Türk ceza kanununda değişiklik yapılmasına dair kan.tekl.(ss : 901 )
Yozgat Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 103. Birleşim · 3. yasama yılı · 26 Mayıs 2005 · 1.053 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Bekir Bozdağ (AK Parti), 26 Mayıs 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK CEZA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KAN.TEKL.(SS : 901 )); konuşma 1.053 kelime.
Bekir Bozdağ (AK Parti, Yozgat). “Türk ceza kanununda değişiklik yapılmasına dair kan.tekl.(ss : 901 )”. TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim tutanağı, 26 Mayıs 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bekir-bozdag-22-2005-05-26-turk-ceza-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kan-tekl-ss-901-4 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA BEKİR BOZDAĞ (Yozgat)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türk Ceza Kanununa yeni bir madde ihdasına dair verilen önerge üzerinde AK Parti Grubunun görüşlerini açıklamak üzere söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, biraz önce, değerli bir siyaset büyüğü ağabeyimiz, konuşmasında bazı noktalara değindi. Ben, esasa dair konuşmama geçmeden o noktalar üzerinde kısa kısa durmak istiyorum.
AHMET SIRRI ÖZBEK (İstanbul)Bırak o noktaları, sen söyleyeceklerini söyle!
BEKİR BOZDAĞ (Devamla)Bunlardan bir tanesi şu: Bugüne kadar uzlaşmayla ilgili bizim yaptığımız iyi niyetli çalışmaların suiistimal edildiğine dair bir beyanda bulundular. Bunu benim kabul etmem mümkün değil. Zira... (CHP sıralarından "yalan mı" sesleri, gürültüler)
Müsaade buyurursanız izahını yapayım. Benim izahımı bir dinlerseniz, neyi murat ettiğimi anlayacaksınız. (CHP sıralarından gürültüler)
ALİ KEMAL DEVECİLER (Balıkesir)"Kabul etmem" diyorsun ya!..
BEKİR BOZDAĞ (Devamla)Türk Ceza Kanunu Teklifinin 26 ncı maddesinde bu maddeyle ilgili bir teklif var idi. Altkomisyona teklif havale edilip görüşmesinin yapıldığı sırada, bu madde, AK Partili üyelerin karşı çıkmasıyla değil, Cumhuriyet Halk Partili arkadaşlarımızın "bu madde teklif metninden çekilmezse, biz görüşme yapmayız" demeleri üzerine, toplantıyı terk etmeleri üzerine, bu tekliften çekilmiştir. Ben onu ifade etmek istiyorum.(CHP sıralarından gürültüler)
ATİLA EMEK (Antalya)Komisyonda niye çektin?!
BEKİR BOZDAĞ (Devamla)Yalnız, bir hakkı teslim etmek lazımdır. Değerli arkadaşlar, biz, bu konuda hem 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun görüşmeleri sırasında hem Adalet Komisyonunda hem de altkomisyonda kanaatlerimizi ifade etmişiz, tutanaklar burada. Ne demişiz o zaman; demişiz ki, kanuna aykırı, eğitimle ilgili bir suçun oluşturulması doğru değildir. Kanuna aykırı bugün pek çok iş ve işlem yapılırken, bunların bir kısmı idarî yaptırımlarla düzenlenebilirken, böylesi idarî yaptırımla düzenlenecek bir konunun Türk Ceza Kanununda suç haline dönüştürülmesinin doğru olmadığını, biz, o zaman da söyledik; ama, bu maddenin uzlaşmayla geçmesi adına, daha sonra bu konuda bir uzlaşma temin edildi; tasarıda gelen hüküm, kanuna aykırı eğitim kurumu açan, çalıştıranlara belli bir cezanın öngörülmesi şeklinde yasalaştı. O dönemde de...
K. KEMAL ANADOL (İzmir)Şimdi de uzlaşma bitti diyorsun?!.
ATİLA EMEK (Antalya)Uzlaşma bitti!
BEKİR BOZDAĞ (Devamla)İzahımı söylüyorum. O dönemde de biz aynı şeyi yaptık, şimdi, bugün de yaptık; ama, uzlaşma adına ben bir şey daha söylüyorum: Türk Ceza Kanununun her bir maddesi üzerinde biz Cumhuriyet Halk Partisiyle uzlaştık. Ben buradaki konuşmacı arkadaşlarımı dinledim; eleştirdiler; ama, bir tanesi var, bir konu çok önemli -komisyonda da ben söyledim, tutanaklara da geçti- bu basın hürriyetiyle ilgili, alakalı maddelerin tamamında Cumhuriyet Halk Partisi ile AK Parti Grupları arasındaki komisyon görüşmeleri sırasında -tutanaklarda var- düzeltme var, teyit var, iyileştirme var, şura yanlış olur, şöyle olsun deme var... Ne zamana kadar; iftiranın etkin pişmanlığını düzenleyen 269 uncu maddeye kadar.
ALİ CUMHUR YAKA (Muğla)Şimdi niye değiştiriyorsunuz?!
BEKİR BOZDAĞ (Devamla)Ondan sonra, orada, bu konuda farklı bir görüş serdedildi. Arkasından da, uzlaşmaya rağmen, beraber yaptık; eksiği gediği varsa, bizimle beraberdir... Hatta biz, AK Parti Grubunun ve seçmen tabanının "neden siz hep Cumhuriyet Halk Partisiyle uzlaşıyorsunuz, onlarla koalisyon musunuz" şeklinde eleştirilerine rağmen uzlaştık; ama, bunların savunulması noktasında, medyada, şurada, burada hiç kimse buna sahip çıkmadı! (AK Parti sıralarından alkışlar)
Esas bunu suiistimal eden biz değil, buna sahip çıkmayanlardır, emeği verip karşısında durmayanlardır.
Bir diğer konu: Burada gelen nedir değerli arkadaşlarım; kanuna aykırı eğitimin suç olması düzenleniyor. Peki, bu maddenin hikâyesi nedir; ona bir bakın.
ATİLA EMEK (Antalya)Sen hukuka aykırı bir metin mi istiyorsun?.. Getirdiğin metne bir bak!
BEKİR BOZDAĞ (Devamla)Bu madde, Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu zaman, 765 sayılı Türk Ceza Kanununda, 1938 yılına gelene kadar böyle bir madde yok. Misyonerler mi Türkiye'yi işgal etmişti?! Ne olmuştu?!
V. HAŞİM ORAL (Denizli)Ruhban okulu geliyor, ruhban okulu!..
BEKİR BOZDAĞ (Devamla)Ama, bakın, ne zaman; 29.6.1938 tarih ve 3531 sayılı Kanunla Türk Ceza Kanununun 261 inci bir maddesi değişikliğe uğruyor.
ENVER ÖKTEM (İzmir)Önergeyle ilgili konuşsun... Önergeyle ilgili konuşsun...
BEKİR BOZDAĞ (Devamla)Ne söyleniyor orada; orada söylenen şey şudur: Deniyor ki: "Madde 261, Maarifi Umumiye Kanun ve nizamları hilafına olarak mektep açanlar -dikkat edin, sadece mektep açanlar- açılan mektep kapattırılmakla beraber 50 liradan 100 liraya ve ruhsatsız muallimlik edenlerle bunları istihdam eyleyenler 30 liradan 50 liraya kadar ağır cezayı nakdiye ile cezalandırılır." Bu, Atatürk zamanında çıkarılmış bir kanundur ve çok da güzel bir kanundur. Bunu koymaya var mısınız?! Gelin bunu koyalım! (AK Parti sıralarından alkışlar) Aynısını koyalım, hiçbir değişiklik yapmadan; ama, bakın, aynı kanunda, ararejim döneminde, 12 Mart 1971 ararejimi döneminde, 28.9.1971 tarih ve 1490 sayılı Kanunla bir değişiklik yapılıyor ve "kanun ve nizamlara aykırı olarak mektep veya dershane açanlara" ifadesi konuluyor, yanına da bir "dershane" ilave ediliyor, daha önce para cezası olan bir konu altı aydan iki yıla kadar hapis cezasıyla müeyyidelendiriliyor. Bu, normal bir demokratik ortamın ürünü bir madde değil, ararejimin ürünü bir maddedir; Atatürk'ün döneminde konulan madde de değildir. (AK Parti sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar; CHP sıralarından gürültüler)
V. HAŞİM ORAL (Denizli)Hadi, hadi!..
BEKİR BOZDAĞ (Devamla)Biz madem normalleşiyoruz, demokratikleşiyoruz, ileri gidiyoruz, gelin, bu ararejim döneminde olanları kaldıralım.
V. HAŞİM ORAL (Denizli)PKK var mıydı o zaman, Hizbullah var mıydı?!
BEKİR BOZDAĞ (Devamla)Değerli arkadaşlarım, bir başka şeyi söylemek istiyorum. Bu maddenin içeriğine bakarsanız, kanuna aykırı eğitim kurumundan bahsediyor. Şimdi, misyonerlik faaliyetleri yapıldı Türkiye'de veya başka türlü, kanunun öngörmediği birtakım işlemler yapıldığı zaman cezasız mı kalacak?.. Pek çok fiilin Türk Ceza Kanununda hem tanımı vardır hem de müeyyidesi vardır. Yeni teklifte öngörülen şey nedir?.. Kanuna aykırı eğitim kurumu açan veya işleten kişi, örneğin, bir misyoner okulu kanuna aykırı açıldı; bunun cezası yok mu; işte bu maddede var...
ALİ CUMHUR YAKA (Muğla)Verdiği ceza belli.
BEKİR BOZDAĞ (Devamla)...üç aydan bir yıla kadar hapis. (CHP sıralarından "ver parayı kurtul" sesleri, gürültüler)
Müsaade buyurursanız, bir şey daha söylüyorum: 765 sayılı Yasanın 261 inci maddesinde bunun müeyyidesi yok mu; onun müeyyidesi de vardır. Nedir onun müeyyidesi de; altı aydan iki yıla kadar hapistir. Hukukçu kardeşlerim var, çok iyi biliyorlar, iki yıla kadar hapis cezaları tecil kapsamındadır. İki yıla kadar olan hapis cezalarının para cezasına çevrilebilmesi mümkündür. Cezanın üst sınırının bir yıl aşağı çekilmesini böyle değerlendirmek doğru bir değerlendirme değildir; çünkü, bu cezayı verecek bağımsız Türk yargısının kıymetli hâkimleridir, onlar bunu takdir edecektir. Para cezasına çevirmeyi de onlar takdir edecektir, cezanın teciline karar verip vermemeyi de onlar takdir edecektir.
V. HAŞİM ORAL (Denizli)Misyonerlerin parası çok...
BEKİR BOZDAĞ (Devamla)Bakın, uygulamada, Türk Ceza Hukukunun uygulamasında, bugüne kadar hâkimlerimiz cezanın alt sınırından cezayı tespit edip uygulamışlar.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
26 konuşma daha · 26 Mayıs 2005