İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 19. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Türk ceza kanunu, cezaların infazı hakkında kanun ve karayolları trafik kan.değ.yapılmasına ilişkin kanunu

Sadullah Ergin

Hatay Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 19. Birleşim · 1. yasama yılı · 8 Ocak 2003 · 1.466 kelime · yaklaşık 7 dakikalık okuma

Kaynak göster

Sadullah Ergin (AK Parti), 8 Ocak 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 19. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK CEZA KANUNU, CEZALARIN İNFAZI HAKKINDA KANUN VE KARAYOLLARI TRAFİK KAN.DEĞ.YAPILMASINA İLİŞKİN KANUNU); konuşma 1.466 kelime.

Sadullah Ergin (AK Parti, Hatay). “Türk ceza kanunu, cezaların infazı hakkında kanun ve karayolları trafik kan.değ.yapılmasına ilişkin kanunu”. TBMM Genel Kurulu, 19. Birleşim tutanağı, 8 Ocak 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sadullah-ergin-22-2003-01-08-turk-ceza-kanunu-cezalarin-infazi-hakkinda-kanun-ve-karayollari-trafi (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AK PARTİ GRUBU ADINA SADULLAH ERGİN (Hatay)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türk Ceza Kanunu, Cezaların İnfazı Hakkında Kanun ve Karayolları Trafik Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı hakkında Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Sözlerime başlarken, muhterem heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Kıymetli arkadaşlar, günümüzde motorlu kara taşıt araçlarının gerek nicelik, gerek nitelik bakımından büyük bir gelişme ve artış gösterdiği bilinen bir gerçektir. Özellikle, şehiriçi ve şehirlerarası karayollarında doğrudan veya dolaylı olarak bu araçların yoğun bir şekilde trafik kazasına karışmaları sonucu suç işlenmesine karşın, mevzuatımızda bu eylemleri cezaî yaptırıma bağlayan hükümlerin yeterli derecede caydırıcı olmadığı görülmektedir. Bu araçlarla işlenen ve öldürme ya da yaralamayla sonuçlanan trafik kazalarında bu suçlara ilişkin kusurluluk şekli, özellikle de alkollü araç kullanılması sonucunda işlenen suçlarda kusurluluğun derecesini yeterince ortaya çıkaramamaktadır. Zira, uyuşturucu ve keyif verici maddeler alarak ve alkollü araç kullanılması sonucunda işlenen eylemlerde, fiil ve sonuç arasında ortaya çıkan nedensellik değerine bağlı cezaî yaptırımı, ceza hukukundaki klasik kusur teorisiyle açıklamak son derece güçtür.

Değerli arkadaşlar, önümüze gelen bu tasarıyla, çağdaş ceza kanunlarında olduğu gibi, kusurluluğun bir türünü oluşturan taksirin daha da yoğunlaşmış şekli olan bilinçli taksir kavramına 765 sayılı Türk Ceza Kanununda yer verilerek, faildeki tehlikelilik haliyle orantılı cezanın genel ve özel önleme fonksiyonlarının gerçekleştirilmesi ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun bu konuyla ilgili maddelerinde öngörülen cezanın artırılarak, bu suçlara karşı caydırıcılığın sağlanması amaçlanmıştır.

Bu tasarıda, yine, otoyollarda ve devlet karayollarında, konaklama yerleri ile belediye mücavir alanları hariç olmak üzere, yapı ve tesislerde alkollü içki satılmasının yasaklanmasına ilişkin hükümlere de yer verilmiştir.

Değerli milletvekilleri, ülkemiz, uzun yıllardan beri, trafik teröründen çok acılar çekmiştir; nice ocaklar sönmüş, aileler parçalanmış, maddî ve manevî kayıplar, bünyemizde onulmaz yaralar açmıştır. Maalesef, savaşlarda verdiğimiz can kaybından daha fazlasını trafik terörüne vermiş bulunmaktayız ve hâlâ da, canlarımızı, bu anlamsız teröre kurban vermeye devam ediyoruz. Medyadan izliyorsunuz; İstanbul'dan Ankara'ya yürüyen kazazede yakınlarının, kaza yapılmış olan otoyolları trafiğe kapatma eylemlerini görüyoruz ve maalesef, Anadolu'nun dört bir yanından, her gün yükselen feryatları, yüreğimizin derinliklerine kadar hissediyoruz. Evladını, anasını, babasını, eşini dostunu trafik kazalarında kurban vermiş olanlar ile kurban vermeye aday olan bizler ve tüm milletimiz, bu yasanın çıkmasını çok ciddî bir şekilde bekliyor.

Değerli arkadaşlar, burada yaptığımız çalışma, işte bu olumsuz tablonun giderilmesi ve feryatların azaltılması, akabinde de, inşallah, ortadan kaldırılması çabalarının bir parçasıdır. Esas itibariyle, bu çalışmalar, bugün başlamış çalışmalar da değildir. 21 inci Dönem Parlamentosunun başlattığı; fakat, tamamlayamadığı bu çalışma, inşallah, sizlerle beraber, bizim tarafımızdan tamamlanacak ve hayırlı bir iş yapmış olacağız.

Değerli arkadaşlar, bu tasarıyla yapılması düşünülen değişiklikleri birkaç başlık halinde özetlemek istiyorum. İlk olarak, Türk Ceza Yasasındaki taksir kavramı genişletilerek, kanuna "bilinçli taksir" terimi ilave edilmektedir. Bugün, Fransa ve Belçika gibi bazı Avrupa ülkeleri ile Anglo- Sakson ceza hukuku sistemlerine girmiş bulunan bilinçli taksiri şöyle tanımlayabiliriz:

Bilinçli taksir: Ortaya çıkan sonuç, istenmemiş olmakla beraber, öngörülebilir olmasıdır. Örneğin, şehiriçi yollarda 120 kilometre hızla giden bir araç kaza yaptığında, bu kaza ve eylem taksirli bir eylemdir; ancak, sürücü, bu hızla şehir içinde gittiğinde kaza yapmayı öngörebilecek konumdadır. Dolayısıyla, bunu, basit taksir olarak değerlendirmek, kazazede veya yakınlarına, kamu hukukuna karşı bir haksızlık olarak telakki edilecektir.

Bilinçli taksir, yasalarımıza yeni giren bir kavram. Şu anda üzerinde çalışılmakta olan Türk Ceza Yasası tasarısında yerini alacak bu kavrama, bu kanunlarımızda da yer verilmek suretiyle bir paralellik ve uyum sağlanmaya çalışılmıştır.

Değerli arkadaşlar, bilinçli taksirli hallerde faile verilecek cezalarda 1/3 oranında artırıma gidilmek suretiyle, faillerin bu eylemleri öngörmesini engellemek ve bu şekilde davranışını kısıtlamak amacıyla getirilmiştir.

Yukarıda yaptığımız değerlendirmeler, limit üzerinde alkol alarak araç kullanan araç şoförleri için de geçerlidir. Yönetmeliklerde tanınmış olan limitlerin üzerinde alkol alarak karayollarına çıkan şoförler, mutlaka kaza yapmayı arzu etmemekle beraber, bu halde kaza yapma olasılığının daha yüksek olduğunu bilecek durumdadırlar. Dolayısıyla, bilinçli taksir, yasalarımıza yeni nitelikli bir tanım getirmekte ve karayollarında cereyan eden kazaların ve onun ötesindeki taksirli suçların engellenmesinde yeni bir kurum olarak önümüze çıkmaktadır.

Yine, önümüze gelen tasarıyla, Cezaların İnfazı Hakkında Kanunda değişiklik yapılarak, bilinçli taksirle işlenmiş suçların paraya çevrilmesi engellenmektedir.

Değerli arkadaşlar, 647 sayılı Yasanın 4 üncü maddesi, hürriyeti bağlayıcı cezaların bir kısmını paraya çevirmeyi düzenleyen bir maddedir. Ancak, bilinçli taksirle işlenen suçlar, kamu vicdanında büyük yankı uyandırdığından ve toplumsal vicdanı rahatsız ettiğinden, bu maddede bir istisna getirilerek, bilinçli taksirle işlenen suçların 647 sayılı Yasanın 4 üncü maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği hükmü getirilmektedir. Böylelikle, potansiyel olarak neticeyi görebilecek, karayollarında limitlerin üzerinde hız yapan, limitlerin üzerinde alkol alarak yola çıkan şoförlerin masum insanların hayatını sona erdirme riskini azaltmaya yönelik bu çalışmalar, inşallah, müspet netice verecek ve Anadolu'dan yükselecek o acı, ıstırap sesleri biraz azalacaktır.

Değerli arkadaşlar, yine, bu tasarıdaki 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 48 inci maddesindeki değişikliklerle de, alkollü araç kullananlar ile aşırı hızlı araç kullananlara uygulanacak yaptırımlar ağırlaştırılmıştır.

Burada, yapılan değişikliklerle, suçun işlendiği tarihten itibaren geriye doğru beş yıl içerisinde bu maddeyi ihlal eden sürücülere, birinci ihlalde, altı ay süreyle ehliyeti geri alınmak ve 265 300 000 lira para cezası uygulanmakla tecziye edilmektedir.

Yine, bu süre içerisinde ikinci ihlal vuku bulursa, bu defa, ehliyet iki yıllık süre için geri alınmakta ve para cezası da 332 600 000 lira civarında tutulmaktadır. İkinci ihlali yapanlar, ayrıca sürücü davranışlarını geliştirme eğitimine tabi tutulmaktadırlar. Bu eğitimden başarıyla geçen sürücülere, yasal süre dolduktan sonra sürücü belgeleri iade edilmektedir.

Yine, bu beş yıllık süre içerisinde, aynı suçtan dolayı üçüncü defa yasayı ihlal eden sürücülerin, sürücü belgeleri beş yıllık bir süre için geri alınmaktadır. Verilecek para cezası da 532 600 000 lira olarak düzenlenmiştir; ancak, burada, hürriyeti bağlayıcı ceza da vardır. Daha önceki yasa metninde daha düşük olan hürriyeti bağlayıcı ceza, önümüze gelen tasarıyla, altı aya kadar hapis cezası olarak düzenlenmiştir.

Yine, bu hallerde sürücü, bu cezaları almaktan başka psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesine tabi tutulmaktadır. Bu değerlendirme ve muayene sonrasında uygun görülenlere, geri alma süresi sonunda sürücü belgeleri iade edilebilecektir.

Esas itibariyle, bu hükümler, yasamızın mevcut halinde de bulunmaktadır; ancak, caydırıcılığı olsun diye, bu yeni düzenlemeyle müeyyideler artırılmıştır, ağırlaştırılmıştır.

Değerli arkadaşlar, yine, aynı tasarıda, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 51 inci maddesinin iki ve beşinci fıkraları değiştirilmiş, hız limitini aşan sürücülere verilen cezalar artırılmış ve ilave caydırıcılık sağlanması amaçlanmıştır.

Bu tasarıda değineceğim son husus, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun ek 12 nci maddesinin değiştirilerek, sürücülerin alkollü içki alma ihtimali bulunan yerlerdeki alkollü içki satışının yasaklanmasına dairdir.

Değerli arkadaşlar, ülkemizde alkollü araç kullanımı nedeniyle sürücü belgelerinin geri alınması uygulaması 1997 yılında başlamış. 2001 yılı sonuna kadar bu müeyyideye tabi tutulan sürücü sayısı 145 000'dir; dört yıl içerisinde, 145 000 sürücünün sürücü belgesi geri alınmış. Bu rakam, zabıta tarafından tespit edilen, yakalanan sürücülere ait olan rakamdır. Takdir edersiniz ki, alkollü olarak trafiğe çıkan her sürücü de tespit edilebilir durumda değildir. Dolayısıyla, gerçek manada, karayollarımızda limit üstü alkol alarak dolaşan sürücü sayısı, burada bahsettiğimiz rakamların çok çok üstündedir. Bu durum, gerçekten düşündürücü ve bir o kadar da vahimdir.

Hepimiz, yaşamımızın önemli bir kısmını trafikte ve karayollarında geçiriyoruz ve düşününüz ki, binlerce araç, her an, kaza yapma riski yüksek bir şekilde trafikte kol geziyor. Her an, hepimizin de, tüm halkımızın da can ve mal emniyeti tehdit altında demektir.

Değerli arkadaşlar, işte bu nedenlerle, tasarıyla, hepimizin can ve mal emniyeti açısından bu son değişiklik yapılarak, karayollarında ve otoyollarda sürücülerin alkollü içecekleri temin etmesi engellenmeye çalışılmıştır.

Bu yasa tasarısı komisyonda görüşülürken, Cumhuriyet Halk Partili değerli üyeler bir muhalefet şerhi yazdılar ek 12 nci maddeyle ilgili olarak. Buradaki muhalefet şerhinin bir gerekçesi olarak, karayollarındaki trafik kazalarını engellemeye yönelik değil, alkol alımına tepki olarak bu maddenin getirildiği savı öne sürülmüştür. Bir ikinci gerekçe olarak da, turizm bölgelerinde ekonomiyi olumsuz etkileyecek bir yönü bulunduğu gerekçesiyle, değerli üyelerimiz bu maddeye muhalefet şerhi koymuşlardır.

Değerli arkadaşlar, burada şu tercihte bulunmamız gerekiyor: Bir yanda, karayollarında ve otoyollarda sürücülerin alkol alma özgürlüğü veya işyeri sahiplerimizin para kazanma hürriyeti; ama, bunun karşısında da, yaşama hakkı, yaşamımızı devam ettirebilme hakkı. Bu ikisi arasında bir tercih yapmak durumundayız.

Yıllardan beri, masum insanlar, maalesef, kendilerinin sebep olmadığı kazalarda can verdiler, yaralandılar, maddî-manevî çok büyük zararlar gördüler. Dolayısıyla, hiçbir özgürlük, yaşama özgürlüğünden daha öncelikli ve daha önemli değildir. (AK Parti sıralarından alkışlar) Yine, insan hayatı, parayla ölçülemeyecek kadar değerlidir. Yani, turistik yörelerde bir miktar ekonomik kayıp gerekçesiyle, karayollarında çok sayıda trafik canavarının dolaşmasına rıza göstermemeliyiz diye düşünüyorum. Dolayısıyla, Genel Kurula gelen tasarının, amaca hizmet edecek bir tasarı olduğunu düşünmekteyiz.

Değerli arkadaşlar, tüm bu yasal tedbirler, tek başına, elbette ki, trafik kazalarını sona erdirmeye yetmeyecektir. Mevcut kazaların sebeplerinden bir tanesidir, iki tanesidir bizim burada düzenlemeye çalıştığımız hususlar; ama, bunun ötesinde, nihaî olarak kazaları sona erdirecek ve Türkiye'deki karayollarında seyahat barışını sağlayacak olan şey, halkımızın doğru eğitilmesi, yeterli eğitilmesi, karayollarımızdaki teknik imkânların ve altyapının yeterli düzeye getirilmesiyle mümkün olabilecektir. Bunun farkındayız; ancak, inanıyoruz ki, huzurunuza getirilmiş bulunan bu tasarıdaki değişiklikler de, karayollarında meydana gelen trafik kazalarında önemli ölçüde azalma sağlayacak ve canı yanacak birçok muhtemel insanımızın canının yanmaması için de bir tedbir olacaktır.

Bu tasarının yasalaşması hayırlı bir adım olacaktır, önümüzdeki dönemlere ışık tutacaktır.

Bu tasarının oluşumu sürecinde emek veren, çalışan tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum ve Muhterem Heyetinizi saygıyla selamlıyorum, hürmetlerimi sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

22 konuşma daha · 8 Ocak 2003

22 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook