Gelir vergisi kanunu vergi usul kanunu
İstanbul Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 18. Birleşim · 1. yasama yılı · 7 Ocak 2003 · 535 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ali Kemal Kumkumoğlu (CHP), 7 Ocak 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 18. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GELİR VERGİSİ KANUNU VERGİ USUL KANUNU); konuşma 535 kelime.
Ali Kemal Kumkumoğlu (CHP, İstanbul). “Gelir vergisi kanunu vergi usul kanunu”. TBMM Genel Kurulu, 18. Birleşim tutanağı, 7 Ocak 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-kemal-kumkumoglu-22-2003-01-07-gelir-vergisi-kanunu-vergi-usul-kanunu (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi şahsım ve grubum adına saygıyla selamlıyorum.
Cumhurbaşkanımız tarafından yeniden görüşülmek üzere Meclisimize gönderilen ve dün, benim de üyesi bulunduğum Plan ve Bütçe Komisyonunda görüştüğümüz ve bugün Mecliste görüşmeye devam ettiğimiz vergi kanunları üzerinde Grubum adına söz almış bulunuyorum.
Değerli milletvekilleri, Plan ve Bütçe Komisyonunda da söylemiştim; aslında çok ortak yanlarımız var. Hep farklılıklarımızı tartışıyoruz; ama, ortak yanlarımız var. Plan ve Bütçe Komisyonunda tespit ettiğim ortak yanlarımız şunlar:
Verginin tabana yayılması gerekliliği konusunda hiç kimsenin bir itirazı yok; hatta, bunu, başta Sayın Maliye Bakanı olmak üzere bu konuyla ilgili olan herkes, üzerinde mutabakat sağlanmış önemli bir hedef olarak görüyor ve aynı zamanda Türkiye'deki vergi sisteminin önemli eksikliklerinden birisi olarak değerlendiriyor. Kayıt dışının kayıt içine alınması, yine, herkes için ortak bir hedef; ama, Türkiye ekonomisinin, dolayısıyla vergi sistemimizin en aksayan yanlarından bir tanesi olarak üzerinde mutabakat sağladığımız bir başka konu. Vergide adaletin sağlanması, yine, herkesin üzerinde mutabakat sağladığı bir konu. Mutlaka vergi adaletinin sağlanması gerektiği kanaatinin herkeste pekiştiği, en adaletsiz vergi olarak bilinen dolaylı vergilerin oranının olağanüstü yüksekliğinin Türkiye'deki vergi adaletsizliğinin en temel nedeni olduğu konusunda herkes hemfikir, tam bir mutabakat halinde; ama, sıra çözüme gelince... Yani, bu çözmeyi istediğimiz, çözmeyi düşündüğümüz, mutlaka çözülmesini istediğimiz konulardaki mutabakatımızı, çözümler konusunda -maalesef demek durumundayım- ben, çok özgür iradenin, gerçekten bu iş nasıl çözülebilir yaklaşımının, anlayışının, özellikle iktidar partisi temsilcisi konumunda olan arkadaşlarımız tarafından samimiyetle değerlendirildiği kanaatinde değilim; onları etkileyen başka unsurlar var. Aksi halde, verginin tabana yayılabilmesinin, kayıtdışının kayıt içine alınabilmesinin, vergide adaletin sağlanabilmesinin önünde, nasıl olur da "malî milat", nasıl olur da "nereden buldun" bir engel olarak ortaya çıkabilir?!
Değerli arkadaşlarım, kimseye "nereden buldun" sorusunu soramadan, kayıt dışını kayıt içine nasıl alacağız; kim bu sihirli formülü biliyor?! O zaman, gelsin, bu sihirli formülü bilen arkadaşlarımız buradan söylesin.
Cumhurbaşkanımızın bu yasayı tekrar görüşülmek üzere Parlamentomuza geri göndermesinde kendisinin dayandığı en temel gerekçe, hepimizin üzerinde mutabakat sağladığı, hepimizin, bu Parlamentoda görev yapan her arkadaşımızın yurttaşlarına karşı bir borç, bir namus borcu olarak yerine getirmek durumunda kaldığı veya kalmak zorunda olduğunu düşündüğüm, vergide adaletin sağlanmasına bu düzenlemenin aykırı olduğunu ifade etmesi veya böyle düşünerek, bunu, tekrar, buraya geri göndermesidir.
Değerli arkadaşlarım, diğer kazanç ve iratlar... Bir önceki maddede geçtik bunu. Kaynağı ne olursa olsun, bir gelirin vergilendirilip vergilendirilmediği tespit edilemeden, bilinemeden, vergide adalet, kayıtdışıyı engelleme nasıl sağlanabilir ve hangi sebeple, Cumhurbaşkanımızın, haklı, doğal, aslında hepimizin paylaştığı bu önerisi, bu gerekçesi, burada, siyasete bir müdahalesi olarak değerlendirilebilir?! Cumhurbaşkanının böyle bir yetkisi var.
O zaman şöyle bakılacak: Bir defa, Adalet ve Kalkınma Partisine mensup arkadaşlarımız, Cumhurbaşkanının da kendilerine karşı önyargılı olduğunu düşünüyorlar; böyle bir vehimleri var. Cumhurbaşkanı, burada, Adalet ve Kalkınma Partisinin kendi çoğunluğuna dayanarak çıkardığı hangi yasayı, hangi gerekçeyle, bir defa daha Parlamentoda görüşün anlayışıyla buraya göndermiş olursa olsun, arkadaşlarımızın gerekçesi hemen hazır; "zaten, Cumhurbaşkanı bize karşı kararlı, bize karşı bir tavır içerisinde, seçimlerde de büyük bir ihtimalle bize oy vermemiştir; o nedenle, Cumhurbaşkanı siyasî davranıyor ve siyasete müdahale ediyor." Böyle bir anlayış olabilir mi değerli arkadaşlarım?!
MEHMET ALİ SUÇİN (Batman)Onu siz söylüyorsunuz.
ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla)Müsaade ederseniz, o zaman okuyayım...
MEHMET ALİ SUÇİN (Batman)Burada öyle bir şey diyen yok.
ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla)O zaman, arkadaşlarımızı doğru dinleyin. Tutanaklardan da alabiliriz...
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
22 konuşma daha · 7 Ocak 2003