İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 109. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Yasadışı yollardan yurda kaçak hayvan girişleriyle ve bunlarınh önlenmesiyle ilgili

Mücahit Daloğlu

Erzurum Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 109. Birleşim · 2. yasama yılı · 1 Temmuz 2004 · 588 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mücahit Daloğlu (AK Parti), 1 Temmuz 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YASADIŞI YOLLARDAN YURDA KAÇAK HAYVAN GİRİŞLERİYLE VE BUNLARINH ÖNLENMESİYLE İLGİLİ); konuşma 588 kelime.

Mücahit Daloğlu (AK Parti, Erzurum). “Yasadışı yollardan yurda kaçak hayvan girişleriyle ve bunlarınh önlenmesiyle ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim tutanağı, 1 Temmuz 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mucahit-daloglu-22-2004-07-01-yasadisi-yollardan-yurda-kacak-hayvan-girisleriyle-ve-bunlarinh-onlenm (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MÜCAHİT DALOĞLU (Erzurum)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; yurdumuza çeşitli yollardan kaçak olarak giren hayvanlar ve bu kaçakçılıktan rant elde eden hayvan kaçakçılarıyla ilgili olarak Yüce Meclisi bilgilendirmek için söz almış bulunmaktayım; Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, bu konu hakkında, aşağı yukarı bir ay önce, yine Erzurum Milletvekili Muzaffer Gülyurt Beyefendi söz almıştı ve bu konuyu Meclise taşımıştı, Sayın Bakanımız da bu konuda bizi aydınlatmışlardı; fakat, o günden bugüne hiçbir olumlu gelişme olmadığı için, ben, tekrar, bu konuda söz almış bulunuyorum.

Dün, evvelki gün, ondan bir evvelki gün, Ankara'da, Çorum'da, Bursa'da ve Ağrı'da 10 000 adet kaçak dana yakalanmıştır. Şimdi, Ankara'ya kadar kaçak gelen hayvanların, zannedersem, 100 000 tanesi de Anadolu'nun içerisinde erimiş gitmiştir. Tabiî, Tarım Bakanlığı görevlileri tarafından yakalanmış bu kaçak hayvanlar. Mutlaka, Bakanlığımız, bu manada üzerine düşen görevi yapıyor; ancak, Sincan'da dün yine 180 adet dana kesilirken yakalanmıştır; kaçak, menşei belli değil.

Şimdi, bunun üzerine, Tarım Bakanlığımızın yetkilileri gidiyor. Hatta, Hakkâri'de, Şemdinli'de, Yüksekova'da, Başkale'de -bildiklerim- birçok tarım il ve ilçe müdürü hakkında soruşturma yapılmış, bir kısmı görevden de alınmıştır; ama, sonuç değişmiyor; yani, üreticimiz halen mağdur. Biz, filan müdürün, falan amirin alınmasını da arzu etmiyoruz.

Sayın Bakanım burada. Efendim, ben, buradan sesleniyorum kendisine; gelip burada cevaplandırmasın da bu işi. Ancak, mutlaka, İçişleri Bakanlığımızı da, Jandarma Genel Komutanlığını da, ben, göreve çağırıyorum; çünkü, geçen sene, 2003 yılında besicimiz iflas etmiştir, batmıştır, bitmiştir.

Burada rakamları arz edeceğim sizlere. Bakın -elimizde- yine, Tarım Bakanlığının Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğünden -iki üç ay, üzerinde çalıştığımız bir konu- bize gelen bilgi şudur: "Doğu ve güneydoğu sınırlarımızdan canlı hayvan, güney ve batı sınırlarımızdan ise etin kaçak olarak ülkemize sokulmaya çalışıldığı duyumları alınmıştır. Zaman zaman, bu konuda, ilgili kurumlarla müşterek çalışıyoruz." İlgili kurumları soruyoruz; yine cevap geliyor; deniliyor ki: "Genelkurmay Başkanlığına, Millî Savunma Bakanlığına, İçişleri Bakanlığına, Gümrük Müsteşarlığına, sahil korumaya, sınır korumaya ve sınır il valiliklerimize yazılar yazılmış olup, kurumların işbirliğinin titizlikle uygulanması neticesinde, kaçak hayvan hareketlerinin engellenmesi beklenilmektedir."

Biz beklemiyoruz. Yani, ben, Bakanımıza ve Sayın Bakanlık yetkililerine seslenmek istiyorum Yüce Mecliste ve sizlerin huzurunuzda: Artık, biz bekleyemiyoruz; yani, besici, üretici bekleyemiyor. Zira, bu konuda, bakın, Kasım 2003'te Yüksekova'dan, Şemdinli'den kaçak hayvan girişi yapılmış -bakanlık kayıtları burada- bunların bir kısmı Yüksekova mezbahasında kesilmiştir, bir kısmı ise canlı olarak yurda sokulmuştur ve karkas olarak gelen etler, Tarım Bakanlığına bağlı TİGEM'in içinde bulunan et borsasında satılmıştır ve bu, ancak, orada yakalanmıştır, et borsasında. Ayrıca, Mersin Limanından sağlıksız kaçak et gemilerle gelip, feribotlarla yurda sokuluyor. Yine, Trakya üzerinden kaçak et -hayvan olarak değil, düzeltiyorum burayı- girişi yapılmaktadır.

Bütün bu olumsuz gelişmelerden sonra besicilikle uğraşan üretici, mutlaka, herhalde mağdur olmuştur, kendi hayvanını satamaz duruma gelmiştir.

Bakın, değerli arkadaşlar, Et ve Balık Kurumundan almış olduğumuz bir başka resmî bilgiyi huzurlarınızda arz etmek istiyorum. Et ve Balık Kurumu Genel Müdürünün sorularımıza cevaben yazdığı yazı: "İşyerlerimize hinterlandımızdaki hayvan alım fiyatlarına ilişkin gelen yazılar, ülkemizde talebin üzerinde arz olduğunu (...) bunun ise, üretim artışından kaynaklanmayıp, kayıtdışı olarak ülkemize giren canlı hayvan ve kesik et nedeniyle oluştuğu görülmektedir." Et ve Balık Kurumu Genel Müdürünün resmî yazısı. Yani, bu et fazlası, bizim ürettiğimizden değil, dışarıdan gelen hayvanlardan kaynaklanıyor.

Yine, Türkiye'de 20 000 000'u aşkın insanın geçim kaynağı olan ve hayvancılıktan zarar etmelerine neden olan bu durumlardan sonra, besicimizin, sektörden uzaklaşması ve kapasite düşürmesi de söz konusudur. Bunun devamı ise, hepinizin bildiği gibi, işsizlik ve büyük şehirlere olan göçlerdir.

Değerli arkadaşlar, geçen sene, yani, 2003 yılında yemin torba fiyatı 10 000 000'dur, 2004 yılında ise 21 000 000 olmuştur. Dikkatinizi çekmek istiyorum, arpanın kilogram fiyatı 250 000 lira, Nisan, Mayıs, Haziran 2004'te 450 000 lira olmuş; yani, kısaca...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

28 konuşma daha · 1 Temmuz 2004

28 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook