Genel kadro ve usulü hk.k.h.k.nin eki cetvellerin toki başkanlığına ait bölümünde değ.yap.hk.kan.tas.(s.sayısı:429)
Genel Kurul, 84. Birleşim · 2. yasama yılı · 5 Mayıs 2004 · 1.156 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma
Kaynak göster
Yahya Baş (AK Parti), 5 Mayıs 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GENEL KADRO VE USULÜ HK.K.H.K.NİN EKİ CETVELLERİN TOKİ BAŞKANLIĞINA AİT BÖLÜMÜNDE DEĞ.YAP.HK.KAN.TAS.(S.SAYISI:429)); konuşma 1.156 kelime.
Yahya Baş (AK Parti, İstanbul). “Genel kadro ve usulü hk.k.h.k.nin eki cetvellerin toki başkanlığına ait bölümünde değ.yap.hk.kan.tas.(s.sayısı:429)”. TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim tutanağı, 5 Mayıs 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yahya-bas-22-2004-05-05-genel-kadro-ve-usulu-hk-k-h-k-nin-eki-cetvellerin-toki-baskanligina-ai (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA YAHYA BAŞ (İstanbul)Sayın Başkan, Meclisin değerli üyeleri; 429 sıra sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Eki Cetvellerin Toplu Konut İdaresi Başkanlığına Ait Bölümünde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı üzerinde AK Parti Grubu adına söz almış bulunmaktayım; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Hepimiz çok iyi biliyoruz ki, ülkemizde, gerçekten, bir konut sorunu vardır. Konut sorunu dediğimiz zaman, sadece ihtiyaç sahiplerini konut edindirmek yetmez; çarpık, plansız, sağlıksız bir şekilde yapılaşmış, modern şehircilik anlayışına ters düşen her türlü olumsuzlukları da ortadan kaldırmak gerekir; bu da bir sorundur.
Özellikle, deprem bölgelerinde yapılmış olan çalışmalar, maalesef, ihtiyaca cevap verecek güçte değildir. Ülkemizin büyük bir bölümü depreme maruz kalmaktadır. Dolayısıyla, bu bölgelerde mevcut yapıların büyük bir çoğunluğunun sağlıklı olduğunu söylemek de mümkün değildir. Yapılan tespitler göstermektedir ki, bu bölgelerdeki yapıların, maalesef, daha sonra oluşabilecek şiddetli bir depreme dayanamayacağı ortadadır. Bununla ilgili de, muhakkak, dönüşüm projelerinin yapılması gerekmektedir.
Binaların iyileştirilmesi yeterli bir çözüm değildir. Zira, teknik elemanların, teknik heyetlerin birçoğu, yapılan iyileştirmelerin, binaya sağlamlık değil, aksine, zarar da verebileceğini söylemektedirler. Dolayısıyla, yapılacak en uygun çözüm, yapıların yeniden yapılması, yeni dönüşüm projelerinin hazırlanmasıdır.
Şu anda, gündemimizde olan kanun tasarısı bunun bir parçasıdır. Benden önce konuşan değerli arkadaşım Kumkumoğlu, bu tasarının tek madde olarak geldiğini; ama, bir kadro talebiyle gelen bu tasarının komisyonda 8 maddeye çıktığını söyledi. Fakat, benim elimdeki tasarıda 6 madde olduğunu görüyorum; belki bir yanlış anlama olmuştur. 6 maddeye çıktığını söyleyelim. Değerli arkadaşlar, komisyon, hiç şüphesiz, yapılan çalışmalarda katkıda bulunmak zorundadır. Sadece noter değildir Meclis ve Komisyon. Elbette, komisyonlarda yapılan çalışmalarda ilaveler yapılabilir. O gün hâsıl olan bir ihtiyaca dayanarak ilaveler yapılmıştır. Şimdi de Meclisimizde yine ilaveler yapılacaktır. Bu tasarıya önergelerle bazı değişiklikler de getireceğiz.
OSMAN ÖZCAN (Antalya)- Anlaşıldı bozuk olduğu.
YAHYA BAŞ (Devamla)- Tabiî, değerli arkadaşlarımın endişelerine katılmıyor değiliz. Bir belediye başkanı olarak, on yıl belediye başkanlığı yapmış bir kişi olarak, burada, bu tasarı hakkında konuşuyorum. Elbette merkeziyetçiliğin karşısındayız ve çıkarmakta olduğumuz yerel yönetimler ve kamu yönetimi tasarılarıyla merkezdeki yetkilerin büyük bir çoğunluğunu yerel yönetimlere bırakma gayreti içinde olan bir iktidarın bu yetkileri tekrar merkezde toplaması elbette mümkün değildir ve nitekim, yapılan birtakım çalışmalarla, bunların yanlışlarının bir kısmı komisyonda, bir kısmı da inşallah Mecliste sizlerin oylarıyla düzeltilecektir. Bu konuda bir önergemiz de vardır. Bunu da biraz sonra açıklayacağım.
HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir)- Yanlışı niye getiriyorsunuz?..
YAHYA BAŞ (Devamla)- Değerli arkadaşlar, hiç şüphesiz, arkadaşımızın söylediği de "yanlışı niye getiriyorsunuz" şeklindeki yaklaşımı da cevaplandırılacak bir söz olduğu için, ona da cevap vermek istiyorum.
HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir)- Ver de, karşılığını görürsün...
YAHYA BAŞ (Devamla)- Biz yanlışı getirmiyoruz, eksiği düzelterek getiriyoruz. Bir eksiklik vardır, görülememiştir, daha sonra görülmüştür, Meclis bunun için vardır ve düzeltilecektir.
Şimdi şunu söylemek istiyorum: Dönüşüm projelerinin yapılabilmesi için, yıllardır bu ülkede düşünülmüş, konuşulmuş, ancak bir mesafe alınamamıştır. Özellikle büyük şehirlerimiz başta olmak üzere, yaklaşık 15 kadar şehrimizin -daha fazlası da vardır belki- çevresi gecekondularla doludur, sağlıksız yapılarla doludur. Az önce, burada, Sayın Kumkumoğlu da, işte, insanların, yaşam şartlarının müsait olmadığı konutlarda yaşamak zorunda olduklarını söyledi. Bütün bunları düzeltmek için, yerel yönetimlerin imkânları, maalesef, buna yetmemektedir; yetmediğini de gördük; zira, bu kadar zamandır gecekondular, bölgelerde, azalmak şöyle dursun, devamlı çoğalmaktadır ve böyle sağlıksız yapılarda olabilecek her türlü felaketler, hazır, kapıda beklemektedir.
Bütün bunları aşabilmek, bunları çözebilmek için, hükümetimiz, Toplu Konut İdaresini de devreye koymaktadır ve hükümetimizin bir hedefi vardı; o da, daha önceden ilan edilmiş 100 000 konut ve ihtiyaç sahiplerinin kira öder gibi konut sahibi olması. Bunun için, bu taahhütleri, bugün, hangi belediyenin, hangi belediye imkânlarıyla yapması mümkündür; elbette, bu, imkânsızdır ve belediyelerin bunu hızlı bir şekilde yapması mümkün değildir. Ayrıca, bugün, belediyelerimizin, bırakın konut yapmayı, mevcut işlerini yürütmek için bile imkânları yetersizdir, birçoğu, bugün maaş ödeyemeyecek durumdadır.
Böyle, ihtiyacı çok yoğun olan belediyelere, bizim, hızlı bir şekilde "haydi, dönüşüm projelerini başlatın" dememiz ve onlardan bunu beklememiz mümkün değildir. Bu sektör, yani, inşaat sektörü de Türkiye'de önemli bir sektördür. İşsizliğin çözümüne büyük katkıda bulunacak sektör inşaat sektörüdür. Farkındaysanız, ülkemizde, özellikle depremden sonra inşaat sektörü durmuş, depremin dışındaki diğer krizleri de buna katarsak, bu sektör büyük bir yara almıştır ve âdeta, duraklamıştır ve bundan sonra da işsizlik beraberinde gelmiştir.
Şimdi, hükümetimiz, konut ihtiyacı sahiplerini sağlıklı konutlara kavuşturmak ve bunları kavuştururken de, aynı zamanda inşaat sektörünü harekete geçirmek istemektedir, bu işte lokomotif görevi yapmaktadır. Yoksa, Sayın Kumkumoğlu'nun dediği gibi, ilanihaye hükümet bina yapacaktır diye bir idealimiz yoktur.
Değerli milletvekilleri, çok iyi biliyorsunuz ki, planlar belediyeler tarafından yapılır. İmar planları belediyelerin aslî görevleridir. Bu konuda yapılacak bir müdahalenin doğru olmadığını biz de kabul ediyoruz. Bunun için, tasarının 2 nci maddesinde şöyle bir değişiklik öneriyoruz: Planlar, yine, TOKİ (Toplu Konut İdaresi) tarafından yapılır, hazırlanır; ancak, onama merciinin belediye meclisleri olmasını öneriyoruz; önerimizde bunu getirdik. Biraz sonra, bu öneriyi, madde sırası geldiğinde sunacak ve bu değişikliği talep edeceğiz. "Niçin; efendim, belediyeler bunu onamakla sadece bir noter görevi mi yapacak" diye söylenebilir. Ama, şunu biliyoruz ki, belediyelerimizin birçoğunun planlama dairesi yoktur, planlama elemanı da yoktur. Bir kısmı, bunu, elemanı olmadığı için dışarıya yaptırmak zorundadır; dışarıya yaptırmak için de özel kaynağı yoktur. Bütün bu sıkıntılarını halledebilmesi için, âdeta, dışarıya yaptırmış gibi TOKİ'ye yaptırmış olacak bu planları; ama, onama mercii yine belediyeler olacaktır; belediyelerin elinden bu yetki alınmayacaktır.
Bugüne kadar... Bu tasarı niçin böyle getirildi?... Bu tasarının böyle getirilmesinin altında da şu yatıyor: Belediyeler, maalesef, gerek bürokrasinin uzun sürmesinden gerekse bazılarının da artniyetinden, engellemek kastıyla, yıllarca bu planları çıkarmadığını biliyoruz. Bu tür engellemelere de engel olabilmek için belediyelere bu yetkiler verilmiş; ancak, onama için de bir süre belirlenmiştir. O süre içerisinde, belediyeler, ister aynen isterse tadilen onamasını yapabilir; yapmadığı takdirde, o süreden sonra resen uygulama yapılacaktır; maddedeki değişiklik budur.
Bunun, bu şekilde getirilmesinin maksadı da, belediyelerin yapılacak olan bu konut hamlesine engel olmamasıdır. Belirli yasal süre içerisinde - ki, bu, tahmin ediyorum, önergede üç aydır hatırladığım kadarıyla- üç ay içerisinde bunu onaylaması gerekir.
Burada, şöyle bir yaklaşım da getirilebilir: Bütün bunları söyleyerek, menfi tarafından bakarak müspetini bulmaya çalışıyorum. Efendim, zaten, belediyelerin üç ayda bir meclisleri toplanır; dolayısıyla, üç ay çok kısa bir süredir denilebilir; ancak, bugün, belediyelerimizin -üç ayda bir toplanabileceği gibi- olağanüstü toplantılar da yapması mümkündür. Böyle kamusal yarar arz eden konularda, belediyelerimizin, muhakkak, mecburen olağanüstü toplantı yapmaya çalışmaları gerekir, ki, bugünkü şartlarla bu söylediklerim geçerlidir. Yakında görüşülecek olan Yerel Yönetimler Yasası Tasarısında, şu anda altkomisyonlarda görüşülen tasarıda, zaten, belediye meclislerinin her ay toplanması, her ayın birinci haftası toplanması önerisi getirilmektedir. Dolayısıyla, çok rahatlıkla, bir ayda gelen bu dosyanın görüşülmesi, ertesi ay komisyona gönderilerek, tekrar, ikinci ayda çıkarılması mümkündür. Zaten, komisyonlara da bir ay sonra muhakkak dosyayı getirme zorunluluğu getiriliyor. Dolayısıyla, gelecek olan Yerel Yönetimler Yasası Tasarısındaki görev sahası içerisinde bu görevin yapılması istenilmektedir, bunda da hiçbir engel söz konusu değildir.
İşte, böylece, bu tasarının can alıcı noktası olan 2 nci maddesi üzerinde böyle bir düzenleme yapılarak, belediyelerin hiçbir zaman planlama yapma yetkileri ellerinden alınmamaktadır. Ancak, bu toplu konut hamlesinin hızlı bir şekilde yapılabilmesi için, acilen, böyle bir tasarıya ihtiyaç duyulmuş ve bu tasarı da uygun bir duruma getirilmiştir ve getirilecektir.
Bu vesileyle, ben, bu tasarının, ülkemiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyor, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
7 konuşma daha · 5 Mayıs 2004
