İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 111. BİRLEŞİM · SALI

Okullarda şiddetin nedenleri ve sorumluları ile alınması gereken önlemler hakkında

Ümmet Kandoğan

Denizli Milletvekili · Doğru Yol Partisi

Genel Kurul, 111. Birleşim · 4. yasama yılı · 6 Haziran 2006 · 1.145 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ümmet Kandoğan (Doğru Yol Partisi), 6 Haziran 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: OKULLARDA ŞİDDETİN NEDENLERİ VE SORUMLULARI İLE ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER HAKKINDA); konuşma 1.145 kelime.

Ümmet Kandoğan (Doğru Yol Partisi, Denizli). “Okullarda şiddetin nedenleri ve sorumluları ile alınması gereken önlemler hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim tutanağı, 6 Haziran 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2006-06-06-okullarda-siddetin-nedenleri-ve-sorumlulari-ile-alinmasi-gereken-onlem (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ÜMMET KANDOĞAN (Denizli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sizleri saygıyla selamlıyorum. Bu haftaki Meclis çalışmalarımızın milletimize ve memleketimize hayırlar getirmesini temenni ediyorum.

Anavatan Partisi Grup Başkanvekili Sayın Süleyman Sarıbaş'ın teklif etmiş olduğu bu konuyla ilgili, aleyhte söz aldım.

Tabiî, bu konu, Türkiye için son derece önemli bir konu. Özellikle son dönemlerde okul önlerinde yaşanan ve hepimizi derinden üzen hadiselerin incelenmesi, araştırılması, soruşturulması en tabiî hakkımız. Ancak, bu konunun Türkiye Büyük Millet Meclisine getirildiği bugünde, bakıyorum Meclis sıralarına, Sayın Millî Eğitim Bakanımızı burada göremiyorum. Sayın İçişleri Bakanımız da burada değiller. Peki, bu konunun görüşüleceğini, bu konunun bir öneri halinde Türkiye Büyük Millet Meclisinin huzuruna getirileceğini Sayın İçişleri Bakanı ve Sayın Millî Eğitim Bakanı bilmiyorlar mı?!

ALİ YÜKSEL KAVUŞTU (Çorum)Burada, burada…

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Hani nerede?!

ALİ YÜKSEL KAVUŞTU (Çorum)Geliyor.

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Hani?.. Göreyim Sayın Milletvekilim, burada diyorsunuz da, ben bu sıralarda Sayın İçişleri Bakanını göremiyorum; çünkü, bu konunun muhatapları İçişleri Bakanımız ve Millî Eğitim Bakanımız. Bugün, her iki Bakanımız, eğer Ankara dışında değiller ise, bugün, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda, bu konuyla ilgili, bir partinin grup önerisi burada görüşülürken, iki bakanımızın da burada olması gerekiyor.

RECEP KORAL (İstanbul)Gündeme alınırsa o zaman gelirler.

YAHYA BAŞ (İstanbul)Gündeme alınırsa gelirler.

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Eğer bu meseleye ciddî bir şekilde yaklaşıyorsanız, Hükümet bu meselelerin çözümünde samimîyse, o iki bakanımızın bugün burada olmaları lazımdı. Bu, neye benziyor biliyor musunuz; terörle ilgili olarak, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu bir genel görüşme isteğini Türkiye Büyük Millet Meclisine getirdiğinde, Sayın Başbakanın, Trabzon'da sıradan açılışları bahane ederek o gün Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda bulunmamasına benziyor. Şimdi, Sayın Başbakan, terörle ilgili bir konu Türkiye Büyük Millet Meclisinde olağanüstü toplantıyla gündeme getirilmesi söz konusuyken, Türkiye Büyük Millet Meclisinde bulunmuyor; bugün, Millî Eğitim Bakanı ve İçişleri Bakanı Türkiye Büyük Millet Meclisi salonunda bulunmuyor. Sonra da, bu işin muhatapları olarak biz kimi sorumlu tutacağız değerli milletvekilleri?! Size soruyorum: Son günlerde, İçişleri Bakanını gören var mı aranızda?!

AYHAN ZEYNEP TEKİN (BÖRÜ) (Adana) - Şurada, arkada oturuyor.

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Yani, arkada oturması bir şey değil; İçişleri Bakanı burada oturacak; İçişleri Bakanı, olaylar olduğunda milletin huzuruna çıkacak, televizyonların karşısına çıkacak.

YAHYA BAŞ (İstanbul)Sen mi karar vereceksin?!

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Ben karar vereceğim tabiî, ben milletvekiliyim. Türkiye'de kan gövdeyi götürüyor, okul önlerinde anneler babalar nöbet tutuyor, çocuğum eve sağ salim dönecek mi diye, gelecek endişesi içerisinde bekliyor, bizim İçişleri Bakanımız ortada yok. İçişleri Bakanı, Diyarbakır'daki terör olayları olduğunda da yoktu, yok. Danıştay baskını oluyor, İçişleri Bakanı yok. Bu İçişleri Bakanımız hangi gün bize lazım değerli milletvekilleri; hangi gün, İçişleri Bakanı… Eğer bugün lazım değilse, bugün gerekli değilse, bu İçişleri Bakanı hangi gün bize lazım olacak?!

YAHYA BAŞ (İstanbul)Bakanlarımız görevinde, merak etme.

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Bakanlar görevinde meselesi bizi bağlamıyor. Ben, bugün, İçişleri Bakanını ve Millî Eğitim Bakanını kendime muhatap kabul ediyorum ve onların burada olmamasını eleştiriyorum.

Bakınız, daha bugün, 2 şehit daha var; 2 şehit daha verdik değerli milletvekilleri. Biz, hâlâ, terörle ilgili bir genel görüşme meselesini Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine taşıyamadık. Ne zaman taşıyacağız değerli milletvekilleri? Ne zaman bu konuyu konuşacağız Türkiye Büyük Millet Meclisi, milletvekilleri olarak? Her gün şehit cenazeleri geliyor artık. Adi olaylar gibi kabul etmeye başladık, gazetelerin köşelerinde, kıyılarında küçük haberler olarak... İşte, esas tehlikeli olan budur. Bizler, basın ve televizyon, olayı küçük görmeye başlarsak, ehemmiyet vermezsek, işte, o zaman asıl tehlike başlıyor demektir. O nedenle, bu meselelerin üzerine ciddî bir şekilde gitmemiz gerekir.

Ne oldu Terörle Mücadele Kanunu?! Soruyorum şimdi: Ne oldu?!. İki ay önce, alây-i valâyla, Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine getirdik dediniz. Ne oldu?!. İşte, Meclis kapanmak üzere. Ne zaman gelecek?! Ne zaman gelecek terörle mücadeleyle ilgili kanun?! Çıkıyor, bu işle mücadele edenler, Türk Silahlı Kuvvetleri, Emniyet Teşkilatı "terörle mücadele noktasında sıkıntımız var; en azından mevzuat yönünden bunun giderilmesi lazımdır" şeklinde feryat ediyorlar. O feryatlara kulaklarımızı tıkadık. Bizim, Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak, bu terörle mücadele meselesine el koymamız lazım. Bu mesele, en öncelikli meselesi haline gelmiştir Türkiye'nin. Hiç kimse bu meseleyi hafife almasın. Bununla ilgili hangi tedbirlerin alınması lazım geliyorsa, bir an önce bu tedbirlerin alınması lazım; ama, biz, Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak ne yapıyoruz; silah yarışması yapıyoruz. Silah yarışması yapıyor Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı; bir spor oyunu düzenliyor, onun içerisinde, silah atış yarışması var değerli milletvekilleri ve gazetelerde boy boy gördük, birinci olanlara da silah hediye ediyoruz!

Biz, okul önlerindeki terörden bahsediyoruz, okul önlerindeki çetelerden bahsediyoruz, Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak da, bir silah yarışması düzenliyoruz!

FİKRET BADAZLI (Antalya)Konuyla alakası ne?!

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Sayın Milletvekilim… Lütfen…

Antalya Milletvekilimiz, oradan "bu görüşlerin, senin bu sözlerinin hiç ehemmiyeti yok" diyor. Eğer, bu sözünüzde samimîyseniz, gelin, milletin önünde "bunda ne var" deyin. "Bu silah yarışması genç yaştaki insanları özendirmez, teşvik etmez, onların yanlış işler içerisine girmelerini etkilemez" diye, gelin, bu kürsüden söyleyin. Biz araştırma önergesi veriyoruz, okul önlerindeki çetelerle… Konuşan arkadaşları dinledik; televizyon dizilerinden, şiddeti teşvik eden programlardan bahsediyorlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak da, en iyi atışı hangi milletvekili yapıyormuş, onu belirliyor.

Değerli milletvekilleri, bu millet bizi en iyi atışı hangi milletvekili yapacak diye Türkiye Büyük Millet Meclisine göndermedi. Millet, terörle mücadele edin, terörü bitirin, okul önlerindeki çeteleri ortadan kaldırın, uyuşturucunun önünü kesin, gaspı, kapkaçı, hırsızlığı önleyecek tedbirleri alın diye Türkiye Büyük Millet Meclisine milletvekili olarak gönderdi; ama, biz hepsini bıraktık. Biraz sonra bu araştırma önergesi de sizlerin oylarıyla reddedilecek; ama, öbür taraftan, gençlerimizi teşvik edecek yanlış uygulamalarda da Türkiye Büyük Millet Meclisi en ön sırayı alacak.

Değerli milletvekilleri, bakınız, bu olayların sebeplerinin tespit edilmesi ve çözüm yollarının bulunması son derece önemli. Benim itirazım, niye bugüne bırakılıyor, niçin Meclisin kapanmasına az bir süre kala bu mesele Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine getiriliyor? İşte, denilecek ki biraz sonra: "Meclis tatile giriyor, üç aylık bir yaz tatili dönemi var; o nedenle, komisyon kurup çalışmamız zordur; onun için bunu yeni döneme bırakalım" diye bir düşünce biraz sonra buraya gelinip söylenecek. Ancak, bu meselenin ne kadar önemli olduğunu hepiniz biliyorsunuz. Türkiye'de bunların sebeplerinin araştırılması lazım; çünkü, gençlerimiz, çocuklarımız bir istikbal endişesi içerisinde, gelecek korkusu içerisinde.

İşte, işsizlik rakamları açıklandı. Hükümeti devraldığınızda Türkiye'deki işsizlik rakamı 10,2, devraldığınızda; hem de bir kriz sonrası. Şimdi gelinen nokta, şubat ayı ortalaması 11,9. Siz işsizlikle mücadelede bu kadar başarısız bir Hükümet olursanız, bu gençlerimizde bir gelecek endişesi onlara hâkim olursa, üniversiteyi bitiren gençlerimiz üniversiteyi bitirdikten sonra işsiz kalacaklarını bilirlerse bir sendrom, gelecek sendromu içerisine girmeleri son derece doğaldır.

Gelir dağılımı bozukluğu, tekrar ediyorum, bakın, çok söyledim bunu, hep hafife alıyorsunuz, tekrar ediyorum: İktidara geldiğinizde en üst yüzde 20'lik gelir grubunun aldığı pay 45,2; 45,2 en üst yüzde 20, şimdi gelinen noktada bu seneki rakamlar 46,4; yani, sizin geldiğiniz dönemde, şimdi, devraldığınız döneme göre gelir dağılımı adaletsizliği daha bozulmuş. En alt yüzde 20'lik gelir grubu yüzde 6,4 alır iken bugün yüzde 6 alıyor; yani, makas açılmış, zengin daha zengin olmuş, fakir daha fakir olmuş. Böyle bir dönemde, bunun hâkim olduğu bir dönemde…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

36 konuşma daha · 6 Haziran 2006

36 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook