23 temmuz erzurum kongresiyle ilgili
Erzurum Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 108. Birleşim · 1. yasama yılı · 17 Temmuz 2003 · 311 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ömer Özyılmaz (AK Parti), 17 Temmuz 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 108. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 23 TEMMUZ ERZURUM KONGRESİYLE İLGİLİ); konuşma 311 kelime.
Ömer Özyılmaz (AK Parti, Erzurum). “23 temmuz erzurum kongresiyle ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 108. Birleşim tutanağı, 17 Temmuz 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/omer-ozyilmaz-22-2003-07-17-23-temmuz-erzurum-kongresiyle-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ÖMER ÖZYILMAZ (Erzurum)Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.
Şu günlerde, Erzurum'da ciddî bir çalışma, yoğun bir hazırlık ve gitgide doruğa yaklaşan bir heyecan var. Bu, icra edilişinin 84 üncü yıldönümünde, 23 Temmuz Erzurum Kongresini yeniden anlama, anlatma ve yaşama heyecanıdır. Bu vesileyle, hemşerilerimizin his ve heyecanlarını sizlerle paylaşmak için söz almış bulunuyorum; aynı heyecanı, siz değerli milletvekillerinin de paylaşacağından zerre kadar kuşkum yoktur. Zira, Erzurum Kongresinin, millî mücadele ya da Ulusal Kurtuluş Savaşımızın başlatılmasında, genç cumhuriyetimizin kuruluşunda ne kadar önemli bir yerinin ve öneminin olduğunu sizler de çok iyi bilirsiniz.
Değerli arkadaşlar, bilindiği gibi, 30 Ekim 1918'de imzalanan Mondros Mütarekesi, gerçekte, Osmanlı Devletini bitirmişti; çünkü, bu anlaşma, Osmanlı Devletini ayakta tutan, en önemli unsur olan silahlı kuvvetlerini dağıtma ve silahlarını bıraktırmanın yanında, aleyhte olmak üzere, siyasal nitelikli pek çok madde de içeriyordu. İmparatorluğun paylaşılmasını, emperyalist güçler tarafından yıllardır planlanan bir biçimde, Anadolu'da yeni ve uydu devletçiklerin ortaya çıkmasını sağlayan hükümler de vardı. Artık, Anadolu, her türlü keyfî işgale uğrayabilirdi. Halkın, iç ve dış tehlikelere karşı can güvenliğini koruyacak bir devleti artık yoktu.
Asırlardan beri güvendiği koca devletinin böylesine çöktüğünü gören halkımız, özellikle 30 Ekim 1918'den itibaren birleşerek örgütlenmeye ve herkes, kendi yöresinin kurtuluşu için çalışmaya başladı. Bu çalışmalar, belli kuruluşlar bünyesinde gerçekleşiyordu. Bu kuruluşlar, asırlardır hakka, hukuka riayet etmeyi kendisine şiar edinmiş halkımızın kurduğu müdafaai hukuk cemiyetleri ve bu cemiyetlere can veren Kuvayi Milliye ruhuydu. İşte, tam bu sırada, bu cemiyetleri ulus bilincinde bir araya getirecek ve Kurtuluş Savaşımızı başlatacak bir yiğit asker görevlendirildi: Gazi Mustafa Kemal. Bilindiği gibi, 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkan rahmetli Atatürk, 45 gün içerisinde millî mücadelenin askerî ve stratejik altyapısını hazırlamış, 3 Temmuzda Erzurum'u teşrif etmişti.
Rahmetli Atatürk'ün, Samsun'dan Erzurum'a gelişinin, stratejik, sosyolojik ve oluşumsal pek çok sebebi vardır. Bunlardan birisi de, diğer bölgelerin yanında, bu bölge insanının yiğitliği, kahramanlığı ve sadakatli oluşunun yanında, en büyük örgütlenmenin İstanbul'dan sonra Erzurum'da gerçekleşmiş olmasıydı.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
11 konuşma daha · 17 Temmuz 2003