Bilgi edinme kanunu uygulamaları hakkında
Bursa Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 111. Birleşim · 4. yasama yılı · 6 Haziran 2006 · 449 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ertuğrul Yalçınbayır (AK Parti), 6 Haziran 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BİLGİ EDİNME KANUNU UYGULAMALARI HAKKINDA); konuşma 449 kelime.
Ertuğrul Yalçınbayır (AK Parti, Bursa). “Bilgi edinme kanunu uygulamaları hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim tutanağı, 6 Haziran 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ertugrul-yalcinbayir-22-2006-06-06-bilgi-edinme-kanunu-uygulamalari-hakkinda (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ERTUĞRUL YALÇINBAYIR (Bursa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum.
Biraz önce Sayın Burhan Kuzu, Dünya Çevre Günü nedeniyle konuştular, Çevre Günümüz kutlu olsun. Şüphesiz ki bu günler, aynı zamanda yüzleşme günleridir. Türkiye Cumhuriyetinin öteden beri müktesebatına bakıldığında, çevreyle ilgili yeterli yasal düzenlemelerin yapılmadığı, idarî düzenlemeler konusunda eksiklikler olduğu ve Türkiye'nin dünya çevre liginde 93 üncü sırada yer aldığı bilinmektedir. Avrupa Birliği sürecinde bizi en çok zorlayacak olan çevre ilişkileridir, çevreyle ilgili düzenlemelerdir ve bunları hazmetme kapasitemizdir. Umarım ki, bu konuda gerekli adımlar daha fazla atılır, şimdiye kadar yapılanlar yetmez, daha fazlası gereklidir ve Bilgi Edinme Kanunu çerçevesi içerisinde zaman zaman belki Çevre Kanununa da atıfta bulunmak istiyorum.
Değerli milletvekilleri, şu anda Türkiye Cumhuriyetinde uygulanmakta olan 13 137 kanun vardır ve 516 kanun hükmünde kararname bulunmaktadır. 22 nci Dönemde bu kanunların 838'i çıkarılmıştır; yani, onikide 1'i, onüçte 1'i, çok önemli bir performans. Bu nedenle Türkiye Büyük Millet Meclisini kutlamak gerekir. İktidarıyla, muhalefetiyle bu kanunların çıkarılmalarına katkıda bulunmuşlardır. Umarız kalite daha artar, toplumu derinden ilgilendiren diğer konularda da çalışmalar yapılır.
Çıkarılan kanunların en önemlisi de 4982 sayılı Bilgi Edinme Kanunudur. Bilgi edinme hakkıyla ilgili Google'a girildiğinde, bugün itibariyle, 1 230 000 sonucun olduğu görülecektir. 58 inci Hükümet Programında "bilgi edinme hakkı toplumun bütün kesimlerinde yaygınlaştırılacak ve bunu sağlamak için vatandaşın bilgi edinme hakkı kanunu çıkarılacaktır" denilmiştir. Hem 2001 yılındaki Ulusal Programın gereği hem de 58 inci Hükümet Programının gereği bunlar çıkarılmıştır.
Değerli milletvekilleri, bu anlamda 24 Nisan tarihi fevkalade önemli bir tarihtir. 24 Nisan 2004 tarihinden itibaren yürürlüğe giren Bilgi Edinme Kanunu, demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemektedir ve bilinmektedir ki, herkes bilgi edinme hakkına sahiptir ve kamu kurumları bilgi verme yükümlülüğü altındadır. Vatandaşların dilekçeyle veya elektronik ortamla veya diğer iletişim vasıtalarıyla yapacakları başvuru üzerine, idare, süresi içinde, onbeş günlük süre içinde, vatandaşa gerekli bilgiyi, belgeyi vermek ve ulaştırmak zorundadır.
Değerli milletvekilleri, bilgi edinme hakkının sınırlarına bakıldığında, yargı denetimi dışında kalan işlemlerin de bu sınırlar içinde olduğu görülüyor. Devlet sırrına ilişkin bilgi ve belgeler, ülkenin ekonomik çıkarlarına ilişkin bilgi ve belgeler, istihbarata ilişkin bilgi ve belgeler, idarî soruşturmaya ilişkin bilgi ve belgeler, adlî soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin bilgi ve belgeler, özel hayatın gizliliği, haberleşmenin gizliliği, ticarî sır, fikir ve sanat eserleri gibi hususlar istisnalar içindedir. Ancak, son günlerde görülmektedir ki, saydığım her konuda kayıtdışına çıkılmıştır. Kayıtdışına çıkanlar, basın kurumlarıdır, yönetenlerdir, muhalefettir, tümüyle toplumdur.
Değerli milletvekilleri, bu hakların kullanılması, ödev ve sorumlulukları da beraberinde getirmektedir. Bu hakları kullananlar, sadece cezaî yaptırımlar karşısında çekinmek durumunda kalmamalıdır; sadece ceza hukuku veya hakaret davası, tazminat davası endişesiyle değil, etik değerleri dikkate alarak, bunların açıklanmasından mutlak surette çekinmek, kaçınmak durumundadırlar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
36 konuşma daha · 6 Haziran 2006