Erzincan depreminin 63.yıldönümüne ilişkin ve konusu deprem olan ihtisas ve arşt.kom.kurulması hk.
Bitlis Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 19. Birleşim · 1. yasama yılı · 8 Ocak 2003 · 725 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Zeki Ergezen (AK Parti), 8 Ocak 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 19. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ERZİNCAN DEPREMİNİN 63.YILDÖNÜMÜNE İLİŞKİN VE KONUSU DEPREM OLAN İHTİSAS VE ARŞT.KOM.KURULMASI HK.); konuşma 725 kelime.
Zeki Ergezen (AK Parti, Bitlis). “Erzincan depreminin 63.yıldönümüne ilişkin ve konusu deprem olan ihtisas ve arşt.kom.kurulması hk”. TBMM Genel Kurulu, 19. Birleşim tutanağı, 8 Ocak 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/zeki-ergezen-22-2003-01-08-erzincan-depreminin-63-yildonumune-iliskin-ve-konusu-deprem-olan-ihtis (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI ZEKİ ERGEZEN (Bitlis)Sayın Başkanım, sayın milletvekillerimiz; depremle ilgili konuşan ilk arkadaşı dinleyemedim, son arkadaşın da konuşmalarının son bölümlerine denk geldik; ama, sorunumuz ortak sorun, problem ortak problem.
Ben, hemen sözüme şöyle başlamak istiyorum. Tedbirsizliklerimizin faturasını kadere ihale etme hakkına sahip değiliz. (Alkışlar) İnsanlar çalacaklar, çırpacaklar, betonu kalitesiz yapacaklar, deprem yönetmeliklerine uymayacaklar, imar planlarıyla ilgili şartnamelerin gereklerini yerine getirmeyecekler, zemin etüt araştırmaları yapmayacaklar, siyasetçinin gücüne, paranın gücüne dayanarak imar planı uygulamaları yapacaklar, fazla katlar yaptıracaklar, beton kalitesiz olacak, kalıp kalitesiz olacak, depremlere uygun demir döşenmeyecek, ondan sonra da, kaderimiz deyip, boyun bükme gibi, bu ihaleyi Allah'a çıkarmaya kimsenin hakkı yoktur. (Alkışlar)
Siz, derenin ağzına ev yapacaksınız, sağanak bir yağışta evinizi sel alıp denize dökecek, çoluk çocuğunuz ölecek, kaderim deyip, boyun bükeceksiniz!.. Böyle bir anlayış, böyle bir inanç dünyanın neresinde var bilmiyorum. Binaları kalitesiz yapacaksın, kumunu düzgün seçmeyeceksin, agregayı düzgün seçmeyeceksin, betonun dozuna bakmayacaksın "al gülüm, ver gülüm" anlayışıyla, kendi partililerim geldiği zaman, onların arzusuna uygun imar planı uygulamaları yapacağım, onların arzusuna uygun kat vereceğim, onların arzusuna uygun projeleri tasdik ettireceğim, kendimden olmayan insanlara da çile çektireceğim, git bugün, yarın gel diyeceğim; ondan sonra da, afetler, felaketler, ıstıraplar dinmeyecek, bitmeyecek. Onun da faturalarını siyasî rant anlamıyla, kürsüleri kullanacağız, miting meydanlarını kullanacağız, etkilerimizi ve yetkilerimizi kullanacağız. Ben diyorum ki, artık bu anlayıştan vazgeçmeliyiz, bu huyumuzu terk etmeliyiz, gerçekleri hayata geçirmeliyiz.
26 Aralık 1939'daki Erzincan depremi, yüzyılın en büyük depremiydi. Orada 32 962 kişi ölmüş, 116 720 insan da yaralanmıştı. 1992 yılının 13 Martında Erzincan'da yine deprem olmuştu. O zaman 39 milletvekiliydik; ben de şurada oturuyordum. Burada bir iktidar vardı. O zaman, en fazla zayiatın olduğu binalar devletin binaları, resmî kurumlar, hem de bu Parlamentoda olup bunları kullanan insanların şirketlerinin yaptığı binalardı. Bunlar gündeme getirildi, konuşuldu.
Ben şuraya gelmek istiyorum: Suç, bana göre, yasalarda değil; suç insanda. İnsanımız suça çok yatkın, insanımız torpile çok yatkın, insanımız yanlışlara çok temayüllü. Önce insanımızı düzeltmemiz lazım, önce insanımızın düzelmesi lazım. Eğer, insan düzelmezse; eğer, insanlar, yanlışlarla mücadele etmeyi kendilerine bir karakter sembolü olarak benimsemezlerse; yüreklerinde, her hadisede ve her olayda insanı merkeze oturtmazlarsa, bu insanlarla bir yere varmak mümkün değil; sadece konuşuruz, sadece bağırırız, sadece çağırırız, karalarız, kirletiriz, müdafaa ederiz veya tenkit ederiz; zaman geçer gün geçer, insanlar ölür, bir daha döner aynı şeyi yaşarız.
Biz diyoruz ki, gelin, lütfen, artık, doğruları hayata geçirelim; birilerinin keyfine, birilerinin arzularına göre imar planlarını uygulamayalım; birilerinin keyfine, birilerinin arzusuna göre ruhsat vermeyelim.
Buradan sesleniyorum: Mühendisleri göreve davet ediyorum. Müteahhitler de, Ankara'dan, telefonlarla şantiyeleri idare etmekten vazgeçsinler. (AK Parti sıralarından alkışlar) Müteahhitlerimizin, Parlamentonun kulislerinde, milletvekillerinin bulunduğu yerlerde, onlarla daha fazla vakit geçirmekten ziyade, kendi şantiyelerinin başında olmaları lazım, işlerinin başında olmaları lazım, işlerini sevk ve idare etmeleri lazım.
Görüyoruz ki, müteahhitlerimiz, maalesef, Ankara'da oturuyorlar, taşrayı telefonlarla idare ediyorlar. Hakedişler telefonlarla düzenleniyor, şantiye telefonlarla yönetiliyor, talimatlar telefonlarla veriliyor, süre uzatımları, mukayeseli keşifler veyahut da işlerdeki değişiklikler, poz numaraları telefonlarla...
Buradan sesleniyoruz: Ey Türk müteahhitleri, ey Türk mühendisleri, en son Gölcük'te ölen insanların acısını lütfen unutmayın, ıstıraplarını unutmayın. Bu, istismar edilecek bir konu değil. İnsanın ölümü üzerine siyaset yapılamaz, siyasî rant da elde edilemez. Yanlışlar neredeyse, gelin, o yanlışları terk edelim, doğruları hayata geçirelim, görevimizi bihakkın yapalım. Japonya'daki gibi depremde en az insan ölen ölçekleri Türkiyemize, ülkemize getirelim; bunları hayata geçirelim. Sen Ankara'da oturacaksın bina yapacaksın, Ankara'da oturacaksın köprü yapacaksın. Aynı huy, taşrada, maalesef, kontrol sisteminde de var; aynı huy, maalesef, taşrada şantiye şeflerinde de var. Müteahhit buradan, taşradaki de oturduğu koltuktan şantiyeyi telefonla idare ediyor. İnşaatlar ilkokul mezunu sürveyanların, ortaokul mezunu sürveyanların elinde kalmış; nasıl yapıldığı da bilinmiyor, nasıl uygulandığı da bilinmiyor. Bunları biraz fazla sıkmaya kalktığınız zaman da hemen Meclise koşuyorlar, birilerini buluyorlar, seni yıpratmak, seni sindirmek, onların denetimine mani olmak için olmadık kapıları deniyorlar. Ben buradan sesleniyorum, siyasetçilere de sesleniyorum, arkadaşlarıma da sesleniyorum: Ülkeyi soyanlara torpil olmayın!
AHMET ERSİN (İzmir)İhale Yasasını ne yaptınız?!
BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI ZEKİ ERGEZEN (Devamla)Kalitesiz bina yapan insanları yanınızda taşımayın, ülkenin çıkarlarını düşünmeyenleri odalarınıza sokmayın diyoruz. (AK Parti sıralarından alkışlar) Onun için, lütfen bırakın rahat çalışalım, imar planlarını adam gibi uygulayalım, binalarımızı kaliteli yapalım.
AHMET ERSİN (İzmir)Siz Bakansınız!..
BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI ZEKİ ERGEZEN (Devamla)Betonumuzu düzgün dökelim, demirimizi düzgün döşeyelim, projemizi depreme dayanıklı hale getirelim, fazla ödemelerin önüne yiğitçe geçelim, yeşilkartlının parasını Ankara'da oturup, telefonlarla şantiyeyi yöneten insanlara da yedirmeyelim diyorum.
Depremlerde insanlarımızın daha az ölmesi arzusuyla hepinize saygılar sunuyor, hürmetlerimi iletiyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
22 konuşma daha · 8 Ocak 2003