İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 19. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Türk ceza kanunu, cezaların infazı hakkında kanun ve karayolları trafik kan.değ.yapılmasına ilişkin kanunu

Feridun Fikret Baloğlu

Antalya Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 19. Birleşim · 1. yasama yılı · 8 Ocak 2003 · 935 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Feridun Fikret Baloğlu (CHP), 8 Ocak 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 19. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK CEZA KANUNU, CEZALARIN İNFAZI HAKKINDA KANUN VE KARAYOLLARI TRAFİK KAN.DEĞ.YAPILMASINA İLİŞKİN KANUNU); konuşma 935 kelime.

Feridun Fikret Baloğlu (CHP, Antalya). “Türk ceza kanunu, cezaların infazı hakkında kanun ve karayolları trafik kan.değ.yapılmasına ilişkin kanunu”. TBMM Genel Kurulu, 19. Birleşim tutanağı, 8 Ocak 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/feridun-fikret-baloglu-22-2003-01-08-turk-ceza-kanunu-cezalarin-infazi-hakkinda-kanun-ve-karayollari-trafi (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA FERİDUN FİKRET BALOĞLU (Antalya)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 5 inci madde üzerinde özellikle söz alma isteğimin nedeni, basında bu maddeyle ilgili spekülasyonlar ve Partime yönelik eleştirilerdir. Bu görüştüğümüz kanun tasarısı Türkiye'de günlük hayat açısından büyük değer taşıyor, önem taşıyor; çünkü, trafik suçlarının toplumda yarattığı tahribatı hepimiz görüyoruz, yaşıyoruz.

Ben, bu madde üzerindeki görüşlerimi başkalarına göre daha özgür biçimde ifade etme şansına sahibim; çünkü, benim bir trafik canavarı olma ihtimalim yoktur, motorlu araç hiç kullanmadım, kullanmayacağım da bundan sonra. O yüzden, söylediklerimi, belirli bir tavrı eleştirmek ya da belirli bir tavrı savunmak anlamında yorumlamayacağınızı biliyorum ve rahatlıkla düşüncelerimi ifade etmeye çalışıyorum.

Tasarının genel gerekçesi bu tahribatın giderilmesine yöneliktir. Diğer maddelere bir itirazımız yok; düzenlenen cezalarla, yeni düzenlemelerle yapılan şu olmuştur: Alkollü araç kullananlar daha şiddetle cezalandırılacaktır. Bugün önergeyle biraz yumuşatılmış da olsa, yeteri kadar ağır cezalar getirmektedir; ama, 5 inci madde konusunda daha dikkatli davranmamız gerektiğini düşünüyorum. Bunu, ilim, Antalya açısından ve turizm açısından daha duyarlı davranmamız gerektiğini düşünerek öne çıkarıyorum.

Sayın milletvekilleri, ek 12 nci maddede yapılan değişiklikle, aslında, hükümet tasarısı ve komisyonda kabul edilen son biçim -İçişleri Komisyonundan geçen metni kastetmiyorum- önünüzdedir, bakarsanız göreceksiniz ki, alan kısmen daraltılmıştır, mücavir alanlar bu kapsamın dışında bırakılmıştır; ama, karayolları da kapsam içine alınarak, alkollü içki satılan yerlere ilişkin başka bir sınırlama getirilmiştir. O yüzden, bu maddeye baktığınız zaman, her iki ihtimalde de, her iki uygulamada da, ek 12 nci maddeden doğan bir yanlışlığın sürmekte olduğunu görüyoruz. Ek 12 nci madde, mevcut şekliyle bile... Onu izninizle okumak istiyorum. Bu ek 12 nci madde "tüm otoyollarda, konaklama yerleri hariç, alkollü içki satılmasına izin verilmez" hükmünü içeriyor. Şimdi, bu son şekilde, önümüze gelen biçimde "konaklama yerleri ve belediye mücavir alanları hariç olmak üzere" denilerek "mücavir alanlar" bu kapsamın dışına çıkarılıyor; ama, buna karşılık "karayolları" ekleniyor.

Şimdi, bu uygulamayla ne kastediliyor, yani, amaç ne? İçki satışını yasaklamak, sınırlamak biçiminde bir tavır varsa, açıkça konulmalıdır ve bunu destekleyenler de olacaktır, buna karşı çıkanlar da olacaktır. İçki satışını daha geniş alanlara yayacak bir düzenleme getirilecekse, bu da bir düşüncedir, bu da getirilebilir. Burada, hiçbir tercih yok, hiçbir ölçü yok. Bu düzenlemenin getireceği sonuç şu olacaktır: Yerel yönetimlerin, valiliklerin, hatta bir jandarma görevlisinin, içki konusunda düzenlemesine imkân verecek olmasıdır. Yani, devletin görevi, içkinin, nerede ve ne tarzda satılacağını, hangi mezeyle içileceğini düzenlemek değildir. Bu kadar ayrıntıya girmenin bir anlamı yok. Ek 12 nci madde bunu getiriyor. Bir karar vermek gerekiyor. İçki satışını tümüyle yasaklamak düşünülüyorsa -ki, böyle bir düşüncenin olmadığını biliyorum, kimseyi suçlamak için de böyle bir soru sormuyorum- bu yapılmalıdır; aksi söyleniyorsa, bırakın, her yerde herkes içsin. Bu da bir düşüncedir.

Sayın milletvekilleri, şimdi, tek tek maddelere baktığımız zaman, bir nokta çok net bir biçimde ortaya çıkıyor. Konaklama tesisi kavramı nedir? İki briketle çevrilmiş, kapısına pansiyon yazılmış bir yeri konaklama tesisi saymak mümkündür. O zaman, orada içki satılacak; ama, milyarlarca lira sarf edilerek yapılmış bir tesiste, sadece orada benzin de satıldığı için, bir bira satılmasına izin verilmeyecek. Biz, ne kimsenin doyasıya bira içme hakkını buraya, gündeme getiriyoruz ne de insanların içki içmesine karşı çıkıyoruz; bakışımız bu. Yani, buradaki düzenleme, net bir tercih içermiyor ve ileride sorunlar yaratacak bir noktaya geliyor.

Ben şunu öneriyorum ve bu noktadan sonra bunu yapmanın mümkün olmadığını biliyorum; ama, bunun zabıtlara geçmesini istiyorum: Trafik Yasasındaki bu ek 12 nci madde kaldırılmalıdır. Bu konuda, genel düzenlemeler, İller İdaresi Kanunuyla, valilerin ve kaymakamların yetkisi çerçevesinde yapılabilir; o zaman, sorun ortadan kalkar. Yani, şu olur: Turistik bölgelerde bu uygulamanın getireceği tahribat ortadan kaldırılır. Yerel yöneticiler bölgenin şartlarına uygun kararlar verebilir. O nedenle, ben, ek 12 nci maddeye ilişkin düzenlemenin geri çekilmesini talep ediyorum, öneriyorum ya da bu düzenlemenin bu şekliyle geçmesi halinde, bunun daha açıklayıcı hale getirilmesini diliyorum; aksi halde, çok sorun doğacaktır.

İzin verirseniz bir hususu da arz etmek istiyorum: Adalet Komisyonunda bu konu tartışılırken, ben ve diğer Cumhuriyet Halk Partili milletvekili arkadaşlarımız çok açık görüşler dile getirdik. Biz, bunları söylerken peşin bir hükümden de hareket etmedik. Karşı görüşü savunanların da doğru düşünebileceklerini, kendi inançları doğrultusunda sözler söyleyebileceklerini kabul ediyorum; herkesin hayata bir bakışı vardır, bir olaya bir bakışı vardır. Birbirimize saygı duymak zorundayız.

Şimdi, bakınız, dün ve bugünkü gazetelerde, bu tartışma -bir hukuk tartışmasıdır bu yaptığımız, bir ülke tartışmasıdır- alkolseverler ile alkol karşıtlarının mücadelesi gibi gösterildi; bu Parlamentoda böyle bir hava yok. Burada bir görev yapıyoruz, bunu tartışıyoruz; yani, bu nedenle, bize yönelik, Partimize yönelik eleştirileri kabul etmiyorum. Tartışma, bir alkol, antialkol cephesi tartışması da değil, burada, sükûnetle, bakın, tartışıyoruz; bunu, böyle bir tartışma haline dönüştürmeye yönelik girişimleri de, hiç doğru bulmuyoruz; çünkü, biz inanıyoruz ve biliyoruz ki, bu uygulamanın getireceği kaygıları ifade edenler, içki şişelerinde boğulmayı düşünen insanlar değil, buna karşı çıkanlar, benim bu söylediklerime karşı çıkanlar da, böyle, gözü kapalı içki düşmanları değil; bir yasal düzenleme yapıyoruz.

Bu yasa bu şekliyle çıksa bile, içinde doğru hükümler de içeriyor, birtakım çözümler de getiriyor, bu şekliyle çıksa bile ülkemize hayırlar getirmesini diliyorum, eleştirilerin de dikkate alınacağını umut ediyorum; ama, şu da bir gerçek: Önce, sürücü olmanın şartlarını bu ülkede yeniden gözden geçirmek gerekiyor. Bu ülkede, ihmal edilen demiryollarını öne geçirmek gerekiyor; bir ulaşım aracıdır, tüm yükü karayollarına yıkıyoruz, çözümü de burada araştırmaya çalışıyoruz. Sürücü olmayı bu kadar kolaylaştıran şartları değiştirmek gerekiyor. Birçok şey söylenebilir, bunları da araştırmalıyız. Sadece, bu düzenlemelerin bir çözüm getirmeyeceği düşüncesindeyim.

Özlemimiz açıktır; biz, karayollarının kan gölüne dönüştüğü bir ülke olmasını istemiyoruz ülkemizin. Bunu giderecek her önlemi destekler Cumhuriyet Halk Partisi; ülke halkına, insana saygımızın bir gereğidir bu.

Ayrıca, biz, aklı başında sürücülerin araç kullandığı bir ülke olmak istiyoruz. Bu doğrultudaki her düzenlemenin yanında yer alacağız; ama, bu 5 inci madde konusundaki kaygılarımı ifade ediyorum, 5 inci maddeye bu şekliyle bizim olumlu oy vermemiz düşünülemez.

Hepinize saygılar sunuyorum.

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

22 konuşma daha · 8 Ocak 2003

22 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook