Anayasa değişikliği
İzmir Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 59. Birleşim · 1. yasama yılı · 1 Nisan 2003 · 799 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Erdal Karademir (CHP), 1 Nisan 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ); konuşma 799 kelime.
Erdal Karademir (CHP, İzmir). “Anayasa değişikliği”. TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim tutanağı, 1 Nisan 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erdal-karademir-22-2003-04-01-anayasa-degisikligi-2 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA ERDAL KARADEMİR (İzmir)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Anayasanın Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun Teklifinin 4 üncü maddesi hakkındaki Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun görüşlerini açıklamak üzere söz aldım; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Bildiğiniz gibi, bu madde yürürlük maddesi. Bu maddeye gelmeden önce, ben, maddelerin bütünlüğü hakkında bazı görüşlerimi de açıklamak istiyorum. Orman Bakanı Sayın Osman Pepe, Plan ve Bütçe Komisyonunda, Bakanlığının bütçe konuşmasında, ormanla ilgili olarak "ormanlar, bir ülkenin sosyal ve ekonomik olarak kalkınması, ülke insanlarının refahı ve sağlıklı bir şekilde yaşayabilmesi için son derece önemlidir" diyor. Yine, aynı Bakan "ormanlarımız, atalarımızın mirası değil, çocuklarımızın emanetidir" demektedir. Herkesin katılacağı, itiraz edemeyeceği bu sözler, sadece Orman Bakanı Osman Pepe'nin değil, yıllardan beri, ormanları korumakla görevli sorumluların söyledikleri sözlerdir. Ormanlarımızı, hep bu sözleri söyleyerek kaybettik. Son yetmişbeş yılda ormanlarımızın yarısı yok olmuştur. Bir kez sınırlandırılarak tapuya tescil edilen bir ormanda bir daha daraltma yapılamayacağı Anayasanın 169 uncu maddesinde belirtilmiştir. Görülmektedir ki, ormanları korumak için yapılacak ilk iş, orman kadastrosunun yapılması ve tescil ettirilmesidir. Niçin orman kadastrosu ve tapu tescilini önemsiyoruz:
Sayın milletvekilleri, sizlere soruyorum; sizlerin tapulu arazilerine, birileri tecavüz ve işgal ederek, villa ve fabrika yaptı mı; hayır, yapmadı. O halde, tecavüz ve işgal, ancak, sahipsiz, sınırları belli olmayan ve tescil edilemeyen orman ve hazine arazilerinde oluyor. Bunu çok önemsiyoruz. Bu yasadan gelecek gelirlerle -Cumhuriyet Halk Partisinin verdiği önergeleri her ne kadar reddetmiş olsanız da- alınacak paralarla, öncelikle bu görevleri yerine getirmenizi istiyorum.
1937 yılından bu yana orman kadastrosu çalışmaları devam etmekte, ilk hedef de 10 yıldı; ama 2003 yılına geldik hâlâ kadastro ve sınırlandırma bitmiyor. Bunun gerekçesi açık, biraz önce açıkladım; çünkü, biz, gerçekten devletin ormanlarını korumak gibi bir anlayışa sahip değiliz, aksine, ona tecavüz edilmesinin önünü açıyoruz. Onun için, Sayın Bakanımdan, orman kadastrosunu ne zaman bitirmeyi hedeflediğini öğrenmek de istiyorum.
Sayın Osman Pepe'ye, öncelikle korumakla görevli olduğu ormanların sınırlandırılması ve tesciliyle ilgili çalışma yapmasını öneriyorum. Ayrıca, günümüzdeki teknolojik imkânlarla orman kadastrosunun ikibuçuk yıl gibi bir sürede bitirilmesi de mümkün; bunu da Parlamentonun önünde koyalım ki, bu işin çok da zor olmadığını Sayın Bakana da hatırlatmış olalım.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Anayasamızda, bilim ve fen bakımından orman niteliğinin kaybedilmesi kavramından bahsediliyor. Bu kavram, bilimsel bir kavram değildir, doğru bir kavram değildir. Bu, tartışılması gereken bir kavramdır. Biz, nasıl bu kavramla, hangi gerekçelerle, hangi niteliklerle, kimlerle, bir ormanın, önce orman olan bir yerin, orman vasfından çıktığını söyleyebiliyoruz?!
Bence, Orman Bakanlığımızın, öncelikle, ülkemizdeki üniversitelerimizle, meslek odalarımızla bir araya gelerek, bu kavramın ne olduğunu tartışması ve ondan sonra, gerekiyorsa Anayasadan bu kavramı kaldırmamız gerekiyor.
31.12.1981 öncesi bilim ve fen bakımından orman niteliğini yitirdiğine karar verilen yerlerden, bugüne kadar, 2/B uygulamasıyla, 473 000 hektarlık alanın orman dışına çıkarıldığı söyleniyor. O halde, 2/B ile orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin şu andaki durumları nedir:
Bir; öncelikle, orman köylüsünün kullandığı alanlar var. Bu alanlar, makilik, fundalık ve benzeri yerleri imar ederek edinilen tarım arazileri. Bu araziler, kullanıcısı olan köylülerimize bedelsiz olarak verilmelidir dedik. Cumhuriyet Halk Partisinin, orman köylüsünün sorununa, gerçekten, bu kadar çözüm getirecek ve her birimizin orman köylüsünden yanayız dememizin samimiyetinin bir ifadesi olan önergesini reddetmekle, AKP'li arkadaşlarımızın, ne kadar orman köylüsünün yanında olduğunu, bir kez daha Yüce Meclis önünde görmüş olduk; çünkü, bedelsiz olarak vermezsek -biraz önceki konuşmamda da söylemiştim- bu yerleri, kullanıcısı olan orman köylülerinin alması ve bundan sonra kullanması da mümkün olmayacaktır.
Yine, Bakanımızın konuşmasından aktarıyorum: 2/B ile 5 milyar metrekare ormanın orman vasfını kaybettiğini belirtiyor ve "devletin ve Orman Bakanlığının görevlerinin başında, orman alanlarının korunması ve genişletilmesi gelmektedir" diyor. O halde, 2/B ile kaybettiğimiz alanlar kadar yerin, tekrar orman alanlarına kazandırılması için, 2/B arazilerinin satışından elde edilen kaynakların yeni orman oluşumuna harcanması yönünde, yine Cumhuriyet Halk Partisi -çok ciddî, çok olumlu- olarak gerçekten ormanı sevdiğimizi ifade eden bizler, böylesi bir alana kaynak aktarılması için önerge verdik; bu önerge de reddedildi. AKP'li milletvekili arkadaşlarımız tarafından reddedildi.
Bu, şunun ifadesidir: Türkiye'deki orman sahalarının her geçen gün azaldığı bir dönemde, bu kaynakların, ormanların büyütülmesi amacıyla harcanmasından yana değil miydik?! Reddetmekle burada neyi tespit ettik; bu alanları büyütmeden yana değiliz. Sadece, yetişmiş ormanlarımızı emek harcamadan satmaktan yana olan anlayışımız bir kez daha ortaya çıkmış oldu.
Bu, aynı zamanda, Sayın Bakanın bütçe konuşmasında söylediği "ormanlarımız, atalarımızın mirası değil, çocuklarımızın emanetidir" görüşünün, ne kadar asılsız olduğunun ve samimî olmadığının bir göstergesidir.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; biz bu önergelerimizde, yine, 2/B ile elde edilecek gelirlerden, 2/B arazileri üzerinde oluşmuş düzensiz, çarpık, altyapısız olarak meydana gelen kentlerimizin, çağdaş, yaşanılabilir kentler olması için kaynak ayrılmalıdır dedik. Bu kaynaklar da, o yerlerin imar planları, sosyal donatı alanları, yolları, parkları, çocuk bahçeleri, altyapıları için harcanmalıdır dedik. Ayrıca, ülkemizin deprem kuşağında olmasından dolayı, çarpık ve düzensiz olan bu kentlerin kuruldukları arazilerin jeolojik etütlerinin yapılarak, oralarda yaşayan insanlarımızı deprem risklerine karşı korumak devletin öncelikli görevi olmalıdır dedik. Bunun için, arazilerin satışıyla elde edilen gelirler de, çarpık kentleşen bu yerlerin bu sorunlarını gidermek için harcanmalıdır dedik; yine reddolundu.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
32 konuşma daha · 1 Nisan 2003