Kamu yönetimi temel kanunu tasarısı (ss.349)
Iğdır Milletvekili ·
Genel Kurul, 54. Birleşim · 2. yasama yılı · 18 Şubat 2004 · 948 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Dursun Akdemir, 18 Şubat 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 54. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU YÖNETİMİ TEMEL KANUNU TASARISI (SS.349)); konuşma 948 kelime.
Dursun Akdemir (Iğdır). “Kamu yönetimi temel kanunu tasarısı (ss.349)”. TBMM Genel Kurulu, 54. Birleşim tutanağı, 18 Şubat 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/dursun-akdemir-22-2004-02-18-kamu-yonetimi-temel-kanunu-tasarisi-ss-349 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
DURSUN AKDEMİR (Iğdır)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; bugün, burada, Kamu Yönetimi Temel Yasası Tasarısını görüşmek üzere toplanmış bulunuyoruz; şahsım ve Doğru Yol Partisi adına hepinizi ve halkımızı saygıyla selamlıyorum.
Değerli Başkan, sayın arkadaşlarım; dünya tarihi, son çeyrek asırda yaşadığı kadar teknolojik gelişme, kavrayış ve anlayış değişikliğini bir arada yaşamadı. Bundan sonrası, daha da yoğun değişimin yaşanacağı bir dönem olarak karşımıza çıkacaktır.
Birey olarak, hiçbir maddî sıkıntımız olmasa dahi, günlük yaşantımızda, teknolojik gelişmelere adapte olmakta güçlük çekiyor, konuları algılamakta zorlanıyoruz elbette. Çağın gerisinde kaldığımızı görüyoruz. Eğitim ihtiyacımız sürekli artıyor. Yaşantımız sürekli olarak değişiyor ve üyesi bulunduğumuz toplumdan ve bağlı olduğumuz devletten taleplerimiz farklılaşıyor, mantalitemiz değişiyor.
Peki, insanlar böyle; acaba, devletler yeterince değişiyor mu, çağa uyum sağlayabiliyorlar mı; işte, devletler de, bireylere hizmet verebilmek için, bu değişim ve gelişimi sağlamak durumundadır.
Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; ben, bu yasa tasarısının karşısında değilim. Toplumda, kamu yönetiminin daha çağdaş düzeye getirilmesi ve bireylerin insanca yaşayabilmesi için merkeziyetçiliğin azaltılması gerekir.
Bir Fransız bilim adamının tarif ettiği gibi, merkeziyetçilik, toplumda çok büyük sıkıntılar yaratır; şöyle der: "Merkeziyetçilik, aynen şuna benzer: Merkezde çalışanlar, aynen saralı hastanın kol ve bacakları gibi çırpınırlar, taşradakiler ise felçli hastaların kol ve bacakları gibi hareketsizdirler." Dolayısıyla, merkeziyetçiliğin ortadan kaldırılması için, böyle bir yapı değişikliğine ihtiyaç vardır; ancak, bu yapı değişikliği hazırlanırken, toplumun tüm katmanlarının razı olduğu, tabip odalarının, hukuk odalarının, üniversitelerin, sendikaların, Parlamento dışındaki ve içindeki tüm siyasî partilerin, velhasıl, tüm halkın görüşünün alınması gerekirdi; ama, maalesef, görüyoruz ki, bu temel yasa tasarısı hazırlanırken buna hiç ihtiyaç duyulmamıştır. Hatta, bu konuda üniversiteler toplantı düzenlemiş, hukukçular toplantı yaparak bu yasa tasarısının getirmiş olduğu noksanlıkların ileride topluma pahalıya mal olacağı bildirildiği halde, topluma danışılmamıştır. O nedenle, bu yasa değişikliğinin, bir farklılaşma olarak ortaya çıkacağını burada belirtmek istiyorum. Doğru Yol Partisi olarak, kamu yönetiminde, gerçek anlamda köklü bir değişikliğin yapılmasını arzu etmekteyiz. Bu nedenle, kamu yönetiminde değişiklik getiren yasa tasarısını daha iyi kavrayabilmek için, aşağıdaki fikirlerin açıklanmasında fayda ummaktayım.
Değerli milletvekili arkadaşlarım, kamu hizmetlerinde sorun nerede; bildiğimiz gibi, kamu yönetimi kavramı, geniş anlamda, yürütme, yasama ve yargı erklerini, bir anlamda ise yalnızca yürütme erkini kapsar. Türkiye'nin kamu yönetimindeki sorunu, yalnızca yürütmede değildir; aynı zamanda, yargı ve yasamada da sorun vardır. Dolayısıyla sorunu, yalnızca bakanlıklar, merkez, taşra teşkilatıyla ilgili olarak algılamak, yanlış ve dar bir bakış açısını gündeme getirir.
Tespitlerimize göre, kamu hizmetlerinde genel olarak sunum anlayışı yanlıştır. Kamu hizmetlerinde, görevliler, kamunun ve kendilerinin, vatandaşın önünde olduğunu; vatandaşın, devleti için var olduğunu, özel sektörün ve özel şirketlerin, kamu kuruluşlarına rakip kuruluşlar; hatta, devleti istismar eden kuruluşlar olduğunu sanarak veya bu söyleme uygun anlayış içerisinde bir tutumla, moralsiz, şevksiz ve çok kötü bir hizmet vermektedirler. Dolayısıyla, bu konuda sunum anlayışını irdelemek istedim.
Eğitim yetersizdir. Türkiye'de genel sorun olan eğitim, kamu hizmetlerinde çok bariz bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Hizmetiçi eğitim yetersizliği, aynı zamanda, genel eğitim yetersizliğine ilave olduğunda, kamu hizmetlerindeki kötü sunum, eğitim sorunu olarak da önplana çıkmaktadır.
Değerli arkadaşlarım, diğer taraftan, teknoloji yetersizdir. Çağdaş kamu yönetimlerinin en önemli özelliklerinden birisi de teknolojinin yoğun ve etkili olarak kullanımıdır. Teknoloji, hız, güven, koordinasyon, eğitim ve denetim açılarından da çok olumlu sonuçlar doğurmaktadır.
Türkiye'de, bilgisayarların daktilo olarak kullanıldığı, maliyetli, gerekli eğitim, bütünsel planlar ve yazılım desteğinden yoksun bir kamu hizmeti verilmekte ve bizatihi teknoloji, kamu sorunu oluşturmaktadır.
Kamu kuruluşlarının tümünün vatandaş ve tüzelkişiler için ortak kullandığı bir numaralama olmaması ve ortak bir veri tabanı oluşturulamaması, teknolojik açıdan çok önemli bir zaaftır.
Değerli arkadaşlarım, diğer taraftan, organizasyon yetersizdir. Genel olarak, kamu organizasyonu ve dolayısıyla, iş akışı bozuktur. Gereksiz kadrolar oluşturulmuş, standart yapı bozulmuş; hem kamu organizasyonunun genel yapısı hem de tek tek kurumların yapıları çarpık ve iş göremez hale gelmiştir.
Sayın Başkanım, değerli milletvekili arkadaşlarım; yine, bu sistemde koordinasyon yetersizdir, kamu kuruluşları arasında koordinasyon yoktur; örneğin, aynı kitleye hitap eden Gelirler Genel Müdürlüğü ve SSK kayıtlarına göre işyeri sayıları 3 misli farklıdır.
Değerli arkadaşlarım, aynı zamanda, kaynak yetersizliği ve kaynakların yanlış kullanımı had safhadadır. Kamuda, kaynak yetersizliği yüzünden binlerce fizibl proje ve bitmek üzere olan tesis çürümeye terk edilmiş vaziyette durmaktadır. Kaynak yetersizliği, bugün için, kamunun en acil, fakat, çözümsüz bir konusudur.
Diğer taraftan, denetim, etkisiz ve amacından sapmış durumdadır. Genel kamu anlayışıyla birlikte denetim fonksiyonu da anlamını yitirmiş, hem politize olmuş hem de etkisizleşmiştir. Kamunun en eğitimli kadroları, denetim birimlerinde yanlış bir şekilde kullanılmaktadır.
Bu genel saptamalara ilave olarak, aşağıdaki tespitleri de yapmak daha uygun olacaktır:
Sunumunda sorun olan ve yetersiz kamu kuruluşları, sağlıkta, sosyal güvenlikte -tekrar eğitimi vurgulamak istiyorum- eğitimde, emniyette, adalette, ulaştırmada, velhasıl tüm kuruluşlardadır. Pahalı ve verimsiz olan veya fizibl olmayan kamu hizmetleri ise, maliye, bayındırlık, enerji, savunma, ulaştırma alanlarının tümündedir; tümünde aynı sorun vardır.
Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; ancak, burada, daha önce de belirttiğimiz üzere, kamu hizmetlerindeki sorunu yalnızca bakanlıklarla sınırlı tutmamak gerekiyor; sistemde de sorun vardır. Yasama organının yürütmeyle uğraştığı, yürütmenin yasa yaptığı, yargının ise hem çok geç karar verip hem de zaman zaman adil olamadığı bir yapının varlığı sorunlarımızı artırmaktadır.
Kamu yönetimi sorunu en tepede, öncelikle bir anayasa sorunudur. Sayın Anayasa Hocamıza, Anayasa Komisyonu Başkanımıza seslenmek istiyorum; bu yasa tasarısı ele alınırken, Anayasanın gözden geçirilmesi ve bu yasa tasarısının Anayasada bulunan maddelerle çelişki içinde olmaması gerekirdi; ki, Anayasayla çelişkilidir. Aslında, sorun, ağırlıklı olarak buradadır. Yani, sorun, bu aşamada, yetkinin merkez veya çevre tarafından kullanımından ziyade, eğitimsiz, teknolojisi geri, koordinasyonu ve yeterli kaynağı olmayan bir şekilde, devleti her şeyin üstünde gören kadro ve anlayışla yürütülüyor olmasıdır. Somut olarak belirtmek gerekirse, sorun, bilgisayarı kullanamayan memurdan, bilgisayarı ortak bir vatandaşlık numarasına bağlayamayan sistemden, vatandaşı küçümseyen anlayıştan ve kaynak yetersizliğinden doğmaktadır. Bu sorunlar, merkez için de, taşra için de aynen geçerlidir ve kamu yönetiminin yapısı ve anlayışından kaynaklanan sorunlar nedeniyle, acil bir kamu yönetimi reformuna gerçekten ihtiyaç vardır, köklü şekilde bir reform yapılmalıdır; ama, demin de belirttiğim gibi, topluma danışılmadan, sivil toplum örgütlerine danışılmadan bu tasarı hazırlanmıştır; eksiklik buradadır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
51 konuşma daha · 18 Şubat 2004