İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 109. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Barış demokrasi ve insan hakları konusunda

Cemil Çiçek

Ankara Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 109. Birleşim · 2. yasama yılı · 1 Temmuz 2004 · 502 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Cemil Çiçek (AK Parti), 1 Temmuz 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BARIŞ DEMOKRASİ VE İNSAN HAKLARI KONUSUNDA); konuşma 502 kelime.

Cemil Çiçek (AK Parti, Ankara). “Barış demokrasi ve insan hakları konusunda”. TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim tutanağı, 1 Temmuz 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cemil-cicek-22-2004-07-01-baris-demokrasi-ve-insan-haklari-konusunda (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ADALET BAKANI CEMİL ÇİÇEK (Ankara)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sayın Algan Hacaloğlu'nun gündeme getirdiği konuyla ilgili olarak huzurunuza gelmiş bulunuyorum. Esasen, cevap verme maksadıyla huzurunuza gelmedim; çünkü, cevap verilecek bir durum değil. Esas itibariyle, büyük ölçüde paylaştığım hususları burada dile getirmiş oldu. Hükümetim adına bunları burada ifade etmek istedim.

Haziran ayı, ülkemiz açısından, gerçekten, çok önemli toplantılara ev sahipliği yapmıştır. Önemli bir olaydır bu toplantıların her biri. En evvel, OECD Bakanlar Toplantısı yapıldı. Türkiye açısından fevkalade önemliydi.

Arkasından, İslam Konferansı Örgütü Türkiye'de önemli bir toplantı gerçekleştirdi. Bu toplantı vesilesiyle, uzun süreden beri münasebetlerimizin olabildiğince asgarîye indiği İslam dünyasıyla tekrar ilişkilerimizi geliştirebilmek, Türkiye'nin önemini bir defa daha ortaya koyabilmek açısından, bu toplantı fevkalade önemli olmuştur. Özellikle, Türkiye'nin dışpolitikasında gündeme getirdiği ve destek beklediği konularda İslam Konferansı Örgütünden çıkan sonuçlar da, esas itibariyle, Türkiye'nin lehine olmuştur.

Arkasından, Sosyalist Enternasyonal toplantısı Türkiye'de gerçekleşmiştir. Cumhuriyet Halk Partisinin ev sahipliğinde bu toplantı gerçekleşmiş oluyor. Gerçekten başarılı bir toplantı,. Cumhuriyet Halk Partisine, bu vesileyle, müsaade ederseniz, tebriklerimi sunmak isterim; ancak, zamanlama itibariyle, belki bir sıkıntı meydana geldi, NATO zirvesinin gölgesinde kaldı. Halbuki, bu toplantı, fevkalade önemli bir toplantıydı. Uzunca bir zamandan beri Türkiye'de yapıldı mı ya da ilk defa mı yapılıyor, o konuda bilgi eksikliğim var; ama, sonuçları itibariyle, gerçekten, hepimizin önemle üzerinde durması gereken konuları gündemine almışlardı, barış vurgusu yapılıyordu. Barış vurgusunun Türkiye'de yapılmış olması da fevkalade önemlidir; çünkü, Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak bizim temel politikamız, yurtta sulh, cihanda sulhtur. Dolayısıyla, bunu bir dışpolitika ilkesi haline getirmiş bir ülkede "barış" konulu bir uluslararası toplantının yapılması fevkalade anlamlıydı; ama, NATO zirvesi daha ağırlıklı bir gündem maddesini oluşturduğu için, hem bu toplantının önemi kamuoyuna yeteri kadar anlatılamadı hem de sonuçları üzerinde, medyamız dahil, durulamadı. Ümit ediyorum ki, bu toplantı... Televizyon kanallarında her pazar birçok program yapılıyor, özel programlar yapılıyor. Keşke, Cumhuriyet Halk Partisi veya bu toplantıya katılan değerli katılımcılar bu toplantının sonuçlarını, içeriğini ve Türkiye için önemini anlatma fırsatını bulabilseler, bu fevkalade faydalı olur diye düşünüyorum. Böyle önemli bir mesajın verilmesine imkân verdiği için de, Cumhuriyet Halk Partisini, bir defa daha tebrik ediyorum.

Bir başka konu, tabiatıyla, NATO zirvesidir. Bunun değerlendirmesi uzunca süre yapılacaktır. Esas itibariyle, Sosyalist Enternasyonal toplantısının sonuçları iyi değerlendirilebilseydi, NATO Zirvesinde alınan kararların içeriğini doldurmak belki de daha kolay olacaktı; ama, ne olursa olsun, bu toplantı vesilesiyle dile getirilen husus, barış vurgusu, bizim bakımımızdan önem arz ediyor; çünkü, çevresinde olabildiğince sıkıntıların yaşandığı bir coğrafyada yaşıyoruz, böyle bir ülkenin insanlarıyız. Bölgede barışın sağlanması, özellikle Irak'ta kalıcı bir istikrarın, sulhun, sükûnun temini, Filistin-İsrail ihtilafının kalıcı bir tarzda çözümlenmesi, en evvel Türkiye'nin yararınadır, bölge insanının yararınadır. Esas itibariyle, dünyadaki birkısım terör ve şiddet olaylarının frenlenebilmesi açısından da, Ortadoğu'da bu ihtilafların bir şekilde çözüme kavuşmasında sayısız faydalar var; ama, ne olursa olsun, bizim, Türkiye olarak, bu meselelere barışçı bir yaklaşım içerisinde olduğumuz doğrudur; Sosyalist Enternasyonalin ortaya koyduğu ilkeler -bizim de Hükümet olarak- bu toplantı vesilesiyle vurgu yaptığı konular, büyük ölçüde bizim de benimsediğimiz ve her fırsatta dile getirmeye çalıştığımız hususlardır.

Ben de, bu toplantı vesilesiyle, bu düşüncelerimi, burada, huzurlarınızda ifade etmek istedim. Tekrar, hepinize teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

28 konuşma daha · 1 Temmuz 2004

28 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook