Kamu yönetimi temel kanunu tasarısı (ss.349)
Denizli Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 54. Birleşim · 2. yasama yılı · 18 Şubat 2004 · 423 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mustafa Gazalcı (CHP), 18 Şubat 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 54. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU YÖNETİMİ TEMEL KANUNU TASARISI (SS.349)); konuşma 423 kelime.
Mustafa Gazalcı (CHP, Denizli). “Kamu yönetimi temel kanunu tasarısı (ss.349)”. TBMM Genel Kurulu, 54. Birleşim tutanağı, 18 Şubat 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-gazalci-22-2004-02-18-kamu-yonetimi-temel-kanunu-tasarisi-ss-349 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
MUSTAFA GAZALCI (Denizli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz 349 sıra sayılı Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısıyla ilgili kişisel görüşlerimi açıklamak için 2 nci maddede söz aldım; tümünüzü saygıyla selamlıyorum.
Bu madde, yasanın kapsamını belirliyor. Genel ve yerel yönetimlerde çok köklü bir değişiklik yapan, yetki konusunda, sorumluluk konusunda düzenlemeler getiren bu denli geniş bir tasarının, aslında, gerçekten, kamuoyunda ve Mecliste uzlaşmayla olması gerekirdi.
Deniliyor ki, uzunca süredir, biz, kişilere, kuruluşlara soruyoruz. Ben, burada, ilgili Bakan ve sözcü arkadaşlar "biz, uzlaştık, tartıştık, anlaştık, görüş aldık" dedikçe, AKP'yle ayrı dünyada mı yaşıyoruz acaba diye kendi kendime düşünüyorum. Gerçekten, gözlerimiz ayrı şeyler mi görüyor!
Hangi kamu çalışanının örgütü, konfederasyon, bilim kurulu, bu tasarıya ilişkin bir olumlu görüş bildirmiştir?! Onlarca kitap, yüzlerce bildiri var, birçok eylem var, Meclisin önünde yığılan örgüt temsilcileri var; diyorlar ki: "Kaygılıyız, haklarımız budanıyor, alınıyor." Siz de diyorsunuz ki: "Hayır, biz herkesten görüş aldık." Peki nasıl bir görüştür ki bu, bilim kurulları, üniversiteler, kamu çalışanlarının konfederasyonları, tümü, ortak eylem yapıyorlar "bizim haklarımız alınıyor, budanıyor, biz kaygılıyız, bu tasarı bize bir hak getirmiyor" diyorlar?!
Şimdi, konuştuğumuz tasarı, kamu yönetimi bu! Kamu yönetimi kimin aracılığıyla yürürlüğe girer; kamu çalışanları aracılığıyla. Kamu çalışanları için ne getiriyor bu tasarı; ben şimdi soruyorum hükümete. Kamu hizmetini, kamu yönetimini kiminle yapacaksınız; kamu çalışanlarıyla yapacaksınız. Peki, olumlu bir şey söyleyin bana kamu çalışanlarına bu tasarı şu hakkı getiriyor diye; ama, ben, size, bu tasarının kamu çalışanlarını daha geri bir duruma getirdiğini söyleyebilirim. En azından 1 500 000 kamu çalışanı sözleşmeli oluyor.
Değerli arkadaşlar, bakın, hep, burada diyorsunuz ki, bilgi toplumu, çağdaşlık... Kamu çalışanlarının, çağdaş ülkelerde, toplusözleşmeli grevli sendika hakkı var, siyaset yapma hakkı var. Bu tasarıda bırakın onlara toplusözleşmeli, grevli sendika hakkını, var olan kadrolarını, iş güvencelerini de alıyorsunuz, sözleşmeli yapıyorsunuz. Elbette, yatırım yapmazsanız, kamu çalışanına yeni hak vermezseniz, onların ücretini düşük tutarsanız, nitelik bir ölçüde, verim bir ölçüde aksar. Bunu kasıtla yaptı hükümetler şimdiye kadar. Nasıl, KİT'leri özelleştirmek için uzunca bir süre onları yenilemedilerse; onları, teknoloji bakımından, yenilik bakımından, kamu personeli bakımından, yönetim bakımından geri bir duruma getirip, ondan sonra da, bunlar, devlete, millete yüktür diye, önce bozup, sonra özelleştirdilerse, şimdi zarar edenler de, kâr edenler de yavaş yavaş özelleştirmeyle gitti; iş, kamu hizmetlerini özelleştirmeye geldi arkadaşlar.
Bu tasarıda en büyük kayıplardan biri de kamu hizmetinin özelleştirilmesidir. Bu tasarı iki büyük temel değişiklik getiriyor değerli arkadalar; birincisi, yetki ve görev dağılımıyla ilgili; ikincisi, kamu hizmetlerinin özel kesime devri. Bakın, buradaki değişiklik reform falan değil. Reform, bir iyileştirmedir; reform, bir süreci, bir kurumu daha çağdaş, daha ileri değişiklikle getirmektir; ama, burada yapılan tam tersine.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
51 konuşma daha · 18 Şubat 2004