Maliye bakanlığı, gelir bütçesi
İzmir Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 35. Birleşim · 2. yasama yılı · 23 Aralık 2003 · 529 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Cânân Aritman (CHP), 23 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 35. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MALİYE BAKANLIĞI, GELİR BÜTÇESİ); konuşma 529 kelime.
Cânân Aritman (CHP, İzmir). “Maliye bakanlığı, gelir bütçesi”. TBMM Genel Kurulu, 35. Birleşim tutanağı, 23 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/canan-aritman-22-2003-12-23-maliye-bakanligi-gelir-butcesi (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA CANAN ARITMAN (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Ses tonum için özür diliyorum; şiddetli bir solunum yolu enfeksiyonu geçiriyorum; ama, bugün, ülkemizde korunmaya muhtaç çocukların, özürlülerin haklarını korumak, onların mağduriyetlerini engellemek için, benim hastalığımın lafı bile olmaz. Burada, onları korumak adına, Cumhuriyet Halk Partisini temsilen geldim; sesim için özür diliyorum.
Sayın Maliye Bakanımız, sanıyorum yanlış anladı. Değerli arkadaşlarım, eğer, bütçe kanun tasarısını dikkatli bir şekilde okursak, demin sözü geçen 32 nci maddede, çok açık bir şekilde, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumunda yetişen çocukların, bundan sonra, artık, işe alınmayacağı yazmaktadır. Şöyle ki; bakın, bugüne kadar yayımlanan tüm bütçe kanunlarında bu yasayla işe girecek korunmaya muhtaç çocuklar için izin koşulu aranmazken, 2004 Malî Yılı Bütçe Kanunu Tasarısında bu hüküm yer almamaktadır. Bu konuyu, burada, Çocuk Esirgeme Kurumu bütçesi hakkında, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına görüşlerimizi ifade ederken de söyledim; Sayın Bakanımız da buradaydı, Devlet Bakanımız da buradaydı ve o noktada itiraz etmediler.
Birazdan, eğer o vakte kadar değişitirilmezse, 49 uncu maddede de benzer bir olay gelecek; özürlülerin işe alınmaması. Yasalardaki hükümlere göre, özürlülerin, en az yüzde 3 oranında devlet kamu kurum ve kuruluşlarında işe alınması gerekirken ve alınmadığı takdirde, devletin ve kuruluşların, işverenin para cezası ödemesi gerekirken, o hüküm de, bütçe kanunu tasarısında ilgili maddeden çıkarılmıştır.
Değerli arkadaşlarım, çok vahim şeyler oluyor, çok üzücü olaylar oluyor; yani, bir ülke, bir devlet, özürlüsüne, korunmaya muhtaç çocuğuna sahip çıkmazsa, onları, işsiz, güçsüz, aç bırakırsa, nasıl sosyal devlet oluruz; nasıl devlet olunur?!
ALİ RIZA BODUR (İzmir)Özel sektör nasıl iş verir onlara kamu vermezse?!
CANAN ARITMAN (Devamla)Yani "babalar gibi satıyorum" demekle baba devlet olunmuyor. Bu durum, vicdana sığmıyor; yazıktır, günahtır, vebali büyüktür diyorum. Başbakanın çocukları Amerikalarda okurken, büyük şirketlerde iş yaparken; Başbakanımızın, korumakla yükümlü olduğu devletin çocuklarını sokağa atmaya hakkı yoktur. Bakın, iktidarınızın birinci yılında, geçen sene, 2003 yılında, zaten, kurumda yetişen çocukları, ancak yüzde 2,7 gibi, çok düşük oranda işe aldınız; bu, son onbeş yılın en düşük oranıydı. Şimdi, bu tasarıyla, bunu da sıfırlayacaksınız. Yani, korunmaya muhtaç çocuklarımızı hakkı olan kadrolara atamayacaksınız, siyasî yandaşlarınızı mı atayacaksınız?! Eğer, kurumda yetişmiş çocuklarımızın yasalarca güvence altına alınmış işe girme hakları, önergede önerdiğimiz şekilde, 2004 Malî Yılı Bütçe Kanunu Tasarısında yer almazsa, üç ay sonra önünüze gelecek sandıkta, bunun hesabını veremezsiniz. Bakın, değerli arkadaşlarım, bu kimsesiz çocukların mağduriyetlerini engellemezsek, bunun hesabı, bu dünyada da verilmez, öteki dünyada da verilmez.
AKP olarak, toplumun yoksul ve korunmaya muhtaç kesimlerine çeşitli vaatlerde bulunarak iktidar oldunuz. Acil eylem planında, çocuklara, yoksul ailelere yapılacak sosyal yardım ve hizmetlerle ilgili iddialı hedefler ortaya koydunuz. Neredeyse, vaat edilmedik bir tek gökteki yıldızlar kaldı; ama, bugün gelinen noktada, acil eylem planındaki pek çok konuda olduğu gibi, sosyal konularda da, yazılanların kâğıtlarda, söylenenlerin havada kaldığını görüyoruz.
Korunmaya muhtaç çocuklarını, özürlüsünü, yoksullarını görmezden gelip yok farz eden, sadece zengini daha zengin eden bir sistemden yana olursanız, bu nasıl adalet diye sorarız arkadaşlarım. Sosyal devlet olma ilkesinin Anayasanın bir gereği olduğunu hatırlatmak istiyorum. Önergeyi reddettiniz; ama, demokrasilerde çare tükenmez; lütfen, bu çocukların, yine, devlet kadrolarında, binde 1'lik oranda da olsa, işe girmelerini sağlayacak bir hükmü en azından gelecek maddelere koyunuz ve lütfen, 49 uncu maddede özürlülerin hakkını koruyunuz.
Yüce Meclisi saygıyla selamlarım.
Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
39 konuşma daha · 23 Aralık 2003