Ekonomik istikrarı sağlamak için ek vergiler alınması hakkında kanun tasarısı ile plan ve bütçe komisyonu raporu (s. sayı 105)
Isparta Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 60. Birleşim · 1. yasama yılı · 2 Nisan 2003 · 1.113 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Emin Murat Bilgiç (AK Parti), 2 Nisan 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: EKONOMİK İSTİKRARI SAĞLAMAK İÇİN EK VERGİLER ALINMASI HAKKINDA KANUN TASARISI İLE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU RAPORU (S. SAYI 105)); konuşma 1.113 kelime.
Mehmet Emin Murat Bilgiç (AK Parti, Isparta). “Ekonomik istikrarı sağlamak için ek vergiler alınması hakkında kanun tasarısı ile plan ve bütçe komisyonu raporu (s. sayı 105)”. TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim tutanağı, 2 Nisan 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-emin-murat-bilgic-22-2003-04-02-ekonomik-istikrari-saglamak-icin-ek-vergiler-alinmasi-hakkinda-kanun-t (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA MEHMET EMİN MURAT BİLGİÇ (Isparta)- Sayın Başkan, Sayın Bakan, değerli üyeler; sözlerime başlarken hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bilindiği üzere, Ekonomik İstikrarı Sağlamak İçin Ek Vergiler Alınması Hakkında Kanun Tasarısı, daha önce görüşmüş olduğumuz Bütçe Kanunu çerçevesinde öngörülmüş ve buradan elde edilecek gelirler de, Bütçe Kanunu çerçevesinde kabul ettiğimiz bir husustur. Yani, daha önce Bütçe Kanunuyla, bu hususun esas olarak bütçe gelirlerine dahil edilmesi noktasında, Meclisimiz, kendi kararını ve iradesini ortaya koymuştur.
Şimdi yaptığımız nedir; şimdi yaptığımız, Bütçe Kanunu çerçevesinde bir ekvergi kanun tasarısının Meclise getirilerek, bu gelirin, hükümete, devlete kazandırılmasını sağlamaktan ibarettir.
Bu çerçevede, şüphesiz, ekvergi, duyulunca çok da hoş değil; fakat, bunun sebeplerinin anlaşılması lazım. Ekverginin buradaki tanımından, daha önce ödenmiş olan Motorlu Taşıtlar Vergisinin ve bina, arsa ve konutlar üzerinden alınan Emlak Vergisinin, bir defa daha ödenmesi anlamına geldiğinin anlaşılması lazım. Bu çerçevede, konunun anlaşılması açısından, buna niye ihtiyaç duyuldu, hükümet, Bütçe Kanununda bu vergilerin niye bir tek defalık olmak üzere alınmasına ihtiyaç duydu; bunları izah etmeye çalışacağım.
Özellikle, hatırlanacaktır, çok büyük borç ödemeleriyle karşı karşıya bulunulan bir dönemden geçiyoruz. Bunun, aylık borçlanma, yeni borçlanma gideri karşılığı olarak 7,5 katrilyonluk falan bir bedeli var; bu miktarın azaltılması lazım. Yani, Türkiye'nin, IMF'yle yaptığı anlaşmalarda da, kendi gayri safî millî hâsılasına oranla bütçede vereceği faizdışı fazla olarak yüzde 6,5'lik bir hedefi öngördüğünü kabul ettiğini hatırlamamız gerekiyor. Bu çerçevede, hükümet, gelirleri artırabilmek, borçlanma maliyetlerini düşürebilmek ve bütçe disiplinini sağlayarak, istikrarlı bir ekonomi yönetimi ve borç ödemelerinin yerinde ve zamanında gerçekleştirilebilmesini temin amacıyla bu ek vergi gelirine ihtiyaç duydu. Ancak, böyle bir vergi salınmasa da olabilir miydi; olurdu.
Bunun ana sebebi de şudur: Daha önce, özellikle, belediyelere yapılan bazı kısıntılar vardı. Geçmiş senelerde bütçe gelirlerinin yüzde 6'sı düzeyinde belediyelere verilmesi öngörülen bir katkı payı, yüzde 5'e düşürülmüştü. Bu tasarıyla, hükümetimiz, özellikle belediyelerin düşmüş olan gelirlerini yerlerine koyma, yerlerine iade etme amacını da taşımaktadır. Böylelikle, özellikle Emlak Vergisinin tamamı belediyeler tarafından kullanılacaktır. Yani, buradan elde edilecek ek Emlak Vergisi geliri, bütçe kanunuyla düşürülmüş bulunan belediyelerin Emlak Vergisi gelirlerinin de ikmaline yarayacaktır.
Bu çerçevede arz etmek istediğim bir başka husus da, bu verginin... Özellikle, Türkiye'de son yıllarda servet üzerinden alınan vergilerde çok ciddî düşüşler yaşandığını hepiniz hatırlayacaksınız. Özellikle, dolaylı vergilerin halk üzerinde, tüketici üzerindeki artan etkisi ve bunun sık sık eleştirildiği hatırlanacaktır. Halbuki, bu vergi, özellikle, servet niteliğindeki emlak ve motorlu taşıtlar üzerine getirilen bir vergidir. Böylelikle, gelir dağılımında bir adalet tesis edilmesi imkânı da ortaya çıkıyor. Tüketiciye, gündelik tüketimden, sınırlı ve dargelirli insanlara yeni bir vergi getirilmemektedir. Getirilen vergi, sadece ve sadece, bir miktar servet sayılabilecek, servet unsuru olan emlak ve motorlu taşıtlar üzerindedir.
Burada denilebilir ki, ticarî vasıtalardan niye böyle bir ek vergi alınmasına ihtiyaç duyuldu? Hatırlanmalıdır ki, motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun 14 üncü maddesi, bu tür ticarî vasıta sahiplerinin verecekleri beyannamelerde, ödemiş oldukları Motorlu Taşıtlar Vergilerini gider olarak kaydedebilmelerine, yani, gelir üzerinden yeni bir vergi tahakkukuna izin vermemektedir. Zaten, ilk ödemiş oldukları veya ödemekte oldukları Motorlu Taşıtlar Vergileri gider kaydedilebilmektedir. Bu anlamda, bu Ek Motorlu Taşıtlar Vergisi, sadece bu noktadan gerçek bir vergi sayılabilir. Daha öncekiler bir gider sayılabildiği için, zaten, gelir üzerinde herhangi bir tesir yaratmamaktadır, gelirin vergilendirilmesi amacına hizmet etmemektedir. Bu noktada da ticarî vasıta sahiplerinin özellikle korunmuş olduklarını, zaten kanunlardan gelen haklar çerçevesinde korunmuş olduklarını hatırlatmak isterim. Yani, Motorlu Taşıtlar Vergisinin, toplam, bu kanun çerçevesinde vergi gelirlerine katkısının özellikle 1,1 katrilyon civarında olacağı beklenilmektedir ve bunun da, özellikle servet vergileri yönünden genel vergi tabanının yayılması ve verginin daha çok servet üzerinden alınması yönünde olumlu bir etkisi olacağını da hatırlatmak isterim.
Bunun dışında, özellikle, belediyelerin önemli gelir kayıpları bu imkânla düzeltilmektedir. Emlak Vergileri, doğrudan, belediyeler tarafından alınacaktır. Ayrıca, hatırlatmak isterim ki, bina ve arazi vergileriyle ilgili muaflık ve istisnalar bu vergi için de geçerlidir. Yani, sosyal güvenlik kurumlarından emekli maaşı alanlar ile şehit, dul ve yetimlerine ve gazilere ait tek meskeni olanlara yüzde sıfır olarak uygulanan Emlak Vergisi indirimi bu vergide de uygulanacaktır. Böylelikle, vatandaşlarımız, özellikle emekli vatandaşlarımız, bu ek vergi kapsamından istisna tutulmuşlardır.
Bu vergi kanununun getireceği önemli avantajlardan bir tanesi de, hükümetin, bütçe disiplini ve malî disiplinin sağlanması noktasında gösterdiği çabalara bir destek sağlayacak olmasıdır. Şüphesiz, bu uygulama, sürekli bir nitelik arz etmemektedir.
Ayrıca, gene, bu kanunun getirdiği önemli faydalardan bir tanesi de, şüphesiz, kamunun faiz ödemelerinde çok önemli bir yarar sağlayacak olmasıdır. Şüphesiz, bu borçların tasfiyesi bu hükümetin en önemli hedeflerinden bir tanesidir. Böylelikle, servet üzerinden alınan bu vergi dolayısıyla, verginin daha âdil ve eşit biçimde alınması yönünde önemli bir vergi prensibi de yerine getirilmiş olacaktır.
Özellikle komisyon tartışmalarında yapılan eleştirilerden bir tanesi de, dolaylı vergilerin payının bu vergi sebebiyle artacağı yönündedir. Halbuki, açıkça söylemek gerekir ki, bu vergi, servet üzerinden alınan bir vergidir ve vergi adaletini sağlayıcı çok önemli bir özellik taşımaktadır.
Ayrıca, hatırlanmalıdır ki, hükümetimiz, özellikle bu dönemde, çok yeni, çok önemli tedbirleri uygulamaya sokmuştur. Bunlar şöyle sıralanabilir: Kamu haznedarlığı veya tek havuz sistemi; bu, yeniden başlatılmıştır ve etkinlik içerisinde uygulanmaktadır; borçların, bütçe giderleri içerisindeki, bütçe içerisindeki olumsuz etkilerini düşürücü sonuçlar doğurmaktadır. Sağlık harcamalarında etkinlik ve tasarruf sağlamaya dönük çok önemli tedbirler alınmıştır. İhtiyaç fazlası demirbaşların bir havuzda toplanılması ve devri çalışmaları başlatılmıştır. Lojmanların kira bedelleri rayiç düzeye çekilerek, satılmasıyla ilgili çalışmalar başlatılmıştır.
Bunların yanı sıra, özellikle hatırlanmalıdır ki, vergi barışı projesi kanunlaşarak, 1 250 000'in üzerinde mükellefin bu barıştan yararlanarak devletle uzlaşmaya gitmesi imkânı sağlanmış ve böylelikle, 4 katrilyon liranın üzerinde yeni bir gelir elde edilmesi neredeyse kesinleşmiştir. Hatırlanacaktır, burada, IMF'in öngördüğü rakam 750 trilyon civarındaydı. Vergi barışı sebebiyle de, bütçe üzerinde son derece olumlu etkiler ortaya çıkacağı açıktır.
Ayrıca, şüphesiz, hükümetimiz, sadece vergi koymamakta, vergi sistemini yeniden reforme etmektedir. Bu çerçevede, Gelir Vergisindeki özel indirim tutarlarının artırıldığı hatırlanmalıdır. Emeklilerden -demin söylediğim- bina vergisi alınmamasına ilişkin uygulamanın 2003 yılında da devam edeceği hatırlanmalıdır. Ayrıca, kurum kazançları üzerindeki nihaî toplam vergi yükünün 20 puan azaltılacağı hatırlanmalıdır.
Ayrıca, küçük esnafın KDV ödemesine tabi olmayacağı ve böylelikle, 800 000 esnafımızın çok önemli bir sıkıntıdan kurtulmuş olacağı hatırlanmalıdır.
Ayrıca, yeni istihdama çok önemli teşvikler verildiği, çok önemli vergi istisnaları getirildiği, yurt çapında üretimin artırılmasını sağlayıcı teşviklerin, yardımların devlet tarafından yeniden düzenlendiği hatırlanmalıdır.
Yine, bu kapsamda, mükelleflerin eğitim ve sağlık harcamalarının da gider yazılabileceği hatırlanmalıdır. Bu çerçevede, özellikle söylenmesi gereken husus, hükümetimizin, bu tür tedbirler vasıtasıyla, vergi sistemini yeniden düzenlemeye, reforme etmeye yönelik çalışmalarını istikrarlı bir biçimde sürdürdüğü ve bundan sonra da sürdürmeye devam edeceği; bazı kalemlerde gelir artırıcı yeni vergiler ihdas etmekle birlikte, bunları telafi edici çok önemli sosyal destek kalemlerini gündeme getirdiği, uygulamaya başladığı, SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin maaşlarında yüzde 100'lere varan bir artış sağladığı hatırlanmalıdır. Böylelikle, hükümetimiz, sosyal boyutu çok güçlü yeni bir iktisadî programı uygulamaya başlamıştır.
Bu uygulamaların ekvergiyle de bütünleştirildiği; ama, bunun, bir seferlik olduğu ve bu tür fedakârlıklarla, toplumun, yeniden, ciddî, istikrarlı büyümeyi yakalamış güçlü bir ekonomiye kavuşacağını, ekonominin hızla düzelmekte olduğunu hatırlatmak istiyorum.
Saygılar sunar, teşekkür ederim. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
18 konuşma daha · 2 Nisan 2003