İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 59. BİRLEŞİM · CUMA

Kamu yönetimi temel kanunu tasarısı (ss.349)

Ali Rıza Gülçiçek

İstanbul Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 59. Birleşim · 2. yasama yılı · 27 Şubat 2004 · 507 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ali Rıza Gülçiçek (CHP), 27 Şubat 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU YÖNETİMİ TEMEL KANUNU TASARISI (SS.349)); konuşma 507 kelime.

Ali Rıza Gülçiçek (CHP, İstanbul). “Kamu yönetimi temel kanunu tasarısı (ss.349)”. TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim tutanağı, 27 Şubat 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-gulcicek-22-2004-02-27-kamu-yonetimi-temel-kanunu-tasarisi-ss-349 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ALİ RIZA GÜLÇİÇEK (İstanbul)- Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısının 30 uncu maddesi üzerinde şahsım adına söz almış bulunmaktayım; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Kamu Yönetimi Temel Kanunu tasarısının "Danışma Birimlerinin Görev ve Yetkileri" bölümünde yer alan 30 uncu madde, strateji geliştirme başkanlığının kurulması ve görevleriyle ilgilidir. Yasadaki bu maddeyle, devletimizin temel amaçlarına uygun bir biçimde kurulmuş kurumlar işlevini doldurmuş kabul edilmektedir. Örneğin, yeni iktidarla birlikte gözden düşen Devlet Planlama Teşkilatı, tamamen gözden çıkarılmıştır. Onun yerine, yine, özel işletme mantığıyla, strateji geliştirme kurulu ikame edilmektedir.

Strateji geliştirme başkanlığının görevini yapan birimler, her bakanlıkta mevcut ve çalışır durumdadır. strateji geliştirme başkanlığının yapacağı görevleri araştırma planlama kurulu daire başkanlığı, zaten, şu anda yapmaktadır.

İsim değiştirilerek yapılan bu değişikler altındaki gerçek maksadı anlamak çok zor değil; tek bir maksadı var; kamuda kadrolaşmak.

Diğer tüm maddelerde olduğu gibi, 30 uncu maddede de kamu hizmeti ve kamu yararı kavramlarıyla çok bağdaşmayan, daha çok, özel işletme, kâr amaçlı işletme terminolojisinde yer alan "kârlılık, performans ölçütleri" terimleri sıkça yer almaktadır. Bu tasarı, felsefesini, IMF, Dünya Bankası, Dünya Ticaret Örgütünün küreselleşme, özelleştirme ve yerelleştirme kavramlarıyla tanımlanan bir ideolojiden almaktadır. Öngörülen yeniden yapılanma, toplumsal kaynakları yerelleşme adıyla küresel sermayeye bağlayacak, kamu hizmetlerini her düzlemde piyasaya teslim edecek bir özelleştirme sürecidir.

Bu tasarıyla, kamusal alan daha da daraltılmakta, kamu hizmetlerinin sunulmasında, piyasacı mantıkla, yurttaşlar müşteri konumuna getirilmektedir. Devlet, sosyal devlet olarak değil, düzenleyici devlet olarak tanımlanmaktadır.

Değerli milletvekilleri, bu yasa tasarısında, merkezî kentsel düzeylerdeki kamu yönetimini, sanki özel kesim kuruluşuymuş gibi, verimlilik, etkinlik, dolayısıyla, kârlılık amacıyla çalışan, yurttaşa ve kenttaşa müşteri gözüyle bakan bir anlayışla yönetme, daha doğrusu, işletme amacı ağır basmaktadır.

Bu yasa tasarısında, memur güvencesinin ortadan kaldırılması, daha da kötüsü, kadroların liyakate değil, siyasal yeğlemelere dayandırılması, her türlü keyfîliğe, partizanlığa açık duruma getirilmesi söz konusudur.

Performans sisteminden neyi anlamalıyız; çalışanların maaşlarının düşük tutulması, kadro iptali, istihdamın azaltılması, sözleşmeli ve ücrete dayalı anlaşma yapılması mı, yoksa, kadrolaşmak için birimlerin adını değiştirme olarak mı algılamalıyız.

Bu yasa tasarısındaki temel amaç, çalışanların sendikalarının devreden çıkarılması, bireysel hakların askıya alınması ve kazanılmış hakların gasp edilmesidir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tasarı, ulusal dinamiklerin değil, küresel dinamiklerin esiridir ve küresel piyasanın ihtiyaçlarına cevap vermek kaygısıyla hazırlanmıştır. Bu ideoloji, tasarının gerekçesinde çok açık bir dille yazılmıştır.

Türk kamu yönetiminin iyileştirilmesi, reforme edilmesi, yani, Türkiye'nin idarî reformunun temel ideolojik referansı küreselleşmecilik değil, cumhuriyetçilik, kalkınmacılık ve demokrasi olmalıdır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu yasa tasarısı, toplumun tüm kesimlerinin görüşleri alınarak, katılımcı, demokratik, üniter devlet yapısıyla bağdaşmalı ve sosyal grupların uzlaşmasıyla ortaya çıkmalıdır. Biz de, onların temsilcileri olarak, hep beraber, hiçbir kuşkuya meydan vermeden bu yasayı çıkarmalıyız. Bu dayatma ve baskı insanlarda kafa karışıklığına yol açmaktadır. Gelin, çağdaş, katılımcı, demokratik ve tüm tarafların memnun olacağı bir yasa çıkaralım; çünkü, bu, bir gerekliliktir. Kaldı ki, biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, seksen yıldır topluma öncülük etmiş, ilerici, çağdaş her yapıya destek vermiş bir partiyiz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; idarî reform gerici değil ilerici, liberal küreselleşmeci değil sosyal planlamacı, dayatmacı değil demokratik, derme çatma değil bilimsel olmalıdır. Oysa, bu yasa, çağdaş, demokratik, bilimsel olmak yerine, toplumun ümmetçi olmasını hedeflemektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

59 konuşma daha · 27 Şubat 2004

59 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook