İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 73. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Milli eğitim bakanlığının teşkilat v görevleri hk (s.sayısı :128)

Faruk Anbarcıoğlu

Bursa Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 73. Birleşim · 1. yasama yılı · 30 Nisan 2003 · 1.116 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Faruk Anbarcıoğlu (AK Parti), 30 Nisan 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞININ TEŞKİLAT V GÖREVLERİ HK (S.SAYISI :128)); konuşma 1.116 kelime.

Faruk Anbarcıoğlu (AK Parti, Bursa). “Milli eğitim bakanlığının teşkilat v görevleri hk (s.sayısı :128)”. TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim tutanağı, 30 Nisan 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/faruk-anbarcioglu-22-2003-04-30-milli-egitim-bakanliginin-teskilat-v-gorevleri-hk-s-sayisi-128 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

FARUK ANBARCIOĞLU (Bursa)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı üzerinde, şahsım adına, söz almış bulunmaktayım; bu vesileyle, Yüce Meclisimizi ve bizleri seyretmekte olan yüce halkımızı saygıyla selamlarım.

Sayın milletvekilleri, bu tasarıyla, iki önemli konu önümüze gelmiş bulunmaktadır. Birincisi, Millî Eğitim Bakanlığının yönetim görevlerine atanacakların nitelik ve şartlarının, Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenmesi hakkındadır; diğeri ise, şehitlerimizin eşlerinin atamalarında, hizmet puanı ve sıranın uygulanmaması hakkındadır.

Değerli arkadaşlar, önümüze gelen hükümet tasarısının özeti şudur: Kamu çalışanlarının görevde yükselmeleri ve atanmalarıyla ilgili Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılan 15.3.1999 tarih ve 12647 sayılı kararın, her bakanlıkta olduğu gibi, Millî Eğitim Bakanlığının da, ayrıca bir işleme tabi tutulmaksızın, kendi yönetmeliğini çıkarmasıdır. 12647 sayılı Bakanlar Kurulu kararına göre, her bakanlık, görevde yükselme ve atama yönetmeliklerini çıkardı; ancak, Millî Eğitim Bakanlığı için ayrı bir uygulamaya girildi; yani, Millî Eğitim Bakanlığı, çıkaracağı yönetmeliklerde, ikinci bir Bakanlar Kurulu kararıyla karşı karşıya kaldı.

Sayın milletvekilleri, cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün işaret ettiği muasır medeniyetler seviyesine ulaşmak için hantal devlet yapısının olmaması, bürokratik işlemlerin azaltılması, antidemokratik uygulamaların azamî seviyeye indirilmesi gerekir. Halbuki, 18 Nisan 1999 tarihinde yapılan milletvekili genel seçimlerinden bir ay önce, azınlık ve seçim hükümeti tarafından, devlet memurlarının görevde yükselme ve atanmalarıyla ilgili bir Bakanlar Kurulu kararını çıkarması, zaten antidemokratik olan yasaları iyice çıkmaza itmiştir.

Böylece çıkarılacak olan yönetmeliklerin Bakanlar Kurulu şartına bağlanması, uygulamayı daha da zor bir hale sokmuştur. 1999 seçimlerinden sonra gelen koalisyon hükümeti ise, birbirlerine karşı olan güvensizlikleri nedeniyle bu demokrasi dışındaki uygulamayı kaldıramamış, tam tersine, sıkı sıkıya sarılmıştır.

3 Kasım 2002 seçimlerinde Yüce Türk Halkı, hem yolsuzlukların hem de demokrasi dışı uygulamaların biteceğine olan inancı tam olduğu için, Adalet ve Kalkınma Partisine büyük bir teveccühte bulunarak tek başına iktidara getirmiştir.

Sayın milletvekilleri, bu tasarıyla 59 uncu cumhuriyet hükümetimiz, millî eğitim camiasına binlerce şehit veren öğretmenlerimizin eşleri ile ülkemiz için şehit olan kamu görevlilerinin atanmalarına kolaylık getirilmesini amaçlamaktadır. Bu kanunla, sürekli yer değiştirmeye tabi kamu personelinin öğretmen eşlerinin yer değiştirme suretiyle atanmalarında, hizmet ve sıra esası uygulanmaması hakkı getirilmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; azınlık ve seçim hükümetinin Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılan Görevde Yükselme ve Atanma Yönetmeliğine istinaden, her bakanlık gibi Millî Eğitim Bakanlığı da yönetmeliğini çıkardı ve 99-12654 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe girmiş oldu. Daha sonraki tarihlerde de, yine Millî Eğitim Bakanlığının ihtiyacı olan konularda, her çıkan yönetmelik, Bakanlar Kurulunun onayıyla yürürlüğe girmiş oldu.

Sayın milletvekilleri, sizler de takdir edersiniz ki, Millî Eğitim Bakanlığının, her yönetmeliği Bakanlar Kuruluna götürmesinin, zaman, verimlilik ve konuların aciliyetinin göz önünde bulundurulması halinde, ne kadar yanlış bir uygulama olduğunu anlamış bulunuruz.

Size, şu ana kadar çıkmış olan, Resmî Gazetede yayımlanan bazı konulardan bahsetmek istiyorum.

Adalet Bakanlığı Görevde Yükselme Yönetmeliği, çıkış tarihi 2000; "bu yönetmelik hükümlerini Adalet Bakanı yürütür."

Bayındırlık ve İskân Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme Yönetmeliği, madde 33, çıkış tarihi 1999; "bu yönetmelik hükümlerini Bayındırlık ve İskân Bakanı yürütür."

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Personelde Görev Yükselme Esaslarına Dair Yönetmelik; "bakan yürütür."

Çevre Bakanlığı -kısa geçmek istiyorum- "Çevre Bakanı yürütür."

Dışişleri Bakanlığındaki atamalar; "Dışişleri Bakanı yürütür."

Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığındaki atamalar, yine "Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı yürütür."

Bunun gibi, tam 18 adet, bakanlık yürütmesine ilişkin tasarı varken, nedense, Millî Eğitim Bakanlığında, "Bakanlar Kurulu yürütür " gibi, anlaşılması zor bir durumla karşı karşıyayız.

Değerli milletvekilleri, Millî Eğitim camiası, 60 000 kuruluşu, 18 000 000 öğrencisi, 600 000 öğretmeni ve 10 katrilyonluk bütçesiyle, büyük bir bakanlık. Uygulamada aksayan yönetmeliklerle, hem verimliliği hem etkinliği hem de başarısı, elbette düşecektir.

Gayri safî millî hâsıladaki payı hemen hemen her gün düşürülen bir Millî Eğitim bütçesi değil, tam tersine, yükselen bir Millî Eğitim Bakanlığı istiyoruz. Dolayısıyla da, böyle bir şekillenmede, çağdaş, donanımlı, bilgili, eğitimli gençleri, ancak bu kafayla yetiştirebiliriz.

Bizler, Millî Eğitimimizin önünü açmak yerine, yönetmeliklerle, önyargılarla ve çağdışı uygulamalarla, kapanmasını istemiyoruz.

Bakanlığın, 18 000 000'a yaklaşan öğrencisi ve 700 000'i bulan çalışanıyla, aktif, verimli, etkin, sorunları anında çözebilmesi için, kanunun verdiği bir hakkı, siyasî kaygılarla ve azınlık seçim hükümetinin çıkardığı bir yönetmelikle bağlayıcı kılmak ne kadar mantıklıdır; bunu takdirlerinize bırakıyorum.

Millî Eğitim gibi büyük bir bakanlığın işlerini, binlerce idareciyi vekâleten atayarak yürütmeye kalkışmak da, Türk millî eğitim sistemini felç eden en büyük unsur olmuştur. Vekâleten atanan yöneticilerin, atandığı görevlerde ne kadar kalıp kalmayacakları belirsiz durumda iken, ne kadar başarılı olabileceklerini de yine sizlerin takdirine bırakıyorum.

Şu anda, ilköğretim ve ortaöğretimde, görevini vekâleten yürüten okul müdürlerimizin oranı yüzde 45'i bulmaktadır. Türkiye çapındaki 81 ilimizin 41 millî eğitim müdürü vekâleten atanmış bulunmaktadır. İlim Bursa'daki durumu göz önüne aldığımızda, bu oranın yüzde 60'ın üzerinde olduğunu çok rahat söyleyebiliriz.

Öğretmen ve yöneticilerin ders ve ekders ücretleri ve okullardaki görevli öğretmenlerin niteliklerine göre haftada okutmaları gereken ders saati sayısının tespiti için çıkarılan yönetmelik için Bakanlar Kurulunun onayına başvurulması, hantal devlet, işlemeyen bürokrasi, devlet hizmetini almaya çalışan vatandaşlarımıza illallah dedirtmekten öteye geçmemiştir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; gayri safî millî hâsıladaki payı her yıl düşen ve sahip olduğu bütçenin yüzde 80'i personel giderlerine, yüzde 13'ü yatırımlara, yüzde 3'ü transfer giderlerine ve yüzde 3'ü, yine cari harcamalarına giden Türk millî eğitim sistemine zamanımızı, mesaimizi, kaynaklarımızı harcamak, ağır aksak yürüyen eğitimimizin önüne engeller koymak yerine, önündeki dikenleri kaldırmaktan yanayız.

AK Parti olarak, başta Millî Eğitim olmak üzere, her alanda toplumun önündeki demokrasidışı uygulamaları, yasakları, engelleri kaldırmak için, müteşebbislerimizin hür ortamda özgür bir şekilde ekonomik faaliyetlerini sürdürebilmeleri için, özgür ve daha demokratik bir Türkiye için, Avrupa Birliği standartlarına uygun bir Türkiye için çalışacağımızı Türk Halkına 3 Kasımda söz verdik ve bu sözden de caymaya hiç niyetimiz yok.

Sayın milletvekilleri, zaman zaman, Cumhuriyet Halk Partili arkadaşlarımızın, kadrolaşma noktasında birtakım sıkıntıları olduğunu işitiyoruz, kendi ağızlarından duyuyoruz. Ben size, 2001 yılında Millî Eğitim Bakanı Sayın Metin Bostancıoğlu zamanında, Teftiş Kurulunun almış olduğu bir kararı açıklamak istiyorum. Burada ismi geçen Bursa Millî Eğitim Müdürü Engin Özbek'tir. Bakın, kadrolaşma noktasında bir kere daha düşünülmesinde faydası olur inancıyla, müfettişlerin verdiği kararı aynen okuyorum.

Müfettişlerin raporundaki birinci madde: "Bursa Millî Eğitim Müdürü Engin Özbek'in, disiplin yönünden 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/C-a maddesi gereğince 1/30 oranında aylıktan kesme cezasıyla tecziyesi; idarî yönden, il millî eğitim müdürlüğü görevinin üzerinden alınarak, durumuna uygun bir okula öğretmen olarak atanmasının yapılması..." Bakın, bu, AK Parti tarafından hazırlanmış bir belge değildir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Anbarcıoğlu.

FARUK ANBARCIOĞLU (Devamla)Teşekkür ederim Sayın Başkan.

2001 yılında, Metin Bostancıoğlu'nun müfettişlerince hazırlanan bir raporu sunuyorum size ve bu Millî Eğitim Müdürü, daha bir ay öncesine kadar, Bursa'da Millî Eğitim Müdürü olarak görevde kalmış birisidir. Söyler misiniz, kadrolaşmayı biz mi yapıyoruz yoksa başkaları mı?! (AK Parti sıralarından alkışlar) Millî Eğitim Bakanlığı müfettişlerinin, görevden alınıp öğretmen olarak verilmesini istedikleri bu zat, Bursa gibi bir tarih ve kültür şehrinde, iki yıl gibi bir süre Millî Eğitim Müdürlüğünü sürdürmüş; ama, şu anda, ne yazık ki, Uludağ Üniversitesi Rektörü, yanına görevli olarak almıştır. Söyler misiniz kadrolaşmayı kim yapıyor?! (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

22 konuşma daha · 30 Nisan 2003

22 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook