İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 103. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Türk ceza kanununda değişiklik yapılmasına dair kan.tekl.(ss : 901 )

Atilla Kart

Konya Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 103. Birleşim · 3. yasama yılı · 26 Mayıs 2005 · 897 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Atilla Kart (CHP), 26 Mayıs 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK CEZA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KAN.TEKL.(SS : 901 )); konuşma 897 kelime.

Atilla Kart (CHP, Konya). “Türk ceza kanununda değişiklik yapılmasına dair kan.tekl.(ss : 901 )”. TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim tutanağı, 26 Mayıs 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/atilla-kart-22-2005-05-26-turk-ceza-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kan-tekl-ss-901-3 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA ATİLLA KART (Konya)Değerli arkadaşlarım, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Türkiye Büyük Millet Meclisi, 9 Haziran 2004 tarihinde Basın Yasasını kabul etti bilindiği üzere. Bu yasa, yeni bir yasaydı. Bu yasanın 18 inci ve müteakip maddelerinde cezaî hükümler düzenlemesi, basın suçlarıyla ilgili cezaî hükümler düzenlemesi yapılmıştı. Düzeltme ve cevabın yayımlanmaması, yargının etkilenmesi, cinsel saldırı, cinayet ve intihara özendirme, kimliğin açıklanmaması, basılmış eserleri engelleme, tahrip ve bozma hallerinde para cezası düzenlemesi getiren bir Basın Yasasıyla karşı karşıya kalmıştık, böyle bir düzenleme yapmıştık. Başka bir ifadeyle, Basın Yasasında, basın mevzuatında hapis cezası düzenlemesini istisnaî hale getirmiştik.

Dikkat edilirse, bu düzenlemede yer alan suçlar, biraz evvel daha önceki maddelerde açıklamasını yaptığım basın zabıtası ya da dar anlamda basın suçları dediğimiz suçlar kapsamında kalan suçlardır; yani, çağdaş çerçeveye ve düzenlemeye uygun olan suçlardır. Yapılması gereken de buydu. Bu çerçeveyi esas alarak yeni birtakım düzenlemeler, ama, bu çerçevenin esasını ve özünü bozmadan elbette yeni düzenlemeler her zaman yapılabilir.

Değerli arkadaşlarım, bakıyoruz, benzer düzenlemeler, RTÜK Yasasının 16 ncı ve müteakip maddelerinde de uyarı, para cezası, durdurma ve iptal olarak yapılmıştır; yani, başka bir ifadeyle, RTÜK Yasasında da, genel hükümler saklı kalmak kaydıyla, hapis cezası düzenlemesi esas itibariyle söz konusu değildir.

Bu düzenlemelerde bir taraftan basın özgürlüğünün engellenmemesi, diğer taraftan ise kişi hak ve özgürlüklerinin korunması dengesi esas alınmıştır. Peki, Türk Ceza Kanunu düzenlemesinde ne yapılmıştır? Sorunun esası, işte, değerli arkadaşlarım, burada düğümlenmektedir. Sorgulanması gereken temel konu budur.

Bakın, değerli arkadaşlarım, Eylül 2004 tarihinde olağanüstü şartlar ve gündem altında düzenlemesi yapılan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun basın özgürlüğüyle ilgili hususları düzenleyen 124/3, 132/4, 133/3, 134/2, 135 inci maddeleri ile intihara teşviki düzenleyen 84/3 üncü maddesinde, kişinin hatırasına hakareti düzenleyen 130/1 inci maddesinde, yine, bu metnin iftirayı düzenleyen 267 nci maddesinde, kamu barışına karşı suçlar başlığıyla ilgili 213 ilâ 218 inci maddelerinde, gizliliğin ihlalini düzenleyen 285/3 üncü maddesinde düzenlemesi yapılan suçların basın yoluyla işlenmesi halinde, bütün bu anlatımını yaptığım suçların basın yoluyla işlenmesi halinde, hem hapis cezası uygulaması ve hem de artırım yapılacağı düzenlemesi getirilmiştir. Tekrar ifade ediyorum; bu düzenleme, Türk Ceza Kanununda yapılan düzenlemedir ve bu düzenleme, Basın Yasasıyla, RTÜK mevzuatıyla tümden ve esastan çelişen bir düzenlemedir.

Değerli arkadaşlarım, Türkiye'deki tablo, geldiğimiz noktada, maalesef, budur. Geldiğimiz noktada, Türkiye'nin, dünyanın en büyük gazeteciler hapishanesi olarak anılmaya başlanacağını ifade ediyor ve uyarıyoruz.

Bakın, biraz evvel de ifade ettim, Haziran 2004'te çağdaş sayılabilecek bir basın yasası düzenlemesi yaptık. Bu düzenlemeyle, gazetecinin görevi sebebiyle suç işlemesi halinde, kural olarak, para cezası uygulamasını getirdik; yani, çağdaş ve evrensel düzenlemelere uygun bir düzenleme yaptık. Ceza Kanunundaki bu düzenlemede ısrar edildiği takdirde, biraz evvel ifade edildiği gibi, şu sonucun doğması; yani, 1957-58'lerden itibaren Ankara Merkez Cezaevinde doğmuş olan yeni Hilton koğuşlarının doğması kaçınılmazdır değerli arkadaşlarım. Bunun yolunu açıyoruz. Endişemiz odur ki, altı ay sonra, sekiz ay sonra, bu uygulamalarla karşı karşıya geleceğiz. Onun için, bu konuyu, önemle, dikkatlerinize, sağduyularınıza havale ediyoruz.

Şunu demek istemiyoruz değerli arkadaşlarım: Basın mensupları, hiçbir şekilde, hiçbir şart altında hapis cezası müeyyidesiyle cezalandırılamaz. Çünkü, bu konuda Sayın Bakan ve hükümet sözcüleri, sanki böyle bir düzenleme yapılmak isteniliyor gibi bir sunuş yapmaya çalışıyorlar; yani, basın suçlarıyla ilgili olarak kamuoyunun beklediği hiçbir şekilde hapis cezası düzenlemesi yapılmasın... Hayır, böyle bir beklenti yok, böyle bir talep yok. Basın suçlarında kural olan para cezasıdır, kural olan tiraj sınırlamasıdır, kural olan iptal cezasıdır, yayın durdurma cezasıdır veya benzeri cezalardır, tazminat niteliğindeki cezalardır. Hapis cezalarını son derece sınırlı bir şekilde uygulamak gerekiyor. Getirilen uygulamada ise, istisnaî ve sınırlı olan düzenlemeyi yine çoğulcu bir hale getiriyoruz, sıkça uygulanan bir hale getiriyoruz ve kural haline getiriyoruz; yanlış olan bu değerli arkadaşlarım.

Biraz evvel de ifade ettim, caydırıcılığı sağlamak adına, para cezası uygulamaları yanında birtakım Avrupa ülkelerinde olduğu gibi tirajı esas alarak ceza uygulaması yapılmasının da ayrıca ilave bir uygulama olarak değerlendirilmesi yine doğru ve yerinde olan bir uygulama olacaktır değerli arkadaşlarım.

Sorun şudur, çok net olarak ifade ediyorum değerli arkadaşlarım: Sorun, siyasî iktidarın olaya bakışı sorunudur. Olaya özgürlükler açısından baktığınız zaman yapılacak uygulama yukarıda anlattığımız gibi hapis cezaları uygulamalarını istisnaî hale getirmek; tiraj ve para cezasına ilişkin uygulamaları ise daha sık uygulanır hale getirmek ya da hapis cezaları yanında para cezası uygulamasını ve benzeri uygulamaları alternatif uygulamalar olarak hâkimin yasal ve takdirî değerlendirmesine sunmak; ama, bu yapılmayıp, olaya görünürde güvenlik gerekçeleri açısından bakıldığında ise yapılan uygulama bugün yapmak istediğimiz uygulamadır. Bu teklifle yapmak istediğimiz uygulama, bunun esası ve özü, özgürlükleri güvenlik gerekçesiyle kısıtlamaktan başka bir anlama gelmez. Özgürlükler ile güvenlikler arasında... Kamu yararı adına güvenlik gerekçesine sığınmak istediğiniz takdirde değerli arkadaşlarım, orada kamu yönetimi zafiyeti var demektir, orada kamu yönetiminde yetersizlik var demektir. Siyasî iktidarda, maalesef, bu aşınma çoktan başlamış durumdadır.

Konjonktürel olarak özgürlükleri savunuyor görünen siyasî iktidarın, gelinen aşamada baskıcı bir rejimin altyapısını uygulamak amacıyla yeni yasal düzenlemeler yapmaya başladığını üzülerek ve endişeyle görüyoruz değerli arkadaşlarım. Bunun adı da, tekrar ifade ediyorum, hukuk devleti kavramına ve özgürlüklerin bütününe olan inanç ve yaklaşım noktasında düğümlenmektedir. Siz, siyasî iktidar olarak bu kavramlara gerçekten samimî ve tutarlı olarak inanıyorsanız, bu getirilmek istenen düzenlemelerden vazgeçmeniz gerekir. Bunu ifade etmeye, bunu anlatmaya çalışıyoruz.

Değerli arkadaşlarım, ceza yasalarının genel ve temel bir yasa olduğu açıktır. Basın mevzuatıyla ilgili olan Basın ve RTÜK Yasalarının ise özel yasa niteliğinde bulunduğu yine açık olan bir husustur. Bunlar tartışılması gerekmeyen hususlardır.

Ben bu değerlendirmelerle bu maddedeki konuşmamı da tamamlıyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. Bir sonraki maddede, kalan değerlendirmemi sonuç olarak yapıp, Genel Kurulun takdirlerine saygıyla sunacağım.

Tekrar saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

26 konuşma daha · 26 Mayıs 2005

26 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook