İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 105. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Biyoteknoloji ve genetik bilimin sağlık alanındaki önemiyle ilgili

Muzaffer Gülyurt

Erzurum Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 105. Birleşim · 1. yasama yılı · 10 Temmuz 2003 · 633 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Muzaffer Gülyurt (AK Parti), 10 Temmuz 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BİYOTEKNOLOJİ VE GENETİK BİLİMİN SAĞLIK ALANINDAKİ ÖNEMİYLE İLGİLİ); konuşma 633 kelime.

Muzaffer Gülyurt (AK Parti, Erzurum). “Biyoteknoloji ve genetik bilimin sağlık alanındaki önemiyle ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim tutanağı, 10 Temmuz 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muzaffer-gulyurt-22-2003-07-10-biyoteknoloji-ve-genetik-bilimin-saglik-alanindaki-onemiyle-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MUZAFFER GÜLYURT (Erzurum)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; biyoteknoloji ve genetik biliminin sağlık alanındaki önemi konusunda gündemdışı söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Biyoteknoloji konusu günümüzde, ne yazık ki, çok bilinmeyen, belki çok fazla da önemsenmeyen; ama, 21 inci Yüzyıla damgasını vuracak olan bir bilim alanıdır; teknolojide de çok fazla önemsenmektedir.

Biyoteknoloji, biyolojik sistemleri ve canlı yapıları kullanan teknolojik uygulamalardır. Tarihçe olarak baktığımız zaman, çok eski yıllara hatta milattan önceki yıllara kadar uzanır; ancak, bilimsel manada gerçek gelişimi 20 inci Yüzyılda hatta 20 nci Yüzyılın son çeyreğinde ortaya çıkmıştır.

Biyoteknoloji, endüstrinin tüm alanlarına hitap edecek şekilde geniş uygulama alanları bulmaktadır; ancak, bu uygulama alanlarını, bu kadar geniş olmasına rağmen, biz böyle bir sınıflamaya tabi tutacak olursak, esas önemli olarak, sağlık alanında, tarım ve hayvancılık alanında, maden teknolojisinde, metalurji alanında, doğanın ve doğal kaynakların korunmasıyla ilgili olarak turizm alanında dahi biyoteknolojik uygulamaların çok önemli olduğunu buradan ifade etmek istiyorum.

Biyoteknoloji, son çeyrek yüzyılda genler üzerinde yapılan çalışmalarla son derece önem kazanmış, gen haritasının çözülmesiyle birçok hastalıkların önlenmesi ve tedavisi sağlanır olmaya başlanmıştır. Özellikle kalıtımsal hastalıkların tedavisinde ve bu hastalıkların önlenmesinde biyoteknoloji çok büyük önem arz etmektedir. Kanser, kalp-damar hastalıkları, şeker, hemofili, hipertansiyon, alzheimer gibi hastalıklar artık insanların korkulu rüyası olmaktan çıkacaktır.

Ayrıca, sağlık alanında diagnostikte, yani teşhiste çok önemli şekilde kullanılmaktadır. Bugün dünya teknolojisine, dünya biyoteknoloji pazarına baktığımız zaman 2000 yılında sadece 63 milyar dolar teşhis için harcanmıştır; bu rakamın 2010 yılında 160 milyar dolar olacağı ifade edilmektedir. Bizim, yurt içinde ise teşhis alanında hiçbir üretimimiz bu noktada yoktur ve Türkiye olarak yıllık 1 milyar dolarlık bir giderimiz söz konusudur. Bunun, komşu ülkelerimizle beraber olduğu düşünülürse, 5 milyar dolara çıktığını ifade etmek mümkündür.

Gen haritasının belirlenmesinin, hastalıkların çok erken teşhis edilmesi ve ilaç sanayiinin gelişmesine bir yön vermesi açısından önemli olduğunu ifade edebiliriz. Ayrıca, ülkemizde yüzde 20 civarında olan akraba evliliklerinin ve buna bağlı irsî hastalıkların önlenmesi de biyoteknoloji sayesinde sağlanabilecektir; ekonomik olarak da ülkeye katkısı son derece fazla olacaktır. Örneğin, talasemi dediğimiz Akdeniz anemisi için, bir hastada, yıllık 100 milyar lira dolayında bir masraf yapılmaktadır. Ülkemizin, bu noktadaki yurtdışına ödemeleri katrilyonları bulmaktadır.

Gen tedavisi, bugün, artık, tıpta çok popüler bir seviyeye gelmiştir. Potansiyel tedavi yöntemlerinin en son noktası olarak kabul edilmektedir. Ayrıca, bunun, stratejik önemi de vardır. Gen haritasının çözülmesiyle, savaşlarda kullanılabilecek mikrobiyolojik silahlar daha da önem kazanacaktır. Biyolojik terör ve biyolojik teröre karşı koruyucu önlemler, ancak bu şekilde alınabilecektir. Belirli bir gen yapısına hazırlanan mikrobiyolojik silahlar, o gen yapısına sahip insanlara daha fazla zarar verecektir. Onun için, önümüzdeki yüzyılda, stratejik açıdan ülkelerin korunması, güvenliği açısından biyoteknoloji son derece önem arz etmektedir.

Sonuç olarak şunları ifade edebilirim: Bilgi ve teknoloji çağına girerken, Türkiye, önemli bir seçimle karşı karşıyadır. Ülkemiz bir şeye karar vermek durumundadır; geleneksel ekonomik yapıyı sürdürmek ve bunun yanında, yüksek teknolojiye ve işgücüne dayalı yeni ekonomik yapıyı oluşturmak mecburiyetindeyiz.

Tüm endüstri alanında olduğu gibi, özellikle sağlık alanında farmakogenomik çalışmalar yaparak geliştirilen ilaçlardan Türk toplumunun faydalanması sağlanmalıdır. Bugün, yurtdışında, bu manada üretilen ilaçların ithalatına yaparak yurtiçine getiriyoruz; ama, bu ilaçlar, oradaki insanların gen yapısına göre hazırlandığı için ...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN -Buyurun Sayın Gülyurt.

MUZAFFER GÜLYURT (Devamla)Teşekkür ederim Sayın Başkan.

... bizim ülkemiz insanına hiçbir tedavi edici etkisi olmayacaktır. O bakımdan, bu tür farmakogenomik çalışmalar mutlaka yapılmalıdır.

Ayrıca, akademisyenlerin Ar-Ge çalışmalarının desteklenmesi gerekir. Bugün ülkemizde bu alanda çok değerli bilim adamları vardır; bunların "TÜBA" dediğimiz, Türkiye Bilimler Akademisi tarafından desteklendiğini biliyoruz; ama, bunun yeterli olmadığını da buradan ifade etmek istiyorum.

Ayrıca, Sağlık Bakanlığımızın önderliğinde genetik taramalar mutlaka başlatılmalıdır. Üretimin teşvik edilmesi, bu teknolojinin ülkemize geciktirilmeden bir an önce getirilmesinin sağlanması gerekmektedir. Böylece, sağlıklı bir toplum ve sağlıklı nesillerin oluşumu gerçekleşecek ve ülke ekonomisinde çok büyük gelişim hamleleri yaşanacaktır.

Biyoteknolojiyle yapılacak olan endüstriyel gelişim, son derece maliyeti düşük, ama, geliri çok olan şeylerdir; yani, bir yerde, yükte hafif, pahada ağır olan işlerdir. Mutlaka ülkemiz buna önem vermek durumundadır.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

10 konuşma daha · 10 Temmuz 2003

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook