İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 19. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Türk ceza kanunu, cezaların infazı hakkında kanun ve karayolları trafik kan.değ.yapılmasına ilişkin kanunu

Atilla Kart

Konya Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 19. Birleşim · 1. yasama yılı · 8 Ocak 2003 · 592 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Atilla Kart (CHP), 8 Ocak 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 19. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK CEZA KANUNU, CEZALARIN İNFAZI HAKKINDA KANUN VE KARAYOLLARI TRAFİK KAN.DEĞ.YAPILMASINA İLİŞKİN KANUNU); konuşma 592 kelime.

Atilla Kart (CHP, Konya). “Türk ceza kanunu, cezaların infazı hakkında kanun ve karayolları trafik kan.değ.yapılmasına ilişkin kanunu”. TBMM Genel Kurulu, 19. Birleşim tutanağı, 8 Ocak 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/atilla-kart-22-2003-01-08-turk-ceza-kanunu-cezalarin-infazi-hakkinda-kanun-ve-karayollari-trafi (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA ATİLLA KART (Konya)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan tasarının 1 inci maddesi hakkında, Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun görüşlerini ifade etmek, beyan etmek üzere söz almış bulunmaktayım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, bilindiği gibi, günümüzde trafik kazaları, gelişen teknoloji karşısında, sürücü kusurları, yol yetersizlikleri, tasarım ve üretim hataları ve sair sebeplerle, ülkemizde, artık, trajik bir sosyal vaka boyutuna ulaşmıştır. Bir hesaplamaya göre, çok ciddî olarak yapılan bir araştırmaya, bilirkişi raporuna göre, trafik kazaları bu tempo içinde seyrettiği takdirde, ülkemizde, 2015 yılında, her aileden bir bireyin trafik kazasına maruz kalması gibi bir sonuçla karşı karşıyayız. Bu husus, takdir olunur ki, son derece vahim bir haldir. Dolayısıyla, trafik kazalarıyla ilgili düzenlemeler yapılırken, bütün bu yönlerin, bütün bu unsurların tartışılması, değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bu yasayla getirilen düzenleme, çerçevesi, konusu itibariyle son derece sınırlı bir düzenleme. Ümit ederim ki, trafik kazaları konusunda gerek Adalet ve Kalkınma Partisi tarafından ve gerekse Cumhuriyet Halk Partisi tarafından verilmiş olan araştırma önergesinde bu konunun bütün unsurları, bütün faktörleri masaya yatırılır, tartışılır, değerlendirilir ve bu konunun çözümü konusundaki öneriler, tedbirler uygulamaya geçirilir.

Gelişen teknolojide, trafik kazalarının oluşumunda artık kompleks sebepler ve faktörler etkili olmaya başlamıştır. Artık, olayları, sosyal olayları, sadece "taksir" kavramı ve "kasıt" kavramıyla izah etmek mümkün olamayacak bir hal almıştır. Öylesine kompleks olaylar, öylesine kompleks suç türleri gelişmiştir ki, bu, taksirle gelişen, kasıtla işlenen suçlar arasında ara bir denge kurma, ara bir düzenleme yapma gereği doğmuştur. Bu sebepledir ki, çağdaş mevzuatlarda, çağdaş hukuk sistemlerinde, bu yasada "bilinçli taksir" denilen, ama, hatalı bir ifadeyle, biraz evvel Sayın Hasan Fehmi Güneş'in de ifade ettiği gibi, yetersiz ve hatalı olarak ifade edilen bir ara düzenleme, ara kavram düzenlemesi getirilmiştir.

Burada hemen tekrar ifade etmek istiyorum; "bilinçli taksir" düzenlemesi, yetersiz bir düzenleme, yetersiz bir ifade. Bunun "yoğunlaşmış kasıt" altında, "yoğunlaşmış kusur" altında işlenmesi, "ağır kusur" altında işlenmesi; ama, onun da ötesinde, sonucunun öngörülebilmesi hali söz konusu; yani, burada ilgili şahıs, fail veya sanık, sonucunu öngörerek, ama, kastî olmayan bir şekilde bu eylemi işlemektedir. Bu niye çok önemli; şunun için çok önemli: Mevcut sistemimizde, mevcut mevzuatımızda, meydana gelen kaza sonucuna göre, temel ceza, bazen iki yıldan başlamakta, bazen dört yıldan başlamakta, on yıla kadar çıkabilmekte. Bu düzenlemeyle, burada yapılacak uygulamaların on yılın da üstüne çıkması, yerine göre onüç, ondört, onbeş yıla ulaşması gibi bir düzenleme getirilmiş olmaktadır. Bu konunun son derece hassas bir konu, sınırda olan bir konu olması sebebiyle de, uygulayıcıların, bu kavramın açık bir şekilde düzenlenmiş olmasına ihtiyaçları vardır. Bu sebeple, bu düzenlemede "bilinçli taksir" kavramı yerine "öngörülü taksir" kavramının kullanılmasının amaca çok daha uygun olacağı görüşündeyiz. Esasen, bakıyoruz, getirilen tasarıda da "failin öngördüğü neticeyi istememesine rağmen" ibaresi var. Dolayısıyla "öngörülü taksir" kavramının, yasa metnine uyum sağlaması açısından da ve amaca uygun hale getirilmesi bakımından da "bilinçli taksir" kavramı yerine kullanılmasının, hem hukuk tekniğine hem de amaca uygun olacağı açıktır. Bunu, hem komisyonun hem hükümetin takdirlerine önemle sunuyorum.

Verilmek istenilen cezanın taksir ile kasıt arasındaki dengeyi sağlaması bakımından bu şekildeki bir düzenlemeye yine ihtiyaç olduğu açıktır. Bu yönüyle de tasarıya elbette katılıyoruz.

Her ne kadar mevzuatımızda öngörülü taksirin unsurları bütün yönleriyle düzenlenmemiş ise de, bu noktada sınırlı da olsa, trafik yasalarına yönelik olarak ve Ceza Kanununun 45 inci maddesiyle ilgili olarak bu düzenlemenin yapılmış olmasını, biz, bir başlangıç olarak kabul ediyoruz.

Yine, bağlantılı olarak, bu düzenlemenin yapılması sayesindedir ki, Yargıtayın, yüksek mahkemenin ve diğer adlî mahkemelerin bugüne kadar içtihat yaratmaktaki zorluklarının da aşılabileceği düşüncesindeyiz. Bu noktada da bir başlangıç yapılmış ve mesafe alınmış olacaktır.

Bu düşüncelerle ve bu ihtirazî kayıtlarla, gerek 1 inci maddeye gerek 2 nci maddeye olumlu yönde oy kullanacağımızı ifade ediyor; Yüce Heyeti saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

22 konuşma daha · 8 Ocak 2003

22 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook