Bazı kanunlarda değişiklik türkiye imar bankası t.a.ş. hakkında kan.tas. (s.sayısı : 304 )
İstanbul Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 28. Birleşim · 2. yasama yılı · 16 Aralık 2003 · 1.126 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma
Kaynak göster
Bihlun Tamaylıgil (CHP), 16 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 28. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK TÜRKİYE İMAR BANKASI T.A.Ş. HAKKINDA KAN.TAS. (S.SAYISI : 304 )); konuşma 1.126 kelime.
Bihlun Tamaylıgil (CHP, İstanbul). “Bazı kanunlarda değişiklik türkiye imar bankası t.a.ş. hakkında kan.tas. (s.sayısı : 304 )”. TBMM Genel Kurulu, 28. Birleşim tutanağı, 16 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bihlun-tamayligil-22-2003-12-16-bazi-kanunlarda-degisiklik-turkiye-imar-bankasi-t-a-s-hakkinda-kan-ta (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA BİHLUN TAMAYLIGİL (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan yasa tasarısının geçici 1 inci maddesi üzerinde Grubum adına söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, geçtiğimiz hafta perşembe günü, beş aydır umutsuzca bekleyiş içerisinde olan İmarzede vatandaşlarımızın bu bekleyişlerine cevap verecek olan bir yasa tasarısının sonuçlandırılacağı umuduyla çalışmalarımızı sürdürdük; ancak, ne olduğu bilinmez bir biçimde, gerek Bakanımız gerekse Komisyon üyeleri, bir anda görüşmeleri bıraktılar. O anda aklımıza bir soru geldi; acaba, bugüne kadar mağduriyeti körükleyen bir yaklaşım açısı, bu süreci hal yolundan çeviren bir yaklaşım açısı yine mi devam ediyordu?..
Ben, size, bütün samimiyetimle bir şey söyleyeceğim; ben de, tam tersi, o gün, o görüşmeler sonrası, bu kadar mağduriyet yaşamış kişiyi gören ve özellikle finans ve yatırım konusunda uzmanlığı olan Sayın Bakanın, bir kere daha, bu mağdurlar konusunda daha iyi çözüm getirecek başlıklar üzerinde çalışmak umuduyla o görüşmelerden çekildiğini düşündüm. Gün, bugün, bugüne geldik ve basından ve biraz önce gelen önergelerden gördüğüm kadarıyla, biz, daha doğrusu siz AKP'li arkadaşlarım ve de tasarı onaylanırsa sayın hükümet, mağdurların mağduriyetini daha da artırmak için bir çaba daha göstermiş olacak ve mağduriyetlerinin çözümü için beklemiş olan vatandaşlarımızı, büyük bir hayal kırıklığıyla baş başa bırakarak, bu günü, bu yasayla kapattıracak.
Değerli arkadaşlar, görüştüğümüz geçici maddenin konusu olan hazine bonoları konusunda İmar Bankasının işlemiş olduğu yasal sürece aykırılık ortada.
1985 yılında, İmar Bankası aracılık belgesini almış; ancak, 1990 yılında, uyması gereken kurallara riayet etmediği için bu belge iptal olmuş. 1992 yılında ise tekrar başvuruda bulunmuş, repo ve ters repo işlemleri için; ancak, yeterlilik olmadığı için, bu talep de kabul edilmemiş. Bu arada, o dönemin bankalardan sorumlu olan Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı bu konuda da bilgilendirilmiş; ancak, yıllar geçmiş, İmar Bankası, müşterilerine yeni bir yatırım alternatifi sunmaya başlamış ve ilanları gazetelerde boy boy sunulmuş. Bu ilanlarda görüldüğü üzere "hazine bonosuna en yüksek getiriyi ben veriyorum" diye beyan etmiş, arkasından, televizyon ekranlarında aynı reklamlarını devam ettirmiş. Peki, bu kadar yasal ve belli kademelerde, kurullarda belirlendiği bir yasağın işlendiği süreçte, nerede bu kurullar?! Bu kurullarda görev alan kişilerin okuma yazma özrü mü var veya seyretme özrü mü var, bunların hiçbirinden haberleri olmuyor?! Gün geliyor, İmar Bankasına el konuyor ve deniyor ki "biz bunları tespit edemedik, bize ihbar gerekliydi." Daha büyük bir ihbar için, acaba, İmar Bankası, antetli kâğıdına "ben, açığa hazine bonosu satıyorum" diye beyan mı edecekti BDDK'ya?! (CHP sıralarından alkışlar)
Değerli arkadaşlar, bildiğiniz üzere, hazine bonosu gelirlerinin bir kısmı muaftır ve üzerindeki beyana tabidir gelir. 14 Mart 2003 tarihinde, Maliye Müfettişleri Kurulundan bir arkadaş, bu gelirin kontrolünü yapmak amacıyla, bu konuda yetkili bankaları inceliyor. İnceleme yaptığı süreçte, bir de İmar Bankası dikkatini çekiyor. Bankaya başvuruyor; ancak, banka, verdiği cevapta "bizim böyle bir işlevimiz yoktur" diye, yazılı olarak beyan ediyor. Bunun üzerine, ilgili ve hassas maliye müfettişi arkadaşımız, direkt olarak BDDK'ya başvuruyor ve diyor ki: "Gazetedeki bu ilanlardan görüldüğü üzere, bu banka böyle bir işlem yapmaktadır." Tarih, 14 Mart 2003; yani, bankaya el konulmadan üç ay önceki süre bu. BDDK'ya bu bilgilendirmeyi verdikten sonra gelen cevap da çok enteresan: "Siz, maliye müfettişi olarak kendi konunuzdaki araştırmaları yapın, biz de Murakıplar Kurulu olarak bunun takibinde olacağız." Aradan üç ay geçiyor, hiçbir şey yok. O tarihten 2003 Temmuzuna kadar geçen sürede 600 trilyona yakın hazine bonosu işlemi oluyor bu bankada. Şimdi, burada, suçlu, görevini ihmal eden bir yapılanım var, kurul var, kişiler var; bir de, bunu yakın takipte, siyasal sürecini, siyasal sorumluluğunu kullanmamış bir iktidar var; ama, suçsuz olan hazine bonosu sahipleri var.
Değerli arkadaşlar, sizlere soruyorum, finansla ilgilenmeyen bir arkadaş -bana açıkyüreklilikle söyleyin- eline gelen belgenin gerçek anlamda bir kıymetli evrak niteliği taşıyıp taşımadığını tespit edebilecek sorumlulukta ve yetkide midir?! Ama, bugün, hazine bonosu sahiplerine denilmektedir ki: "Sizin nasıl haberiniz yok?!" Nasıl haberi olsun?! Bugün, birçok hazine bonosunun alım satımına temel teşkil eden DİBS, yani devlet iç borçlanma senetleri nakit olarak piyasalarda dolaşmaz, sadece saklama makbuzlarıdır dolaşan; ama, bu saklama makbuzlarının gerçek bir nakdî değeri ifade edip etmediğini kontrol edecek, bilecek ve ona göre yatırımını yapacak olan, yatırımcı değildir; bunun yetkili kurumları vardır, bu kurumlardan sorumlu olan siyasî irade vardır. Onların gösterdiği eksikliği, hiçbir zaman, mağdur olan yatırımcı ödemeyecektir ve biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, bu konuda mağdurun yanındayız ve onlarla beraberiz.
Biraz önce konuşmacı olarak kürsüye gelen Sayın Uzunkaya "siz niye mağdurları bu kadar koruyorsunuz" diyor. Siz, hakka hukuka inanıyorsunuz. Hakkın temelinde ne vardır; mağdurun yanında olmak vardır, mazlumun yanında olmak vardır. Biz, bu inançla, bu düşünceyle onların yanında oluyoruz. (CHP sıralarından alkışlar)
Değerli arkadaşlar, bugün, bu belgelerin, tabiî ki, geçerliliğinden yatırımcının haberi olmadığı gibi, bu ilgili bankanın hazine bonosu alım satımına yetkisi olmadığından da haberi yoktur; çünkü, dediğim gibi, görsel medyada, yazılı medyada, boy boy ilanlarda bunlar beyan edilmiş ve bunların hiçbir kontrolü yapılmamış, sadece, el konulduktan sonra BDDK "bana ihbar etseydiniz", diğer SPK da, aylar geçtikten sonra, bir yerde, sanki günah çıkarır gibi, suç duyurusunda bulunmuştur. Bunlar mıdır işleyen süreçte, görevsizlik, sorumsuzluk veya burada Hazinenin adını kullananları veya bunları kullandıranları sorumluluktan geriye çekecek olan?!
Şimdi, ben, şunu söylemek istiyorum: Bu konuda, İmar Bankası konusunda, birçok eksikliğine rağmen, bizi büyük bir merakla bekleyen 400 000'e yakın mağdur var; bunların beklentilerine çözüm bulunması amacıyla -daha önce getirdiğiniz pek çok yasa tasarısına, sadece hedefine inandığımız için destek olduğumuz gibi- yasaya destek oluyoruz; ama, yaptığınız haksızlıkları kesinlikle kabul etmiyoruz. Bir taraftan, hakkı olan parası ödenmeyen off-shore'lar, bir taraftan da gündeme gelen bonozedeler... Şimdi, bu bir hükümet sözüdür; hazırlanmış olan tasarı, bir hükümet sözüdür. Bu konuda Sayın Bakan ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener aylar öncesinden söz vermiştir; bu çalışmalar hakkında, planlamalar hakkında bilgiler vermiştir; ama, bugüne geldiğimizde tam tersi bir seyre gidiş oluyor. Bu ülke, bu vatandaş, Başbakan Yardımcısının verdiği sözlere güvenmeyecek midir?! Hükümetinin çözüm diye hazırladığı tasarıya güvenmeyecek midir ve Sayın Bakan, siz, gayet iyiniyetle hazine bonosu mudileri için hazırladığınız yasadan, verilebilecek bir bakış açısıyla veya Sayın Erdoğan'ın vereceği bir talimatla vaz mı geçeceksiniz?!
Değerli arkadaşlarım, bakınız, burada, mağdurların ve çözüm bekleyenlerin cevap beklediği birçok soruya bugün cevap vereceğiz ve bugünü tamamlayacağız. Diğer taraftan, ticarî işletmelerle ilgili -biz, bunu da kabul ediyoruz- bilgisiz... Çünkü, bankacılık ve bankacılık sektörünün belgesel işleyişi ve sorumlulukları hakkında halkın birçoğu, birçok kademede bu konuda bilgisiz. Gelin, biz bunları bilgilendirelim. Gelin, belgesel düzende oluşan riskleri önleyecek olan çalışmaları yapalım, bundan ders alalım. Demiyoruz ki, Uzanlar suçsuz; tabiî ki, suçlu ve bakınız, bugün, olmayan, Hazinenin adını kullanarak basılan bir kıymetli evrak söz konusu. Bu da çok büyük bir suç; ama, tek bir suçsuz var; o da, bu konudaki mevzuatı bilmeyen, yükümlülüğün, sorumluluğun tamamen başka noktalarda kontrolü gerekirken üzerine yıkılan mevduat sahibi veya bono sahibi. Bunları daha da büyük mağduriyetlere itecek düzenlemeler içinde olmamanızı diliyorum.
Diğer taraftan, bu madde içinde yer alan, mevduat sahiplerinin hesaplarına bloke hakkı getiren bir hüküm var. Burada, açıklanan ödeme planında deniliyor ki: "Biz, sizin paranızı 36 ay bloke ediyoruz, kullanamazsınız; ama, kredi alacaksanız, alın, bunu teminat olarak kullanın..."
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
42 konuşma daha · 16 Aralık 2003