İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 103. BİRLEŞİM · SALI

Orman köylülerinin sorunlarının ve kalkınmalarını araştırılarak alınması gereken önlemler, (10/69,118)

Ali Ayağ

Edirne Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 103. Birleşim · 1. yasama yılı · 8 Temmuz 2003 · 896 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ali Ayağ (AK Parti), 8 Temmuz 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ORMAN KÖYLÜLERİNİN SORUNLARININ VE KALKINMALARINI ARAŞTIRILARAK ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER, (10/69,118)); konuşma 896 kelime.

Ali Ayağ (AK Parti, Edirne). “Orman köylülerinin sorunlarının ve kalkınmalarını araştırılarak alınması gereken önlemler, (10/69,118)”. TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim tutanağı, 8 Temmuz 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-ayag-22-2003-07-08-orman-koylulerinin-sorunlarinin-ve-kalkinmalarini-arastirilarak-alinma (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AK PARTİ GRUBU ADINA ALİ AYAĞ (Edirne)Yüce Meclisin Değerli Başkanı, saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım; konuşmama başlamadan önce, hepimizin bildiği gibi, son günlerde ve özellikle iki gündür devam eden orman yangınlarında yüzlerce hektar ormanın yanmasının bizleri son derece üzmüş olduğunu ifade etmek istiyorum. Başta Çevre ve Orman Bakanlığının değerli çalışanlarının ve cefakâr orman köylüsünün orman yangınlarını söndürmekte gösterdiği başarıyı kutluyor, onlara saygı duyuyor ve saygı duyulmasını rica ediyorum.

Bugün, işte, ülkemizin en fakir ve en çilekeş; ama, en cefakeş, kahraman orman köylüsünün durumunun, yaşam şartlarının, geçim imkânlarının daha da iyileştirilmesi için, AK Parti olarak vermiş olduğumuz, orman köylülerinin sorunları ve çözüm önerilerine ilişkin Meclis araştırması önergesi hakkında konuşmak üzere, Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu adına söz almış bulunuyor ve Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemizde, 20 000 ormaniçi ve orman kenarı köyde yaklaşık 7 500 000 orman köylüsü yaşamaktadır; bu, ülke nüfusunun yüzde 10'u demektir. Orman köylüsünün yüzde 10'u topraksız, yüzde 27'si 10 dekar, yüzde 31'i de sadece 25 dekar toprağa sahiptir; orman köylüsünün sadece yüzde 2'si 50 dekardan fazla araziye sahiptir. Bu sebepledir ki, orman köylüleri, şehirlere göç etmekte ve şehirlerimizin varoşlarını oluşturmaktadırlar.

Türkiye'de, ormanlarımız, 20 700 000 hektar genişliğinde olup, yaklaşık yüzde 52'si verimsiz, yüzde 48'i verimlidir; görüldüğü gibi, yarısından fazlası verimsiz karakterdedir. Bizim için, ülkemizin akciğerleri olan ve insanlığımızın ortak geleceğinde mutlaka var olması gereken ve ihtiyaç duyacağımız için korunması gereken ormanlarımızın ne kadar önemli olduğu bir gerçektir.

Ormanlar ve orman köylüsü, bizim için, hiçbir zaman vazgeçemeyeceğimiz, birini diğerine tercih edemeyeceğimiz varlıklardır.

Bir yandan ormanlarımızın varlığını sürdürmemiz gerekirken, diğer yandan ormanlarla iç içe yaşayan orman köylümüzün de sosyal ve ekonomik kalkınmasını sağlamamız gerekmektedir; aksi halde, ekonomik geçim sıkıntısı içinde yaşayan halk, istemeden, ormanlarımızın varlığına zarar verebilecektir; ama, şu bir gerçektir: Orman köylüsünü, sosyal, ekonomik ve kültürel yönden geliştiremediğimiz sürece, ormanları da tam olarak koruyamayız. Bunun için "önce insan" anlayışı çerçevesinde, ormanları korumak için öncelikle orman köylümüzü korumalıyız.

Orman köylülerinin korunması için siyasetüstü millî politikalar oluşturulması ve bu çerçevede değerlendirilerek, köklü reform yasalarının yapılması, ülkemizin ve insanımızın geleceği açısından gereklidir.

Orman köylerine baktığımızda, orman köylerinin, günümüzde, medeniyetin getirdiği bazı sosyal imkânlardan yoksun olduğunu görürüz. Orman köyleri, arazinin şartları gereği, genelde birbirinden uzak alanlarda ve yerleşim olarak da çok parçalı durumda bulunmaktadır. Bu durum, orman köylerine altyapı hizmetlerinin götürülmesinde zorlukları ve yüksek maliyeti beraberinde getirmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu nedenle, genelde orman köylerinde yol, su, elektrik ve sosyal tesisler yapılamamaktadır. Ayrıca, orman köylerinde geçim imkânları da sınırlıdır. Orman köylüsü ya hayvancılık ya da ormancılık işlerinde çalışacaktır; bunun dışında, ciddî anlamda, orman köylüsünün gelir getirici bir kaynağı, bugüne kadar geliştirilememiştir. Orman köylüsü her yönüyle yaşamını zor koşullar altında sürdürmektedir. Orman köylüsüne alternatif geçim kaynakları, mutlaka, bulunmalıdır.

Bunun yanında, orman köylüsü, eğitim ve sağlık yönünden de son derece kısıtlı imkânlara sahiptir. Orman köylerindeki ortaöğretim çağındaki çocuklar, okul ve öğretmen yokluğu nedeniyle eğitim ve öğretim için çok küçük yaşlarda anne ve baba ocağından ayrılmak mecburiyetindedirler.

Orman köylülerinin sosyoekonomik yapısı farklılık arz ettiğinden, uygulanacak projelerde kapasite ve özkaynak ile uygulama esasları Çevre ve Orman Bakanlığınca belirlenmelidir.

Orman köylerinde uygulanabilecek her türlü üretim konusunda geniş çaplı araştırma, deneme ve demostrasyon çalışmaları yapılarak, orman köylüsü için yeni üretim teknikleri geliştirilmelidir.

Orman köylerinde yaşayan insanlarımızın, hastalarını en yakın sağlık ocağına yetiştirmek için, saatlerce yol gitmesi gerekmektedir.

Orman köylüsünün sosyal güvenceye kavuşturulması için yasal düzenlemeler yapılması gerekmektedir.

Bu nedenlerle, orman köylüsü, mutlaka, olduğu yerde kalkındırılmalı ve bu köylerde yaşam koşulları iyileştirilmelidir. Orman köylüsünün geçim kaynakları artırılmalı ve günümüzde yeni kaynaklar oluşturulmalıdır.

Orman köylüsünün çocuklarına daha iyi şartlarda okuma imkânları sağlanmalıdır.

Orman köylüsü, ormancılık işlerinde "vahidi fiyat" denilen ve dünyada hiçbir örneği olmayan bir işçi statüsünde çalıştırılmaktadır. Bu işlerde çalıştırılanlar, artık, sosyal güvenceye süratle kavuşturulmalıdır.

Ormanlarımızın devlet-millet işbirliğiyle en iyi şekilde muhafazası ve işletilmesi için orman köylümüzle işbirliği yapılarak, ormanların korunması, orman köy tüzelkişilikleri veya orman köylüleri eliyle yapılmalıdır.

Orman köylerimizdeki arazi mülkiyeti sorunu çözülerek, orman idaresi ile köylümüz arasındaki ilişkiler iyileştirilmelidir.

Orman yangınlarında çalışan orman köylülerimiz, zamanla, orman yangınlarında yevmiyeli olarak çalıştırılır hale getirilmelidir.

Ormancılık faaliyetlerinde en zor arazi koşullarında ve en riskli şekilde çalışan orman köylümüzün işgücü verimliliğini artıracak ve iş kazalarından korunmasını sağlayacak iş güvenliği tedbirleri oluşturulmalıdır.

Orman köylerimizde gelir getirici projeler uygulanmalı ve orman köylümüzün hayat standardı yükseltilmelidir.

Orman köylerinde bulunan tarımsal kalkınma kooperatifleri daha büyük oranda desteklenmelidir.

Orman köylerinin civarındaki doğal ve tarihî kaynaklardan elde edilen gelirlerden orman köylüsü mutlaka pay almalıdır.

Bugünlerde en güncel konu olan ve doğrudan orman köylümüzü ilgilendiren orman vasfını kaybetmiş arazilerin değerlendirilmesinden orman köylümüze mutlaka katkı sağlanmalıdır.

Orman köylümüze yapacağımız ekonomik ve sosyal katkılar ülkemizin genel ekonomisine de olumlu yönde katkı sağlayacaktır.

Bu nedenlerle ormanlarımızı koruyarak işleteceğiz; ama, orman köylümüzün sosyal ve kültürel haklarını da mutlaka geliştireceğiz. Bugüne kadar gelen iktidarlar döneminde orman köylümüzün üzerinde hep popülist politikalar yapılmıştır. Biz, milletimizi sevdiğimiz gibi orman köylümüzü de en sıcak duygularımızla kucaklıyoruz. Popülist politikalarla değil, gerçek ve sıcak duygularımızla onlara hizmet ettiğimizi göstermek istiyoruz.

Değerli Başkan, değerli milletvekilleri; Parlamentonun ilk açıldığı günlerde, bildiğiniz gibi, yine, muhalefetin ve İktidar Partisinin vermiş olduğu Ergene'yle ilgili bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergenin görüşülmesinden sonra kurulan komisyonda müşterek çalışmalar yapmıştık. Kurmuş olduğumuz komisyon neticeye vardı ve şu anda Ergene'nin temizlenmekte olduğunu hep birlikte görmekteyiz.

Şu anda, Yüce Meclise, iktidar ve muhalefet partilerinin ayrı ayrı vermiş olduğu orman köylülerinin sorunları ve çözüm önerileriyle ilgili Meclis araştırması önergesinin de kabul edilmesiyle, Ergene ile ilgili komisyonunda göstermiş olduğumuz örnek çalışmayı, Parlamento olarak, orada da gösterip, orman köylüsüne faydalı olacağımıza inanıyorum.

Hepinize saygılar sunuyor, teşekkür ediyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

23 konuşma daha · 8 Temmuz 2003

23 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook