İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 105. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Kaçakçılıkla mücadele kanun tasarısı (ss.199)

Halil Özyolcu

Ağrı Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 105. Birleşim · 1. yasama yılı · 10 Temmuz 2003 · 717 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Halil Özyolcu (AK Parti), 10 Temmuz 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAÇAKÇILIKLA MÜCADELE KANUN TASARISI (SS.199)); konuşma 717 kelime.

Halil Özyolcu (AK Parti, Ağrı). “Kaçakçılıkla mücadele kanun tasarısı (ss.199)”. TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim tutanağı, 10 Temmuz 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/halil-ozyolcu-22-2003-07-10-kacakcilikla-mucadele-kanun-tasarisi-ss-199 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

HALİL ÖZYOLCU (Ağrı)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 199 sıra sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu Tasarısının geneli üzerinde söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

199 sıra sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu Tasarısı, Adalet Komisyonunda görüşülürken, ilgili devlet kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının ortak çalışması olarak günün koşullarına uygun bir şekilde Genel Kurulun gündemine getirilmiştir.

Ayrıca, biliyorsunuz, Dünya Ticaret Örgütü tarafından hazırlanan ve ülkemizin de taraf olduğu bir Nairobi Sözleşmesi var. Burada yer alan kaçakçılık tanımı, olay itibariyle, bütün bunların diğer ülkelerde ne şekilde yorumlandığı dikkate alınarak, bize göre 21 inci Yüzyıl Türkiyesinin önünü açacak bir kanun tasarısı hazırlanmıştır.

Değerli milletvekilleri, 1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun, 1932 yılında, dünyada ağır ekonomik buhranların yaşandığı bir dönemde çıkarılmış bir kanundur; dolayısıyla, bu ağır ekonomik buhranın yönlendirmesi, bu kanunun temelini oluşturmaktadır.

1918 sayılı Kanun, günümüze kadar 19 defa değişikliğe uğramıştır. Bir kanunun bütünlüğünün bozulması için bir veya iki kez değişiklik yeterliyken, bu kanun, 19 kez değişiklik yapıldıktan sonra, günümüzün ihtiyaçlarına cevap vermekten çok uzak kalmış bir kanun haline gelmiştir; ancak, 1932 yılında çıkarılan ve o günün öznel koşullarını yansıtan bu kanunun tümünün gözden geçirilmesi ve tamamen yenilenmesi hiç düşünülmemiştir. Bu bakımdan, 1918 sayılı Kanuna tüm yönleriyle bakılması ve tamamının gözden geçirilerek günün şartlarına uygun hale getirilmesi çok önemli bir adımdır. Bu açıdan, hükümetimize ve Sayın Bakanımıza teşekkür ederiz.

Değerli arkadaşlar, eski kanunda esas olan, ekonomik suçlara getirilen çeşitli hapis cezalarıdır. Biz, burada yapacağımız değişiklikle, ekonomik suça ekonomik ceza getirmeye çalışıyoruz; yani, burada getirdiğimiz ana değişiklik budur, ekonomik suça ekonomik ceza... Felsefemiz de bu şekilde; çünkü, artık, günümüzde her şey ekonomi açısından bir göstergeye tabi tutuluyor. Bizim amacımız dışticaret akımını rahatlatmaktır.

Ayrıca, Türkiye'deki yolcu hareketliliği ve turizmin öneminden hareketle, yolcularla ilgili olarak, yolcu beraberindeki eşya ticarî mahiyet arz etse dahi, hürriyeti bağlayıcı ceza öngörülmeden parasal yaptırım uygulanmakta ve eşyanın sahibine teslimi esas alınmaktadır.

Yolcularla ilgili cezaların gümrük komisyonları tarafından verilmesi sağlanarak, burada, birtakım sıkıntıların da önüne geçilmeye çalışılmıştır. Bu da, özellikle, Ağrı Doğubeyazıt Gürbulak Sınır Kapısı, Van ve benzeri sınır illerimizde, günübirlik şeklinde sınırdan giriş-çıkış yapanlar için büyük bir rahatlamadır. Artık, 2 paket sigarayı aracına aldığı için ya da 20'şer, 30'ar litre mazottan dolayı araçlar bağlanmayacak ve müsadere edilmeyecek, eşya da müsadere edilmeyecek. "Ekonomik suça ekonomik ceza" prensibinden, sadece ekonomik cezalar uygulanacak.

Bugüne kadar yapılmış olan uygulamalarda, aslında, yargının üzerine boşu boşuna ek yüklemeler yapılmış, dosyalar birikmiş durumda ve bunlar çözülemiyor. Sadece İstanbul'da 24 000'e yakın dosya var. Ağrı, Van ve benzer diğer iller de düşünüldüğü zaman, 50 000-60 000'e yakın dosya bekliyor. Her bir dosyayı ortalama 2 sanıklı olarak düşündüğümüzde, bu kanunla ilgili 100 000'i aşkın sanık var. Bu yönüyle, yargının yükünü de azaltmamız lazım. Mümkün olduğu kadar, ekonomik suçlara ekonomik ceza verilerek, bir rahatlatma getirmemiz gerekir.

Değerli milletvekilleri, değişen ekonomik koşullar, özellikle gümrük mevzuatı ve uygulamalarındaki yeni düzenlemeler, dünyada suç tanımının değişmesi, bize, bu kanunu bir an evvel değiştirme zorunluluğu getiriyor. Gümrük Kanunu, Avrupa Birliği Gümrük Mevzuatına paralel olarak 2000 yılında yenilendi. Burada yeni birtakım terimler ve yeni gelişmeler kendisini gösterdi ve üç senedir kendimizi adapte etmeye çalışıyoruz. Özellikle kaçakçılık mevzuatının 4458 sayılı Gümrük Kanunuyla uyumlu hale getirilmesi, kanun dilinin güncelleştirilmesi ve artık, pratikte hiçbir uygulaması kalmayan, işlemeyen hükümlerin de kaldırılması gerektiği bu tasarıyla ortaya konulmuştur.

Tabiî, suç tanımında önemli değişiklikler de oldu. Mesela, eskiden, Tekel ürünleriyle ilgili her şey suçtu; yani, kibrit başkası tarafından imal edilemez, tuz başkası tarafından üretilemezdi. Bakın, 1932 yılında çıkarılan bu Kanunda bu hükümler var; ama, gümrük mevzuatına baktığımızda, 2003'te, böyle şeyler artık ortada yok. Neden; çünkü, ekonomi liberal hale getirildi, suç tanımı tamamıyla değişti. Bu değişiklikler, bu tasarıda gündeme getirilmiştir.

Tasarıyla, para cezalarının ertelenmesi, taksitlendirilmesi, diğer para cezalarıyla birleştirilmesi imkânı getirilmektedir. Bu, 1918 sayılı Kanunda öngörülmeyen bir düzenlemedir. Ayrıca, para cezalarının 30 gün içinde ödenmesi halinde kamu davası açılmaması uygulaması da getirilmektedir. Bu da, cezanın tahsilini kolaylaştırmayı ve yargının işyükünü hafifletmeyi hedeflemektedir.

Değerli milletvekilleri, 199 sıra sayılı tasarı, mevcut düzenlemede 78 olan madde sayısını 41'e indiriyor. Kanunların sadeliği ilkesi paralelinde herkesin anlayabileceği bir düzenleme gaye edinilmiş, cezaların kanunîliği prensibi ile suç ve ceza arasındaki dengenin kurulması prensibi bu tasarıya yansıtılmıştır.

Ekonomik suça ekonomik ceza anlayışının hâkim kılındığı tasarıda, bir taraftan Avrupa Birliği normları doğrultusunda dışticaretin canlandırılması, diğer taraftan, kaçakçılığın etkin biçimde önlenmeye çalışılması hedeflenmiştir. Artık, 21 inci Yüzyılda, kendimize yakışan, Türkiye'ye yakışan bir kanun çıkarmaya çalışıyoruz.

Görüşülmekte olan tasarının hayırlı olması temennisiyle, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

10 konuşma daha · 10 Temmuz 2003

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook