Kamu yönetimi temel kanunu tasarısı (ss.349)
Ankara Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 59. Birleşim · 2. yasama yılı · 27 Şubat 2004 · 570 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Cemil Çiçek (AK Parti), 27 Şubat 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU YÖNETİMİ TEMEL KANUNU TASARISI (SS.349)); konuşma 570 kelime.
Cemil Çiçek (AK Parti, Ankara). “Kamu yönetimi temel kanunu tasarısı (ss.349)”. TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim tutanağı, 27 Şubat 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cemil-cicek-22-2004-02-27-kamu-yonetimi-temel-kanunu-tasarisi-ss-349-3 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ADALET BAKANI CEMİL ÇİCEK (Ankara)Teşekkür ederim.
Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; bir anlamda, 31 inci maddede "Hukuk Müşavirliği" başlığı altında, idarenin ihtiyacı olan alanlarda hizmet satın alması ve hukuk müşavirlerinin görev, yetki ve sorumlulukları düzenlenmiştir. Bu, ilk defa bu kanun tasarısıyla gündeme gelen bir husus değil. Bugün, devlet örgütü içerisinde, hemen hemen her genel müdürlüğün, her bakanlığın hukuk müşavirliği vardır; esas itibariyle, o hukuk müşavirleri hangi görevleri icra ediyorsa, bugün, bu 31 inci maddeyle getirilen hukuk müşavirleri de aşağı yukarı aynı görevleri ifa edeceklerdir.
Yalnız, burada, uygulamada bir farklılık şurada ortaya çıkıyor: Madde gerekçesinde de açıkça ifade edildiği gibi, gerçekten, artık, günümüzde birçok ihtilaf, sıradan hukuk bilgisiyle çözme imkânı yoktur. Hatta, biz, yargıyla ilgili, burada, bu çatı altında, bazı konuları konuşurken, özellikle Adalet Bakanlığı bütçesi üzerinde söz alan arkadaşlarımız da ifade ettiler ki, yargıda bile bir ihtisaslaşmaya gidilmekte, bunun için de ihtisas mahkemeleri kurulmaktadır. O sebeple, ihtisası gerektiren konularda, pekâlâ, idare, kamunun menfaatını korumak, devletin menfaatını korumak, milletin menfaatını korumak noktasında, ola ki, özel ihtisası gerektiren konuda yetişmiş biriyle kendisini temsil ettirme ihtiyacını duyabilir. Özellikle ekonomik ilişkilerin son derece girift hale geldiği ve uluslararası şirketlerin günümüzde bir realite olarak gündemde olduğu bir dönemde, devlet aleyhine açılan pek çok davada, realiteyle de biliyoruz ki, artık, sadece pratisyen düzeyindeki hukuk müşavirleriyle devletin hukukunu korumak mümkün olamamaktadır. Bunu, bittecrübe görüyoruz. İşte, böyle bir noktada, idareye bir imkân getirilmekte; icap ediyorsa, kamunun menfaatını korumak adına hizmet satın almasına imkân getirilmektedir. Devlet, zaman zaman böyle bir ihtiyacı geçmişte de duydu, bugün de duyuyor, yarın da duyabilecektir.
Burada dikkat edilecek husus ne; evvela, hizmet satın alma söz konusu olduğuna göre, tabiatıyla, bu konuda birkısım şartlar zaten mevzuatımızda, kanunlarımızda var. Buna ilaveten, konunun içeriği ne ise, muhtevası ne ise, zaten o konuda uzmanlaşmış, belgesi olan, bilgisi olan, sertifikası olan, doktorası olan insanları getirecektir. Tabiatıyla, bunun bir sorumluluğu yok mu; elbette var. Evvela, bu kararı verecek, böyle bir hizmet satın alacak kişi, bakandır, onayı verecek bakandır, bunun bir siyasî sorumluluğu vardır. Eğer böyle bir konuda yanlış yapıyorsa, devletin, milletin menfaatını korumayacak bir işlem gerçekleştirdiyse, bunun hesabını gelir hem yargıda verir hem Parlamento huzurunda verir.
İkincisi, eğer böylesine bir kişi -biriyle bir vekâlet sözleşmesi yapıldı- maksat hilafına ya da devletin, milletin menfaatını koruyacak yerde davadan vazgeçti, eğer böyle bir tereddütünüz varsa, o zaman anlaşma yaptığınız kişiye hangi konularda yetkili olduğu hususunda daha titiz davranırsınız, bilfarz, davadan vazgeçme yetkisini vermezsiniz, sulh yetkisini vermezsiniz; eğer böyle bir yola gidecek idiyse, gelip, sizden çok açık talimat alması gibi bir yola da gidilebilir. Onun için...
MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin)Bizim dediğimiz o değil.
ALİ TOPUZ (İstanbul)Anayasa açısından, 128 inci maddesi...
ADALET BAKANI CEMİL ÇİÇEK (Ankara)Sayın Topuz, arkadaşlarımızın sorduğu soru sizin söylediğiniz gibi değil, ben sorulara cevap verdiğim için bu açıdan söylüyorum.
Sayın Özyürek'in söylediği açıdan, ben, şahsen, Anayasa açısından bir problem görmüyorum. Bugün de, zaman zaman devlet, hakem kurullarında vesairede bu neviden uzmanlıklardan istifade edebilmekte, hizmet satın alabilmektedir, görevlendirme yapmaktadır. Onun için, getirilen düzenleme, aslında, kamunun menfaatını daha iyi koruyabilme adına, mevcut müesseseleri ve bugüne kadar işleyen sistemin yeterli olmamasından yola çıkarak yeni bir alternatif getirmekte, yeni bir açılım ortaya koymaktadır. Tabiatıyla, burada verilen her yetkinin beraberinde getireceği bazı sorumluluklar var; bu kararın altına imza atan insanlar da bakandır, müsteşardır, genel müdürdür; bunun da bir sorumluluğu ortaya çıkacaksa, bunun hesabını da gelir yargıda verir, siyasî kişiyse Parlamentoda verir.
Onun için, bu maddenin düzenleniş şeklinin, bir ihtiyaçtan kaynaklandığı ve günün ihtiyaçlarına cevap verebileceği kanaatini taşıyorum.
Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
59 konuşma daha · 27 Şubat 2004