İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 59. BİRLEŞİM · SALI

Anayasa değişikliği

Erdal Karademir

İzmir Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 59. Birleşim · 1. yasama yılı · 1 Nisan 2003 · 448 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Erdal Karademir (CHP), 1 Nisan 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ); konuşma 448 kelime.

Erdal Karademir (CHP, İzmir). “Anayasa değişikliği”. TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim tutanağı, 1 Nisan 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erdal-karademir-22-2003-04-01-anayasa-degisikligi (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ERDAL KARADEMİR (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Anayasanın Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun Teklifinin 3 üncü maddesi üzerinde kişisel olarak söz almış bulunuyorum; hepinizi, saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Anayasanın 169 uncu maddesi ormanların korunması ve geliştirilmesini düzenleyen bir madde olup şöyle denilmektedir: "Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir... Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir... Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez... Orman suçları için genel ve özel af çıkarılamaz."

Peki, sizlere soruyorum: Anayasanın bu kadar katı kurallarına rağmen, daha önce orman olup, sonra bu ormanın yok olması süreci nasıl olmuştur? Sorumluları, yani, anayasal suç işleyenler kimlerdir? Bunlar hakkında yasal soruşturma açılmış mıdır? Yoksa, ormanları korumakla sorumlu olan devlet, devletin görevlileri, bir gecede, bir günde oluşması mümkün olmayan kaçak villa, kaçak fabrika, kaçak kentlerin oluşmasına göz mü yummuşlardır? Bu konuda, ormanları korumakla görevli bakanın herhangi bir çalışması var mıdır? Ormanları haksız olarak sahiplenen, bütünlüğünü bozan ve bu yerlerin orman niteliğini kaybetmelerine yol açanlara, işgal edenlere orman parçalarını satarak ormanları korumak mümkün müdür? Aksine, bir orman affı olan bu düzenlemeyle, bundan sonra, ormanlara yönelik tecavüz ve işgaller artacaktır.

Orman Bakanının "artık, orası fiilî olarak orman değil, orada vatandaşların villası, fabrikası var; onların sorunları çözülmeli" şeklindeki açıklamaları -ki, Cumhuriyet Gazetesinde 4.12.2002 tarihinde de yazıldı- Türkiye'de, yalnız ormanların değil, aynı zamanda orman köylülerinin de gözden çıkarıldığını göstermektedir. AKP İktidarı, Türkiye'de ormanların nasıl başıboş bırakılarak, villa ve fabrika cenneti durumuna geldiğini sorgulamak yerine, bu yerleri satmak suretiyle kaynak yaratma peşindedir. Bu gelirlerden, orman köylüsünün kalkındırılmasına yönelik hiçbir öneri de yoktur.

Evet, AKP İktidarı, Anayasamızın bu 169 uncu ve 170 inci maddelerindeki değişikliği, kendisinin düşündüğünü ve bu anlamda, orman köylülerinin çıkarına yönelikmiş gibi, Parlamentoya getirdiğini söylüyor. Aksine, bu öneriyi, AKP İktidarı getirmedi. AKP İktidarı, birilerinin önerilerini buraya getirdi. İsterseniz, bunu söyleyeyim...

AHMET YENİ (Samsun)Netice bakın, neticeye!

ERDAL KARADEMİR (Devamla)Yer Ankara Sanayi Odası, yıl 1.12.1999, Sanayi Odasındaki toplantı salonu. O günlerde AKP falan yoktu. Bakınız arkadaşlar, o toplantıda ne deniyor: "Anayasanın 169 ve 170 inci maddesi öncelikle değiştirilmelidir. Uluslararası tahkimden önce, yap-işlet-devretten önce, enerji sisteminden önce, meraları düzenleyen yasa maddeleri ile ormanları düzenleyen yasa maddeleri değiştirilmelidir. Bunlar, özel mülkiyete açık hale getirilmelidir." Yargıtay, Danıştay ve Anayasa Mahkemelerimizin de verdikleri kararlarda, bu arazilerin özel mülkiyete konu olamayacağı içtihat haline getirildiği gibi, son yirmi yıldaki kararlarında, burada kamu mülkiyetinin bile söz konusu olamayacağını iddia etmektedirler. Bu içtihatların değiştirilmesi, ancak yasa yoluyla mümkündür. Onun için, sivil toplum örgütü olan, lobisi güçlü olan bu sanayi odamız başta olmak üzere, Anayasanın ve ona uygun olarak da yasaların mülkiyeti, özellikle toprak mülkiyetini ve orada da orman ve mera mülkiyetini düzenleyen hükümlerin değiştirilmesi için uğraşmalıdır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

32 konuşma daha · 1 Nisan 2003

32 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook