Iğdır ilinin doğalgaz projesi programına alınmasıyla ilgili
Iğdır Milletvekili ·
Genel Kurul, 108. Birleşim · 1. yasama yılı · 17 Temmuz 2003 · 408 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Dursun Akdemir, 17 Temmuz 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 108. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: IĞDIR İLİNİN DOĞALGAZ PROJESİ PROGRAMINA ALINMASIYLA İLGİLİ); konuşma 408 kelime.
Dursun Akdemir (Iğdır). “Iğdır ilinin doğalgaz projesi programına alınmasıyla ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 108. Birleşim tutanağı, 17 Temmuz 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/dursun-akdemir-22-2003-07-17-igdir-ilinin-dogalgaz-projesi-programina-alinmasiyla-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
DURSUN AKDEMİR (Iğdır)Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; huzurlarınızda, Doğu Anadolu doğalgaz anailetim hattından, Iğdır'ın da faydalandırılmasını anlatmak için bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Iğdır İlimiz, Türkiye'nin doğusunda, İran, Ermenistan ve Nahcivan'la sınır komşusu olan, Türkiye'nin sınır bekçisi olan müstesna illerimizden biridir. Iğdır, 1992 yılında il olmuştur.
Değerli milletvekili arkadaşlarım, bugün, burada, Doğu Anadolu'nun sınır bekçisi olan Iğdır'ın çok özel bir durumunu anlatmak için huzurlarınıza geldim. Dikkatleriniz, Iğdır'a, Doğu Anadolu'ya büyük bir destek verecektir. O nedenle, hepinize ayrıca teşekkür ediyorum.
Iğdır'ı kısaca tanıttıktan sonra konuya gireceğim.
Değerli milletvekili arkadaşlarım, Iğdır, Doğu Anadolu'nun sınır ucunda, 200 000 nüfuslu bir ildir. Türkiye'nin en yüksek dağı olan Ağrı Dağının yüzde 65'i Iğdır il sınırlarındadır. Iğdır'ın rakımı 860 metredir. Yüzölçümü 3 539 kilometrekare olup, maalesef, Iğdır'da, 2 000 kişiye bir doktor düşmektedir.
Değerli arkadaşlarım, kutsal kitap İncil'e göre, Nuh tufanından sonra sular çekilince, Nuh ve ailesi, verimli Iğdır Ovası çevresinde bulunan Iğdır Dağından aşağıya inerek, buradan, Dicle ve Fırat Nehirlerinin güneyine ve batısına, insanoğlunu tekrar üretmek için yerleşti. Iğdır İlimizi, bu kadar kutsal inancın yaygın olduğu bu bölgeyi, Türkiye'nin bir çıkış kapısı, yurtdışına açılış kapısı olarak kabul etmek gerekir. Bu konuda büyük emekler vermiş Prof. Dr. Macit Doğru'yu anmak, bir Iğdırlı olarak görevdir; bunu borç sayıyorum.
Değerli milletvekili arkadaşlarım, Iğdır Ovası, Doğu Anadolu'nun Çukurovası olarak bilinir. Pamuk, üzüm, çeltik, pancar, şeftali, meşhur kayısısı, her türlü tahıl, sebze ve meyve olmak üzere, her şey Iğdır'da yetişmektedir.
Iğdır, tarihin, coğrafyanın ve iklim koşullarının sunduğu çeşitli imkânlara rağmen, maalesef geri kalmıştır. Iğdır, bağrı yaralı bir ilimizdir. Iğdır'da, gayri safî yurtiçi hâsılada tarımın payı -yüzde 44'lere varıyor- çok büyüktür. Özel sektör dağılımında tarımın payı yüzde 54, sanayiin payı, maalesef yüzde 3,2'dir. Sanayi, yok denilecek durumdadır. Iğdır, millî gelir bakımından, en geri 10 ilden birisidir. Bu göstergeler, devletin, Iğdır'a özel bir program uygulamasını gerektirecek düzeydedir.
Parlamentonun kıymetli mensupları, bugün, gündemdışı konuşmamda amacım, Iğdır'ın ekonomik, sosyal, kültürel durumunu irdelemek değildir; amacım, Iğdır'ın faydalanması kolay ve yakın olan imkânları ortaya koymak, bunlardan faydalanma yolunu açmaktır.
Değerli arkadaşlarım, bir ülkenin ve bir yörenin, enerjiden yeterince faydalanma olanağı bulması halinde kalkınması tetiklenmektedir. Bu nedenle, enerji önem kazanıyor. Iğdır, bu imkânı 1996 yılında yakaladı. 1996 yılında Nahcivan'dan petrol ürünleri ihraç etmeye başlayınca, bu dönemde, Iğdır, gelirinden, devlete ekonomik katkı yapan Türkiye'deki 10 ilden birisi oldu; ama, maalesef, 1996'da başlayan bu imkân, 2002 yılında devlet eliyle kapatılan bu ticaret Iğdır'a büyük bir sefalet getirdi. Iğdır'a ekonomik yönden çöken bu sıkıntı, aynı zamanda, sınır komşumuz Nahcivan'ı da zor duruma düşürdü.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
11 konuşma daha · 17 Temmuz 2003