam ettiği yılları geride bırakmak istiyoruz." "Bıraktık" demiyor "bırakmak istiyoruz…" Nedir bunun mefhumu muhalifiyle anlatımı; hâlâ, diyor ki, zorlanmış da olsa bir para ilişkisi devam ediyor, onun için de hekimlerimize, aile hekimlerimize, onların hakkı olan rakamları ödeyeceğiz. Sayın milletvekilleri, bir sağlık bakanı nasıl böyle bir ifadede bulunabilir?!
MEHMET ÇERÇİ (Manisa)Ne var bunda?! Gayet normal…
ÜMMET KANDOĞAN (Denizli)Buradan, bir doktor milletvekilimiz de bunun son derece normal olduğunu söylüyor. Yani, sizler, Sayın Bakan ve doktor bir milletvekili olarak bunları normal görüyor ve sadece maaşı artırmakla biz bunların önüne geçiyoruz derseniz...
MEHMET ÇERÇİ (Manisa)Ne var; gayet normal bir ifade!
ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)...bütün hekim camiasını töhmet altında bırakmış olursunuz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
30 konuşma daha · 21 Haziran 2005