Emeklilerin sorunlarıyla ilgili
İstanbul Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 105. Birleşim · 1. yasama yılı · 10 Temmuz 2003 · 693 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Berhan Şimşek (CHP), 10 Temmuz 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: EMEKLİLERİN SORUNLARIYLA İLGİLİ); konuşma 693 kelime.
Berhan Şimşek (CHP, İstanbul). “Emeklilerin sorunlarıyla ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim tutanağı, 10 Temmuz 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/berhan-simsek-22-2003-07-10-emeklilerin-sorunlariyla-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
BERHAN ŞİMŞEK (İstanbul)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; emeklilerin sorunları hakkında şahsım adına gündemdışı söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlarım.
Mustafa Kemal'in, askerlik görevinin siyasetle bağdaşmayacağı düşüncesiyle, 30 Haziran 1927'de askerlik görevinden emekli olması nedeniyle, 30 Haziranı kapsayan hafta, Emekliler Haftası olarak kutlanıyor.
Emekliler Haftası, bu sene de emeklilerimizin gün geçtikçe artan sorunları nedeniyle, geçen hafta, yine buruk kutlandı.
Yaşamı, elleri ve beyinleriyle kuran işçi, memur ve esnaf emeklilerimiz, yıllarca süren çalışma hayatında her türlü fedakârlığa katlanarak çalıştıktan sonra, daha iyi ve daha rahat yaşama düşüncesiyle emekli olmuşlardır. Emeklilik, insan hayatının ikinci baharı olması gerekirken, ülkemizde, sonbahara, hazana dönmektedir.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; banka kuyruklarında tan yeri ağarmadan beklemeye başlayan ve kimi zaman, kuyruklarda yaşamını yitiren emeklilerimiz; günün önemli bir bölümünü halk ekmek kuyruklarında geçiren, ezilen, horlanan, onuru kırılan emeklilerimiz; sağlık güvencesi olarak kendilerine verilen sağlık karneleriyle, gittikleri hastanelerde aylar sonrasına randevu alabilen emeklilerimiz; semt pazarında akşam saatlerinde pazar artıklarını, çöpteki ekmek kırıntılarını toplayan emeklilerimiz!..
Türkiye'de, şu anda, işsizlerden sonra en mağdur kesim olan emekliler, maalesef, insan onuruna yaraşır bir yaşam sürdürmekten uzaktır. Ülkemizde, SSK'da en düşük emekli aylığı 332 000 000 lira, Bağ-Kurda ise bu rakam 236 000 000 liradır; her iki rakam da açlık sınırının altındadır. SSK'da en yüksek emekli aylığı 620 000 000 lira, Bağ-Kurda ise 681 000 000 liradır; bu rakamlar da yoksulluk sınırının altındadır.
Sayıları 7 000 000'u bulan emeklilerimiz, gerek aldıkları ücret gerekse diğer sosyal olanaklar bakımından, çağdaş dünya ülkelerinin emeklilerine sağladıkları yaşam standartlarının çok gerisinde yaşamlarını sürdürüyorlar.
Oysa, sosyal devletin görevi, yurttaşlarının insan onuruna yaraşır bir yaşam sürdürmesinin olanaklarını sağlamaktır. Seçilene kadar, halkın yanında olduğunu iddia eden, seçildikten sonra da imtiyazlıların hükümeti olan bu iktidar tarafından bu görev yerine getirilmemiştir.
Yoksulluğu yenmek için bazı projeleri olduğu iddia edilen ve bu konuda mikrokredi gibi uygulamaları gündeme getirenler, sekiz ay içerisinde, ne emekli sorunlarına ne de yoksulluğun yenilmesine dair ciddî adımlar atmıştır. Bu çalışmalar, medyanın ve toplumun gözünü boyamanın ötesine, vitrine konulan malzemeler olmanın ötesine gitmemiştir. Sadece söylenecek tek söz: Görüntü var, ses yok!
Geçen hükümet döneminde yürürlüğe giren yasaya göre, SSK ve Bağ-Kur emeklilerine her ay TÜFE oranında zam yapılacaktı. Bu zamlar, maalesef, enflasyon oranının çok gerisinde kaldı. Mutfaktaki enflasyon ile maaşlardaki enflasyon arasında ciddî farklar oluşmaya başladı. Çünkü, enflasyon rakamı hesaplanırken, soba, çalı süpürge, hamam ücreti, oto jantı gibi ürünlerin dikkate alınması nedeniyle, emeklinin enflasyonu farklı çıkmaktadır. Emekli aylıklarına yapılacak zamları, gerçek değerleri esas alarak belirlemeliyiz.
Sayın Başbakan, miting alanlarında, bu maaşların, emeklilerimize, bir çay, bir simit yeseler bile, üç öğün yetmeyeceğini söylüyordu. Bugün, emekliler, miting alanlarında verilen sözlerin yerine getirilmesini istiyorlar. İşbaşına geldikten sonra emeklilerimize 75 ve 100'er milyon sosyal yardım yaptığını şaşaalı bir şekilde açıklayarak, sanki, bir lütufta bulunuluyormuş gibi bir görüntü verilmiştir. Ancak, çok geçmeden, bu sosyal yardım zammının, her ay yasa gereği uygulanan TÜFE oranındaki artışların kaldırılarak yapıldığı ortaya çıkmıştır. Böylece, sonuçta, yine, mağdur olan emekliler olmuştur. Emeklilere verdiğimiz bu sosyal yardım zammını ve yine, 8 yıllık eğitime katkı olarak emeklilerin torunlarına yapacağınız 150 000 000 dolarlık kitap yardımını, emeklilerin çocuklarından aldığınız 15,7 katrilyonluk ekvergilerle yaptığınızı unutmayın. Bu konuda da yolsuzlukların, hortumlamaların önünü keserek, kaynak yarattığınızı söylüyorsunuz.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; TÜFE uygulamasının her ayın 1'inde başlaması gerekirken, bu, uygulanmamış ve emekliler bir kez daha mağdur edilmişlerdir. Bu nedenle, emeklilerin kaybı, kişi başına yaklaşık 150 000 000-200 000 000 olmak üzere, toplam 350 trilyondur. Bu uygulamayı emekliler dava konusu yapmış ve kazanmışlardır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun.
BERHAN ŞİMŞEK (Devamla)Şimdi hükümete düşen, bu farkları emeklilere ödemektir. Helikopterlerine bindiklerinize diyet borcu ödemek için kullandığınız kaynakları, emeklilerimizin ve halkımızın yaşam koşullarını iyileştirmek için kullanmak mecburiyetindesiniz.
Ayrıca, aynı sürede ve miktarda prim ödedikleri halde, farklı zamanlarda emekli oldukları için çok düşük miktarlarda emekli aylığı alanlar vardır. Bu haksız ve adaletsiz uygulamaya son vermek için emeklilerin beklediği intibak yasasını çıkarmak mecburiyetindeyiz.
Partisinin kongrelerinde, partisinin adının AK Parti olduğunu defalarca gündeme getiren ve bu partiye AKP diyenlerin midesine oturduklarını iddia edenlerin, bu uygulamalarıyla, çözümsüzlükleriyle, asıl emeklilerimizin, çalışanlarımızın, işçilerimizin, dargelirlilerimizin, yurttaşlarımızın ve bütün Türkiye'nin midesine oturduğu yadsınmaz bir gerçektir. "AK, AK" diye bağıranlar, önce "AK" olmayı hak etmelidir.
Hükümetin Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı, işlerin iyi gitmesinin göstergesini, kendisinin kilo alması ve evine daha fazla gitmesi olarak açıklamaktadır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
10 konuşma daha · 10 Temmuz 2003