Burdur mv.r. kerim özkan'ın burdurda bir heykelin sergilenmesi hk.(6/589),bursa mv. mehmet küçükaşık'ınbursa-osmangazı bel. sit alanı olup olmıyacağı hk(6/598),niğde mv. o. eraslan'ın kültür merkezlerin devri hk (6/610),izmir mv. c. arıtman'ın izmir-foça'daki kazı calışması hk(6/619),şanlıurfa mv. m.vedat melik'in,türk halk müziği korası hk.(6/666),adana mv. a. başoğlu'nun hükümet proğramında yer alan turizm potansiyeli hk.(6/673,674,680,681),niğde mv.o.eraslan'ın öküz mehmet paşa kervansaray, yeni hamam, sungurbey bedestenin ve niğde kalesinin restorasyonları hk.(6/725,724,726,727)adana mv.a.başoğlu'nun adıyaman,hakkarı ve antalya'daki bazı tarihi eserler hk. (6/748) izmir mv.v.akdemir'inkültürel yapısı ve kuş cenneti hk.(6/775),antalya mv. h.ekmekcioğlu'nun alternatif turizme yönelik çalışmalar vetahsis ve teşvik politikalarına ilişkin(6/783,860),samsun mv.m.uzunkaya'nın kültür ve tabiat varlıklarının korunmaları hk(6/805),
Isparta Milletvekili ·
Genel Kurul, 8. Birleşim · 3. yasama yılı · 20 Ekim 2004 · 2.761 kelime · yaklaşık 14 dakikalık okuma
Kaynak göster
Erkan Mumcu, 20 Ekim 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 8. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BURDUR MV.R. KERİM ÖZKAN'IN BURDURDA BİR HEYKELİN SERGİLENMESİ HK.(6/589),BURSA MV. MEHMET KÜÇÜKAŞIK'INBURSA-OSMANGAZI BEL. SİT ALANI OLUP OLMIYACAĞI HK(6/598),NİĞDE MV. O. ERASLAN'IN KÜLTÜR MERKEZLERİN DEVRİ HK (6/610),İZMİR MV. C. ARITMAN'IN İZMİR-FOÇA'DAKİ KAZI CALIŞMASI HK(6/619),ŞANLIURFA MV. M.VEDAT MELİK'İN,TÜRK HALK MÜZİĞİ KORASI HK.(6/666),ADANA MV. A. BAŞOĞLU'NUN HÜKÜMET PROĞRAMINDA YER ALAN TURİZM POTANSİYELİ HK.(6/673,674,680,681),NİĞDE MV.O.ERASLAN'IN ÖKÜZ MEHMET PAŞA KERVANSARAY, YENİ HAMAM, SUNGURBEY BEDESTENİN VE NİĞDE KALESİNİN RESTORASYONLARI HK.(6/725,724,726,727)ADANA MV.A.BAŞOĞLU'NUN ADIYAMAN,HAKKARI VE ANTALYA'DAKİ BAZI TARİHİ ESERLER HK. (6/748) İZMİR MV.V.AKDEMİR'İNKÜLTÜREL YAPISI VE KUŞ CENNETİ HK.(6/775),ANTALYA MV. H.EKMEKCİOĞLU'NUN ALTERNATİF TURİZME YÖNELİK ÇALIŞMALAR VETAHSİS VE TEŞVİK POLİTİKALARINA İLİŞKİN(6/783,860),SAMSUN MV.M.UZUNKAYA'NIN KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARININ KORUNMALARI HK(6/805),); konuşma 2.761 kelime.
Erkan Mumcu (Isparta). “Burdur mv.r. kerim özkan'ın burdurda bir heykelin sergilenmesi hk.(6/589),bursa mv. mehmet küçükaşık'ınbursa-osmangazı bel. sit alanı olup olmıyacağı hk(6/598),niğde mv. o. eraslan'ın kültür merkezlerin devri hk (6/610),izmir mv. c. arıtman'ın izmir-foça'daki kazı calışması hk(6/619),şanlıurfa mv. m.vedat melik'in,türk halk müziği korası hk.(6/666),adana mv. a. başoğlu'nun hükümet proğramında yer alan turizm potansiyeli hk.(6/673,674,680,681),niğde mv.o.eraslan'ın öküz mehmet paşa kervansaray, yeni hamam, sungurbey bedestenin ve niğde kalesinin restorasyonları hk.(6/725,724,726,727)adana mv.a.başoğlu'nun adıyaman,hakkarı ve antalya'daki bazı tarihi eserler hk. (6/748) izmir mv.v.akdemir'inkültürel yapısı ve kuş cenneti hk.(6/775),antalya mv. h.ekmekcioğlu'nun alternatif turizme yönelik çalışmalar vetahsis ve teşvik politikalarına ilişkin(6/783,860),samsun mv.m.uzunkaya'nın kültür ve tabiat varlıklarının korunmaları hk(6/805),”. TBMM Genel Kurulu, 8. Birleşim tutanağı, 20 Ekim 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erkan-mumcu-22-2004-10-20-burdur-mv-r-kerim-ozkan-in-burdurda-bir-heykelin-sergilenmesi-hk-6-5 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI ERKAN MUMCU (Isparta)- Çok teşekkür ediyorum arkadaşlar, âlicenaplığınıza minnettarım, sağ olunuz.
Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Burdur Milletvekili Sayın Ramazan Kerim Özkan'ın soru önergesine istinaden Bakanlığımızın cevabı şudur. Tabiî, önce soruyu, müsaade ederseniz, size ileteyim:
"İlimiz sınırları içerisindeki Bubon antik kentinden yurtdışına kaçırılan bu eserin asıl topraklarına geri verilmemesini uygun buluyor musunuz?"
Hayır; ancak, bu eserin oraya ait olduğu konusunda henüz bilimsel bir netlik yok. Şu anda bilimadamları bu konudaki çalışmalarını sürdürüyorlar. Bakanlığımızca oluşturulan bir heyetin bu konudaki etütleri sürüyor. Eğer, böyle bir karar verilirse, buna dair de bir karar verilmiş olacak.
"Burdur'da teşhir ve tanzimi tamamlanan Burdur Antropoloji Müzesine bu eserin kazandırılmasını düşünür müsünüz?"
Eğer, Bubon antik kentine ait olduğuna ilişkin bilimsel bulgular somutlaşırsa, düşünülebilir. Eserlerin daha çok, bulundukları yerlerde sergilenmeleri doğrudur diye düşünüyorum.
Böylece, Burdur Milletvekilimizin sorularını yanıtlamış oluyorum.
Bursa Milletvekili Sayın Mehmet Küçükaşık "Gökçeören, Süleymaniye, Nilüfer, Yiğitali, Gündoğdu, Hüseyinalan, Selçukgazi, Dürdane, Çağlayan, Aksungur, Ahmetbey Köyleri birinci derece doğal SİT alanları içinde midir" diye soruyor.
Evet, birinci derece doğal SİT alanı içindedir. Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulunun 13.1.1979 gün ve 10888 sayılı kararıyla, anılan yerler doğal SİT olarak tanımlanmıştır. Söz konusu alanı kapsayan 1/25 000 ölçekli haritada sınırları belirlenen alan, Bursa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 2003 gün ve 9893 sayılı kararıyla da, yine, birinci derecede doğal SİT alanı olarak tescil edilmiştir.
"Bayındırlık ve İskân Bakanlığının, anılan genelgeyle kaçak yapıların yıkımının engellenmesi, Bakanlığınızca yürütülen SİT alanlarının imara açılması çalışmasıyla bir ilgisi var mıdır" diye bir soru sorulmuş.
Bayındırlık ve İskân Bakanlığının genelgesiyle yapılan uygulamaların Bakanlığımızla herhangi bir ilgisi yoktur. Doğal, arkeolojik, tarihî ve kentsel SİT alanlarına ilişkin konular, yürürlükte bulunan 3386 sayılı Kanunla değişik 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu çerçevesinde, görev alanlarına göre, ilgili koruma kurulları tarafından incelenerek değerlendirilmektedir. Bu konu, Bayındırlık ve İskân Bakanlığının herhangi bir biçimde idarî tasarrufta bulunma hürriyetinin olduğu bir konu değildir. Esasen, bu, çok açık bir husustur.
Niğde Milletvekili Sayın Orhan Eraslan'ın soru önergeleri var, kültür merkezlerinin akıbetleri ne olacak diye soruyor.
Keşke, bu soruyu, bu kültür merkezlerini yapanlara da sormak mümkün olsa idi. Kendilerini şimdi nasıl anmak lazım, bilemiyorum Sayın Başkanım; çünkü, tek tip projeyle, yerleri hiç düşünülmeden, ne zaman biteceği, ne işe yarayacağı, nasıl kullanılacağı, nasıl işletileceği, hangi bedellere mal olacağı hiç düşünülmeden; rivayet muhtelif, çeşitli ikna yöntemleri uygulanarak, yüzlerce ihale, iki yıl gibi bir zamanda -1993 yılıdır; Kültür Bakanı Sayın Fikrî Sağlar, Başbakan Sayın Süleyman Demirel- ihale edilmiştir ve bitirilmesi için şu anki hesaplara göre 2,4 katrilyon lira paraya ihtiyaç var. Bu parayı bulursak, bitiririz; ama, bitirdiklerimiz de bir işe yaramaz, emin olabilirsiniz; yani, bunların hiçbiri bir işe yaramaz. Peki, ne yapıyoruz; oylarınızla, beraber, yeni bir kanun çıkardık; bunların, özel yatırımcılara, belediyelere, il özel idarelerine tahsislerine imkân veriyoruz, bunların proje tadilatlarına imkân veriyoruz. Bunların, böyle, vatandaşa tepeden bakmayan, vatandaşı içine alan, çok çeşitli kültürel fonksiyonları geniş zamanlı olarak sunabilen kültür merkezlerine dönüştürülmesi için projeler, proje tadilatları yaptırdık; bu tadilatlarla beraber, isteyen herkese veriyoruz. Böylece herkes duymuş olsun ki, belediyelerimiz, il özel idareleri, şirketler, vakıflar, gönüllü olan herkes, şahıslar, bunları, gelip, alıp, tamamlayıp, uzun süreli kültür merkezi olarak işletebilir; ama, kültür merkezi olarak işletmek koşuluyla.
"Kültür merkezi" tanımının içine küçük ölçekli alışveriş ünitelerini de koyduk. Tabiî, tam olarak kârlılığı sağlamaz; ama, işletme rasyonalitesini sağlamaya yardımcı olacak bir tanım genişliğini de, beraberce çıkardığımız kanuna, "kültür merkezleri" tanımının içine koyduk;. Kültür merkezlerimizin durumu budur.
Niğde Kültür Merkezinin herhangi bir kuruluşa devriyle ilgili bir talep söz konusu edilmemiştir. Söz konusu edilirse, tabiî ki -çünkü, bunlar halka ait- halk bunları kullansın, bunlardan yararlansın diye bunları yapıyoruz.
İzmir Milletvekilimiz Sayın Canan Arıtman'ın soru önergesine yanıt vermek istiyorum izninizle. Sayın Milletvekili "İzmir İli Foça İlçesi Phokaia ören yerinde, Ege Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Ömer Özyiğit başkanlığında yürütülen kazı çalışmaları Bakanlar Kurulu kararıyla durdurulmuştur. Bu karar, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından herhangi bir inceleme ve soruşturma yapılmaksızın alınmıştır. Teftiş Kurulu raporlarının olumlu olmasına karşın, hukukî bir gerekçe olmaksızın Foça kazılarının kapatılmasının gerekçesi nedir" diye soruyor.
Tabiî ki, bu bilgiler çok doğru değil. Grup Başkanvekilimiz Sayın Kemal Anadol'un çok yakından takip ettiği ve bildiği bir konu bu. Bu konuyla ilgili bir araştırma ve soruşturma yapılmıştır. Soruşturmanın sonucu olarak, Bakanlığımızın önerisiyle, bu karar, Bakanlar Kurulunca alınmıştır. Talep de Foça halkından gelmiştir, Foça halkının tamamı bu görüşü paylaşmaktadır.
Son yapılan seçimlerde, Cumhuriyet Halk Partili bir arkadaşımız Foça Belediye Başkanlığını üstlenmiştir. Bu arkadaşımız da, şahsen ve Foça halkının teşekkürlerini bana ifade etmiştir. Sayın Arıtman da, zannediyorum, bundan dolayı bir teşekkür ifade edecektir.
Şanlıurfa Milletvekili Sayın Vedat Melik'in soru önergesine istinaden bir cevabımız var. Şanlıurfa Devlet Türk Halk Müziği Korosuyla ilgili bir soru. Şanlıurfa Devlet Türk Halk Müziği Korosunda, 1 koro şefi, 1 koro şef yardımcısı, 38 sanatçı, 1 notist ve 1 lütiye kadrosu bulunmaktadır. 1990 yılından bugüne kadar, 17 sanatçı, Ankara'da geçici olarak görevlendirilmiştir. Benim Bakanlığım döneminde böyle bir şey hiç olmamıştır. Koronun faaliyetlerini sürdürebilmesi için, bu sanatçıların yerine, geçici işçi kadrosundan, geçici işçi sözleşmeli sanatçılar istihdam edilmiştir. Şanlıurfa Devlet Türk Halk Müziği Korosunun kapatılarak Ankara, İstanbul, İzmir'e kaydırılacakları yolundaki haberler külliyen yalandır; böyle bir şey yoktur.
Böyle şeyleri soru önergesine dönüştürmeden önce, sadece bir telefonla sorsanız bile, çabucak yanıtlarını almış olurdunuz; ama, yine de, soru önergesine dönüştürmek biçimiyle de olsa, toplumun aydınlanmasına fırsat sağladığınız için çok teşekkür ederim.
MUHARREM İNCE (Yalova)Sayın Bakan, telefonlara çıkıyorsunuz ama; değil mi?!
KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI ERKAN MUMCU (Devamla)Elbette Sayın Milletvekilim; deneyip, aksine rastladınız mı hiç?
MUHARREM İNCE (Yalova)Bir arkadaşım 15 gün ulaşamadı size de...
KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI ERKAN MUMCU (Devamla)Ben, arkadaşınız hakkında bir şey söylemeyeyim. Deneyip ulaşamayanlar, buyursunlar, söylesinler. Böyle bir şey yok. Elbette, sayın milletvekillerinin telefonlarına cevap vermek, sorularına cevap vermek bizim görevimiz. Bunu da keyifle yerine getiriyoruz Sayın Milletvekilim.
MUHARREM İNCE (Yalova)Ben de dahilim buna, onun için soruyorum. Kendimi söyleyemediğim, utandığım için arkadaşımı söyledim.
KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI ERKAN MUMCU (Devamla) -Adana Milletvekilimiz Sayın Başoğlu, arka arkaya 4 tane soru sormuş. Sorularından biri şöyle:
"Hükümet programında 'ülkemizin zengin turizm potansiyeli harekete geçirilerek, dünya turizm pastasında önemli bir yer tutan iş-kongre, fuar, spor ve kültür turizmi alanlarında, dinlence turizminde ülkemizin zengin turizm potansiyelini geliştirecek adımlar atılacaktır' denilmektedir. Ne yaptınız?"
HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir)O döndü, döndü...
KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI ERKAN MUMCU (Devamla)Size de bilgi lazım değerli milletvekilleri; bilgi sadece AK Partili milletvekillerine lazım değil, bilgi herkese lazım; beşikten mezara kadar lazım, sonsuza kadar lazım.
Hükümetimizin programında yer alan dört unsura ilişkin neler yapmakta olduğumuzu sormuş. Ben şimdi bunların her birine cevap vermeye kalkarsam, bu, gerçekten, çok uzun zaman alır; ama, çok uzun yazılı cevap metinlerini oluşturdum, Sayın Milletvekiline ulaştıracağım.
Şunu söylemek istiyorum: 6 yasa çıkardık ve 6 yasayla, kültür ve turizm alanında önemli değişiklikler yaptık. Ben, sadece sonuç kısmına geleyim. Müjde, şimdi yeni bir yasa daha getiriyorum; sanat kurumları yasası. İnşallah, Türkiye'de sanatçıların sosyal güvencelerinin sağlanması açısından son derece önemli bir kazanım olacak. Bu yasaların hepsini, iktidar-muhalefet beraber çıkardık ve Türkiye'de kültürel alanda reform karakterinde değişiklikler olduğu her geçen gün daha iyi anlaşılacak olan ileri adımlar attık. Dolayısıyla, bunları zaten beraber yapmış olduğumuz için, hep birlikte yapmış olduğumuz için, sanıyorum, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunun, bundan daha fazla tafsilata ihtiyacı yoktur. Onun için, Sayın Orhan Eraslan'ın sorusuna geçiyorum.
Sayın Orhan Eraslan, Bor İlçesindeki Yeni Hamamın, tarihî Öküz Mehmet Paşa Kervansarayının, Sungurbey Bedesteninin ve Niğde Kalesinin korunmaları hakkında soru soruyor. Bunların hiçbirinin mülkiyeti Bakanlığımıza ait değil; dolayısıyla, tasarrufları doğrudan Bakanlığımıza ait olmamakla beraber, bunlar için önemli projeleri hazırlattırıyoruz. Bazı arkadaşlarımız soru önergelerinde de söylemişler, zannediyorum biraz sonra gelecek, galiba Hüseyin Ekmekcioğlu'nun sorusunda var "paramız çok, projemiz yok falan diyorsunuz" demiş. Hüseyin Bey, o, sizin sorunuzda mı?
HÜSEYİN EKMEKCİOĞLU (Antalya)Hayır, değil.
KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI ERKAN MUMCU (Devamla)Değil... O zaman, o, neredeydi, bilmiyorum...
Arkadaşlar, şimdi, 2863 sayılı Kanunla korunan yapıların korunmasına ilişkin bir süreci başlatabilmek, gerçekten çok zor ve zahmetli bir iş. Bir kere, projesine sahip olmanız gerekiyor. Proje, fikirden fazla bir şeydir. Bunu, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda Meclis kürsüsünden söylemiş olmaktan dolayı, doğrusu, bu kadar malum, bu kadar meşhur, bu kadar maruf bir sözü tekrar ifade etmiş olmaktan dolayı, gerçekten, hayâ ediyorum; ama, bunu bilmeyenler var, Genel Kurulu tenzih ederek söylüyorum, Genel Kurulun dışında da bilmeyenler var; Türk basınında, köşeyazarları vesaire, bayağı anlı şanlı insanlar bunu bilmiyorlar; ama, anlamalarına yardımcı olmamız gerekiyor. Fikir başka bir şeydir, proje başka bir şeydir. Proje, bir fikrin nasıl gerçekleştirilebileceği yolunda lazım gelen bütün işlerin tamamlanmış halidir. Bir şeyin projelendirilmiş olması, bir fikri gerçekleştirmeye götürecek süreçlerin tamamının planlanmış olması demektir. Hele 2863 bağlamında projelendirme, kültür varlıklarının korunması, son derece özel yasal çerçeveye, bilimsel çerçeveye kısıtlanmış olduğu için zor bir iştir, zahmetli bir iştir ve yıllar alır. Bizim son çıkardığımız yasalarla beraber, ondan da önce, Bakanlığın dönersermaye işletmelerinin yönetilmesine getirdiğimiz yeni yaklaşımla, kültürel mirasın korunmasına ilişkin ürettiğimiz kaynak, Türkiye Cumhuriyetinde son otuz yılda üretilen kaynağın toplamı kadardır ve bunlar bütçe kaynakları değildir. Bunlar, akılla, verimlilikle, dürüstlükle üretilen kaynaklardır; popülizme prim vermemek, siyasî savurganlığın konusu etmemekten elde edilen kaynaklardır. Bunlar, bu işe kafa yormaktan elde edilen kaynaklardır ve fakat, bu kaynakların kullanılabilmesi, bilimsel süreçlerini tamamlamış, 2863 sayılı Yasada gösterilen prosedürleri tamamlamış; yani, tabiat ve kültür varlıkları koruma kurullarının uygulanabilir onayını almış projelerin olmasına bağlıdır. Ne yazık ki, Türkiye Cumhuriyetinin Kültür Bakanlığı, geçmişte, envanterinde böyle bir proje biriktirmemiştir. Şimdi, biz bu paralarla, bahse konu bütün bu anıt eserlerin, bütün bu sivil mimarî örneği eserlerin, yani, kültürel mirasımızın pırlantalarının rölövelerini, restorasyon projelerini çıkarttırmak için yola çıktık. Kaynakları bu alanda kullanıyoruz. Türkiye'de bildiğiniz her yerde bu projeleri işletiyoruz; ama, bunların tamamlanması iki yıl alacak, bunların koruma kurullarından onaylanması iki yıl alacak. İki yıl sonra, bu görevi yapan arkadaşların elinde hem paraları hem projeleri olacak. Ne yazık ki, benim talihsizliğim, hep böyle oldu; tesfiyeyi ben yaptım, alanı ben düzelttim; ama, üstüne yapı kurmak bana nasip olmadı. Şimdi de böyle olacak; ama, herkes bilsin ki, Meclis tutanakları da şahit olsun ki, biz bunları yapıyoruz. Benden sonra gelenin yakınacak bir şeyi olmayacak. İçiniz rahat olsun. Ama, iki yıl sonra...
MUHARREM İNCE (Yalova)- Bizim dönemde de bakan yaparız!
KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI ERKAN MUMCU (Devamla)- Yeter arkadaşlar. Darısı başınıza inşallah. Bir işi öyle çok fazla uzun yapmak caiz değildir, iyilik getirmez. Sonra, o işten başka bir iş yapamadığınızı zannederler, o da iyi bir şey değildir. Başka işleri de yapabildiğinizi gösterebilmeniz lazım. Onun için, bizler, milletvekili olarak da nasıl verimli olunabileceğini, siyasetçi olarak da nasıl verimli olunabileceğini, ülkeye nasıl hizmet edilebileceğini göstermek sorumluluğuna da sahibiz, ortaya koymak sorumluluğuna da sahibiz. Allah'ın izniyle, arkadaşlarımızla beraber bunu böyle zımba gibi yaparız, değil mi arkadaşlar.(AK Parti sıralarından alkışlar) Evvel Allah.
MUHARREM İNCE (Yalova)- Allah daha büyük yerlerde göstersin.
KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI ERKAN MUMCU (Devamla)Arkadaşlar, dolayısıyla, Niğde'deki bu işlerin de projelendirilmesi için biz ödeneklerini gönderdik. Bunlar, inşallah, projelendirildiği zaman, yani, koruma kurullarından onaylı projeler olduğu zaman, Vakıflar Genel Müdürlüğünün de katkılarıyla, tek tek hayata geçirilecek.
Sayın Başoğlu'nun bir sorusu da, Adıyaman Palanlı'daki kayalara yapılmış olan dağkeçisi sürüsü tasvirlerinin akıbeti hakkında. Yine, Hakkâri Gevaruk'ta ve Antalya Beldibi'nde bulunan dağkeçisi tasvirlerinin durumları nedir diye soruyor.
İyi durumdalar; şaka yapmıyorum, ciddî söylüyorum. Konuya ilişkin olarak ilgili valiliklere gerekli talimatlar verilmiş, incelemeleri yaptırılmış ve iyi durumda oldukları tespit edilmiştir; yaramaz bir şey yok çok şükür.
İzmir Milletvekili Sayın Vezir Akdemir'in soru önergesine de cevap vereceğim. Sayın Milletvekili diyor ki: "Geçmişte olduğu gibi gelecekte de ilimizdeki kültürel faaliyetler ulusal ve uluslararası düzeyde çalışmalar yapılmaktadır. 2002 ve 2003 yılları içinde Bakanlığınızca İzmir İlinde kültürel anlamda ulusal ve uluslararası boyutta ne tür çalışma yapılmıştır?"
Bakanlığımız Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğüne bağlı İzmir Devlet Senfoni Orkestrası, biliyorsunuz, periyodik etkinliklerine ilave olarak, Hikmet Şimşek Haftası etkinlikleri çerçevesinde de çeşitli konserler verdi.
Yine, İzmir Klasik Türk Müziği Korosu tarafından periyodik konserler veriliyor, verilmeye devam ediliyor. 4-6 Aralık 2002 tarihlerinde, İzmir'de İstanbul Tarihî Türk Müziği Korosu konserler verdi.
Devlet Resim Heykel Müzesi, biliyorsunuz, hizmetlerine devam ediyor.
Tiyatro sezonunda Bakanlığımızın çok önemli etkinlikleri oldu.
Yine, uluslararası festivallere, hem sanatçılarımızla hem topluluklarımızla katılıyoruz ve hem de maddî anlamda katkı sağlıyoruz.
İzmir için çok önemli projeler yapıyoruz. Onu basınla da konuştuk. Şimdi, aşağı yukarı 10 trilyonluk bir kaynakla, il özel idaresiyle bir projeyi, bir projeler demetini başlatıyoruz.
Termale çok öncelik ve önem veriyoruz. Kongre turizmine öncelik ve önem veriyoruz.
Ege Üniversitesiyle anlaşmaya çalışıyoruz; ama, henüz anlaşamadık, daha önce, Bakanlığın mülkiyetinden Ege Üniversitesine devredilen kültür merkezi ile şu anda Bakanlığın mülkiyetinde olan kültür merkezlerini birleştirip, Bakanlığın da katkılarıyla güzel bir kongre merkezi yapma konusunda. Üniversiteler tuhaf bir tutukluk içinde davranıyorlar, sanki, biz gideceğiz oturacağız, Kültür Bakanlığı olarak biz orayı kullanacakmışız gibi; ama, eminim ki, iletişimimiz daha verimli hale geldikçe, birbirimizi daha iyi anlayacağız ve daha başarılı işler olacak.
Antalya Milletvekili Sayın Hüseyin Ekmekcioğlu'nun soru önergesine arkadaşlarımız bir cevap hazırlamışlar. "Turizmi 12 aya yaymak için ne yapıyorsunuz" diyor.
Hüseyinciğim, bu sorunun cevabı biter mi şimdi?!
Turizmi 12 aya yaymak için kongre turizmini destekliyoruz, kültür turizmini destekliyoruz, tatil turizminde üçüncü yaş turizmini destekliyoruz, termal turizmini destekliyoruz, bütün bunları planlıyoruz. Türkiye, bugüne, 1980'lerin planlamasıyla geldi. 1980'li yıllarda yapılan planlamaların bazı kusurlarını, noksanlarını gördük; ama, başarısının da nimetlerine bugün bütün Türkiye tanık oluyor.
Seçim bölgeniz Antalya'da bu yılın sonunda, zannediyorum, hiçbir beldede kanalizasyonu, arıtması, deniz deşarjı yapılmadan denize bırakılan 1 santimetreküplük atık kalmayacak. Bu projeler yürüyor, yani, başladı ve yürüyor. Artık, belediyelerinizin katı atık projelerine kadar her şeyi yapıyoruz. Manavgat'ta da...
Efendim?..
YÜKSEL ÇORBACIOĞLU (Artvin)İnanıyor musunuz?
KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI ERKAN MUMCU (Devamla)İnanmıyorsanız, denetlersiniz. Muhalefetin görevi denetlemek. İnanmanın ötesinde, ben yapıyorum. Benim işim sadece inanmak değil, yapmak aynı zamanda.
YÜKSEL ÇORBACIOĞLU (Artvin)Sonuçlanacağına inanıyor musunuz?
KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI ERKAN MUMCU (Devamla)Tabiî, tabiî... Evvelallah... Evvelallah... (AK Parti sıralarından alkışlar) Hüseyin'den takip edin; hiç...
Hüseyinciğim, arkadaşımıza -ben soru kapsamında olmadığı için- Lara-Kundu yolunun kaç günde bittiğini anlatırsan, bir karine teşkil edebilir kendisi için.
MUHARREM İNCE (Yalova)Sayın Bakanım, bir veda konuşmasına benzedi.
KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI ERKAN MUMCU (Devamla)Yok arkadaşlar, daha çok beraberiz, çok. Çok güzel günlerimiz olacak beraberce.
MUHARREM İNCE (Yalova)Tarzınızda, üslubunuzda bir değişme olmuş, sanki bir veda konuşmasına benzettim de...
KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI ERKAN MUMCU (Devamla)Seni göremezsem diye böyle bir kaygıya kapılmış olabilirim bilinçaltında.
MUHARREM İNCE (Yalova)Ben daha yeni geldim. Merak etme, uzun süre buradayım.
KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI ERKAN MUMCU (Devamla)Ama, yeni geldin, biraz senden önceki ağabeylerinin tecrübelerinden de yararlanarak kendi durumunu sürdürülebilir bir durum haline getirebilirsin.
MUHARREM İNCE (Yalova)Ben hep aynı partide kalacağım yalnız, hep aynı partide... Parti değiştirerek gelmek istemiyorum.
KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI ERKAN MUMCU (Devamla)Sayın Hüseyin Ekmekcioğlu "all inclusive hakkında ne diyorsunuz" diyor.
Hüseyinciğim, allahaşkına sen yapma! Dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir medenî ülkede yasa, anayasa, uluslararası ve ulusal hukuk kaideleri, uluslararası anlaşmalar ve ticaret anlayışı, all inclusive dediğimiz, yani otellerin her şey dahil sisteminde satışlarını yasaklayacak bir içeriğe sahip değildir. Kimsenin yapabilecek bir şeyi yok. Mal adamın; ister öyle satar, ister böyle satar. Ayrıca burada söylediğiniz şeyler de doğru değil; çıkmıyorlar, mıkmıyorlar... Çıkıyorlar. Sorun, çıktıkları zaman çıkıyor. Müşteri memnuniyeti... Biz, dünyanın dört bir yanında, hem tur operatörleri hem bürolarımız marifetiyle müşteri memnuniyeti analizleri yapıyoruz. Sorun, çıktıkları zaman oluşuyor.
Sayın Bakanım, siz de, lütfen, bu konudaki malumatınızdan arkadaşlarınızı yararlandırırsanız...
Onun için, esas mesele şudur: Ne zaman ki Belek'i, ne zaman ki Side'yi, ne zaman ki Alanya'yı, Bodrum'u, her yeri böyle yaparız...
HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir)Erkancığım... Erkancığım...
KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI ERKAN MUMCU (Devamla)Ben hiç gocunmam, bu samimî iletişimden hiç gocunmam. Şeref duyarım... Şeref duyarım... Postuyla, unvanıyla konuşan bir adam olmadım hayatımda hiç. Onun için şeref duyarım ve bu hitabım, içtenlikle söylenmiş bir hitaptır.
Yapılacak tek şey, dışarıdaki ürünün kalitesini artırmak ve ürünü çeşitlendirmek. Onun dışında, yasaklamalarla, yönlendirmelerle yapılacak bir şey yok. Bu arada, Dünya Turizm Örgütünün bizim için öngördüğü 17 000 000 turist hedefini, yani 2010 yılı için öngörülmüş olan 17 000 000 turist hedefini bu yıl aşmış oluyoruz, vatana millete hayırlı olsun. Herhalde 2015 hedefini de gelecek yıl aşarız.
Samsun Milletvekili Sayın Musa Uzunkaya "kültür ve tabiat varlıklarını koruma kurullarını nerelerde, hangi şartlarda çalışmaktadır" diyor.
Sayın Uzunkaya'nın bu sorusu, kanundan önce gönderilmiş bir soru. Bu soruya ilgili cevabı, kanunlarımızın Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülmesi sürecinde tafsilatıyla verdim, Sayın Uzunkaya da oradaydı, yine yazılı bir cevap da vereceğim; sözlü soru önergesine bu cevabımı, buradan verilmiş cevabımı yeterli addedeceğini umuyorum.
Koruma kurulları güzel işler yapıyorlar. Koruma kurumları, yeni yasayla yeni bir formata da kavuştular. Şimdi, yeni yasa, onların belli süreler içinde karar vermelerini, kararlarına sivil toplum kuruluşlarını, meslek örgütlerini ve yerel yönetimleri katmalarını zorunlu hale getirdi. Koruma camiasının da, üniversitelerin de, herkesin de son derece, memnun olduğu bir çerçeve oluştu. Yönetmeliklerin de tamam olmasıyla daha verimli bir işleyiş hayata geçecektir diye düşünüyoruz.
Muğla Milletvekilimiz Sayın Fahrettin Üstün, galiba kapsamda değil.Buraya kadar gelmiştik; ondan sonrası da, arkası yarın.
Arkadaşlar, hepinize, bu mübarek ramazan gününde sıkıcı olmayan bir sunuş yapmış olduğumu umuyorum; saygılar, sevgiler sunuyorum; sabrınıza çok teşekkür ediyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
5 konuşma daha · 20 Ekim 2004