Genel kadro ve usulü hk.k.h.k.nin eki cetvellerin toki başkanlığına ait bölümünde değ.yap.hk.kan.tas.(s.sayısı:429)
İstanbul Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 84. Birleşim · 2. yasama yılı · 5 Mayıs 2004 · 1.034 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Birgen Keleş (CHP), 5 Mayıs 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GENEL KADRO VE USULÜ HK.K.H.K.NİN EKİ CETVELLERİN TOKİ BAŞKANLIĞINA AİT BÖLÜMÜNDE DEĞ.YAP.HK.KAN.TAS.(S.SAYISI:429)); konuşma 1.034 kelime.
Birgen Keleş (CHP, İstanbul). “Genel kadro ve usulü hk.k.h.k.nin eki cetvellerin toki başkanlığına ait bölümünde değ.yap.hk.kan.tas.(s.sayısı:429)”. TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim tutanağı, 5 Mayıs 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/birgen-keles-22-2004-05-05-genel-kadro-ve-usulu-hk-k-h-k-nin-eki-cetvellerin-toki-baskanligina-ai (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA BİRGEN KELEŞ (İstanbul)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; incelemekte olduğumuz tasarının 2 nci maddesine ilişkin olarak Grubum adına söz almış bulunuyorum ve Yüce Meclise saygılar sunuyorum.
İncelemekte olduğumuz tasarı, daha önce arkadaşımın da belirttiği gibi, tek madde olarak geldi ve 55 ekkadro verilmesini ve bir daire başkanlığının adının değiştirilmesini öngören bir tasarı olarak geldi; fakat, son dakikada verilen önergelerle, 2 tane önemli madde değişikliği ve 2 tane de ekmadde içeren bir tasarı haline geldi. Şimdi, diyeceksiniz ki: "Bunun üzerinde niye duruyorsunuz? İşte, çalışma yapıyor Plan ve Bütçe Komisyonu, bu çerçevede bu şekli almış."
Değerli arkadaşlarım, bu, ilk ve tek örnek değil. Bakın, İktidarınız şunları yapıyor: Normalde, tasarı olarak gelmesi gereken kanunları bize teklif olarak getiriyor. Mesela, en son örnek özelleştirmeyle ilgili bir teklifti. "Bu neden tasarı halinde gelmedi; fevkalade önemli maddeler içeriyor" dediğimiz zaman, Maliye Bakanı ve oradaki arkadaşlar, her milletvekilinin teklif verme hakkının olduğunu söyledi; ama, sonra, Maliye Bakanınız, herhalde çok meşgul olduğu için, tartışmanın sonuna doğru bu söylediklerini unuttu ve bu metni hazırlamak için ne kadar büyük çaba gösterdiklerini, Dünya Bankası uzmanlarıyla da bir araya gelerek çalıştıklarını itiraf etti. Plan ve Bütçedeki arkadaşlarıma sorun; aynen böyle cereyan etti veyahut da şu oluyor: Bir madde, iki madde olarak geliyor tasarı ve fakat, ondan sonra son dakikada verilen önergelerle değişik ve inanılmaz bir hal alıyor. Oysa, değerli arkadaşlarım, bir hükümet, kendi tasarılarına sahip çıkmalı veyahut da sahip çıkacağı tasarıları getirmeli Meclisin huzuruna. İki, bir hükümet, iktidar ve muhalefet partisi milletvekillerine, o tasarıyı yeterince inceleyecek ve ciddî bir şekilde katkıda bulunacak fırsatı sağlamalı. Bakın, biraz önce Grubunuz adına konuşan arkadaşım, eğer yanılmıyorsam, dün hayretler içerisindeydi. Birkaç arkadaşıyla birlikte "olmaz yahu böyle şey, olmaz" diyordu. Gerçekten olmaz; ama, işte, son dakikada okudukları için, fark ettikleri için, bu değişikliği, önergedeki değişikliği buraya getiriyor; ama, ben arkadaşımın çok değerli bir birikimi olduğuna inanıyorum ve birlikte tartıştıkları diğer arkadaşların da. Belki, yeterince zaman verilse kendisine, daha doğru dürüst katkılarda bulunacaklardı ve başka yerlerini de düzelteceklerdi. Bu konular üzerinde bunun için duruyoruz.
Bağışlarsanız eğer, yerel yönetimlerin malî olanakları olmadığını, onun için şeylere imkân tanıdığınızı paylaşamayacağım; çünkü, yerel yönetimlerle ilgili olarak getirdiğiniz tasarı, biliyorsunuz ki, birkaç bakanlık dışında bütün bakanlıkların görevlerini yerel yönetimlere veriyor. Peki, yerel yönetimlerin eğer kaynakları yoksa ve bundan sonra da kaynağı olmayacaksa bu değişikliği neden yapıyorsunuz; neden kendinizi kandırıyorsunuz, toplumu da kandırıyorsunuz, eğer amacınız kamu yönetiminde bir boşluk yaratmak ve başka şeyleri o arada devreye sokmak değilse?! Onun için, ben, pek çok arkadaşımın, eğer biraz düşünürlerse, bu konularda çok duyarlı davranacaklarına, çünkü, bize hak vereceklerine inanıyorum.
Değerli arkadaşlarım, tasarının 2 nci maddesi, 2.3.1984 tarih ve 2985 sayılı Toplu Konut Yasasının 4 üncü maddesini değiştirmektedir ve Toplu Konut İdaresi Başkanlığını, gecekondu dönüşüm projesi uygulayacağı alanlarda veyahut da kendi mülkiyetinde olan arsalardan ve arazilerden konut uygulama alanı olarak belirlediği yerlerde veya valiliklerce toplukonut alanı olarak belirlenen bölgelerde her tür ve ölçekteki imar planlarını yapmaya, yaptırmaya ve tadil etmeye yetkili kılmaktadır.
Şimdi, yapılan bu planlar, Başkanlığın bağlı olduğu bakan tarafından onaylandığında, herhangi bir yerde, yani, Başkanlığın uygun göreceği bir yerde veyahut da, varsa eğer, belediyede ilan edilecektir. O süre içinde yapılan itirazlar Başkanlık tarafından incelenecek, sonuçlandırılacak ve bakan tarafından onaylandığında da kesinleşerek yürürlüğe konulacaktır. Gerek planların yapılması gerek uygulanması sırasında ihtiyaç duyulan bilgi, belge ve görüşler bir ay içerisinde Başkanlığa verilecektir; verilmese de gam değil; çünkü, Başkanlık, resen, istediği işlemi ve değişikliği kendisi gerçekleştirmiş olacaktır.
Ayrıca, bu maddeyle, Toplu Konut İdaresi Başkanlığına, görevleri nedeniyle gerçek ve tüzelkişilere ait arsa ve arazileri ve bunların üzerindeki yapıları da kamulaştırma yetkisi verilmiştir.
Sayın milletvekilleri, biraz önce sözünü ettiğimiz gibi, bir defa, tasarının böyle son dakikada değiştirilerek buralara gelmesi doğal bir şey değildir. İkincisi, gecekondu dönüşüm bölgelerinde, toplukonut arazilerinde ve valiliğin tayin ettiği yerlerde her ölçekte imar planı yapma, yaptırma ve tadil etme yetkisinin Toplu Konut İdaresi Başkanlığına verilmesi de belediyelerle ilgili bir yetkinin gaspedilmesinden başka bir şey değildir.
Değerli arkadaşlarım, kaldı ki, bu getirilen değişiklik sadece belediyelerle ilgili yetkiyi değil, aynı zamanda yöre insanının kendi yaşayacağı bölgedeki olanlara karşı görüş bildirmesini de, karar alma hakkını da gaspetmektedir.
Şimdi, biraz önceki önergenin sahibi olan ve Grubunuz adına konuşan arkadaşımız "değişiklik getirdik ya" demeye getiriyor, bana, karşıdan. Değişiklik getiriyorsunuz; ama, o değişikliği, sonunda, Meclis reddettiğinde ne oluyor; "Toplu Konut İdaresi bildiği işi yapar" dedi Bakan. Bakanınız "Toplu Konut İdaresi bildiği işi yapar" dedi. O zaman, siz, etrafı yumuşatmak için, belediye başkanlarınızı teskin etmek için bir önerge getiriyorsunuz; uygulamada yaşama geçirilmeyecek bir önerge getiriyorsunuz demektir.
Şimdi, tasarıda, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanan imar planlarına, belediyenin ve yöre halkının görüşlerini yansıtması için herhangi bir mekanizma öngörülmemiştir. Belediye meclisinin onayına sunulması da böyle bir mekanizma değildir.
Değerli arkadaşlarım, kabul veyahut da reddedilmesi değildir sorun; onların isteklerinin yansıtılması, taleplerinin yansıtılması, ihtiyaçlarının yansıtılmasıdır. Dolayısıyla, böyle bir mekanizma, yine de, o değişikliğe rağmen -eğer yapacaksanız o değişikliği- öngörülmemiştir. Üstelik, onbeş günlük süre içerisinde yapılan itirazların değerlendirilerek kesinleştirilmesi, hukukun itiraz yoluna ilişkin temel ilkelerine de aykırıdır. Neden; çünkü, değerli arkadaşlarım, normal olarak, itiraz mercii, kararına itiraz edilenin üstünde bir merci olmalıdır; yani, kararı hazırlayan, yapan kurumların, mercilerin, organların, ona karşı yapılan eleştirileri objektif olarak değerlendirmesi fevkalade güç bir olaydır.
Değerli milletvekilleri, kaldı ki, 2 nci madde, çağdaş gelişmelere de, İktidar tarafından hazırlanan ve komisyonlarda halen tartışılmakta olan yasalara da aykırıdır. Çağdaş gelişmeler, yerel yönetimlere daha fazla yetki devredilmesini öngörmektedir. Kamu Yönetimi Temel Yasası Tasarısıyla -biliyorsunuz, son birkaç maddesi kaldı- merkezî idarenin bütün görevlerini yerel yönetimlere devretmiş bulunuyoruz. Komisyonlarda ele alınan, incelenen tasarılarda da pek çok yetki belediyelere devredilmektedir.
Şimdi, bu, bir kaos da yaratacaktır değerli arkadaşlarım. Sadece çelişkili değildir, aynı zamanda kaosa yol açacaktır; çünkü, Belediyeler Yasası Tasarısı, arsa ve konut üretimi, kentsel gelişim alanları gibi konularda belediyeleri görevlendirmektedir. Ayrıca, il özel idarelerine ve büyükşehir belediyelerine de, kendi ilgili yasa tasarılarıyla, imar planları yapma yetkisi verilmiştir.
Şimdi, 2 nci maddeyle, imar planları yapma yetkisinin büyük ölçüde veyahut da bir ölçüde Toplu Konut İdaresine verilmesi, Anayasayla da çelişkilidir. Neden; çünkü, Anayasaya göre, mahallî müşterek ihtiyaçlar, yerel yönetimlerce karşılanır. Yerleşme ve konut politikaları ile imar planları, mahallî müşterek ihtiyaçlardır.
Değerli arkadaşlarım, tasarıdaki 2 nci maddeyle, Toplu Konut İdaresine geniş ve sınırsız bir yetki verilmektedir; her tür ve ölçekte imar planları yapmaya, yaptırmaya ve mevcutları da tadil etmeye yetkilidir. Dikkatinizi çekerim, Bu şekliyle 2 nci madde, Anayasanın 2 nci, 6 ncı ve 127 nci maddelerine aykırıdır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
7 konuşma daha · 5 Mayıs 2004