Bazı kanunlarda değişiklik türkiye imar bankası t.a.ş. hakkında kan.tas. (s.sayısı : 304 )
İstanbul Milletvekili ·
Genel Kurul, 28. Birleşim · 2. yasama yılı · 16 Aralık 2003 · 702 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Emin Şirin, 16 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 28. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK TÜRKİYE İMAR BANKASI T.A.Ş. HAKKINDA KAN.TAS. (S.SAYISI : 304 )); konuşma 702 kelime.
Emin Şirin (İstanbul). “Bazı kanunlarda değişiklik türkiye imar bankası t.a.ş. hakkında kan.tas. (s.sayısı : 304 )”. TBMM Genel Kurulu, 28. Birleşim tutanağı, 16 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/emin-sirin-22-2003-12-16-bazi-kanunlarda-degisiklik-turkiye-imar-bankasi-t-a-s-hakkinda-kan-ta (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
EMİN ŞİRİN (İstanbul)Muhterem Başkan, muhterem milletvekilleri; görüşülmekte olan tasarının 2 nci maddesi üzerinde şahsın adına söz aldım; hepinizi hürmetle selamlıyorum.
Bu madde 8,5 katrilyonluk bir borçlanma maddesi. Bundan evvel konuşulduğu gibi, keşke böyle bir borçlanmaya ihtiyaç kalmasaydı da bu parayı iç edenlerden parayı alarak böyle bir maddeye ihtiyaç duymasaydık. O bakımdan, bu teknik düzenleme için benim söyleyebileceğim bir şey yok, maddeye olumlu olarak bakmamız lazım.
Ancak, bu vesileyle tasarının tümü üzerinde bazı görüşlerimi, müsaadenizle arz etmek istiyorum. Bu tasarının arzu edilen neticeleri getirme ihtimali az. Bu konudaki hatırlatmalarımı veya söyleyeceklerimi de, lütfen, hükümet ve İktidar Partisi, bir tenkitten ziyade bir hatırlatma olarak kabul etsin.
Birinci olarak, çıkarılan kanunun gerek özü gerek bazı maddeleri geçmişe dönük uygulamalar getiriyor. Bu uygulamaların uygulama şansının olamayacağı kanaatini taşıyorum. Şöyle ki:
TMSF bir sigorta kurumu. Bu sigorta kurumuna herhangi bir mudi parasının ödenmesi için müracaat ettiği takdirde, bir ihtarname yolladığı takdirde TMSF bu parayı ödemek mecburiyetinde kalacaktır. Tasarı kanunlaştıktan sonra TMSF'nin vereceği cevap "bir kanun çıktı; biz, sizin paranızı bu kanuna göre ödeyeceğiz" cevabı olacak; ancak, hadisenin burada bitmeyeceğini tahmin ediyorum. Herhangi bir hukuk mahkemesine müracaat eden mudi, sigortanın, parasını defaten ödemesini talep edecektir ve bu kanun, el konma tarihinden, yani TMSF'nin vecibesinin doğduğu tarihten çok daha sonra çıktığı için, bu paraların, müracaat eden ve mahkemeden karar alan mudilere defaten ödenmesi durumuyla karşı karşıya kalınacaktır. Hükümet tarafından, bu konuda gerekli tedbirlerin düşünülmesi veya hukuka uygun daha iyi bir düzenlemenin yapılmasının uygun olduğu kanaatini taşıyorum.
İkincisi, hükümetimizin uygulamakta olduğu, bazılarımızın tenkit etmekle beraber, Türkiye'nin menfaatları açısından yürütülmesi gereken iktisadî programın, ekonomik programın önemli ayaklarından bir tanesi de kurum ve kurulların özerkliğiydi. BDDK ve TMSF de bu özerk kurumların en başında gelenlerindendi. Biz, bu tasarıyı kanunlaştırdığımız zaman, TMSF'nin özerkliğini de ortadan kaldırmış oluyoruz; yani, bundan sonra, BDDK ve TMSF, alacakları her karar veya yapacakları tasarruf için, yeni bir kanun çıkarttırma ihtiyacı içinde kalabilirler ve özerk bir kurum, bütün tasarruflarını, hükümetin çıkaracağı kanunlara veya icraatlarına bağlayabilir. Bu tasarıyla, kanunlaştığı takdirde, özerkliğin kaldırılmış olacağını da dikkatlerinize getiriyorum.
Üçüncü olarak, bazı arkadaşlarımız, haklı olarak, hortumlandığı tabir edilen paraların tahsilatlarının ne olacağını dile getirdiler, fevkalade haklılar; ancak,TMSF'nin, uzun zamandır yakından takip ettiğimiz, bugün de basında çıkan çok yeni bir uygulamasıyla karşı karşıyayız ve bu uygulamanın, mevcut banka hortumcuları tabir ettiğimiz kişiler için de emsal olma riskini görüyorum. Buradan da, bu konuyu sizlere hatırlatmayı bir vecibe addediyorum. Şöyle ki: İlk etapta 350 000 000 dolarlık bir alacak paketi, batık kredi paketi satışa çıkarılıyor. Satışa çıkarılan bu krediler için, teklif edilen fiyatlarda yüzde 10, yüzde 20 mertebesinde. Yüzde 10 mertebesinde bir fiyat bulunabilmesi bile riskli veya kabil değil; yani, biz, 350 000 000 dolarlık bir batık kredi portföyünü, bu kredilere bağlı teminatlar ve takip haklarıyla beraber devretmiş olacağız.
Şimdi, bunun riskleri şunlar: Bir kere, hatırlarsınız, daha geçenlerde, hortumculardan para tahsilatı için bir kanun çıkardık ve tahsilatın muhakkak yapılması gerektiğini söylüyoruz. Hükümetimiz ve İktidar Partisi de, paraları hortumculardan sonuna kadar tahsil edeceği taahhüdünü vermiş durumda. Ben de bu taahhüdünüzün fevkalade destekleyicisiyim; ancak, 350 000 000 dolarlık bir alacak paketini 35 000 000 dolara satarsanız, bu, paranın tahsilatı olmaz, yüzde 90'ından vazgeçmek olur.
Bunun yanı sıra, alacaklar, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanununa göre takip edilen alacaklar. Siz, bu alacakları temlik ettiğiniz veya devrettiğiniz zaman, devletin kurullarına ait olması gereken bir hükümranlık hakkını da, muhtemelen yabancı olan bir şirkete veya kuruma devretmiş oluyorsunuz. Bunun da anayasal birtakım sakıncaları vardır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
EMİN ŞİRİN (Devamla)Müsaade ederseniz, toparlıyorum.
BAŞKANBuyurun Sayın Şirin, konuşmanızı tamamlar mısınız.
EMİN ŞİRİN (Devamla)Üçüncü olarak, çok daha kötü bir emsalle karşılaşacağımızdan endişe ediyorum. Şimdi, İmar Bankası mudilerine ödenecek 8,5 katrilyon liradan bahsediyoruz; bunun için bir kaynağı onaylayacağız ve muhtemelen kabul edeceğiz. Yüzde 10'la satılan batık krediler meselesi ortaya çıkar ise, BDDK'nın bundan evvel yapmış olduğu bazı anlaşmalarda, yapmış olduğu anlaşmayı yapan batık veya zordaki şirketin, finansal kurumun, bundan sonra yapılacak olan anlaşmalarda veya yapılacak uygulamaların lehlerine olması kaydıyla faydalanmaları hususu getiriliyor. Bunu emsal göstermek suretiyle, yüzde 10'luk bir fiyatla, yüzde 10'luk bir ödemeyle bu konuyu, belki de mahkeme kararına bağlayarak, faydalanma imkânına da kavuşacaklar.
Bütün bunları bir tenkit açısından değil, bir hatırlatma açısından yapmak istedim. Burada bulunan BDDK ve TMSF temsilcilerinin ve hükümetimizin de bu konuyu çok dikkate almalarını arz ederim.
Çok teşekkür ederim. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
42 konuşma daha · 16 Aralık 2003