Bazı kamu alacaklarının tahsil ve terkinine ilişkin kanun teklifi (s.s 1143)
Denizli Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 111. Birleşim · 4. yasama yılı · 6 Haziran 2006 · 452 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mustafa Gazalcı (CHP), 6 Haziran 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI KAMU ALACAKLARININ TAHSİL VE TERKİNİNE İLİŞKİN KANUN TEKLİFİ (S.S 1143)); konuşma 452 kelime.
Mustafa Gazalcı (CHP, Denizli). “Bazı kamu alacaklarının tahsil ve terkinine ilişkin kanun teklifi (s.s 1143)”. TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim tutanağı, 6 Haziran 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-gazalci-22-2006-06-06-bazi-kamu-alacaklarinin-tahsil-ve-terkinine-iliskin-kanun-teklifi-s-s-2 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
MUSTAFA GAZALCI (Denizli)Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; yeniden, tümünüzü saygıyla selamlıyorum. Bu geçici 2 nci madde üzerine kişisel söz aldım; hepinize saygılar sunuyorum.
Arkadaşlarımın da söylediği gibi, bu madde, yaşamını yitirenlerin yükümlülüğünü ortadan kaldıran bir düzenleme. Doğru; ne kendisinden ne de yakınlarından, bu yükümlülüğü istemek doğru değil. Ancak, bu düzenleme içinde biraz aceleye getirilmiş kimi düzenlemeler var. Yeniden söylüyorum: Yurt dışına giden kaç öğrenci var, kaç tanesinin hangi nedenle ilişiği kesilmiş, bunların tam bir sayımı dökümü yapılmış değil. Biz, bunların tümünü aynı iyi niyetle, anlayışla ele alıp bir bakıma bir kolaylık gösteriyoruz, affediyoruz, yurda çağırıyoruz. Diyoruz ki, siz, bu memleketin parasıyla orada bilginizi, görgünüzü, öğreniminizi artırmak için gittiniz, şu ya da bu nedenle ilişiğiniz kesildiği için borçlarınız arttı. Bunlar da dayanılamayacak duruma geldi kimileri için gerçekten. Anaları, babaları da burada çocuklarının dönmesi için bizleri etkilediler, sizleri etkilediler ve bir kamuoyu oluşturdular. Saygı duyuyorum. Dilerim, memleketimiz için, eğitim için, eğitimin niteliğinin yükselmesi için iyi bir çözüm olur; ama, ben, bir kere daha söylüyorum, bu eğitimde af, eğitimde toptancılık, eğitimde kimi zaman kolaylık, niteliği düşüren yollardır. Bu ister ilk aşamada olsun, isterse doktora düzeyinde olsun. Zaman zaman, biz Meclis olarak, uzmanların karar vereceği, kurulların karar vereceği, üniversitenin, Yükseköğretim Kurumunun karar vereceği durumlara biz karar veriyoruz ve diyoruz ki, bizim elimizde yasama yetkisi var, bir yasa yaparsak, sorun çözülür. Pek öyle değil. Yani, bu, hem üniversitenin özerkliğine uygun bir davranış değil… Geçmişi anımsatmak istemiyorum; ama, burada katsayı belirlemelerine varacak kadar işi ileriye götürdük ve karıştık. Şimdi, belki, bu konuda Yükseköğretim Kurumuyla ne kadar işbirliği yapıldı, onu da çok fazla bilmiyorum; burada tek sevindirici yan, bir süzgeç olarak, başvuru olarak Yükseköğretim Kurumunun getirilmiş olmasıdır. Yani, yurda dönerken, bir yükümlülük, mecburî hizmet vardı. Onlar para olarak ödemek istemez de, "ben mecburî hizmet olarak yapmak isterim" derse, YÖK de bunu kabul ederse, bu kapı açılmış olacak.
Değerli arkadaşlar, eğitim, büyük oranda ticarîleşti şimdi; ilköğretimi de öyle, yükseköğretimi de öyle. Paran varsa, iyi bir eğitim alıyorsun, paran varsa, kurslara, dershanelere gidiyorsun, hatta yurt dışına gidiyorsun; ama, değerli arkadaşlar, eskiden bu böyle değildi. Eskiden, çalışkanlık ve yetenek eğitimde öncelikliydi. Bunun karşılığında, devlete bir yükümlülük, mecburî hizmet anlayışı vardı. Devlet, yetenekli çocuklarını okutur, onu da yükümlendirirdi. Aslında, bu, burslu giden -yurtdışına- kişiler de, bu anlayışla gönderilmişti. Eskiden öğretmen okullarında da bu vardı, birçok meslek okullarında da vardı. Hiç zaman kaybına uğramazdı. Örneğin, biz, haziranda bitirdik okulu, 1 Temmuzda hemen atamamız yapılmıştı. Şimdi ise, öğretmen oluyor kişi, dört yıl, beş yıl, altı yıl, yedi yıl bekliyor; atanmayı bekliyor. Kendi dalında, kendi branşında, aylarca bekliyor, yıllarca bekliyor; birçokları da umudu kesiyor. Diplomayı almış, bir yandan öğretmen gereksinimi var, açıkta bekliyor; ama, bir duyuru yapılıyor, branşından 50 kişi alınacak, 100 kişi alınacak...
Şimdi, ağustosta 10 000 öğretmen atanacak.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
36 konuşma daha · 6 Haziran 2006