Genel kadro ve usulü hk.k.h.k.nin eki cetvellerin toki başkanlığına ait bölümünde değ.yap.hk.kan.tas.(s.sayısı:429)
Kocaeli Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 84. Birleşim · 2. yasama yılı · 5 Mayıs 2004 · 1.325 kelime · yaklaşık 7 dakikalık okuma
Kaynak göster
Osman Pepe (AK Parti), 5 Mayıs 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GENEL KADRO VE USULÜ HK.K.H.K.NİN EKİ CETVELLERİN TOKİ BAŞKANLIĞINA AİT BÖLÜMÜNDE DEĞ.YAP.HK.KAN.TAS.(S.SAYISI:429)); konuşma 1.325 kelime.
Osman Pepe (AK Parti, Kocaeli). “Genel kadro ve usulü hk.k.h.k.nin eki cetvellerin toki başkanlığına ait bölümünde değ.yap.hk.kan.tas.(s.sayısı:429)”. TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim tutanağı, 5 Mayıs 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/osman-pepe-22-2004-05-05-genel-kadro-ve-usulu-hk-k-h-k-nin-eki-cetvellerin-toki-baskanligina-ai (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ÇEVRE VE ORMAN BAKANI OSMAN PEPE (Kocaeli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Toplu Konut İdaresinin kadro ihtiyacının karşılanması, Toplu Konut İdaresinin imar yetkilerinin artırılması ve düzenlenmesiyle alakalı bir tasarı üzerinde değerli grup sözcüsü arkadaşlarımızı dinleme imkânını bulduk, değerli fikirlerini burada yakından takip ettik ve istifade ettiğimiz hususlar da oldu.
Değerli milletvekilleri, Türkiye, yoğun göç hareketlerine maruz kalmış, ülkedeki sanayi planlamasının, iskân planlamasının yetersiz olmasından, yanlış olmasından dolayı, ülkenin nüfusunun önemli bir kısmını bir yanından diğer yanına taşımak durumuyla karşı karşıya kalmıştır. Bu yoğun göç hareketleri, nüfus hareketleri nedeniyle ülkemizdeki şehirlerin civarlarındaki hazine arazilerinin, vakıf arazilerinin, orman vasfını yitirmiş arazilerin, herhangi bir planlamaya tabi tutulmaksızın kullanılması, çarpık kentleşme gerçeğiyle, şehirlerimizi, beldelerimizi, ilçelerimizi karşı karşıya bırakmıştır. Bugün, Türkiye'nin manzarasını seyrettiğiniz zaman, kentlerin hiçbirisi, ruhunuzu okşayan görsel bir estetiğe, tabloya sahip değildir. Kentlerin girişi, çıkışı, varoşları, gerçekten, insanın yüreğini sızlatacak tablolara sahne olmaktadır. Cephesi, kat yüksekliği, peyzajı, çevre anlayışı olmadan, sadece ve sadece, kafasını bir damın altına soksunlar da nasıl olursa olsun, üzerlerine kar yağmasın, yağmur yağmasın, soğuktan sıcaktan kendilerini bir nebze korusun da nasıl olursa olsun anlayışıyla Türkiye'de üretilen yığınlarca, milyonlarca konut, bugün, ülkenin başkentinin sağına soluna baktığınız zaman, en itibarlı semtlerinin birazcık kenarlarına doğru gittiğiniz zaman karşılaşmış olduğunuz manzaralar, hakikaten, fevkalade vahimdir. Bu, sadece estetik yönden vahamet bir tablo değildir; bu tablonun, bir de, statik açıdan, yani, konutların sağlığı açısından taşımış olduğu riskler vardır ki, bunların, bizi, ülkemizi ne denli ağır bedeller ödetmekle karşı karşıya bırakabileceğini 17 Ağustos Marmara depreminde acı bir şekilde gördük, yaşadık. Üretilen konutların gerekli mühendislik nosyonundan, gerekli kontrol imkânlarından mahrum olarak yapılmasının ülkeye maliyetini, milyarlarca dolarlık bir ekonomik tabloyu, onbinlerce insanın canına mal olan, onbinlerce insanın sakat kalmasına mal olan bir insanlık dramıyla ülkemizin karşı karşıya kaldığı gerçeğini, zannediyorum, burada, hiçbir değerli milletvekili arkadaşım görmezlikten gelemez.
Şimdi, Türkiye'de, Toplu Konut İdaresi, elbette ki, ülkemizde çağdaş kentleşmede, uydu kentlerin oluşturulmasında, şu andaki kentlerin civarlarındaki mevcut gecekondu alanlarının dönüştürülerek sağlıklı, yaşanabilir, çağdaş yerleşim alanlarının yaratılmasında öncü bir görev üstlenmiş durumdadır. Toplu Konut İdaresi bu görevi yerine getirirken, Hükümetimizin acil eylem planında olan 100 000 konutun 2004 yılı içerisinde temelini atarak, ülkemizde şu anda işsizliğin, fukaralığın, yoksulluğun en temel çaresi olabilecek, istihdama çok önemli katkı sağlayacak böyle bir ileri adım atmak istiyoruz. Niye; çünkü, inşaat sektörü en çok istihdam sağlayan lokomotif sektördür.
Sadece inşaatın binasında, arsasında, hafriyatında çalışan insanları görürseniz, bu fotoğrafı bire bir görmüş olmanız demek değildir. Bu sektörün yan sektörleriyle birlikte, 100 000 konutun bir anda temelinin atılması, faaliyete geçmesi, inşaatların ülkemizin dört bir tarafında aynı şekilde harekete geçmesi, başlamış olması, yüzbinlerce insanın istihdamını da beraberinde getirecektir. Elbette ki bunu kimsenin görmezlikten gelmesi mümkün değil. Yalnız, Toplu Konut İdaresi konut ticareti yapmayı elbette ki hedeflemiyor; Toplu Konut İdaresinin esas arzu etmiş olduğu şey, Hükümetin acil eylem planında da ortaya koyduğu şekliyle, dargelirli insanlarımızın kira öder gibi, onları yormayacak, 10 yıllık, 15 yıllık, 20 yıllık süreler içerisinde, sahip oldukları konutun bedelini ödeyecek bir formülü de bu düzenlemeyle getirmek istiyoruz. Bununla birlikte onun da ilkadımı atılıyor.
Burada, Toplu Konut İdaresinin almak istediği yetkilerden birisi imar yetkisi. Bu imar yetkisiyle alakalı burada söylenen sözlere katılmak mümkün değildir. Niye katılmak mümkün değildir; değerli milletvekilleri, Türkiye'de imar yetkisi belediyelerin dışında başka kurumlar tarafından, başka idareler tarafından kullanılıyor mu; evet, kullanılıyor. Kim tarafından kullanılıyor; 1994 senesinde Özelleştirme İdaresine böyle bir yetki verilmiş mi; verilmiş; organize sanayi bölgeleriyle alakalı Sanayi Bakanlığına böyle bir yetki verilmiş mi; verilmiş, Kültür ve Turizm Bakanlığına turizm alan ve merkezlerinde her ölçekte plan yapmak ve onamak yetkisi verilmiş mi; verilmiş. Peki şimdi, bu işin esas sahibi olan, konut sektörünün öncü kuruluşu olan Toplu Konut İdaresinin böyle bir yetkiyi alması...
ALİ TOPUZ (İstanbul)Onlar da yanlış.
NURİ ÇİLİNGİR (Manisa)Onlar şehir dışında, şehir içinde değil...
ÇEVRE VE ORMAN BAKANI OSMAN PEPE (Devamla)Kaldı ki, bunun nasıl kullanılacağının, bunun, ülkedeki bütün imar parselleri, imar alanları içerisinde yüzde kaçlara geleceğinin iyi bilinmesi lazım. Toplu Konut İdaresi, bütün şehirlerin, bütün ilçelerin, beldelerin imar planlarını yapacak değildir; gecekondu dönüşüm projelerinin yapılacağı alanlarda bunu yapacak. Başka nerede yapacak bunu; valilikler tarafından toplu konut alanı ilan edilmiş alanlarda yapacak. Bunlar o kadar sınırlı alanlardır ki, Türkiye'deki imarlı parsellerin, imar alanlarının onbinde 1'inden bile daha küçük alanlardır.
Şimdi, biz, Toplu Konut İdaresinin böyle bir yetkiyi kullanmasını niye istiyoruz; şunun için istiyoruz: Değerli milletvekilleri, Türkiye'nin gerçeğini görmek lazım, Türkiye'nin gerçeklerine gözlerimizi kapamamamız lazım. Türkiye'nin gerçeği şudur: Biz, eğer, bu yetkiyi bu şekilde düzenleyip, Toplu Konut İdaresine bu inisiyatifi vermezsek, Türkiye'de, 100 000 konutu on senede realize etmek mümkün değildir. Niçin mümkün değildir; belediye meclislerine gelecek, belediye meclisleri, bunun, sağına soluna, önüne arkasına bakacak, bir sene, iki sene, üç sene, beş sene, on sene sürüncemede kalacak... O zaman, bu projelerin hiçbirisi hayat bulmaz.
ALİ TOPUZ (İstanbul)İlk defa siz mi yapıyorsunuz?..
ÇEVRE VE ORMAN BAKANI OSMAN PEPE (Devamla)Bakın, ben size, burada bazı örnekler vereyim. Bingöl'deki deprem konutları yapılırken, Bingöl Belediye Başkanı konutları yıkmak için hareket etti mi etmedi mi; etti. Ankara'nın Çankayasında, şu Dikmen Vadisindeki Dikmen Projesi on yıldan bu tarafa akim kalıyor mu kalmıyor mu; kalıyor. Niye; Çankaya Belediyesi ile Büyükşehir Belediyesi arasında çatışma var, kavga var; onun için kalıyor, anlaşamıyorlar. Birisi "yetki benim" diyor, ama meclisini toplayamıyor, kararını alamıyor veya aldığı kararı öteki bozuyor... Bunların Türkiye'ye maliyetinin ne kadar pahalı olduğunu, ne kadar ağır olduğunu, zannediyorum, bizi televizyonları başında izleyen değerli vatandaşlarımız ve siz değerli milletvekili arkadaşlarım da takdir edeceklerdir.
Emlak Bankasından Toplu Konut İdaresine intikal eden araziler var, binalar var; bunlar, elbette ki ilave sorumluluklar getirmiştir Toplu Konut İdaresi. 55 personeli bunun için Toplu Konut İdaresi istiyor, bu kadroyu onun için istiyor. Yine, burada, Toplu Konut İdaresi avukatlarının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi avukatlarla aynı hakkı elde etmesi için bir düzenleme yapılmak isteniyor.
Bizim burada esas yapmak istediğimiz, Toplu Konut İdaresinin, Türkiye'nin kentleşme sürecindeki öncü rolünü bir müddet oynamasıdır; ama, bunun, elbette ki sonsuz olması düşünülemez. Niye; bu işi özel sektörün yapması lazım; doğrusu budur; ama, şu anda Türkiye'nin gecekondu dönüşüm projelerini özel sektör eliyle yapması mümkün değildir.
Yine, bizim finans kurumlarına ortak olmamızdan bahsediliyor. Anamuhalefet Partisi sözcüsü arkadaşımız, şirketlere ortak olmasından, finans kurumlarına ortak olmasından bahsediyor, bunun da doğru olmadığından bahsediyor.
Şimdi, buradaki hedef şudur: Biliyorsunuz, Amerika'da, Avrupa'da, gelişmiş ülkelerde mortgage sistemi var. Yani, oralarda, üretilen konutları, bankalar kendileri finanse ediyorlar, o finans kurumları ile üreticiler arasında, binaları yapanlar arasında bir ortaklık sistemi var, ipotek sistemi işliyor, yirmi yıllık, yirmibeş yıllık uzun vadelerle, vatandaş, çok kolaylıkla istediği konutun sahibi olabiliyor. Türkiye'de böyle bir imkân yok. Bununla alakalı, Maliye Bakanlığı ve Sermaye Piyasası Kurulunun yapmış olduğu çalışmalar var. İşte bu çalışmalar tamamlandığı zaman, bu düzenlemeyle birlikte, bunun altyapısı burada atılmış oluyor, adımlar atılmış oluyor. Bununla birlikte, hükümetin, bu sistemi Türkiye'ye taşıma niyeti var. Vatandaşın, Türkiye'de, ucuz ve sağlıklı konut sahibi olmasını istiyoruz. Bunu içinizde istemeyen var mı? Biz, vatandaşın, uzun vadeli, ödeme gücünü aşmayacak bir ödeme takvimiyle konut sahibi olmasını istiyoruz. Bunu içinizde istemeyen var mı?.. Burada atılan adımları, sadece ve sadece siyasî polemik konusu yaparak bunlardan birtakım neticelere varmaya çalışmak, doğrusunu söylersek, çok da hoş olmuyor.
Ayrıca, şunu söyleyeyim: Tabiî, biz, yapacak olduğumuz imar düzenlemesiyle, buradaki imar yetkileriyle, çevre bütünlüğünü bozmayacak bir şekilde imar planlaması yapılmasını arzu ediyoruz.
Şimdi, değerli milletvekili arkadaşlarımız önerge vereceklerini söylüyorlar. Elbette ki, burada, milletvekili arkadaşlarımızın önerge verme hakları var, yetkileri var. Milletvekilinin özgür iradesiyle verecek olduğu önerge, bizim için de muhteremdir, bizim için de saygıdeğerdir. Yani, biz, Hükümet olarak, Bakanlık olarak her şeyi yapacağız, geleceğiz... Burası sadece tasdik mercii değildir. Milletvekilleri, özgür iradeleriyle, katılımcılığın gereği olarak, kendilerinin uygun görmediği hususlardaki fikir ve düşüncelerini, önergelerle kanunların metinlerine derç ederler. Bu da, aslında, demokrasinin çok güzel bir tarafıdır.
Değerli milletvekilleri, Toplu Konut İdaresinin, alacak olduğu bu yetkiyle -şundan emin olunuz ki- 2004 yılı içerisinde 100 000 konutun temeli atılacak ve ülkemizde, bugüne kadar sağlıksız şartlar içerisinde, çarpık kentleşmenin, sosyal yetersizlikler içerisindeki çevrenin baskısı altında arzu etmiş olduğu sosyal donatıya sahip olamamış, çocuğunu parkta oynatma imkânına sahip olamamış, hemen yanıbaşındaki prestijli bir okula çocuğunu gönderme imkânına sahip olamamış vatandaşlarımıza böyle bir imkânın yolunu açmak istiyoruz.
Onun için, verecek olduğunuz desteğe teşekkür ediyor, hepinize saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
7 konuşma daha · 5 Mayıs 2004