İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 114. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Maden kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.503)

Ali İhsan Köktürk

Zonguldak Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 114. Birleşim · 4. yasama yılı · 9 Haziran 2010 · 427 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ali İhsan Köktürk (CHP), 9 Haziran 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MADEN KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.503)); konuşma 427 kelime.

Ali İhsan Köktürk (CHP, Zonguldak). “Maden kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.503)”. TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim tutanağı, 9 Haziran 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-ihsan-kokturk-23-2010-06-09-maden-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-s-s-503 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ALİ İHSAN KÖKTÜRK (Zonguldak)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tasarının 17’nci maddesine yönelik değişiklik önergesi üzerine söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle -görüşmekte olduğumuz Maden Yasa Tasarısı üzerinde- bundan kısa bir süre önce yitirdiğimiz, Zonguldak’ta, Balıkesir’de, Bursa’da yitirdiğimiz, iş kazalarında ve meslek hastalıklarında kaybettiğimiz tüm maden emekçilerimizi bir kez daha saygı ve şükranla anmayı bir borç biliyorum.

Değerli milletvekilleri, bu madde ek madde 7’yi düzenliyor. Maden ruhsat sahiplerinin ruhsat sahalarının bir kısmında veya tamamında üçüncü kişilerle yapmış oldukları redevans sözleşmelerinde, bu alanlarda yapılacak madencilik faaliyetlerinden doğacak İş Kanunu, iş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili idari, mali ve hukuki sorumlulukların redevansçıya ait olacağını düzenliyor. Oysaki bu düzenleme hukukun, özellikle iş hukukunun en temel prensipleriyle çatışmaktadır çünkü iş hukukunun en temel prensibi üst işverenin alt işverenle birlikte özellikle çalışanlara karşı müşterek ve müteselsilen sorumluluğunu düzenlemektedir çünkü iş hukukunda işçi lehine yorum ilkesi geçerlidir. Yerin yüzlerce metre altında, ağır ve tehlikeli maden işlerinde çalışan maden emekçilerimizin haklarının aslında güvence altına alınması bu maden yasasında öncelikle ele alınması gereken temel bir sorundur. Oysaki bu düzenlemeyle üst işveren olan ruhsat sahipleri, özellikle devletin elinde olan maden ocakları düşünüldüğünde, ruhsat sahipleri ve devlet sorumluluk alanı dışına çıkarılmakta, çalışanlar iş kazalarında, meslek hastalıklarında yaşamını yitiren veya hastalananların özel sektördeki redevans sahipleriyle baş başa bırakılmasını doğuran bir düzenlemeyi getirmektedir. Oysaki biliyoruz ki özel sektörde açılan iş kazası ve tazminat davalarında, çoğu zaman özel sektörün mal varlığını bulmak veya tahsil etmek, tazmin etmek mümkün değildir; bunu hukukçu arkadaşlarımız çok iyi bilmektedir.

Dolayısıyla, devletin, ruhsat sahiplerini üst işveren olarak sorumluluk dışına taşıması, işçiyi, korumasız olan, çok ağır şartlarda çalışan maden emekçilerini özel sektör temsilcileriyle baş başa bırakması hukuk devleti ilkeleriyle, sosyal devlet ilkeleriyle bağdaşmadığı gibi, iş hukukunun en temel prensipleriyle de bağdaşmamaktadır.

Özelikle iş kazaları ölümlerinin meydana geldiği, içinden geçtiğimiz süreçte, aslında bu konuya çok daha hassasiyetle yaklaşılması gerekirken, madenlerde çalışan emekçilerimizin haklarını koruyan, gözeten düzenlemeler getirilmesi gerekirken, sanki bu kazalar hiç yaşanmamış gibi, hiç olmamış gibi tam tersine bir düzenlemeyle, yani bu olayın hemen akabinde, sıcağı sıcağına Meclise böyle bir tasarıyı getirmek sanıyorum hem akıl hem vicdan hem de hukuki ilkelerle bağdaşmamaktadır.

Tüm parti gruplarının son derece önemli ve aynı zamanda hukukun temel ilkeleriyle bağdaşan bu öneriye destek vereceklerini umut ediyorum. Aksi takdirde, az önce söylediğimiz gibi hem yitirdiğimiz maden emekçilerimize karşı hem de bundan sonra yitireceğimiz maden emekçilerimize karşı Türkiye Büyük Millet Meclisi milletvekilleri olarak görevimizi yerine getirmemiş bir duruma düşme olgusuyla karşı karşıyayız.

Bu duygu ve düşüncelerle önerimizin kabulünü diliyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

III.- Y O K L A M A

(CHP ve MHP sıralarından bir grup milletvekili ayağa kalktı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

106 konuşma daha · 9 Haziran 2010

106 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook