Bazı kanunlarda değişiklik türkiye imar bankası t.a.ş. hakkında kan.tas. (s.sayısı : 304 )
Balıkesir Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 28. Birleşim · 2. yasama yılı · 16 Aralık 2003 · 1.195 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ali Kemal Deveciler (CHP), 16 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 28. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK TÜRKİYE İMAR BANKASI T.A.Ş. HAKKINDA KAN.TAS. (S.SAYISI : 304 )); konuşma 1.195 kelime.
Ali Kemal Deveciler (CHP, Balıkesir). “Bazı kanunlarda değişiklik türkiye imar bankası t.a.ş. hakkında kan.tas. (s.sayısı : 304 )”. TBMM Genel Kurulu, 28. Birleşim tutanağı, 16 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-kemal-deveciler-22-2003-12-16-bazi-kanunlarda-degisiklik-turkiye-imar-bankasi-t-a-s-hakkinda-kan-ta (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA ALİ KEMAL DEVECİLER (Balıkesir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 304 sıra sayılı, Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Bankalar Kanununun 14 üncü Maddesinin (3) Numaralı Fıkrası Hükümlerine İstinaden Bankacılık İşlemleri Yapma ve Mevduat Kabul Etme İzni Kaldırılan Türkiye İmar Bankası Türk Anonim Şirketi Hakkında Tesis Edilecek Bazı İşlemler Hakkında Kanun Tasarısının 1 inci maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım; hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
(x) 304 S. Sayılı Basmayazı 11.12.2003 tarihli 27 nci Birleşim Tutanağına eklidir.
Sayın milletvekilleri, 11 Aralık 2003 Perşembe günü yapılan olağan Meclis toplantısında, bu yasa tasarısının müzakereleri yapıldığı sırada, tasarının maddelerine geçilmesi gerektiği sırada, oturum, yöneten Başkan, Meclis çalışmalarına 10 dakika ara vermiştir ve müteakiben, yapılan açılışta, Devlet Bakanı Babacan bir anda buharlaşarak kaybolmuş, oturumu yöneten Başkan da, hükümetin bulunmadığını gerekçe göstererek, kasıtlı olarak, İmar Bankası mağdurlarıyla ilgili tasarının görüşmelerini ertelemiştir. Müteakiben, Bankalar Yasa Tasarısının görüşmelerine geçilmiş ve ne yazık ki, 5 dakika evvelki toplantıda buharlaşan Bakan Sayın Babacan gelerek, Bankalar Yasa Tasarısı görüşmelerine katılmıştır. Bu, hakikaten ilkesiz, yüzsüz bir davranış olup, Sayın Bakan hilei şer yapmıştır. AKP Grubu olarak da, her zamanki gibi, açıkça takıyye yaptığınız görülmektedir; ama, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak, İmar Bankası mağdurlarını ilgilendiren ve altı aydır bekledikleri bu yasa tasarısının bir an evvel çıkması için göstermiş olduğumuz tepki ve bu konuyla ilgili yaptığımız basın açıklamasında ısrarla belirttiğimiz şekilde bugün, nihayet, bu yasa tasarısını, acil bir şekilde, görüşmek üzere tekrar getirmiş bulunmaktasınız. İnşallah, bir iki madde görüşüldükten sonra, bu yasa tasarısını tekrar çekmezsiniz; inşallah, Komisyonda görüşülen bu yasa tasarısındaki bazı maddeleri ve ödeme planını, vatandaşın aleyhine vereceğiniz önergelerinizle değiştirmezsiniz; çünkü, sizlerin ne zaman ne yapacağı hiç belli olmaz.
Şimdi, maddeyle ilgili görüşlerime geçmek istiyorum. Ülkemizde, bugüne kadar, 20 banka battı. Ülkemizde bugüne kadar batan bu bankaların 19 tanesi, diğer hükümetler döneminde, 1 tanesi, yani İmar Bankası, AKP Hükümeti döneminde, yani sizin döneminizde battı. Daha önceki hükümetler zamanında batan 19 bankada mevduatı olan vatandaşların bir tanesi bile, bir tek kuruşunu kaybetmedi. Son döneme kadar batan bankalardan dolayı, o bankalarda mevduat sahibi olan vatandaşlarımızın herhangi bir kaybı olmamıştır. Türkiye'de, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun işleyişi, devletin verdiği garantiler ve batan bankalara el konulurken izlenen yöntem sonucunda, o bankalarda mevduat sahibi olan ve o bankalardan alacaklı olan vatandaşlarımız, alacaklarını tahsil etme konusunda herhangi bir güçlükle karşılaşmamışlardır. Türkiye'de böyle bir tablonun olması, tabiî ki, bütün bankalara toplumun rahatlıkla güvenmesi gibi bir sonucu doğurmuştur; bu, son döneme kadar böyle gitmiştir. En son, AKP Hükümetinin işbaşında bulunduğu dönemde, İmar Bankasına el konulmuştur; ama, İmar Bankasına, AKP anlayışıyla, AKP yöntemiyle el konulmuştur. AKP anlayışıyla ve AKP yöntemiyle el konulmasının sonucunda, bu bankalarda mevduat sahibi olan vatandaşlarımız, şu ana kadar, aradan altı aya yakın bir zaman geçmesine rağmen, bir tek kuruş dahi alamamışlardır ve bugün yapılmak istenen düzenlemeyle de, alacakları, haksız bir şekilde, 36 ay vadeye yayılarak ödenmek istenmektedir; yani, AKP, Türkiye'deki banka iflasları süresince, halka zarar veren, iyi niyetli mevduat sahibine zarar veren bir uygulama yöntemini tercih ederek, damgasını vurmuştur ve AKP'nin bankalara el koyma yönteminin sonucunda, şu ana kadar, İmar Bankasına mevduat yatırmış olan vatandaşlarımız çok ciddî kayıplara uğramışlardır.
Haziran ayında yönetimi istifa eden ve temmuz ayı başında bankacılık yapma yetkisi kaldırılan İmar Bankasında, altı aylık süreçte, AKP Hükümetinin her attığı adımda, devlet yönetiminin ciddiyetinden uzak tavrı nedeniyle, hem bankacılık sistemine hem de devlet kurumlarına olan güven tamamen sarsılmıştır. Hükümetin, İmar Bankasına para yatıranlara diğer el konulan 19 bankaya uygulanan prosedürü uygulamaması ve inandırıcı açıklamalar yapmaması, mağdurların sorunlarını gidermenin dışında başka amaçlarla hareket edildiği kuşkusunu yaratmaktadır. Halkın sisteme olan inancı sarsılmıştır. Bu altı aylık süreçte, holdingler, medya grupları ve bunlar ile hükümet arasında yaşanan kavgalar, topluma hizmet noktasında örgütlenmesi gereken sistemin ne hale geldiğini, çok çarpıcı bir şekilde, ortaya koymaktadır.
Sonuçta, bunun faturası, yine, devlet güvencesine inanarak paralarını bankalara yatıran küçük yatırımcılara ve Türk toplumuna çıkmıştır; yani, tek suçlu, bankacılık sistemine ve dolayısıyla devlete güvenen insanlar olmuştur. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, halkımızın sırtına yüklenen 8,5 katrilyon yükün sorumlularından hesap sorulmasını istemekteyiz. Küçük yatırımcılar, İmar Bankasına, bu bankanın sahiplerine değil, devlet güvencesine ve devletin denetimine güvenerek paralarını yatırmışlardır. Bu yalın gerçeğe rağmen Başbakan Tayyip Erdoğan, İmar Bankası mağdurlarına "niçin paranızı devlet bankasına yatırmadınız" gibi sığ yaklaşımlarla, bankacılık sistemine olan güvensizliği artıracak sorumsuzca açıklamalarda bulunmuştur.
Yani, bu altı aylık süreçte çok kötü yönetilmiş ve 380 000 mudi zarara uğratılmış, devlete güvenmelerinin bedelini ödemişlerdir. 380 000 mevduat sahibi, altı aydır tek kuruş almamıştır; 380 000 aile, alınterinin, emeğinin, tasarrufunun karşılığının, hatta 25 yıllık emekli ikramiyesinin, bu iktidar tarafından engellendiğine tanık olmaktadır. Ortadaki hukuk aynıdır, -eski hükümetler dönemindeki- devletin verdiği sözler aynıdır malî mevzuat aynıdır, ortada değişen bir şey yoktur. Peki, 380 000 kişinin parasını altı aydır neden ödemiyorsunuz?
AHMET YENİ (Samsun)Soygun vardı, soygun.
ALİ KEMAL DEVECİLER (Devamla)Sayın Bakanın söylediği gibi, alacaklarını 36 aya yaymak istiyorsunuz; peki, bu parayı, o bankayı batıranlardan geri alabiliyor musunuz? Bununla ilgili bugüne kadar ne gibi işlem yaptınız? Yurtdışına kaçmalarını mı önleyebildiniz? AKP İktidarı olarak, vatandaşın karşısında sözünü tutamaz hale gelmiş durumdasınız. Bu 380 000 aile, herkes şunu iyi bilsin "İmarzede" değildir "AKP' zededir", AKP'nin izlediği politikalar sonucunda bu ortaya çıkmıştır.
AHMET YENİ (Samsun)Uzanzede, Uzanzede!
ALİ KEMAL DEVECİLER (Devamla)Türkiye'deki banka sistemine güvenerek, devlete güvenerek, devlete inanarak paralarını İmar Bankasına yatırmışlardır.
Yine bugün getirilen ve görüştüğümüz yasa tasarısında, off- shore olarak addedilen kıyı bankalarında yer alan hesapların bankanın yurtiçi şubelerine aktarılması nedeniyle İmar Bankasının bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izninin kaldırıldığı tarihten geriye doğru bir aylık süre getirilmiş olup, bir aylık süre içerisinde aktarılan hesaplar Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu kapsamı dışında bırakılmaktadır.
Şüphesiz, bankaya hâkim sermaye sahiplerinin muvazaalı işlemlerini kapsamdışı bırakmak amacıyla bir madde düzenlenebilirdi; ancak, böyle bir düzenlemenin iyi niyetli mevduat sahiplerini mağdur etmemesi gerekmektedir. Getirilen bu yasa tasarısında ise, bu durumdaki iyi niyetli hesap sahipleri dikkate alınmamış olup, bu vatandaşlarımız mağdur ettirilmektedir.
Değerli milletvekilleri, bu mağdurlar, 380 000 aile demektir. Hadi, birden fazla hesap olduğunu düşünürsek, sayıyı indirdiğimizde de 300 000'in üzerinde aile söz konusudur, 1 500 000'e yakın bir toplum kesimi söz konusudur. Bu hesap sahiplerinin önemli bir kısmı, bankadan alacakları, aldıkları faizle çocuk okutmak ve aile geçindirmek durumundadır. Onlar, altı aydır paralarını beklemektedirler, o paralarının gelmesini beklemektedirler, onunla ayakta kalacaklardır. Geçirdiğimiz ve geçirmekte olduğumuz bu güç dönemde, o paralarla ayakta kalmaya çalışacaklardır.
Hükümetin yapmayı düşündüğü ve bugün Meclisimize getirilen düzenleme, İmar Bankası mudilerinin beklentilerine cevap vermekten çok uzaktadır. Başbakan Yardımcısı Sayın Abdüllatif Şener'in, 22 Temmuzda, Türkiye Büyük Millet Meclisinde, iki hafta içerisinde hak sahiplerine ödeme yapılacağına ilişkin yaptığı konuşmanın ardından aylar geçmesine rağmen, ne yazık ki, bugün, İmar Bankası mağdurlarına yapılacak ödemelerin, 36 aya, yani, 3 yıla yayıldığını görmekteyiz.
Abdüllatif Şener'in 22 Temmuz tarihli açıklamalarının ardından, Ziraat Bankasında, İmar Bankası mudilerine "suçlu tasarruf hesabı" olarak algılanan bir hesap açılmıştır. Sonra da, bu hesapları teminat olarak göstermelerine olanak tanınmıştır.
Değerli milletvekilleri, insanlara, kendi paralarının teminat olarak gösterilmesi olanağının tanınmasının, bir iyilik olarak anlatılmak istenmesi, insaf ölçüleriyle bağdaşır mı?! Altı aylık sürede, her kuruşu sonuna kadar ödenecek, şu tarihte ödenecek diye hükümetçe yapılan açıklamaların ardından, bugün, nihayet, hak sahiplerine ödemelerin 3 yıla (36 aya) yayılarak planlandığını görmekteyiz.
Sayın Bakan tarafından, mudilerin hiçbir reel kaybının olmayacağı söylenmesine rağmen, bu yasayla, alacaklılara - Bakan Sayın Babacan'ın Plan ve Bütçe Komisyonundaki yasa tasarısı görüşmelerinde söylediği gibi- tüketici fiyat endeksindeki artış oranında faiz tahakkuk ettirilecektir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
42 konuşma daha · 16 Aralık 2003