4483 sayılı memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yargılanması hk (s.s.466)
Çorum Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 99. Birleşim · 2. yasama yılı · 9 Haziran 2004 · 930 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Feridun Ayvazoğlu (CHP), 9 Haziran 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 99. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 4483 SAYILI MEMURLAR VE DİĞER KAMU GÖREVLİLERİNİN YARGILANMASI HK (S.S.466)); konuşma 930 kelime.
Feridun Ayvazoğlu (CHP, Çorum). “4483 sayılı memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yargılanması hk (s.s.466)”. TBMM Genel Kurulu, 99. Birleşim tutanağı, 9 Haziran 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/feridun-ayvazoglu-22-2004-06-09-4483-sayili-memurlar-ve-diger-kamu-gorevlilerinin-yargilanmasi-hk-s-s (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
FERİDUN AYVAZOĞLU (Çorum)- Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Adalet ve Kalkınma Partisi Kahramanmaraş Milletvekili ve 3 milletvekili arkadaşımızın hazırlamış olduğu yasa teklifiyle ilgili görüş ve düşüncelerimi açıklamak üzere söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Değişikliğe konu 4483 sayılı Yasadaki hükümlerin neden değiştirildiğine bakıldığında, sayın milletvekillerinin hazırlayarak vermiş oldukları bu teklifin gerekçelerinde bir iki hususun öne çıktığını görmekteyiz. Bunların, yargılanmalardaki eşitlik ilkesi ve memurların yargılanmalarının önündeki engellerin kaldırılmasına yönelik olduğu söyleniyor; ancak, şu ana kadarki bu teklifle ilgili konuşmalardan, kamuoyundan edindiğimiz bilgilerden de anlaşılıyor ki, bu teklifin, gerçekten, oldu bittiye getirilen, aceleye getirilen bir teklif olduğu ve hangi amaca yönelik olarak getirildiğini; ülkemizde o kadar sorunlar varken, çözülmeyi bekleyen o kadar acil ve yaşamsal sorunlar varken, böyle bir teklifin, memurların işledikleri suçlardan dolayı yargılanmalarına ilişkin Meclise sunulan teklifin neden acil olduğunu anlayabilmek mümkün değildir; ama, şu ana kadarki değerlendirmelere bakıldığında bir gerçek ortaya çıkmaktadır değerli arkadaşlarım. Sanki, ülkemizde bütün sorunlar, yaşamsal sorunlar çözüldü bitti. Adalet ve Kalkınma Partisinin programında belirtilen, sözleri verilen, bol vaatlerde bulunulan her şey çözüldü, bütün sorunlar halledildi de, ülkemizi baştan sona kadar saran, başta gençliğimizin işsizlik sorunlarından tutunuz, tarım sektöründeki, SSK'lılarla ilgili ödemelerin, şimdiye kadar, devlet tarafından nasıl eksik bir şekilde ödenmek suretiyle gasp edildiğindeki sorunları, sağlık sorunlarıyla ilgili tüm yaşamsal sorunları ve aklımıza gelebilecek daha birçok sorunu da bir tarafa bırakıyoruz ve sayın milletvekilleri tarafından hazırlanmış bu teklifle huzurunuza gelerek, bu meselelere çözüm yolu bulacağımızı sanıyoruz.
Öncelikle, teklifin özüne bakıldığında, amacına bakıldığında, böyle bir teklifin, elbette, bizler tarafından, milletvekilleri tarafından, yasama meclisinin üyeleri tarafından yapılması, yerine getirilmesi, yasalaştırılması birinci derecede bizim görevimizdir. Bu teklifi getiren arkadaşlarımızın özgür iradesini saygıyla karşılıyoruz; ama, ciddî bir şekilde bütün memurlarımızı ilgilendiren, kamu görevlilerimizi ilgilendiren bu teklifin, bir milletvekili veya birkaç milletvekili arkadaşımız tarafından değil de, hükümetin programları doğrultusunda, vaatleri doğrultusunda, hükümet tarafından tasarı halinde getirilmesi, daha ciddî bir bakış açısı olarak değerlendirilirdi diye düşünüyorum.
Değerli arkadaşlarım, teklifte, eşitlikten ve güvenceden bahsediliyor, yargılamanın önündeki engellerin kaldırılmasından bahsediliyor. Kesinlikle böyle bir durumun söz konusu olmadığını, buradan, sizlere duyurmak istiyorum, sunmak istiyorum, kamuoyuyla paylaşmak istiyorum. Neden derseniz; eşitlik gelmiyor, yargılama engeli ve ayrıcalık kaldırılmıyor; yargılama engeli ve ayrıcalık el değiştiriyor; kime geçiyor; güvenli kurum ve kuruluşlardan, siyasî erkten uzak olan kurum ve kuruluşlardan, yargı kuruluşlarından alınıyor, bu yargılama sürecindeki yetkiler, maalesef, daha az siyasî erkten uzak, siyasî etkiden uzak kurumlardan alınıyor, daha fazla siyasî erkin etkisinde kalan kurum ve kuruluşlara veriliyor. Bu kuruluşların ne olduğunu söylemek gerekirse, maalesef diyoruz, üzülüyoruz; çünkü, Anayasamızın 159 uncu maddesindeki hüküm yer aldığı sürece, bu kurum ve kuruluşların, yargı kuruluşlarının bağımsız bir şekilde hareket edebilmeleri mümkün değildir. Düşününüz ki, Anayasanın 159 uncu maddesine göre Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunda yer alan Sayın Adalet Bakanının, Başkan ve Müsteşarının da tabiî üye olarak bulunduğu kurulda, eğer bir hâkim ve savcının yer değiştirmesi, bir yerde geçici görevle görevlendirilebilmesi Adalet Bakanının iki dudağının arasında ise -daha sonra onay için Hâkim ve Savcılar Yüksek Kuruluna sunulacaktır, onu biliyoruz -24 saat için de olsa, böyle bir yetki, Sayın Adalet Bakanının iki dudağının arasında ise, bunun muhatabı olan hâkim ve savcıların ne şekilde siyasî erkin etkisinde olup olmayacağının takdirini siz değerli milletvekillerine ve kamuoyuna sunmak ve paylaşmak istiyorum.
Değerli arkadaşlarım, bu yasa teklifinde, bu bağımsız yargı organlarına verilen, yüksek yargı organları dediğimiz Yargıtaydan ve Danıştaydan bu yetkilerin alınarak, az önce söylediğimiz siyasî etkiler altında kalabilmesi her an için mümkün olabilen yargıya verilebilmesindeki sakıncaların da ne olduğunu gözler önüne sermiş oluyoruz. Düşününüz, şu anda Yargıtay 4. Ceza Dairesinde, büyükşehir belediye başkanları olarak, suçlanan ve dosyaları bulunan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı, İstanbul Büyükşehir Belediye eski Başkanı, şu andaki Adana Büyükşehir Belediye Başkanı ve Erzurum Büyükşehir Belediye eski Başkanı hakkında bulunan suç dosyalarının -alınarak, durdurularak- Yargıtayın elinden alınıp bunların diğer mahallî ve yerel cumhuriyet savcılıklarına ve mahkemelerine gönderileceğindeki amacın ne olduğunu herkes çok iyi biliyor. Doğruları bilelim, doğruları konuşalım. Eğer saik olarak kafamızın arkasında bu düşünceler yoksa, evet, bu yasa teklifine oy verelim; ama, biz biliyoruz ve inanıyoruz ki, kafaların arkasında mutlaka bu düşünceler vardır. Biz bunu biliyoruz, bunu bilirken de bu suçlananların eğer suçları varsa, bırakınız yargıya gitsinler, yargıda aklansınlar; ama, böyle bir suçlamayla muhatap olan kişileri kurtarmak için bizlerden evet oyu beklemeyiniz; çünkü, bunun hesabını biz halkımıza vermek zorundayız, kamuoyuna vermek zorundayız. Böyle art niyetle hazırlanmış bir yasa teklifine, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, şahsım olarak evet dememiz mümkün değildir.
Değerli arkadaşlarım, eğer böyle bir düşüncemiz varsa, memurlarla ilgili, kamu görevlileriyle ilgili yargılamaların önündeki engelleri tamamen kaldırmak istiyorsak, geliniz, Anayasanın bununla ilgili 129 uncu maddesini, 159 uncu maddesini ve dokunulmazlıklarla ilgili 83 ve 100 üncü maddelerini ve bununla ilgili bütün kanunların bu şekildeki engellerini hep birlikte kaldıralım; gerçek eşitlik nasıl olacaksa, onu sağlayalım ve o zaman, hep birlikte evet oyu verelim; ama, eşitlik adı altında, yargı engelinin kaldırılması adı altında getirilen böyle bir teklife evet diyebilmemiz elbette mümkün değildir.
Değerli arkadaşlarım, eğer bunlar yapılamıyorsa, İktidar olarak yapacağınız o kadar önemli ve acil görevleriniz var ki; bırakınız görevlerinizi, vaatleriniz var; söz vermiş olduğunuz, ülkenin, gençlik başta olmak üzere, işsizlik, yoksulluk, sağlık, sanayi, ticaret, çiftçilik ve tarımla ilgili yaşamsal sorunlarını, yıllarca eksik ödeme yapılan emeklilerin sorunlarını...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Ayvazoğlu.
FERİDUN AYVAZOĞLU (Devamla)Değerli arkadaşlarım, gönderilen bu yasa teklifini -lütfen, elimizi vicdanımıza koyarak- eğer, gerçekten, hükümet tasarısı olarak kabul ediyorsanız, buna, sizler, elbette oy vereceksiniz; ama, biz, buna inanmıyoruz, inanamıyoruz. Bunun arkasında, az önce söylediğimiz düşünceler vardır. Bu düşünceler olduğu sürece, sağ elimizle sol kulağımızı göstermek suretiyle, birbirimizi kandırmak ve aldatmak uğruna, bu tür yasa tekliflerine, bizlerin, şahsımın, oy vermeyeceğini bildiriyor, Yüce Meclisi, bu duygu ve düşüncelerle, saygıyla, sevgiyle selamlarken, Yüce Meclisi, kişisel çıkarlar uğruna, birilerini kurtarmak uğruna alet etmeyelim diyor, saygı ve sevgilerimi yineliyorum; teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
33 konuşma daha · 9 Haziran 2004