Kamu yönetimi temel kanunu tasarısı (ss.349)
Genel Kurul, 59. Birleşim · 2. yasama yılı · 27 Şubat 2004 · 646 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ali Topuz (CHP), 27 Şubat 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU YÖNETİMİ TEMEL KANUNU TASARISI (SS.349)); konuşma 646 kelime.
Ali Topuz (CHP, İstanbul). “Kamu yönetimi temel kanunu tasarısı (ss.349)”. TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim tutanağı, 27 Şubat 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-topuz-22-2004-02-27-kamu-yonetimi-temel-kanunu-tasarisi-ss-349 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ALİ TOPUZ (İstanbul)Sayın Başkan, Yüce Meclisin değerli üyeleri; hepinizi en içten duygularımla ve saygılarımla selamlıyorum.
Biraz önce yaşadığımız olumsuz olaylardan ders çıkarmamız gerektiğini düşünüyorum. Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısı dolayısıyla burada yapılan tartışmalar hem iktidar için hem muhalefet için, İçtüzüğün kendisine verdiği bütün imkânları kullanarak düşüncelerini ortaya koymak açısından etkili, geniş bir platform halinde sürdürülüyor. Bunun bir temel nedeni var, bu tartışmaların bu kadar geniş bir çerçevede yapılmış olmasının bir temel sebebi var. Bu sebep, bu tasarının yeteri kadar tartışılmadan, olgunlaştırılmadan Türkiye Büyük Millet Meclisinin Genel Kuruluna getirilmiş olmasıdır.
Değerli milletvekilleri, bu tasarı, bugüne kadar bu Mecliste görüştüğümüz ve bazen hep beraber oluşturduğumuz tasarıların hepsinden farklı, hepsinden önemli, geleceğimizle ilgili çok önemli belirlemeler yapan bir tasarı. Gönül isterdi ki, bu tasarı, Meclis gündemine, Genel Kurul gündemine gelmeden önce, komisyonlarda altkomisyonlara aktarılsın, altkomisyonlarda bu tasarıyla ilgili bütün tarafları dinlemeye imkân veren geniş bir tartışma süreci yaşansın, bu kadar önemli bir tasarının hepimizin katkılarıyla, toplumumuzun istediği bir çerçevede oluşturulması sağlansın; ama, bu yapılamadı.
Hem İktidar Partisi hem Anamuhalefet Partisi, geçerli oylara göre, toplumumuzun ancak yüzde 55 civarında bir bölümünü temsil ediyor. Oysa, toplumumuzun bizim dışımızdaki kesimleri var; onları da çok yakından ilgilendiren ve geleceğe dönük belirlemeler yapan bu tasarının, toplumun bütün ilgili kesimlerinin katılımıyla, önerilerini dikkate alan ve bir uzlaşmaya dayanan biçimde getirilmesi gerekirdi.
Arkadaşlarım sırası geldiğinde söylediler, Türk Ceza Kanununa ilişkin düzenleme, şu sırada ilgili komisyonun altkomisyonunda görüşülüyor. Aylardan beri görüşülmesi devam ediyor; neden; hem iktidar hem muhalefet hem de o yasayla ilgili bütün toplumsal kurumlar, kuruluşlar düşüncelerini oraya yansıtıyor; tasarı, geldiğinden çok farklı bir şekilde oluşturularak, Yüce Meclisin önüne getirilmeye hazırlanıyor. Şimdi görüştüğümüz bu tasarı, o tasarıdan daha mı az önemli değerli arkadaşlarım?!. Bütün mesele, bu tasarının yeteri kadar tartışılmamış olmasından kaynaklanıyor.
Vaktinizi fazla almak istemiyorum; ama, bilesiniz ki, bu tasarının burada görüşülmesi sırasında, bu söylediğim nedenlerle, hem Anamuhalefet Partisi milletvekilleri hem de İktidar Partisi milletvekilleri, tasarıyı, bütün ayrıntılarıyla, boyutlarıyla değerlendirme hakkını kullanmak isteyeceklerdir; bunu yapıyorlar; soru soruyorlar, maddeler üzerinde söz alıp konuşuyorlar, geniş bir tartışma yapılıyor. Elbette, bu kadar uzun süren ve saat 14.00'ten 24.00'e kadar sürekli çalışmayı öngören yoğun bir tartışma içerisinde, zaman zaman, arkadaşlarımızın sinirleri gerilebiliyor ve tartışmalar, hiçbirimizin istemediği ölçülerde gerginliklere de taşınabiliyor. Sayın Başkanın ifade ettiği gibi, her iki partinin grup yöneticileri, bu gerginlikleri azaltmak için çaba sarf ediyorlar; bundan sonra, daha da çok çaba sarf etmeleri gerekir.
Burada, tartışmanın ortaya çıkması ve bir üzücü olayın cereyan etmiş olması, sanıyorum, Sayın Başbakan Yardımcımızın, sinirlerine hâkim olamayarak, bir ölçüde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubunu ağır bir şekilde tahrik eden bir konuşma yapmış olmasından kaynaklanıyor. Sayın Başbakan Yardımcısı, Cumhuriyet Hükümetinin Başbakan Yardımcısı ve Bakanıdır; bizim de Bakanımızdır, bizim de Başbakan Yardımcımızdır. Milletvekilleri, burada, belki, sinirlerine hâkim olamayarak, gerginliğe neden olabilirler; ama, Cumhuriyet Hükümetinin bir Sayın Bakanının, gerginlik yaratmak için, bir ölçüde, bir grubu ağır bir şekilde tahrik edecek tarzda bir üslup kullanmasını, doğrusu, uygun bulmadığımı, bunu bir Sayın Bakana yakıştıramadığımı ifade etmek istiyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ALİ TOPUZ (Devamla)Bitiriyorum efendim.
BAŞKANBuyurun Sayın Topuz.
ALİ TOPUZ (Devamla)Bu üslup, sadece, Cumhuriyet Halk Partisine karşı yapılmış bir tahrik değildir; bu üslup, Türkiye Büyük Millet Meclisine karşı bir tahriktir. Bir Sayın Bakanın, sadece bir partiyi değil, böyle bir ağır itham yaparak, Türkiye Büyük Millet Meclisinde her iki partinin milletvekillerinin sinirlerinin gerilmesine neden olmak suretiyle, bence çok önemli bir yanlış yapmıştır; sadece bizden değil, Meclisin tümünden özür dilemesi gerektiğini düşünüyorum. Cumhuriyet Halk Partisi için sarf ettiği sözleri, burada, ayrıntılı bir şekilde yanıtlamak istemiyorum; ama, eğer, Türkiye Büyük Millet Meclisinin çatısı altında, bizler milletvekili olarak, Sayın Mehmet Ali Şahin de Başbakan Yardımcısı olarak bulunuyorsa, bunu, Cumhuriyet Halk Partisine de bir ölçüde medyun olduğunu hatırlaması gerekir. Cumhuriyeti kuran bir partiye, demokrasiyi getiren bir partiye, özgürlükleri getiren bir partiye, geçmişe dönük olarak, bugünün koşullarında bakıp suçlama yapmak, belki bazı milletvekillerine yakışır; ama, Başbakan Yardımcısına yakışmaz. Biz, Türkiye'yi nereden aldık, nereye getirdik, hangi durumdan nereye taşınmasına sebep olduk, bunu Sayın Bakanın hatırlaması gerekir.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
59 konuşma daha · 27 Şubat 2004
