Türk ceza kanunu tasarısı (ss.664) ve (664'e 1inci ek)
Yozgat Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 119. Birleşim · 2. yasama yılı · 14 Eylül 2004 · 455 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Bekir Bozdağ (AK Parti), 14 Eylül 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 119. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK CEZA KANUNU TASARISI (SS.664) VE (664'E 1İNCİ EK)); konuşma 455 kelime.
Bekir Bozdağ (AK Parti, Yozgat). “Türk ceza kanunu tasarısı (ss.664) ve (664'e 1inci ek)”. TBMM Genel Kurulu, 119. Birleşim tutanağı, 14 Eylül 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bekir-bozdag-22-2004-09-14-turk-ceza-kanunu-tasarisi-ss-664-ve-664-e-1inci-ek-2 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA BEKİR BOZDAĞ (Yozgat)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türk Ceza Kanunu Tasarısının "Haksız tahrik" başlıklı 29 uncu maddesi üzerinde, AK Parti Grubunun görüşlerini açıklamak üzere söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, bu maddede önemli değişiklik yapılmıştır. Daha önce, mevcut Ceza Kanunumuzun ilgili maddesinde, tahrik, kademelere ayrılıyor; ağır tahrik veyahut da hafif tahrik şeklinde bir ceza indirimine tabi tutuluyordu. Bu da uygulamada sıkıntıya neden oluyordu; nasıl; şöyle: Hâkim, ceza tayininde, belki olayda ağır tahrik hükümleri uygulansa ceza çok ağır olacak veyahut da hafif tahrik hükümleri uygulansa ceza çok hafif olacak. Böylesi bir ikilemde, olayın somut şartları gereği bunlardan birini tercihle vicdanının kabul etmediği bir cezayı vermek zorunda kalıyordu. Bu ayırım kaldırılmak suretiyle, hâkimlere, somut olayın özelliklerine göre, 61 inci maddedeki esaslar da dikkate alınmak üzere, cezanın alt sınırı ile üst sınırı arasında belirleyeceği bir cezayı hakkaniyete uygun bir şekilde verebilme imkânı getirilmiştir. Böylelikle, hâkim, vicdanının kabul etmediği bir cezayı vermekten kurtarılmıştır; zira, önceki düzenlemede, şartlara göre, bunlardan birisini veyahut da diğerini tercih etme gibi bir mecburiyetle karşı karşıyaydı.
Burada önemli olan değişikliklerden bir tanesi de -biraz önce Sayın Milletvekilim bahsettiler- halk arasında "töre ve namus cinayetleri" diye adlandırılan cinayetlerle bu haksız tahrik maddesinin ilişkilendirilmesidir. Değerli milletvekilleri, Ceza Kanunu Tasarısı komisyonda görüşülürken, kadın örgütlerimiz ve Meclisimizdeki kadın milletvekillerimiz bu konuya büyük ehemmiyet vermişlerdir. Kadınlara karşı ayırımcılığı ortadan kaldıracak düzenlemelerin yapılması için yoğun mesai sarf etmişlerdir. Bu manada, ben, bütün bu meseleyi takip edenlere teşekkür ediyorum; onların talepleri doğrultusunda önemli değişiklikler ve düzenlemeler yapılmıştır.
82 nci madde, nitelikli adam öldürmeyle ilgili konuyu düzenliyor ve nitelikli adam öldürmenin hükümleri arasında, adam öldürmenin, altsoy, üstsoydan birisine ya da eşe veya kardeşe karşı işlenmesi veyahut da töre saikiyle işlenmesi, halinde, ceza, ağırlaştırılmış müebbet hapis olarak öngörülmüştür. Biliyorsunuz, halk arasında, töre cinayeti, namus cinayeti diye adlandırılan cinayetler, daha ziyade, yakın akrabalar arasında işlenen türdendir. Bunların cezası artırılmak suretiyle nitelikli öldürülme kapsamına alınmıştır; fakat, olayın somut özellikleri dikkate alındığında, eğer, tahrikin uygulanmasını gerektirecek bir durum varsa, mahkeme burada tahriki uygulayacaktır. Töre saikiyle işlenen cinayetten tahriki istisna tutan bir hüküm bu maddede yoktur; eğer, unsurları varsa, bunu hâkim takdir edecektir; çünkü, bu, genel bir hükümdür, şartları varsa, özel bölümde yer alan hükümlerin tamamına bunun tatbiki söz konusudur. Örneğin, bir kişi, eşiyle birisini cinsel ilişki halinde yakaladığı zaman, böylesi bir olayda, kendini kaybederek, irade ve şuurunu kaybederek, o anda da üzerinde silahı varsa, böylesi bir durumda cinayet işlediği takdirde, burada haksız tahrik varsa, hâkim, öyle değerlendiriyorsa bunu uygulayacaktır, böyle değerlendirmiyorsa bunu uygulamayacaktır. Zaten, haksız tahrik uygulaması, şimdiye kadar Yargıtayımızın uygulamalarıyla da belli bir noktaya getirilmiş bir uygulamadır. Olayı farklı bir şekilde değerlendirip, takdim etmenin doğru olmadığı kanaatindeyim. Şartları varsa tatbik edilecektir, şartları yoksa haksız tahrik indirimi uygulanmayacaktır.
Tekrar, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
19 konuşma daha · 14 Eylül 2004