İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 18. BİRLEŞİM · SALI

Gelir vergisi kanunu vergi usul kanunu

Kemal Unakıtan

İstanbul Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 18. Birleşim · 1. yasama yılı · 7 Ocak 2003 · 959 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Kemal Unakıtan (AK Parti), 7 Ocak 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 18. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GELİR VERGİSİ KANUNU VERGİ USUL KANUNU); konuşma 959 kelime.

Kemal Unakıtan (AK Parti, İstanbul). “Gelir vergisi kanunu vergi usul kanunu”. TBMM Genel Kurulu, 18. Birleşim tutanağı, 7 Ocak 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemal-unakitan-22-2003-01-07-gelir-vergisi-kanunu-vergi-usul-kanunu (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (İstanbul)Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; sözlerime başlarken hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Tabiî, burada bir kanunu tartışıyoruz. Bu kanun, daha önce buradan geçti, Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından bazı maddelerinin tekrar görüşülmesi için Meclise iade edildi. Şimdi, o maddeleri görüşüyoruz.

Tabiî, vergi kanunları biraz teknik kanunlardır. Konuşmacı arkadaşları çok dikkatle dinledim, dinlerken de bazı şeyleri açıklama mecburiyeti duydum, onun için huzurunuza gelmiş bulunuyorum; yoksa, bekleyecektim, kanunun görüşmeleri tamamlanınca da, her zaman yaptığımız gibi, teşekkür konuşması yapacaktım.

Tabiî, burada, bazı konular çok saptırılıyor maalesef. Bu, ne niyetle yapılıyor bilmiyorum; ama, konuştuğumuz bu konu, teknik bir konu. Bakın arkadaşlar, Sayın Cumhurbaşkanımızın tekrar görüşülmesini istediği sekiz dokuz madde var; iki ana bölümde ele alınması lazım. Birisi, malî milat dediğimiz, verginin yeniden tanımlanması meselesidir. Vergiyi nerelerden alacağız? Bu konuda dünyada iki teori var; bazı ülkeler birini kabul etmiş, bazı ülkeler diğerini kabul etmiş. Birincisi, kaynak teorisi. Yani, bizim şu anda uygulamak istediğimiz ve 1950 yılından beri de uygulanan bir sistem, yeni bir sistem değil. O kaynak teorisine göre deniliyor ki, vergi alınacak kaynakların önceden belirlenmesi lazım. Yani, şu, şu, şu kazançlardan, gelirlerden, iratlardan vergi alınır... Nerelerden alacağı belli.

Diğer teori de, kısaca, net artış teorisi olarak isimlendiriliyor. Orada da deniliyor ki, bir kimsenin harcamalarında, tasarruflarında meydana gelen artışı eğer o kimse ispat edemezse, onu biz gelir olarak anlarız ve vergilendiririz. Bizim de karşı çıktığımız konu bu. Yani, biz, net artışı kabul etmiyoruz, kaynak teorisini kabul ediyoruz.

Niye bunu böyle yapıyoruz, niçin yapıyoruz; şimdi, net artış teorisini biz hukukî bulmuyoruz, onun için yapıyoruz. Öyle bir usulü kabul edeceksiniz ki, teoriyi kabul edeceksiniz ki, gelecek birisi, inceleyecek, bunu anlat, anlatamadın, vergi aldım... Hangi yıla ait vergi aldın?! On yıl önce de elde etmiş olabilir, yirmi yıl önce de elde etmiş olabilir. Ben, her an, buldum mu, vergiyi alırım... Biz, buna karşıyız. Neden karşıyız; vergi hukukunda zaman aşımı vardır. Zaman aşımı müessesesine aykırılık, hukuka aykırılıktır; temel hukuka da aykırıdır, vergi hukukuna da aykırıdır.

Peki, şimdi, sadece bu mu; bu da değil. Mükelleflerin bir hukuku vardır, mükellef hukuku vardır. Yani, mükellef, vatandaş, nerelerden vergi ödeyeceğini önceden bilmek mecburiyetindedir; yoksa, Deli Dumrul vergisi gibi, buldum, yakaladım, al vergiyi... Böyle şey olmaz! (AK Parti sıralarından alkışlar) Biz, vatandaşımızın, mükellefimizin hukukunu korumak mecburiyetindeyiz. Eskiden servet vergileri, servet beyannamesi vardı. Bu, servet beyannamesinden de beter bir şey. O zaman, iki servet beyannamesine, iki yılın servetine bakılıyordu; aradaki fark, eğer ispatlanamazsa, vergi olarak salınıyordu. Burada, iki yılın da değil, ne zaman bulduysam... Biz, buna karşıyız.

Şimdi, bu bizim söylediğimiz sistem, şimdiye kadar aralıksız hep uygulanmış Türkiye'de. Bunları kimler uygulamış; bakın, ben size söyleyeyim. Hiç, öyle, heyecanlanmaya, bizi Reisicumhurumuzla karşı karşıya getirmeye lüzum yok. Bunu İngiltere uyguluyor, Almanya uyguluyor, kıta Avrupası uyguluyor. Ben, bunların hepsini anlattım, komisyonda anlattım; ama, kıymetli arkadaşlarımız, nedense, aynılarını tekrar anlatıyorlar bize, tekrar söylüyorlar; yanlış anlamaya mahal veriliyor. Onun için, açıklamak için ben geldim; yoksa, biz, bütün tenkitlere açığız, onlardan da istifade ediyoruz, kendilerine de her zaman -her türlü konuşmalar burada olacaktır- teşekkür ediyoruz.

Şimdi, bize dediler ki: "Avrupa'daki, oradaki sosyal hayat, ekonomik hayat değişik; orada var diye ille bizde de mi?.." Hayır... Biz, bize uyduğu için bunu istiyoruz. Biz, mükellefimizin hukukunu korumak mecburiyetindeyiz; biz, hukuka uygun hareket etmek mecburiyetindeyiz. "Anayasaya aykırı..." Efendim, 52 yıldır uygulanıyor, Anayasaya aykırı değildi de şimdi mi aykırı oldu bu iş?! (AK Parti sıralarından alkışlar) Yani, lütfen, bunları bırakalım. Yani, bir defa, ne tartıştığımızı bilelim; neyi tartışıyoruz biz...

İkincisi, şimdi, burada, bak, hemfikiriz; iktidarla da, muhalefetle de hemfikir olduğumuz noktalar var. Biz, vergi tabanını genişletmek istiyoruz, vergiyi tabana yaymak istiyoruz. Bunları yeni söylemiyoruz. İktidar olmadan önce, seçimlerden önce, seçim beyannamemizi AK Parti olarak yayımladık; içeride, dışarıda, her yerde bunu ilan ettik; biz, şunları şunları yapmak istiyoruz dedik -yeni bir şey değil bu- ve bu millete anlattık. Bu millet, bizim seçim beyannamemizi beğendi ve bizi, büyük çoğunlukla, işte, Meclise getirdi. (AK Parti sıralarından alkışlar) Biz, milletin desteğini aldık. Programımız yeni değil. Bu millet bizi hükümet yaptı. Hükümet programımızda da anlattık. Ha, hükümet olduktan sonra da Sayın Başbakanımız geldi "şimdi icraat zamanı başladı" dedi ve biz de ne dediysek, onları bir bir getiriyoruz şimdi ve bunun arkasında da azimle duruyoruz, inançla duruyoruz. Bunları, milletimize verdiğimiz sözü de tek tek yerine getireceğiz; bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Şimdi, tabiî, biz, vergi tabanının genişletilmesini istiyoruz. Kayıtdışı ekonomiyi de kayıt altına almak istiyoruz. Bu kanunu kabul edersen kayıt dışına alındı, kanunu kabul etmezsen kayıtdışı gitti; böyle numara yok, böyle iş olmaz!

Bakın, ben size arz edeyim. Cumhuriyet Halk Partisinin değerli üyeleri de -içlerinde çok kıymetli maliyeciler var- çok iyi bilirler. Kayıt dışını kayıt altına almak için, öyle iki maddelik göstermelik kanunla olmaz bu iş. Kanunu çıkar, ondan sonra da uygulama. "Aman, biz bunu ille uygularız, şöyle yaparız..." Yok böyle şey, böyle kolaycılık yok. Yaptığımız işe alnımızın teri akması lazım; ancak, başarı burada. Hükümetimiz böyle hareket ediyor.

Bakın, kapsamlı bir istihbaratınız olmazsa, mükelleflere vergi numarası verip iyi takip etmezseniz, güçlü bir vergi idareniz olmazsa, etkin bir vergi denetiminiz olmazsa, istediğiniz kanunu çıkarın, mümkün değil.

Şimdi "adaletsiz" diyorlar. Yahu, bu, dolaylı vergiler ile dolaysız vergiler arasındaki nispî farkların artması eski bir şey değil, yeni oldu bunlar; 1998'ten sonra oldu, 1999'dan sonra oldu. Kucağımızda biz bunu bulduk. Sanki bu kanunu kabul etmezsen, yüzde 70 dolaylı vergiler, yüzde 30 dolaysız vergiler... Ondan olmadı. Neden oldu; yönetim beceriksizliğinden oldu. Bu millet, bu yönetim beceriksizliğinden dolayı, bu Büyük Millet Meclisini tamamen değiştirdi. Bunun farkında olalım. (AK Parti sıralarından alkışlar) Göstermelik vergilerle, kanunlarla olmaz. Bakın, şimdi, bu malî miladı konuşuyoruz; yani, verginin tanımlanması, o teoriyi konuşuyoruz. Biz, o teoriyi kabul etmiyoruz. 1998'de kabul etmiş beyefendiler; 1999 yok; 2000, uygulama yok; 2001 yok; 2002 yok! Çok Sayın Cumhuriyet Halk Partisinin seçim beyannamesine bakıyorum "biz gelirsek, biz de bir sene uygulamayacağız" diyorlar. Madem öyle, niye uygulamayacaklar; uygulasınlar! (AK Parti sıralarından alkışlar) Vergi kanunları ekonomiye paralel olmalıdır; ekonominin...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

22 konuşma daha · 7 Ocak 2003

22 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook