Kalkınmada öncelikli iller ve çiftçi borçları hk.
Ardahan Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 60. Birleşim · 1. yasama yılı · 2 Nisan 2003 · 843 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ensar Öğüt (CHP), 2 Nisan 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KALKINMADA ÖNCELİKLİ İLLER VE ÇİFTÇİ BORÇLARI HK.); konuşma 843 kelime.
Ensar Öğüt (CHP, Ardahan). “Kalkınmada öncelikli iller ve çiftçi borçları hk”. TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim tutanağı, 2 Nisan 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ensar-ogut-22-2003-04-02-kalkinmada-oncelikli-iller-ve-ciftci-borclari-hk (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ENSAR ÖĞÜT (Ardahan)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri, bizi izleyen çok değerli halkımız; hepinizi saygıyla selamlıyorum ve konuşmama, İngiltere-Türkiye arasında bu akşam oynanacak olan maçta Millî Takımımıza başarılar dileyerek başlıyorum. (Alkışlar)
Değerli arkadaşlar, kalkınmada öncelikli illerin sayısı 50; ancak, 31.12.2002 tarihinde, indirimden yararlanan bu illerin süresi bitti. Hükümetin, bir kanun tasarısıyla bunu uzatması gerekiyor. Ben de, o zaman bir kanun teklifi vermiştim; ancak, reddedildi. Umuyorum, hükümet, en kısa zamanda bunu getirir. Hakikaten, özellikle Doğu Anadoluda, Güneydoğu Anadoluda işadamları şu anda yatırımları durdurmuş durumdadır. Zaten, Irak Savaşından etkilenen bir ekonomi var; bu da, Doğu Anadoluya ve Güneydoğu Anadoluya daha çok etki yapmaktadır.
Değerli arkadaşlar, aslında, doğu ve güneydoğu hep ihmal edildi diyoruz. Niçin ihmal edildi biliyor musunuz -hükümetlerin, gelmiş geçmiş bütün hükümetlerin kabahati var- doğuyu ve güneydoğuyu hep sürgün yeri olarak gördüler; başarısız, beceriksiz, kavgacı, topluma yarar sağlamayan insanları sürgün ettiler; oraya giden insanlar da küskün gittiği için, maalesef, Doğu ve Güneydoğu Anadolu kalkınmadı. Ben, hükümetten istirham ediyorum; kalkınmamış olan doğu ve güneydoğuya, aklı başında, yetenekli, becerikli, işinde başarı sağlamış yöneticileri göndersinler; bu, çok önemlidir. Aksi takdirde, biliyorsunuz, köyler boşaldı, insanlarımız göç etti, gecekondularda yaşamaya mahkûm edildi ve orada savaşa devam ediyorlar.
Değerli arkadaşlar, ikinci olarak, çiftçilerin sorununa değinmek istiyorum. Biz, devamlı konuştuk; Cumhuriyet Halk Partili arkadaşlarım, çiftçilerin doğrudan gelir desteği veya borç faizlerinin silinmesiyle ilgili yüze yakın soru önergesi ve kanun teklifi verdi. Ne yazık ki, iktidar partisi ve hükümet, bu işle ilgili hiçbir adım atmadı; üzülüyorum... Niçin üzülüyorum; çünkü, Türkiye'de 22 000 000'a yakın çiftçi var, bu insanlara seçim meydanlarında söz verdiniz, hepimiz söz verdik; ama, hiçbir şey yapılmadı. Şu anda, çiftçilerin en kritik dönemi, bahar ayı, gübreleme dönemi; eğer, doğrudan gelir desteği parası şimdi ödenmeyecekse ne zaman ödenecek?! Benim, hükümetten ve yetkililerden istirhamım, rica ediyorum; bu ülke bizim, bu insanlar bizim, bu insanlara, şu anda, yirmi gün içerisinde, gübrelemelerini yapmaları ve tarlalarından verimini almaları için, doğrudan gelir desteği paraları, hemen, derhal ödensin; bunu istirham ediyorum. "Bayrama yetişmeyen kınayı ne yapayım" diye bir laf var; yani, yirmi gün sonra, ödesek de hiçbir şeye yaramayacak.
Değerli arkadaşlar, onun dışında, bölgemde, Ardahan'da, hem çiftçilerde hem esnafta büyük sıkıntı var. Sekiz ay kar altında kalan ve ekonomisi duran bir bölgede, iki tane, sınır ticareti yapılacak kapımız var; ne yazık ki, bu kapılardan sınır ticareti yapılmıyor. Posof Kapısından mazot ticareti yapılıyordu, kapatıldı ve şu anda, Ardahan esnafının, küçük esnaf ve sanatkârın, herkesin Bağ-Kur, SSK ve vergi borçları var, bankalara faiz borçları var. Bu borçların tutarı 32 trilyon civarında; yani, bu vatandaş, bu 32 trilyon lirayı nasıl ödeyecek?! Bu anlamda, hükümetten rica ediyorum; bu çiftçi borçlarının faizleri silinsin, doğrudan gelir desteği paraları da ödensin.
Değerli arkadaşlar, sadece, Bakanlar Kuruluna mektup gitmiyor, bize de geliyor. Bana, Konya'dan, Kayseri'den, Kırşehir'den, Babaeski'den gelen mektuplar var. Size, Kırşehir Kaman'da, çiftçi borcundan ötürü, kooperatife olan borcundan ötürü intihar edip, geriye mektup bırakan bir insanın mektubunu okuyacağım. Adı Üçler Yücel; intihar etmiş, bir mektup bırakıyor.
Sayın Başkan, 1 dakika daha zaman rica edeceğim.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun, sözlerinizi tamamlar mısınız.
ENSAR ÖĞÜT (Devamla)Mektubu okuyorum: "Bu benim vasiyetim; benim cesedimi babamın evine götürün ve bir gece, doya doya orada yatayım. Arkamdan hiç ağlamayın; çünkü, borcumu ödeyecek takatım kalmadı. Küskün de değilim. Kardeşim Mehmet, arabayı sat, traktörü sat, benim borçlarımı öde; ben gidiyorum. Pınar'ın ve Ahmet'in gözlerinden öpüyorum. Gece, benim son gecem. Bir gün önce babamı rüyamda gördüm, çok perişan haldeydi. Hoşçakalın" diyor ve kooperatife 8 milyar borcu olduğu için -bu mektubu bırakıyor- bu insan intihar etmiş, 8 milyar borcundan ötürü bu insan intihar etmiş. Bu, hepimiz için yüzkarası bir durumdur, bütün milletvekilleri için, bütün yöneticiler için. Niye; biz buraya yönetmeye geldik, insanların sorununu çözmeye geldik, bir de seçim meydanlarında söz verdik.
İkinci mektubu okuyorum. Halil Ürün arkadaşımız burada mı acaba?.. Konya Ereğli'den geliyor, ismini de söyleyeceğim; Konya Ereğli'den Rafet Kılıç gönderiyor, bana hitaben yazıyor: "Sayın milletvekilim, tarih 1 Kasım 2002, cuma namazından çıktık, Eski Konya Belediye Başkanı, şimdi AK Parti Konya Milletvekili Halil Ürün Beyefendi, Ereğli Ulucamiin avlusunda, 5 000-6 000 kişinin arasında, huzurumuzda şu konuşmayı yaptı: 'Değerli hemşerilerim ve çok saygıdeğer Ereğlililer, Allah izin verirse, seçime üç gün kaldı, 4 Kasım sabahı sizlerin oylarıyla milletvekili olacağım. Size şu mübarek günün yüzü hürmetine namusum üzerine söz veriyorum; ilk yapacağımız iş, çiftçilerin Ziraat Bankası ve tarım kredi kooperatifleri borçlarını sileceğiz, zaten faize karşıyız'dedi". Şimdi, Halil Beyefendiden rica ediyorum -şu anda da Genel Başkan Yardımcısı tahmin ediyorum- ne olur, Allah aşkına, bu insanları öldürmek, bu insanlara üretim yaptırmamak için mi geldik biz buraya?! Bu mektupların fotokopisini yaptırıp, AK Partili arkadaşlarıma da vereceğim.
Değerli arkadaşlar, milletvekili dediğin zaman, adam çözüm arıyor. Yani "sen söz vermişsin, öbürü söz vermiş" değil; söz verdiğimizi yapmadığımız zaman yalancı çıkıyoruz. Zaten, insanlar güven duymuyor milletvekillerine, siyasetçilere; yani, yalancı olmayalım, sizden rica ediyorum ve çok istirham ediyorum.
Bakın, bir şey daha söyleyeyim: Zeki Ergezen, Salih Kapusuz, Eyyüp Sanay, Abdüllatif Şener, Bülent Arınç arkadaşlarımız, 12.6.2000 tarihinde, çiftçi borçlarının silinmesi için kanun teklifi vermişler. İşte burada; kanun teklifi vermişler. Siz, muhalefetteyken çiftçinin yanındaydınız da, şimdi niye yanında olmuyorsunuz?! (Alkışlar)
HALİL AYDOĞAN (Afyon)Yanındayız, yanındayız...
ENSAR ÖĞÜT (Devamla)Bir şey daha söyleyeyim: Babaeski'den de mektup var; çiftçi icralık...
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
18 konuşma daha · 2 Nisan 2003