Türk ceza kanunu, cezaların infazı hakkında kanun ve karayolları trafik kan.değ.yapılmasına ilişkin kanunu
Ankara Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 19. Birleşim · 1. yasama yılı · 8 Ocak 2003 · 540 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Cemil Çiçek (AK Parti), 8 Ocak 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 19. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK CEZA KANUNU, CEZALARIN İNFAZI HAKKINDA KANUN VE KARAYOLLARI TRAFİK KAN.DEĞ.YAPILMASINA İLİŞKİN KANUNU); konuşma 540 kelime.
Cemil Çiçek (AK Parti, Ankara). “Türk ceza kanunu, cezaların infazı hakkında kanun ve karayolları trafik kan.değ.yapılmasına ilişkin kanunu”. TBMM Genel Kurulu, 19. Birleşim tutanağı, 8 Ocak 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cemil-cicek-22-2003-01-08-turk-ceza-kanunu-cezalarin-infazi-hakkinda-kanun-ve-karayollari-trafi (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ADALET BAKANI CEMİL ÇİÇEK (Ankara)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bu yasanın, milletimiz için, toplumumuz için hayırlı olmasını temenni ediyorum. Gerçekten de, trafik kazalarıyla ilgili olarak önemli bir düzenlemeyi burada gerçekleştirmiş oluyoruz.
Komisyonda da ifade ettiğim gibi, aslında, bir tek yasayla Türkiye'de trafik sorunlarını çözmek ne mümkündür ne de yeterlidir; çünkü, trafik kazalarına etki eden pek çok faktör var; yollarımızın standardından tutun başkaca unsurlara varıncaya kadar bu kazalara tesir icra ediyor. Şüphesiz, belki de, trafik kazalarını önlemenin en temel yolu eğitimdir. Toplumumuzda pek çok üzücü sonucun sebebi de eğitimdir, çözümü de eğitimden geçiyor. Ancak, eğitimi dünden bugüne bir gecede, bir haftada halledemeyeceğimize göre, öbür taraftan caydırıcı tedbirleri alma mecburiyeti de vardır.
Bugün yasalaştırdığımız ve kabul ettiğimiz bu tasarı, geçtiğimiz dönemde de, değişik partilere mensup milletvekillerimizin şu veya bu vesileyle gündeme getirdiği bir konu. Neden bu tasarı gündeme geldi; çünkü, son 5 yılda 26 000'den fazla insanımız hayatını kaybetti, 1 500 000'e yakın vatandaşımız bu trafik kazaları sebebiyle yaralandı ve millî servet heba oldu. Bütün bunlar karşısında anlaşıldı ki, meri mevzuatımızdaki trafik cezaları yeterli değil. Özellikle ölümle sonuçlanan kazaların çok önemli bir kısmının alkollü sürücüler yüzünden meydana geldiği de, istatistiklerle açıkça ortaya çıkmış vaziyette. Onun için, kabul ettiğimiz bu kanunla, alkollü sürücülerle ilgili birkısım cezaların getirilmiş olması, tedbirlerin getirilmiş olması, caydırıcı bir unsur olması düşüncesiyle, kanaatiyledir ve bu kanunda alkole çok fazla vurgu yapılmasının sebebi de bundan dolayıdır; yoksa, yasakçı bir zihniyetle, alkolü yasaklamak vesaire gibi bir düşünce kesinlikle yoktur, olamaz. Biz, Türkiye'de, yasaları yaparken, olabildiğince realist davranmaya, Türkiye'nin menfaatını, içinde bulunduğumuz toplumun taleplerini, ihtiyaçlarını da göz önünde bulundurarak bu düzenlemeleri yapmaya çalışıyoruz. Ümit ederim ve temenni ederim ki -benden evvel konuşan arkadaşlarımızın da dile getirdiği gibi- bu tasarı, alkollü araç kullanmak durumunda olan insanlarımız için yeterli bir uyarıcı etki yapar.
Tabiatıyla, burada, özellikle meslek odalarına çok büyük görev düşüyor; şoför esnafımızın bu noktada uyarılması lazım, kanunun getirdiği birkısım müeyyidelerin iyi anlatılması lazım. Aksi halde, biz bunları bilmiyorduk gibi bir durumla da, inşallah, karşı karşıya kalmayız.
Yalnız, burada, yine zabıtlara geçmesi açısından bir hususu ifade edeceğim. Bu kanunla birlikte "bilinçli taksir" diye bir kavram ilk defa ceza hukukumuza girmiş gözüküyor. Biz, bu düzenlemeyi yaparken, şu an Başbakanlıkta bulunan ve inşallah, bu yasama dönemi içerisinde yasalaştırmayı düşündüğümüz Türk Ceza Kanunu Tasarısındaki bölümden buraya aktarma yaptık. Bu Türk Ceza Kanunu Tasarısının İkinci Kısım Birinci Bölümünde yer alan ve kasıt ve taksiri düzenleyen -20 nci madde kastı düzenliyor, 21 inci madde de taksiri düzenliyor- maddelerde "failin öngördüğü neticeyi istememesine karşın neticenin meydana gelmesi halinde bilinçli taksir vardır, bu halde ceza üçte 1'den yarısına kadar artırılır" denilmektedir. Şimdi bu kanuna naklettiğimiz cümle, aynen buradaki cümledir, bir uyumu sağlamak bakımından ifade edilmiştir.
Doğrusu, bu Ceza Kanunu Tasarısı da, başta değerli hukukçularımız Prof. Sulhi Dönmezer, Prof. Feridun Yenisey, Prof. Bahri Öztürk, Prof. Durmuş Tezcan, Prof. Doğan Soyhasan olmak üzere, Yargıtayın ilgili ceza dairelerinin, Cumhuriyet Başsavcılığımızın, barolarımızın mutabık kaldığı bir metindir. Bu neviden tasarılar hazırlanırken, yüksek malumlarınızdır, bu kavramlar üzerinde uzun uzadıya tartışma yapılıyor ve bir mutabakatın sonucu olarak, bu, orta yere çıkmış oluyor. Dolayısıyla, bizim, bu düzenlemedeki "bilinçli taksir" kavramı, böyle bir münakaşanın, müzakerenin ve mutabakatın sonucunda ortaya çıkmış bir metinden, bugünkü kanuna aktarılmış bir bölümü ifade ediyor. Bunu da bilvesile ıttılaınıza arz etmek istiyorum. Kanun memleketimiz için hayırlı olsun.
Hepinize saygılar sunuyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
22 konuşma daha · 8 Ocak 2003